Categories
Ahmet Nerede | Where's Ahmet DEHB ile Yaşamak Duyurular | Announcements Not Defteri | Notebook Türkçe

DEHB Üzerine Sıkça Sorulmayan Sorular

This entry is part 2 of 2 in the series DEHB ile Yaşamak

Daha önce de yazdığım gibi, DEHB ile yaşamak veya bu konuda faydalanacak kaynak, konuşacak insan bulmak hiç de kolay bir iş değil. Zaten zor olan birçok şey, bu yalnız kalma hâli ve gizlenme zorunluluğu ile daha da çekilmez bir noktaya gelebiliyor. Bu yüzden Twitter’da ilk yazdıklarımdan bu yana aldığım olumlu tepkiler ve bu konudaki ihtiyacın seviyesi nedeniyle elime fırsat geçtikçe bir şeyler yapmak için çaba göstermeye karar verdim.

İlker Küçükparlak hocamın da desteği ve bir şeyler yapma isteği ile yukarıda gerçekleştirdiğimiz canlı yayın da bu fikirlerin ilk sonucu. İlker hocanın özellikle daha doğrudan tecrübeye ve bunun paylaşılmasının yaratacağı faydaya odaklanıyor olması, beni memnun eden ve katılmayı keyifle kabul etmeme sebep olan noktaların başında geliyor. Şu ana kadar gelen tepkilerden görebildiğim kadarıyla da yayın gerçekten amacına ulaşmış ve izleyenler için gerçekten faydalı olmuş. Dürüst olmam gerekirse, bu derece olumlu bir tepki beklemiyordum, devamının istenmesine ise şaşırdım. Ama aynı zamanda çok mutlu oldum.

Sohbetimizin tamamını YouTube üzerinden izlemek isterseniz yukarıdan ve bu linkten erişebilirsiniz. Yayın eş zamanlı olarak Instagram’da da yapıldı, eğer orayı tercih ederseniz onun linki de burada.

Bu noktadan sonra amacım bu konularda bir şeyler üretmeye olabildiğince devam etmek ve bu sayede DEHB ile yaşayanların birbirini bulmasına ve destek olmasına yardım eden bir aracı olabilmek. Çünkü yayın sonrasında gelen yorumlardan ve mesajlardan ben de birçok şey öğreniyorum. Bunları bir yerde toplamayı ve insanların bu içerikler ve kaynaklar aracılığıyla buluşmasını çok isterim.

Bu yüzden bu blog postunu (ve bundan sonra bu konuda yazacaklarımı) bunun için bir açık sohbet ortamı olarak görebilirsiniz. Yorumları DEHB ile ilgili aklınıza gelen her şeyi paylaşmak için kullanabilirsiniz. Bu sayede hem diğer DEHB’lilere destek olacak kaynakları bir yerde toplamış oluruz hem de ben sizlerden daha fazla şey öğrenebilirim. Eğer siz de bu konuda bir şeyler yapıyor veya üretiyorsanız onu da mutlaka paylaşın. İçiniz rahat olsun, herhangi bir trollüğe veya gereksiz saldırganlığa izin vermeyen katı bir moderasyon uygulayacağım.

Sitemde DEHB ile ilgili tüm içerikleri sağ taraftaki menüde de görebileceğiniz DEHB ile Yaşamak serisi altında topluyor olacağım. Eğer bu sayfayı yayınlandıktan uzun bir süre sonra keşfettiyseniz linke tıklayarak tüm arşivi görebilirsiniz.

Tekrardan gösterdiğiniz ilgi ve güzel yorumlarınız için teşekkürler. Gelen mesajlara ve yorumlara elimden geldiğince cevap yazmaya çalışacağım (burada, YouTube linkinde ve Twitterda) ama yetişemezsem de anlayışla karşılayacağınızı umuyorum. 😊

Categories
Duyurular | Announcements Röportajlar | Interviews Türkçe

Röportaj Derlemesi (Haziran – Eylül 2020)

Eylül ayı ilginç bir şekilde arka arkaya röportajlar gerçekleştirdiğim bir dönem oldu. Bununla birlikte blogda paylaşmayı unuttuğum birkaç daha eski röportaj/görüşü de topluca bir post hâlinde paylaşmak iyi olur diye düşündüm.

E-Bültenler

Üzerine yoğun bir şekilde konuştuğum ve görüşümün alındığı konulardan birisi e-bültenler oldu. Bunda elbette asıl sebep 100 bülteni ve 2 yılı geride bırakan NewsLabTurkey Ne Okuyor. Bu konu üzerine Journo ve NewsLabTurkey’de toplu röportajların bir parçası olarak konuştum.

Ayrıca Kadir Has Yeni Medya Bölümü’nın gerçekleştirdiği “Yeni Medya Söyleşileri” serisinin de konuğu olarak e-bültenler ve NLTR Ne Okuyor üzerine konuştum. Bu keyifli sohbet için de Gülin Küpelioğlu’na çok teşekkürler.

DEHB

Geçtiğimiz haftalarda DEHB tanısı alma ve DEHB ile yaşamanın zorlukları üzerine Twitter’da yazdıklarım kayda değer bir ilgi toplamıştı. Bunun üzerine Gökhan Korkmaz bana sorduğu soruları haberleştirdi. Bu sayede ben de kendimi daha detaylı bir şekilde ifade etme fırsatı bulmuş oldum.

Sosyal Medya Yasası

Çok konuştuk, konuşmaya çalıştık ama maalesef bu yasa da geçti ve artık internetimizin bir parçası. Bu haberlerde de en azından benim perspektifimden nasıl etkileri olabileceğini ifade etmeye çalıştım.

Categories
Not Defteri | Notebook Türkçe

ADHD/DEHB Önyargıları ile Mücadele Etmek

This entry is part 1 of 2 in the series DEHB ile Yaşamak

Geçtiğimiz hafta içerisinde Twitter’da yazdığım uzun bir thread ile bir yetişkin olarak ADHD (DEHB – Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu) ile yaşamanın ve buna karşı önyargı ve bilgisizliğin ne gibi zorluklar getirdiğini anlattım. İnsanların gerçekten bu konuda daha fazla konuşmaya, paylaşmaya ve desteğe ihtiyacı olduğunu da görmemi sağladı bu tecrübe.

Bu konuda daha sık yazmayı ve bir şeyler yapmayı düşünüyorum ama bir yandan da yazdıklarımın yalnızca Twitter’da kalmasını istemediğim için kişisel bloguma da bir kopyasını almak istedim. Tweetler bu linkte, buradaki versiyonu sadece okumayı kolaylaştırmak için ufak düzeltiler yapılmış hâli.


Geçtiğimiz günlerde yabancı ADHD topluluğunda tartışılıyordu ADHD konusunda bilgi edinmekten yardım almaya kadar birçok sürecin neredeyse ADHD düşmanı olduğu konusu. Çok ciddi bir sorun bu. https://t.co/n3Q8l7YnPA

Mesela:

ADHD konusunda, özellikle yetişkin ADHD bir yalanmış gibi davranma ve küçümseme dev bir sorun ve geç teşhis başta olmak üzere yığınla büyük sıkıntılar yaratabiliyor. Bir de böyle şeylerle uğraşmak her şeyi daha da zorlaştırıyor. Mesela ilaç kullanımı: Bir kere devlet yetişkin olduğunuz için karşılamıyor. Her ay cebinizden ödemeniz, her ay reçete almanız, ardından ilacın olduğu bir eczane bulmanız gerek çünkü bazı aptallar bu ilaçları “Limitless” hapı zannediyor. ADHD birisi için düşünmesi bile işkence.

Zaten önyargı çocuklukta teşhisi zorlaştırıyor, yetişkin olarak teşhis ise ısrarcı olmazsanız imkansız. Ben durumu anlayıp da yetişkin ADHD konusunda bilgi sahibi bir psikiyatrist arayıp bulmasaydım hala anksiyete ilacının dozunu arttırmaktan ibaret bir tedavide sıkışıp kalırdım.

Kendi başınıza bir şeyler öğrenmeniz ve çözüm bulmanız da çok zor. Türkçe kaynak ve destek çok sınırlı, çevrenizden ise nasıl bir tepki geleceğini bilememek paylaşmayı zorlaştırıyor. Üzerine Emotional Sensitivity Dysphoria da eklenince içinize kapanmanız an meselesi.

En büyük dert ise ADHD nedir anlamayan kişilerin sözüm ona tavsiyeleri ve çözümleri.

“Odaklanman lazım.” = Ciddi misin?
“Hepimizde biraz dikkat sorunu var zaten.” = Emin ol aynı şey değil.
“Dikkatini dağıtan şeyleri ortadan kaldır.” = Komple beynimi aldırmamız lazım o zaman.

Tüm bunların altında birçok farklı sebep var. En başında tüm bunlara karşı kökleşmiş olan önyargı ve komplo teorileri geliyor. Aşı karşıtlarından önce ADHD’nin bir efsane ve komplo olduğunu iddia edenler vardı. Onlar yüzünden bir sürü insan hayatlarını zorluk içinde geçiriyor.

Benim gibi şanslı ve çözüm konusunda inatçı değilseniz siz fark etmeden ADHD hayatınızı mahvedebilir. Teşhis/tedavi edilmeyen ADHD ile yaşamak birçok diğer rahatsızlığa (depresyon vb) ve ciddi bağımlılık sorunlarına yol açabiliyor. Bu konular konuşulmadıkça da durum kötüleşiyor.Ve bu konulardaki önyargı ve diğer sıkıntılar açıkça konuşmaya da engel.

Ben yeni teşhisimi aldım sayılır (Mart 2020) ama şu ana kadar herkese açık bir şekilde konuşmaya korkuyordum çünkü insanların bana bakışını değiştireceğini biliyorum. Bunları yazarken bile o korku içimde var. Ama bir anda patladım ve şu anda kendimi tutamıyorum. Çünkü tüm bunların yarattığı sıkıntıları ve başkalarına etkilerini düşündükçe hırs yapıp konuşmak istiyorum. Bir şekilde bu önyargıyı kırmak gerekiyor. Bir şekilde ADHD’nin anlaşılmasını sağlamamız lazım.

Bunlar yüzünden kendisini anlayamayan ve sürekli kendisini suçlayarak yaşayan insanlar var. Anlasa bile yardım istemeye korkanlar var. Konuşmaya, paylaşmaya korkanlar var. Yardım almak istediğinde sürecin zorlukları yüzünden pes edenler var. Öyle ya da böyle bunların değişmesi lazım. ADHD ne bir komplo ne de herkesin bazen yaşadığı bir “dikkatsizlik”. ADHD ciddi bir nörolojik farklılık ve bunu herkesin anlaması, bunu yaşayan insanların korkup saklanmaya ihtiyaç duymadan yaşayabilmesi lazım.

ADHD teşhisi aldığımdan bu yana bir şeyler yapıyorum ama kendimi saklamak zorunda kalmak en büyük derdimdi. Bir yandan insanların durumu anlamasını isterken diğer yandan bunu küçümseme veya en ufak şeyde bana karşı kullanma ihtimalinden korkup sakladım. Bugün kazara bitirdim bunu

Bundan sonrası ne olur bilmem ama en azından bir şekilde bu konularda daha fazla konuşmayı ve yazmayı istiyorum. Ne yaparım bilmem ama bir şeyler yapmak istiyorum diğer ADHD’lere yardım edebilmek için.