Categories
Ahmet Nerede | Where's Ahmet Duyurular | Announcements Status Updates Türkçe

Pegasus Project ve Diğer Teknolojik Sorunlar

Temmuz ayı içerisinde hiç beklenmedik şekilde ortaya çıkan iki büyük teknoloji haberi benim için ek medya mesaisi anlamına geldi. İki farklı konu üzerine farklı yayınlarda görüşlerime başvuruldu veya röportaj konuğu oldum.

Bunlardan ilki ve kısa sürede unutulanı 24 Temmuz Cumartesi sabahı birçok iPhone kullanıcısının paniklemesine ya da benim gibi panikle uyanmasına neden olan hatalı acil durum bildirimleriydi. Devlet kurumlarının tıpkı şu anda içerisinde bulunduğumuz ardı arkası kesilmeyen doğal afetlerde halka ulaşabilmesi için kurulan bu sistemde hâlâ sebebinin açıklanmadığı bir hata yüzünden çok sayıda anlamsız bildirime maruz kaldık. Her ne kadar Vodafone kısmen sorumluluk üstlense de tam olarak ne olduğunu hâlâ bilmiyoruz. Olayın yaşandığı gün içerisinde birkaç haber kurumunun bana ulaşması ile ben de o ana kadar bildiklerimiz üzerinden insanların olayı anlamasına yardımcı olmaya çalıştım.


İkinci ve daha önemli olan konu ise Forbidden Stories ve Amnesty’nin liderliğinde onlarca haber kurumunun birlikte çalıştığı Pegasus Project dosyasıydı. NSO Group isimli İsrail merkezli casus yazılım şirketinin geliştirdiği Pegasus isimli yazılımın nasıl yüzlerce masum insanı, gazetecileri ve aktivistleri takip etmek için kullanıldığını kanıtlayan bu sızıntılar dünya çapında gündem oldu. Hâlâ da konuşulmaya devam ediyor.

NewsLabTurkey için konuyu kapsamlı bir şekilde anlatan yazımın ardından farklı basın kurumlarıyla da konu üzerine konuştuk ve farklı perspektiflerden bakmaya çalıştık. Ayrıca Twitter üzerinden de güncel gelişmeleri takip etmeye devam ediyorum.

Bunların yanı sıra daha önce de konuk olduğum Açık Radyo’da yayınlanan Kavanozdaki Yıldız programı için iki bölümlük bir kayıt yaptık. İlk bölüm 30 Temmuz’da yayınlandı, ikinci bölüm de 6 Ağustos’ta yayınlanacak. Dinlemek için Açık Radyo’nun sitesindeki kayıt arşivini ziyaret edebilirsiniz.

Categories
Duyurular | Announcements Türkçe Yayınlar | Publications

Videokonferans Teknolojileri – Telesağlık Temel Başvuru Kitabı

Telesağlık; çevrim içi (online), telefon ya da başka bir iletişim yöntemi ile sağlık hizmetini uzaktan sağlamak anlamına gelmektedir.
Kitabı; öncelikle farklı tıp uzmanlıklarında telesağlıkla ilgili literatür bilgisini derlemektedir. Bunun yanı sıra diş hekimleri, hemşireler, fizyoterapistler, ilk ve acil yardım teknikerleri, radyoloji teknikerleri, patoloji teknikerleri gibi sağlık çalışanlarının da kendi alanlarıyla ilgili telesağlık bölümlerini kapsayan bütüncül bir içeriğe sahiptir.
Bu kitabın sadece farklı alanlardaki literatür bilgisini derlemekle kalmayıp yazarların konuya ilişkin uzman görüşlerini de kapsaması ve ayrıca etik, hukuk, videokonferans teknolojisi ve ses ve görüntü rejimi gibi telesağlık için işe dönük müstakil bölüm içerikleri ile uygulayıcılar için bir rehber niteliği görmesi amaçlanmıştır. Böylelikle okuyucu, videokonferans görüşmesinde kadraj nasıl ayarlanmalı sorusundan telesağlık için aydınlatılmış onam hazırlamaya kadar uygulamada ihtiyaç duyacağı pek çok konuya erişme olanağı bulacaktır.
Son olarak afet, denizcilik ve havacılık gibi özel durumlaraki telesağlık uygulamalarına ayrılan müstakil bölümler, telesağlık uygulamalarının heterojen yapısı düşünüldüğünde kitabın olabildiğince kapsayıcı bir içeriğe sahip olmasını sağlamıştır.
Kitap; tıp doktorları, diş hekimleri, hemşireler, fizyoterapistler, sağlık teknisyenleri, sağlık idarecileri, sağlık girişimcileri ve bu bölümlerin öğrencileri için önerilir.

Yayınevinin tanıtım yazısından


Pandeminin hayatımızda yarattığı en büyük dönüşümlerden birisi, teknolojiyi ve dijital iletişim araçlarını hayatımızın birçok alanına beklemediğimiz bir hızda entegre etmek zorunda kalmamız oldu. Her ne kadar telesağlık alanı uzun zamandır gelişmekte olsa da pandemi gibi bir aciliyet durumu yaşanmadığından dolayı küçük adımlarla, daha dikkatli ve özenli bir şekilde hayatımıza dahil oluyordu. Ancak COVID-19 burada da hızlanmayı mecbur kıldı.

Bu kitap projesi de pandemiden kısa bir süre önce konuşulmaya başlanmıştı. İlker Küçükparlak bu konudaki ilgisinden ve Türkçe kaynak eksikliğinden bahsettiğinde muhtemelen yayınlandığı zaman herkesin ihtiyaç duyacağı bir kaynak kitaba dönüşeceğini hiç düşünmemiştir, tıpkı benim davet edildiğim bölümü kabul ederken düşünmemem gibi. Ancak konuşmamızın üzerinden kısa bir süre geçmeden pandemi başladı ve bu hem kitabın önemini artırdı hem de yayınlanma sürecini etkiledi.

Benim kitaba katkım işin teknoloji boyutuyla, hatta daha spesifik olarak videokonferans kısmıyla alakalı. Her ne kadar videokonferans teknolojilerinin kullanımı gün geçtikçe kolaylaşsa da kaliteli ve verimli bir şekilde bu teknolojileri kullanmak için gerekli olan temel teknik bilgiye erişim her zaman kolay olmuyor. Ben de bu bölümü yazarken işin teknik kısmını olabildiğince anlaşılır kılmaya ve bu kaynaktan faydalanacak tüm sağlık çalışanlarının videokonferans araçlarını ve alakalı teknolojileri olabildiğince kolay bir şekilde kullanabilmesine yardımcı olmayı hedefledim. Umarım kitabı kullanacak tüm sağlık çalışanları için faydalı bir kaynak olur.


Kitabı satın alabileceğiniz adreslerden bazılarını aşağıda bulabilirsiniz.

Categories
Ahmet Nerede | Where's Ahmet DEHB ile Yaşamak Duyurular | Announcements Not Defteri | Notebook Türkçe

DEHB Üzerine Sıkça Sorulmayan Sorular

This entry is part 2 of 2 in the series DEHB ile Yaşamak

Daha önce de yazdığım gibi, DEHB ile yaşamak veya bu konuda faydalanacak kaynak, konuşacak insan bulmak hiç de kolay bir iş değil. Zaten zor olan birçok şey, bu yalnız kalma hâli ve gizlenme zorunluluğu ile daha da çekilmez bir noktaya gelebiliyor. Bu yüzden Twitter’da ilk yazdıklarımdan bu yana aldığım olumlu tepkiler ve bu konudaki ihtiyacın seviyesi nedeniyle elime fırsat geçtikçe bir şeyler yapmak için çaba göstermeye karar verdim.

İlker Küçükparlak hocamın da desteği ve bir şeyler yapma isteği ile yukarıda gerçekleştirdiğimiz canlı yayın da bu fikirlerin ilk sonucu. İlker hocanın özellikle daha doğrudan tecrübeye ve bunun paylaşılmasının yaratacağı faydaya odaklanıyor olması, beni memnun eden ve katılmayı keyifle kabul etmeme sebep olan noktaların başında geliyor. Şu ana kadar gelen tepkilerden görebildiğim kadarıyla da yayın gerçekten amacına ulaşmış ve izleyenler için gerçekten faydalı olmuş. Dürüst olmam gerekirse, bu derece olumlu bir tepki beklemiyordum, devamının istenmesine ise şaşırdım. Ama aynı zamanda çok mutlu oldum.

Sohbetimizin tamamını YouTube üzerinden izlemek isterseniz yukarıdan ve bu linkten erişebilirsiniz. Yayın eş zamanlı olarak Instagram’da da yapıldı, eğer orayı tercih ederseniz onun linki de burada.

Bu noktadan sonra amacım bu konularda bir şeyler üretmeye olabildiğince devam etmek ve bu sayede DEHB ile yaşayanların birbirini bulmasına ve destek olmasına yardım eden bir aracı olabilmek. Çünkü yayın sonrasında gelen yorumlardan ve mesajlardan ben de birçok şey öğreniyorum. Bunları bir yerde toplamayı ve insanların bu içerikler ve kaynaklar aracılığıyla buluşmasını çok isterim.

Bu yüzden bu blog postunu (ve bundan sonra bu konuda yazacaklarımı) bunun için bir açık sohbet ortamı olarak görebilirsiniz. Yorumları DEHB ile ilgili aklınıza gelen her şeyi paylaşmak için kullanabilirsiniz. Bu sayede hem diğer DEHB’lilere destek olacak kaynakları bir yerde toplamış oluruz hem de ben sizlerden daha fazla şey öğrenebilirim. Eğer siz de bu konuda bir şeyler yapıyor veya üretiyorsanız onu da mutlaka paylaşın. İçiniz rahat olsun, herhangi bir trollüğe veya gereksiz saldırganlığa izin vermeyen katı bir moderasyon uygulayacağım.

Sitemde DEHB ile ilgili tüm içerikleri sağ taraftaki menüde de görebileceğiniz DEHB ile Yaşamak serisi altında topluyor olacağım. Eğer bu sayfayı yayınlandıktan uzun bir süre sonra keşfettiyseniz linke tıklayarak tüm arşivi görebilirsiniz.

Tekrardan gösterdiğiniz ilgi ve güzel yorumlarınız için teşekkürler. Gelen mesajlara ve yorumlara elimden geldiğince cevap yazmaya çalışacağım (burada, YouTube linkinde ve Twitterda) ama yetişemezsem de anlayışla karşılayacağınızı umuyorum. 😊

Categories
Ahmet Nerede | Where's Ahmet İnternet Notları | Notes From Internet Not Defteri | Notebook Rehberler | Guides Röportajlar | Interviews Türkçe

WhatsApp, Güvenli Mesajlaşma ve Gizlilik

Geçtiğimiz birkaç gün içerisinde WhatsApp’ın kullanıcılarına gönderdiği yeni sözleşme değişikliği bildirimi ile mesajlaşma uygulamalarının güvenliği, internetteki veri gizliliğimiz ve daha birçok konu beklediğimden çok daha canlı bir şekilde ülkemizde gündem hâline geldi. Elbette bu durum birtakım yanlış bilgilerin ve yanlış anlaşılmaların da yayılmasına neden oldu. Yine de genel olarak Internette ne kadar güvende olduğumuz ya da gizliliğimizin nasıl ihlal edilebildiği üzerine konuşmaya, buna dair bir şeyler yapmaya başladık.

Konuya dair Twitter’da yazdıklarım büyük ilgi topladı ve farklı platformlarda da konuyla ilgili görüşlerime başvuruldu. Bunları herkesin istediği zaman erişebileceği bir arşive dönüştürmenin iyi olacağını düşündüm. Bu sayede Twitter’da yazdıklarımı başka yerlerde daha kolay bir şekilde paylaşabilirsiniz.

Yeni gelişmeler oldukça burayı güncelleyeceğim. O yüzden konuyu merak ediyorsanız arada bir burayı ziyaret edebilirsiniz.


Uygulamaların Arasındaki Güvenlik Farkı

WhatsApp gizlilik sözleşmesi değişikliğinden sonra tekrar mesajlaşma uygulamalarını tartışmaya başladık. Ama ortalıkta çok fazla yanlış bilgi ve kötü tavsiye var. O yüzden bu thread ile olabildiğince hepsini temizlemeye çalışacağım.

Önce bir üçlü kıyas yapalım. Linkteki görseller Signal, WhatsApp ve Telegram’ın gizlilik konusundaki seviyesini özetliyor. Bariz bir şekilde Signal daha iyi.

Telegram’la ilgili çok fazla yanlış bilgi var. Örneğin kendilerini Rusya’ya kafa tutuyor gibi göstermeyi çok seviyorlar ama bu haberi asla konuşmazlar. Ya da Rusya’nın Telegram yasağını durduk yere kaldırmaya nasıl ikna olduğunu. (Telegram’a dair çekincelerimi biraz daha detaylı olarak buradaki tweetlerde anlattım.)

Hepsini geçtim güvenlik anlamında Signal ile hiçbir şekilde karşılaştırılamayacak kadar kötü durumda. Uçtan uca şifreleme gizli sohbet dışında yok ve tüm konuşmalarınızın yedeği sunucularında var. Üstelik şifreleme için kullandıkları yolun ne kadar güvenli olduğu da şüpheli. WhatsApp bile bu sözleşme değişimine rağmen Signal’in şifreleme protokolünü kullanıyor ve en azından görüşmelerinizi uçtan uca şifrelemeye devam ediyor. Ama bu değişimi bir süredir bekliyordum zaten. Facebook sadece parayı düşündüğü için satın alma sonrası kaçınılmazdı. (Sözleşme değişikliğine ve bunu neden yaptıklarına dair ek bilgileri burada bulabilirsiniz.)

Signal ise her anlamda maksimum güvenlik ve gizlilik odaklı tasarlanıyor ve buna rağmen her özelliğe sahip. Bilgisayardan video görüşme bile yapabiliyorsunuz. Üstelik size dair hiçbir şey bilmiyor ve veri toplamıyor. Signal protokolü, şifreleme sistemi, her açıdan düzenli olarak test edilen ve endüstri standardı hâline gelen bir protokol. Güvenliği ve gizliliğe verdiği önemi tartışmaya açmaya bile gerek yok. Şu anda en iyisi bu.

Tüm bu örnekler varken Telegram daha güvenli veya iyi demenin akıl alır bir yanı yok. iMessage bile her şeyi uçtan uca şifrelerken Telegram gibi bunu yapmamakta ısrar eden bir uygulamayı tercih etmenin de anlamı yok.

WhatsApp her ne kadar mesajları güvende tutsa da gizlilik konusunda çok kötü bir duruma geldi. Üstelik az kişinin fark ettiği kimi ufak değişiklikler de durumu daha kafa karıştırıcı bir hâle getirdi.

Sonuç olarak eğer daha iyi bir mesajlaşma uygulaması kullanmak istiyorsanız en iyi seçenek Signal. Bu kadar basit. Eğer FB zaten her şeyimi biliyor şifreleme yeter derseniz WhatsApp yine kullanılabilir. Telegram kullanıyorsanız da hiçbir şekilde güvenli değilmiş gibi kabul edin.

Bir görselle özet.

Bu arada Bip konusuna hiç girmedim ama orada durum çok daha kötü. Mesajlarınız için uçtan uca şifreleme veya ek gizlilik özellikleri yok. Üstelik her şeyiniz sunucularında ve parola dışında bir koruma yok. Özetle Bip’i kullanmak için mantıklı hiçbir gerekçe göremiyorum.

Son olarak Teyit ekibinin bu tablosunu ekleyeyim. Çok güzel bir şekilde özetlemişler.


Güvenlik ve Gizlilik Neden Hakkımız?

Bu konu üzerinden özellikle görebildiğim cevaplarda dijital güvenlik algımız ve beklentilerimiz üzerine kimi sıkıntılar olduğunu gördüm. Uzun zamandır bu alanda bir şeyler yapmaya çalışan birisi olarak bu sıkça karşılaştığım sıkıntılara dair birkaç not düşmek istiyorum.

Öncelikle güvenlik ve gizlilik konusunda bir beklentinizin olması sizi potansiyel kötü birisi yapmaz. Aksine, bu her insanın sahip olması gereken normal bir arzudur. Nasıl ki evlerimizde perde, kilit gibi temel şeylerle bir gizlilik sağlıyoruz dijitalde de bunu istemek normal.

Hepimiz artık farkındayız internetin ve kullandığımız cihazların hayatımızın kaçınılmaz bir parçası olduğunun. Pandemi ile bu daha da bariz hâle geldi. Bu büyük tepkinin sebebi de bu aslında. Çünkü birçok insan WhatsApp’ı gizlilik konusunda iyi kabul ediyordu. Bunu küçümsemenin ya da “2016’dan bu yana böyleydi” demenin o yüzden pek de katkısı olacağını düşünmüyorum. Evet doğru ama şu anda karşılaştığımız tepki daha çok insanların önkabulleri ve mevcut kullanım seviyeleri ile alakalı.

10 yıldır dijital güvenlik konusunda yazan, eğitim ve danışmanlık veren birisi olarak öğrendiğim şeylerden birisi de her insanın farklı bir güvenlik ve gizlilik beklentisi veya ihtiyacı olduğu. Bu yaptığı işten yaşadığı yere kadar birçok şeye bağlı olarak değişen bir şey. Bu yüzden de en önem verdiğim şeylerden birisi insanlara ihtiyaçlarına göre bu konuda yardım etmek. Bu yüzden geçtiğimiz aylarda kendi güvenlik ihtiyaçlarınızı anlamanıza yardım edecek bir yöntemi rehber olarak yazmıştım.

Ancak başa dönecek olursak, güvenlik ve gizlilik hepimizin temel seviyede beklediği ve istediği bir şey. Bunu da ancak belirli alışkanlıklarımızı değiştirerek ve daha iyi alternatifleri tercih ederek yaygınlaştırabiliriz.

Bu konudaki algının değişmesi için (özellikle dijitalde) güvenlik ve gizlilik konusunda temel seviyeyi olabildiğince yüksekte tutmamız lazım. Bunun yolu da bu seviyeyi sağlayacak araçların yaygınlaşması. Ne kadar çok kişi Signal kullanırsa o güvenlik seviyesi normalimiz olacak.Tam aksi şekilde ne kadar çok kişi “aman neyi gizliyoruz sanki” diyerek daha az gizlilik sunan alternatiflere yönelirse, o zaman herkes için daha fazla güvenlik ve gizlilik isteyenler azınlık hâline gelip dışlanacak. Yani amacımız toplumsal algıyı değiştirmek olmalı.

Bu yüzden iyisiyle kötüsüyle şu an bu konuları konuşuyor olmamızdan memnunum. Çünkü dijital güvenlik artık hayatımızın mecburi parçalarından birisi ve maalesef internette bu gizlilik haklarımızı ihlal etmek isteyen çok farklı gruplar ve şirketler kol geziyor. Eğer biz bu konuda güçlü bir minimum seviyede ısrarcı olursak ve bunun normalimiz olmasını sağlarsak, daha güvenli ve keyifli bir internet kullanabileceğiz. Kendi verilerimizin nasıl ve ne şekilde kullanılacağına karar verme hakkına sahip olmak da bunun ilk aşaması.

Şu an WhatsApp, Signal, Telegram vb ekseninde konuşuyoruz ama bu tüm interneti kapsayan bir mesele. Uzaktan eğitim, evden çalışma, devlet işlerinin dijitalde yapılması, sağlık verileri gibi birçok konuda temel seviyede bir güvenlik ve gizlilik hakkımız ve normalimiz olmalı.


Konuyla ilgili görüş verdiğim, soruları cevapladığım ve kaynak gösterildiğim yayınlar:

Categories
Ahmet Nerede | Where's Ahmet Röportajlar | Interviews Türkçe

Yaprak Özer ile Medya ve Geleceği Üzerine Bir Sohbet

Yaprak Özer‘in YouTube kanalında düzenli olarak yayınladığı indeks: Talks, birçok farklı alandan uzman ismi ağırlayan ve uzmanlıkları üzerine derin sohbetler gerçekleştirdikleri bir seri. 2020’nin sonlarında Yaprak hanım serisinde beni de ağırladı ve sohbetimiz geçtiğimiz günlerde yayınlandı.

Bir saati aşan sohbetimizde NewsLabTurkey‘i, NLTR Ne Okuyor‘u, internet ve geleneksel medya arasındaki ilişkiyi ve önümüzdeki yıllarda bizi ve dünyayı bu konularda nelerin beklediği gibi birçok farklı konuyu konuştuk. Benim için oldukça keyifli bir sohbet oldu, umarım sizler de izlerken/dinlerken aynı şekilde keyif alırsınız.

Ek (12.01.2021): Yaprak hanım Dünya gazetesindeki köşesinde sohbetimizin kapsamlı bir metnini de yayınladı. Eğer izlemek yerine okumak isterseniz buradan ulaşabilirsiniz.

Categories
Ahmet Nerede | Where's Ahmet Duyurular | Announcements Türkçe

Alternatif Bilişim ile Gözetim Kapitalizmi Webinarı

COVID-19 ile birlikte dijital gözetim hayatımızın çok daha büyük bir parçası hâline geldi. Pandemi takip uygulamaları, videokonferans araçları, online alışveriş ve genel olarak hayatımızın önemli bir kısmını dijital olarak yaşamak zorunda kalmamız gözetimin dijital boyutunu çok daha açık bir şekilde tecrübe etmemize neden oldu.

Bu konuda kendimizi koruyabilmek ve en azından etkilerini en aza indirebilmek için bu konuda bilgilenmemiz, etrafımızda olan bitenleri anlayabilmemiz gerekiyor. Bu fikir temelinde Alternatif Bilişim Derneği kapsamlı bir COVID-19 Webinar Serisi hazırladı. Tamamını YouTube üzerinden ücretsiz bir şekilde izleyebileceğiniz bu webinar serisi dijital gözetim ve pandemi üzerine birçok farklı başlığı ele alıyor.

Benim eğitmen olduğum bölüm ise gözetim kapitalizmi üzerine. Dijital gözetimin arkasındaki en temel motivasyonlardan birisi olan kapitalizmi ve bu gözetimi bir gelir modeline çevirme çabasını, bunun gelişim sürecini ve hayatımızda nasıl etkileri olduğunu kapsamlı bir şekilde anlattığım ders, konuya kapsamlı bir giriş olarak düşünülebilir.

Eğer sonrasında daha kapsamlı bir okuma arıyorsanız, Cory Doctorow‘un How to Destroy Surveillance Capitalism kitabını tavsiye ederim. Tuhaf Gelecek’te yayınladığım gözetim kapitalizmi bölümü de ilginizi çekebilir.

Categories
Duyurular | Announcements Röportajlar | Interviews Türkçe

Röportaj Derlemesi (Haziran – Eylül 2020)

Eylül ayı ilginç bir şekilde arka arkaya röportajlar gerçekleştirdiğim bir dönem oldu. Bununla birlikte blogda paylaşmayı unuttuğum birkaç daha eski röportaj/görüşü de topluca bir post hâlinde paylaşmak iyi olur diye düşündüm.

E-Bültenler

Üzerine yoğun bir şekilde konuştuğum ve görüşümün alındığı konulardan birisi e-bültenler oldu. Bunda elbette asıl sebep 100 bülteni ve 2 yılı geride bırakan NewsLabTurkey Ne Okuyor. Bu konu üzerine Journo ve NewsLabTurkey’de toplu röportajların bir parçası olarak konuştum.

Ayrıca Kadir Has Yeni Medya Bölümü’nın gerçekleştirdiği “Yeni Medya Söyleşileri” serisinin de konuğu olarak e-bültenler ve NLTR Ne Okuyor üzerine konuştum. Bu keyifli sohbet için de Gülin Küpelioğlu’na çok teşekkürler.

DEHB

Geçtiğimiz haftalarda DEHB tanısı alma ve DEHB ile yaşamanın zorlukları üzerine Twitter’da yazdıklarım kayda değer bir ilgi toplamıştı. Bunun üzerine Gökhan Korkmaz bana sorduğu soruları haberleştirdi. Bu sayede ben de kendimi daha detaylı bir şekilde ifade etme fırsatı bulmuş oldum.

Sosyal Medya Yasası

Çok konuştuk, konuşmaya çalıştık ama maalesef bu yasa da geçti ve artık internetimizin bir parçası. Bu haberlerde de en azından benim perspektifimden nasıl etkileri olabileceğini ifade etmeye çalıştım.

Categories
Not Defteri | Notebook Türkçe

ADHD/DEHB Önyargıları ile Mücadele Etmek

This entry is part 1 of 2 in the series DEHB ile Yaşamak

Geçtiğimiz hafta içerisinde Twitter’da yazdığım uzun bir thread ile bir yetişkin olarak ADHD (DEHB – Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu) ile yaşamanın ve buna karşı önyargı ve bilgisizliğin ne gibi zorluklar getirdiğini anlattım. İnsanların gerçekten bu konuda daha fazla konuşmaya, paylaşmaya ve desteğe ihtiyacı olduğunu da görmemi sağladı bu tecrübe.

Bu konuda daha sık yazmayı ve bir şeyler yapmayı düşünüyorum ama bir yandan da yazdıklarımın yalnızca Twitter’da kalmasını istemediğim için kişisel bloguma da bir kopyasını almak istedim. Tweetler bu linkte, buradaki versiyonu sadece okumayı kolaylaştırmak için ufak düzeltiler yapılmış hâli.


Geçtiğimiz günlerde yabancı ADHD topluluğunda tartışılıyordu ADHD konusunda bilgi edinmekten yardım almaya kadar birçok sürecin neredeyse ADHD düşmanı olduğu konusu. Çok ciddi bir sorun bu. https://t.co/n3Q8l7YnPA

Mesela:

ADHD konusunda, özellikle yetişkin ADHD bir yalanmış gibi davranma ve küçümseme dev bir sorun ve geç teşhis başta olmak üzere yığınla büyük sıkıntılar yaratabiliyor. Bir de böyle şeylerle uğraşmak her şeyi daha da zorlaştırıyor. Mesela ilaç kullanımı: Bir kere devlet yetişkin olduğunuz için karşılamıyor. Her ay cebinizden ödemeniz, her ay reçete almanız, ardından ilacın olduğu bir eczane bulmanız gerek çünkü bazı aptallar bu ilaçları “Limitless” hapı zannediyor. ADHD birisi için düşünmesi bile işkence.

Zaten önyargı çocuklukta teşhisi zorlaştırıyor, yetişkin olarak teşhis ise ısrarcı olmazsanız imkansız. Ben durumu anlayıp da yetişkin ADHD konusunda bilgi sahibi bir psikiyatrist arayıp bulmasaydım hala anksiyete ilacının dozunu arttırmaktan ibaret bir tedavide sıkışıp kalırdım.

Kendi başınıza bir şeyler öğrenmeniz ve çözüm bulmanız da çok zor. Türkçe kaynak ve destek çok sınırlı, çevrenizden ise nasıl bir tepki geleceğini bilememek paylaşmayı zorlaştırıyor. Üzerine Emotional Sensitivity Dysphoria da eklenince içinize kapanmanız an meselesi.

En büyük dert ise ADHD nedir anlamayan kişilerin sözüm ona tavsiyeleri ve çözümleri.

“Odaklanman lazım.” = Ciddi misin?
“Hepimizde biraz dikkat sorunu var zaten.” = Emin ol aynı şey değil.
“Dikkatini dağıtan şeyleri ortadan kaldır.” = Komple beynimi aldırmamız lazım o zaman.

Tüm bunların altında birçok farklı sebep var. En başında tüm bunlara karşı kökleşmiş olan önyargı ve komplo teorileri geliyor. Aşı karşıtlarından önce ADHD’nin bir efsane ve komplo olduğunu iddia edenler vardı. Onlar yüzünden bir sürü insan hayatlarını zorluk içinde geçiriyor.

Benim gibi şanslı ve çözüm konusunda inatçı değilseniz siz fark etmeden ADHD hayatınızı mahvedebilir. Teşhis/tedavi edilmeyen ADHD ile yaşamak birçok diğer rahatsızlığa (depresyon vb) ve ciddi bağımlılık sorunlarına yol açabiliyor. Bu konular konuşulmadıkça da durum kötüleşiyor.Ve bu konulardaki önyargı ve diğer sıkıntılar açıkça konuşmaya da engel.

Ben yeni teşhisimi aldım sayılır (Mart 2020) ama şu ana kadar herkese açık bir şekilde konuşmaya korkuyordum çünkü insanların bana bakışını değiştireceğini biliyorum. Bunları yazarken bile o korku içimde var. Ama bir anda patladım ve şu anda kendimi tutamıyorum. Çünkü tüm bunların yarattığı sıkıntıları ve başkalarına etkilerini düşündükçe hırs yapıp konuşmak istiyorum. Bir şekilde bu önyargıyı kırmak gerekiyor. Bir şekilde ADHD’nin anlaşılmasını sağlamamız lazım.

Bunlar yüzünden kendisini anlayamayan ve sürekli kendisini suçlayarak yaşayan insanlar var. Anlasa bile yardım istemeye korkanlar var. Konuşmaya, paylaşmaya korkanlar var. Yardım almak istediğinde sürecin zorlukları yüzünden pes edenler var. Öyle ya da böyle bunların değişmesi lazım. ADHD ne bir komplo ne de herkesin bazen yaşadığı bir “dikkatsizlik”. ADHD ciddi bir nörolojik farklılık ve bunu herkesin anlaması, bunu yaşayan insanların korkup saklanmaya ihtiyaç duymadan yaşayabilmesi lazım.

ADHD teşhisi aldığımdan bu yana bir şeyler yapıyorum ama kendimi saklamak zorunda kalmak en büyük derdimdi. Bir yandan insanların durumu anlamasını isterken diğer yandan bunu küçümseme veya en ufak şeyde bana karşı kullanma ihtimalinden korkup sakladım. Bugün kazara bitirdim bunu

Bundan sonrası ne olur bilmem ama en azından bir şekilde bu konularda daha fazla konuşmayı ve yazmayı istiyorum. Ne yaparım bilmem ama bir şeyler yapmak istiyorum diğer ADHD’lere yardım edebilmek için.

Categories
Ahmet Nerede | Where's Ahmet İnternet Notları | Notes From Internet Not Defteri | Notebook Türkçe

Sosyalkafa’da Özgür Hocamı Andık

11 Temmuz, benim için çok önemli insanlardan birisi olan ve “Özgür Hocam” olarak andığım Özgür Uçkan’ın ölümünün beşinci yıldönümüydü. Bunun anısında 17 Temmuz akşamı Sosyalkafa ve Türk-İnternet.com ortaklığında çok değerli bir canlı yayın gerçekleştirildi. Özgür Uçkan’ın ailesi ve eski arkadaşlarının yanı sıra internet aktivizmi ve hak mücadelesi alanında beraber çalıştığı birçok isim de yayına katıldı ve hem Özgür hocayı hem de birlikte geçirdiğimiz süreçleri, yaptıklarımızı ve anılarımızı paylaştık.

Dürüst olmak gerekirse, böyle önemli bir ismi bu şekilde anabilmemiz fazlasıyla önemliydi. Ayrıca turk-internet.com’un bu yıldan başlayarak her yıl vereceği “Türk İnternet’ine Katkı” ödülünün ilkini de Özgür Uçkan’a bu yayında vermesi, Türkiye’deki internet kültürüne ve alanın gelişimine katkılarını anmanın güzel bir yolu oldu.

Kendisine ve bizler üzerinde bıraktığı etkiye dair söylenecek çok şey var. 2 saatlik bu yayında bir kısmını anabildik ama bunları unutmamamız ve üzerine daha fazlasını inşa etmemiz gerektiğini de hatırladık bu yayın sayesinde. Umuyorum ki bu yayın güzel bir ivme yaratacak.


Bir de küçük duyuru ekleyeyim. Geçtiğimiz aylarda Özgür hocamın kişisel sitesinin bir şekilde kaybolduğunu ve alan adının alakasız kişilerce satın alındığını farkedip üzülmüştüm. Alternatif Bilişim Derneği’nden arkadaşlar sitenin arşivini derleyip orjinal hâliyle tekrar yayına aldılar. Bu değerli arşivin tekrar internete döndüğünü görmek çok mutlu etti beni. Çok teşekkürler emeği geçen herkese.


Daha Önce:
Categories
Ahmet Nerede | Where's Ahmet Duyurular | Announcements Türkçe

NLTR Dijital Akademi’de Güvenlik ve Gelecek Dersleri

Pandeminin etkisiyle birçok şeyin dijitale taşınması kaçınılmaz olarak bize de yansıdı. NewsLabTurkey ve onun parçası olan NLTR Akademi olarak biz de dijital eğitim ve webinar formatını kullanmaya ve kendimizi bu noktada geliştirmeye başladık. Bir önceki webinar serimizin ardından NLTR Dijital Akademi’ye önümüzdeki hafta başlıyoruz.

Bu eğitim serisi önceki sürdürülebilirlik konseptinin dışına çıkarak daha geniş bir çerçeveye sahip olacak. Şu ana kadar duyurduğumuz eğitimlerin listesine bakmanız bu çerçevenin ne kadar geniş olduğunu anlamanıza yardımcı olacaktır. Amacımız bu süreçte eğitimleri artık alıştığımız “gazetecilik eğitimleri” kalıbının dışına çıkartmak ve medyanın içerisinde bulunduğu dönüşüm sürecine de uygun konuları ele almak.

Duyurulan ilk derslerin içerisinde benim de iki dersim var. Bunlardan ilki 19 Mayıs’ta yapacağımız Dijital Güvenlik. Bu artık olmazsa olmazlarımdan birisi fakat her güvenlik dersi arasında geçen sürede yeni gelişmeler olduğundan dolayı her ders biraz daha evrilmiş oluyor. Kayıt olmak isterseniz aşağıdaki tweette kayıt formuna ulaşabilirsiniz.

İkinci ders ise ilk kez gerçekleştireceğim “Medyanın Geleceği” dersi. Medyanın bir süredir içerisine girdiği dönüşüme pandeminin de eklenmesi ile birçok şey fazlasıyla hızlı değişmeye başladı ve bu noktada tüm bu dönüşümleri ve potansiyelleri nasıl yorumlamak gerektiği konusunda birçok kişi yeterince eğitimli değil. Trendleri, ani dönüşümleri ve öngörüleri okuyup yorumlama konusundaki bilgilerimi ve medyanın içinde bulunduğu durumu nasıl yorumlamak gerektiğine dair analizlerimi paylaşacağım bu ders yalnızca mevcut durumu anlamanıza yardımcı olmakla kalmayıp yeni gelişmelere nasıl yaklaşmak gerektiğine dair de bir fikir sahibi olmanıza yardımcı olacak. Aynı şekilde kayıt formu hemen altta.

Bunların yanı sıra post-truth, yapay zeka, SEO gibi birçok farklı konuda da derslerimiz var. Yenileri de eklenecek. NewsLabTurkey’in Twitter hesabını ve NLTR Ne Okuyor bültenini takip ederek yeni gelişmelerden de haberdar olabilirsiniz. Derslerde görüşürüz.