Geleceği İcat Etmek: Postkapitalizm ve Çalışmanın Olmadığı Bir Dünya

Geleceği İcat Etmek, kapak.
Geleceği İcat Etmek, kapak.

Geleceği İcat Etmek, şu ana kadar çevirdiğim kitaplar arasında en önemli ve kesinlikle Türkçede erişilebilir hâle getirdiğim için mutlu olduğum kitap diyebilirim. Özellikle başlatmaya çalıştığı tartışmalar, günümüz siyaset algısını ve onun eksiklerini ele alışı bakımından oldukça değerli bir kitap.

Kitap genel olarak günümüzde yaşadığımız ekonomik, politik ve toplumsal sorunları ve kapitalizmin içerisinde bulunduğu krizi ele alma konusunda sol siyasetin neden bir sıkıntı içerisinde olduğunu ve bunu aşmak için nasıl yeni bir bakış açısı kurabileceği sorununu ele alıyor. Burada özellikle hegemonya kavramının önemine ve bunu şu anda altında yaşadığımız neoliberal kapitalizmin nasıl kurduğuna bakıyor ve solun böyle bir hegemonya kurmak için neler yapması ve neleri değiştirmesi gerektiğini anlatmaya ve bulmaya çalışıyor. Kitabın özellikle solun ve genel olarak insanların geleceğe dair politik hayal gücünden yoksun kaldığına ve bunu aşmak için çalışmamız gerektiğine dair yaptığı vurgu oldukça önemli.

Elbette kitapta eleştirilerimin olduğu ve eksik bulduğum noktalar var. Özellikle kitabın daha anarşist ve anti-otoriter düşüncelere olan dışlayıcı tavrı —her ne kadar sonlara doğru yumuşatmaya çalışsalar da— biraz sorunlu. Bununla birlikte kitabın yetersiz kaldığı ve cevaplayamadığı kimi önemli meseleler de var. Fakat ikincisinin genel olarak bir kitap olmanın getirdiği sınırlardan ve yazarların uzmanlık alanları dışına çıkmamayı tercih etmelerinden kaynaklandığını tahmin ediyorum.

Özetle kitap eksiklerine rağmen kesinlikle değerli ve hemen herkesin okuması ve üzerine tartışması gereken bir eser. Özellikle günümüzde politik hayal gücü anlamına nasıl sıkıntılı bir dönemde olduğumuzu düşünürseki kesinlikle Geleceği İcat Etmek gibi bizi farklı gelecekleri, hepsinden öte kapitalizmden sonrasını, düşünmeye itecek çalışmalara ihtiyacımız var.


Kitabı Bulabileceğiniz Kimi Linkler

Kitabın Goodreads sayfasına da buradan ulaşabilirsiniz.


Kitapla İlgili Yazılar ve Diğer İçerikler


Kitabın tanıtım yazısı ise şöyle:

Herkesin Seveceği Ütopya: Çalışmanın Olmadığı Bir Dünya
 
Siyaset teorisi, dijital ekonomi ve sosyoloji alanlarında uzmanlaşan iki yazar ve akademisyenin, Nick Srnicek ile Alex Williams’ın ortak imzasını taşıyan Geleceği İcat Etmek: Postkapitalizm ve Çalışmanın Olmadığı Bir Dünya, kapitalizmin olmadığı bir gelecek tahayyülüne sahip çıkarak sol siyaseti somut adımlar atmaya davet ediyor. 

Delidolu’nun “Ne Yapmalı?” temalı kurmaca dışı eserler koleksiyonunda yerini alan kitap, “Güncel sol siyaseti bugünün teknolojik dünyasında nasıl etkili kılabiliriz?” sorusuna yanıt ararken hem küresel neoliberalizmi hem de “çalışma” fikrini mercek altına alıyor. 
 
Toplumsal hareketler üzerine en güncel teorik çerçeveden beslenen bu kapsamlı çalışma, siyaset bilimi, iktisat, iletişim ve sosyoloji başta olmak üzere sosyal bilimlerin çeşitli alanlarında eğitim alan öğrenciler ile bu alanlarda çalışan akademisyenlerin yanı sıra güncel siyasetle ilgilenen kitapseverlere ve aktivistlere de hitap ediyor. 
 
Teknolojideki ilerlemeler ve dijitalleşme yaşamlarımızı radikal bir biçimde dönüştürürken gelecek üzerine düşünmenin ve yeni bir dünya icat etmenin vakti geldi de geçiyor bile. Srnicek ve Williams, bu göreve talip olan sol siyasetlerin, teknolojiyle ilgili önyargıları ve hapsoldukları yerel savunma siyasetleri nedeniyle sınırlı kaldıklarını ifade ederek küresel kapitalizmin ancak evrensel bir vizyonla alt edilebileceğini söylüyor. Antikapitalist mücadeleye ve günümüzün toplumsal hareketlerine dair güncel bir bakış vadeden bu çalışma, kapitalizmin olmadığı bir dünya hayalini her zamankinden daha geçerli ve güçlü kılıyor. 
 
“İnsanlığın geleceği, teknolojik dönüşümdeki özgürleşmeye sıkı sıkıya bağlıdır. Geçerliliğini korumak ve siyasal açıdan etkili kalmak isteyen her hareketin teknolojik dünyamızdaki imkân ve gelişmeleri yakalaması gerekir. Sol şimdiki hâliyle ne günümüzde kalabilir ne de geçmişe dönebilir. 
 
Yeni ve daha iyi bir gelecek kurmak için yeni bir hegemonya inşa etmemiz ve bunun için de gerekli adımları atmamız gerekiyor. Kolektif hayal gücümüzü kapitalizmin koyduğu sınırların ötesine taşımak zorundayız. Bugün ne kadar sağlam görünürse görünsün, neoliberalizmin geleceği de güvende değildir. 
 
Şimdiye dek tanık olduğumuz bütün toplumsal sistemler gibi neoliberalizm de sonsuza kadar sürmeyecektir. Bugün bize düşen, neoliberalizmden sonrasını icat etmektir.”

http://www.delidolu.com.tr/gelecegi-icat-etmek/

[Read] Information Doesn’t Want to Be Free, Shivering Sands

Information Doesn’t Want to Be Free – Cory Doctorow

This is one of the books that we’ll need more in the near future. Doctorow collects his ideas and short writings about the copyright, future of computing and future of artists and creates this handbook for anyone interested in any of these topics. And Cory shows us a clear picture of the problems we’re having right now on that ground and how we can start working to solve these.

If you’re an activist, writer, artist, publisher or just someone curious about the computers and the culture and economy growing onto; you have to read this book and always keep somewhere easy to reach. Because I’m sure that we’ll talk more about this book and what Cory says in it for a while, we have to. (Link to Buy)

Shivering Sands – Warren Ellis

Well, if you know me for a while, you probably know that Warren Ellis is one of those people that I can really worship if he starts a cult. He still doesn’t, so I’m just reading and enjoying everything he writes. And recently bought his blog post collection “Shivering Sands” and finished today. Now I’m waiting a couple months to re-read again.

To be honest, if you know and like Warren Ellis, you’ll love this book. If you don’t know him, I’m not sure if this can be a good start point. I would recommend couple of his comics first. And if you don’t like him, I’m really sorry for you. (Link to Buy)

2012’de Yazılanlar, Çizilenler

2012 içinde her sene olduğu gibi bolca yazıldı, çizildi. Bunlardan benim için önemli olanları, gözüme takılanları ve bu camia içerisinde olan bazı mühim olayları hatırladığım kadarıyla listeleyeceğim. Mutlaka unuttuklarım ya da sizin önemli gördüğünüz ama bu listede olmayan şeyler de olacaktır. Onlar için de yorumlar kısmı açık, beklerim.

Çizgi Romanlar

Çizgi roman dünyasında geçtiğimiz sene çok fazla gözüme çarpan iş olmadı. Yeni çıkanlar arasında Matt Fraction’un Hawkeye’ı, Grant Morrison’un Happy’si ve Sean Murphy’nin Punk Rock Jesus’ı tavsiye edilebilecekler arasında bana göre. Ayrıca Alan Moore’un devam etmekte olan The League of Extraordinary Gentleman serisinin 2009 bölümü de geçen sene içerisinde çıkan önemli eserler arasında.

Bu sene türkçe olarak listeme girenlerin hemen hepsi çeviri. Logicomix, Grafik Kanon, Erteleyiş ve Cash gibi nadide işlerin Türkçe olarak basılması beni en çok memnun edenlerdi. Özellikle Flaneur Comics’in yayın hayatına Erteleyiş ve Cash ile başlaması beni oldukça umutlandırdı. Oldukça önemli gördüğüm işlerden birisi de yılın sonlarına doğru karşımıza çıkan Tuncer Erdem’in Gece Kitabı.

Bilimkurgu/Fantazya

Türkçe’de yine çevirilerden fazlasını bulamadığım bir yıl oldu bk/f edebiyatı adına. Ancak özellikle Versus’un Cory Doctorow ve Paolo Bacigalupi çevirmiş olması, İthaki’nin bizlere bolca Neil Gaiman vermesi güzel haberler içerisinde. Umarım böyle sağlıklı bilimkurgu (ve genel olarak edebiyat) çevirisi yapma alışkanlığı birkaç yayınevinin özelliği olmaktan çıkar bu sene.

Genel olarak bilimkurgu dünyasına bakacak olursak verimli sayılabilecek bir yıl geçirdiğimizi söyleyebilirim. Sürekli takip ettiğim yazarlardan Terry Pratchett, Cory Doctorow, Charlie Stross ve John Scalzi 2012’de çıkarttıklarıyla beni mutlu eden yazarlardı. Ayrıca 2012’de çıkarttıkları kitaplarıyla kendilerini tanıdığım Ramez Naam ve A.J. Colluci de yılın güzellikleri arasındaydı bana göre.

Bunların Dışında

2012 içerisinde yukarıda bahsettiklerim dışında çıkan birçok kitap oldu. Okuduğum ve sevdiğim, okumaya başladığım ya da okumayı düşündüğüm kitaplardan bazıları aşağıda. Kimisi yazarlarından dolayı, kimisi de tavsiyelerine güvendiğim insanlar aracılığıyla önüme geldi. Kesinlikle bir “en iyiler” listesi olarak düşünmeyin o yüzden. Önceki kitaplarıyla kendini sevdiren ama sonraki kitabıyla beni hayal kırıklığına uğratan yazarlar oldu zamanında, sorumlulukları üzerime kalsın istemem.

  • Distrust That Particular Flavor – William Gibson
  • The Year of Dreaming Dangerously – Slavoj Zizek
  • Çıplak Deniz Çıplak Ada – Yaşar Kemal
  • Yedinci Gün – İhsan Oktay Anar
  • Some Remarks – Neal Stephenson
  • Cypherpunks – Julian Assange
  • Öteki Tarih 2 – Ayşe Hür
  • Discordia – Laurie Penny & Molly Crabapple
  • Şiir ve Cinayet – Salah Birsel
  • Against Security – Harvey Molotch
  • Makers – Chris Anderson

Olaylar

2012 içerisinde Türkiye’de edebiyat ve yayıncılık adına en büyük mesele uğraşmaktan bıktığımız sansür ve sansür çabaları oldu. Hakkında dava açılan, soruşturulan ya da sansürlenmesi istenen bolca kitap gördük. Öncesindeki senelerde ve bu senenin daha ilk günlerinde de gördüğümüz üzere bu derdi başımızdan atmak için daha çok çaba göstermemiz gerekiyor.

Bunun dışında dünya çapında olaylar listesinin başında Newsweek’in basılı yayınına son vermesini sayabiliriz. Yıllardır yayınlanan bir derginin yoluna sadece sanal yayın olarak devam etme kararı alması oldukça ilginçti. Umudum bunun güzel bir yönde ilerlemesi.

Ayrıca Humble ebook Bundle da yeni nesil kitap yayıncılığı açısından ilginç bir deney oldu. Humble Bundle ekibinin e-kitaplarla yaptığı bu çalışma yayıncıların detaylı bir şekilde inceleyip ders çıkartması gereken olaylardan.

Yine bunun gibi yayıncıların kendilerine ders çıkartması gereken olaylardan birisi de dünyanın en büyük yayınevlerinden olan Tor-Forge’un e-kitaplarının hepsini DRM-Free yani özgürce paylaşılabilir olarak satmaya karar vermesiydi. Kitapları işe yaramayan bir kilit altında tutmanın ne kadar mantıksız olduğunu gören ilk yayınevi olarak tebriği de hakediyorlar.

Pulitzer Ödülleri’nin kurgu dalında geçen sene kimseye ödül çıkmaması ise yorum bile yapamadığım olaylardan.

Random House – Penguin devlerinin birleşmesi ise yılın en tedirgin edici olaylarındandı sanırım. Yine de çok karamsar olmadan olacakları bekleme taraftarıyım.

“Fifty Shades” konusunda sessizliğimi korumaya devam edeceğim.