İfade Özgürlüğü Oyuncak mı?

Muslim protester

Yukarıdaki fotoğraf belki Türkiye’den değil ama buradaki bir çok insanın mantığını güzelce özetliyor ve eminim ki büyük bir kitlenin de böyle bir önermeye itirazı olmayacaktır. O yüzden kullanmakta bir sakınca görmüyorum.

Ciddi bir kesim, ifade özgürlüğü dediğimiz şeyi anlamakta zorlanıyor. Onlara göre ifade özgürlüğü, keyifleri yetmediği zaman kesilip biçilebilecek bir şey, onların düşündüklerine zeval getirmeyen fikirlere verilmesi gerekiyor. Onun dışındakileri de zaten fikir değil, hakaret olarak kabul ediyorlar.

Her ne kadar bu yazacaklarımı bu kesimdekilerin görmesi düşük bir ihtimal olsa da (görseler de akılları alır mı bilemiyorum ya) bunları yazmak ve en azından kendi tavrımı net bir şekilde ortaya koymak istiyorum.

İfade özgürlüğü dediğimiz özgürlük, ne kimsenin keyfini dinler ne de birilerinin fikirlerinin zarar görmesine bakar. İfade özgürlüğü herkese, her koşulda tanınması gereken bir şeydir ve bununla ilgili tek istisna birilerinin canına kast etme ya da buna teşvik etme durumu olabilir. Ancak ne hikmetse, Türkiye söz konusu olduğunda tam tersi geçerli oluyor. Linç grupları kuran, birilerini öldürtmek için kışkırtan insanlara ifade özgürlüğü tanınırken, en ufak eleştiri veya genelden farklı düşünce hakaret olarak kabul edilip legal ya da illegal yollardan cezalandırılıyor. (Bununla ilgili örnek saymama gerek yok sanırım.)

Benim için yukarıda yazdığım tek koşul dışında, birisinin ifade özgürlüğünü kısıtlamak için hiç bir sebep olamaz, olmamalı da. Bir insanın fikirlerinden zerre haz etmiyor olmam, benim dünya görüşüme tamamen ters düşünüyor olması ya da birisine kıl olmam, onun ifade özgürlüğünü elinden almam için bir sebep olamaz. Olabileceğini düşünen birisi de, en hafif tabiriyle, aptaldır. (Bakın bu son cümlemde yaptığımın adı eleştiri. Size aptal demem, susun anlamına gelmiyor. Sonuçta insanların budalalık özgürlüğü de var.)

İfade özgürlüğü ne inanç, ne hassasiyet ne de başka bir şey dinler. Hassassan bakmazsın, senden farklı düşünen kimseyle muhatap olmazsın olur biter. Sen hassassın diye herkesin senin fikrini kabul etmesini ya da ona saygı göstermesini bekleyemezsin. Eğer bekliyorsan, insanların sana çok ilginç yerleriyle gülmelerini de beraberinde beklemen lazım. Hem bekleyip hem de bu saygıyı göstermeyenleri cezalandırmaya kalkıyorsan da o hassasiyetlerinle 40 katı daha uğraşılmasını hakediyorsun demektir.

* * *

Çok daldan dala bir yazı oldu sanırım. Gerçi bu kadar aptallığa tanık olup da bir şeyler yazabilmiş olmam bile bir mucize bence (bakın mucize de yaratıyorum!). İfade özgürlüğü -ve hatta genel olarak özgürlük kavramının kendisini- anlamakta nasıl bu kadar zorlandıklarını düşünüp duruyorum ama aklıma daha önce yazdığım oksijen teorisinden başka bir şey de gelmiyor.

* * *

Neyse, bu konuda biraz içimi dökmek istedim ve döktüm. Blogu birkaç madde hâlinde özetlemem gerekirse;

*İfade özgürlüğü, kafasına esenin esnetip uğraşabileceği bir oyuncak değildir.

*Kimsenin hassasiyetleri ifade özgürlüğünün üstünde değildir.

*Dünyada eleştirilemeyecek, sorgulanamayacak, üzerinden espri yapılamayacak hiç bir fikir yoktur.

*Bu blogda ve benim bulunduğum herhangi bir ortamda bunların aksini iddia edip o iddiasına göre davranmamı bekleyen boşuna şansını zorlamış olur. (Bkz: Site ve Yorumlar Hakkında)

1 thought on “İfade Özgürlüğü Oyuncak mı?”

Leave a Reply