Toward The Destruction of Schooling
Ö?renimin Tarihi
Ö?renim Teorileri
Ö?renci Hayatinin Fakirli?i Üzerine Notlar
Biti? Notlar?
I
Ö?renimin Toplumdaki Görevi
“Soru soruldu?unda, cevaplarla kar??l?k ver” – Bir Paris Grafitisi
“Sana Yazman? Söylediklerimi Yaz”
Birçok insan, ne yapmalar? gerekti?inin söylenmesinden ho?lanmazlar. Bir insan?n hayat?n?, bir disiplinin ve ya yap?n?n alt?na sokmaya çal??an herhangi bir kurum, belli bir oranda, o insanla çat??ma halindedir. Ama as?l ilginç olan?, o insan?n her zaman, o kurumla bilinçli bir çat??ma halinde olmamas?d?r. ?taatkâr olanlar ve kendi görevlerini ö?renciler olarak yürütenler, ö?renimlerinin olumsuz etkilerinin kendileri üzerindeki bask?lar?n? göz ard? etmeye çal???rlar. Ama bu etkilenimlerin oldukça görünür olduklar?n? kim dürüst bir ?ekilde inkâr edebilir? Ö?renim arac?l???yla, ö?rencilere, uyumlu bir insan [conformist] olmalar?, hayalsiz olmalar?, uysal olmalar? ve i? dünyas?nda erdem olarak kabul edilen daha birçok ?ey olmalar? ö?retilir. E?er böyle olursan?z, asla kendiniz hakk?nda iyi ?eyler hissedemezsiniz ama hayat?n?z?n geri kalan süresi boyunca, otorite ?ahsiyetleri taraf?ndan tebrik edilirsiniz. Öyle zannediyorum ki, okula kar?? insanlar?n besledikleri dü?manca hissiyatlar, okullar?n size yapmaya çal??t?klar?n? yans?t?yor. Zorunlu ö?renimin, gayet do?alm?? gibi ortaya ç?kar?ld??? günümüz, asl?nda tarihi bir ba?lamla ili?ki içindedir; i?in içindeki güçler ve hayat?m?z?n bu kadar büyük bir k?sm?n? neden okullarda geçirdi?imiz, sadece kullan?lan amaçlar?n ve istenilen sonuçlar?n tarihsel nedenlerine ve bu kurumsal düzenlemelerin bireyi neden okula hapsetti?ini anlamaya çal??an bir görünümle yeterince aç?klanabilinir. Böyle bir görünüm, e?er okula hapsedilmi? bireyle özde?le?irse devrimci olabilir – onlar?n ihtiyaçlar? ve arzular?yla, onlar?n sinirlilikleri ve dü? k?r?kl?klar?yla. Ö?renimin toplumun bütününe nas?l yans?d???na ve ne tür sosyal kurumlar?n ve ili?kilerin, bireyi bu kadar uysal yapmakla me?gul oldu?una bakmam?z gerekir. As?l mesele, birçok insan?n gerçektende, yap?lmas? söylendi?i ?eyleri yapmalar? ve bunun siville?mi? toplumsal ili?kilerin bütünlü?üyle ili?kili olmas?d?r.
Ö?renim, toplumumuzun temel a?amalar?ndan birisidir. Ö?renim, hâkim sosyal düzeni yeniden kurmak, toplumun sorumluluk duyan üyelerini yeti?tirmek için gerekli olan tav?rlar?, de?erleri ve bilgileri, toplumun, kendi gençlerine aktard??? tekniklerin birli?i olarak tan?mlanabilinir. Ziller, s?n?flar, kurallar, disiplin – bunlar?n hepsi, bireyi ötekiler için, otorite için, daha da arzulan?labilinir bir ?ekle sokmay? amaçlayan bir kontrol sürecinin önemli unsurlar?d?rlar. Ö?renim, i? gibi, zorlamaya ve bask?ya dayan?r. Genel bir çerçevede konu?ursak, deneyim ödüllendirici oldu?u için okul ödevi yap?lmaz. ?nsan, kendi kendisine okul ödevi yapmaz. Ayn? zamanda, çal??ma sürecinizi yönlendiren ya bir havuç ya da bir sopa vard?r – genellikle her ikisi de vard?r. Max Stirner, ‘okul sorusu, hayat sorusudur’ dedi?inde do?ru söylüyordu.[1]
Okullarda ö?retilen en önemli hayat-becerisi, itaat etmektir. Bu ö?reti, bütün hiyerar?ik toplumsal sistemler için mutlak bir gerekliliktir. E?itim, William Torrey Harris’inde (bu yüzy?l?n ba??ndaki A.B.D. E?itim Delegesi) tan?mlad??? gibi, “bireyin s?n?fland?r?lmas?d?r.”[2] Hiç kimse, mutlak bir ?ekilde toplumsal bask?lardan, maddesel güçlerden, d?? etkilenimlerden muaf de?ildir. Ama bundan, bireyin, toplumsal zemin –Cumhuriyetin koruyucular? taraf?ndan uygulanan davran?? de?i?ikli?i – için ‘ayarlanmas?’ ilkesine ba?l? kalaca?? fikrinin ç?kart?lmamas? gerekiyor. Burada temel bit gerilim vard?r: öz-belirlenimlerini koruyan, biricik bireyler ile toplumsal kurumlar aras?ndaki bir gerilim.
Okullar?n gereklilikleri, modern ruhun [psyche] içine yerle?tirilmi?tir. Herhangi bir modern politik ideolojinin kabulüne içsel, bireyin, ki?isel öznelli?ine d??sal olan, daha üstün bir ilkeye ya da ortak bir hayra hizmet için var oldu?u ön kabulüdür bu – asl?nda, bu ön kabul, bütün ideolojilerin, bütün politik sistemlerin, bütün kural ?ekillerinin temeliymi? gibi görünür. Dolay?s?yla, bu ön kabulden hareketle, yeterince e?itim alm?? olan insan – üniversite ö?rencisi, mesela- bütün politik sorularla ili?ki kurdu?u zaman, toplumsal bir planlay?c?n?n dü?üncelerini benimser. Ele?tirel dü?ünce, o kadar bast?r?lm??t?r ki, ço?unlu?u, do?al olarak, resmi ideolojinin ahlak bagaj?na, ‘akli üretimin’ bütünlü?üne kar??, anti-politik bir tav?r almaktan acizdirler.[3]Alexander Inglis, ö?renimin bu unsuru hakk?nda ?öyle der: “Fark edilmesi gereken ?udur ki, Amerikan toplumunda, her bireyin sadece kanuna sayg?l? olmas? yetmez, belli bir oranda kanunu yapan vatanda?larda olmalar? istenilir”[4]. Demokratik bir devlette, toplumsal hareketsizlik, özü itibar?yla, kurallar?n, kanunun içindeki billurla?t?r?lmalar?n?n arkas?ndaki de?erlerin, ahlak?n içselle?tirilmesine dayan?r. Bir insan okulu sevmeyebilir ama onun mitolojisine halen inanabilir – birçok insan tam da böyledir. ?yi ö?rencilerin, kötü ö?rencilerin ve her tür kategorideki ö?rencilerin stereotipileri, kategorize edilme ve notland?r?lma sistemlerinin arzuland?r?lmas? sorusunu aç??a ç?kart?r. “S?radanl?klar, ortaya ç?kartt?klar?na dayan?larak, hayat?n hâkim örgütlenmesi için çal???rlar… kelimeler, insanlar durmayana kadar çal??may? b?rakmazlar” diye yazm??t? Mustapha Khayati.[5] Hayat?n bu hâkim düzenlemesinin mitolojisi, ö?renmek için ö?renim görme gereklili?i, akl?n (ve de zekân?n!) ayr??m?? nesnelli?i ve daha birçoklar? gibi -en göze batan? ?lerleme olan- hepside kapitalist de?erleri yans?tan mite dayanarak olu?urlar.
Ö?renci de, toplum gibi, sürekli ilerleme sa?lar. Ö?rencinin ilerlemesi, aynen toplumunki gibi, temel olarak, insan hayvaninin evcille?tirilmesidir. Derrick Jensen, kendi kendisine ö?renimin neden bu kadar uzun sürdü?ünü sordu?unda, verdi?i cevap do?ru ve aç?kt? : “Bir çocu?un iradesini k?rmak ancak o kadar zaman al?r. Çocuklar? kendi iradelerinden ay?rmak, onlar? ac?l? bir süreç için haz?rland?klar? i? hayat?na haz?rl?k dünyas?ndaki deneyimlerinden ay?rmak, o kadar kolay de?ildir”.[6] Birkaç yüzy?l önce, Immanuel Kant, daha da özlü bir ?ekilde ?öyle koymu?tu meseleyi : “?nsan?n disiplin alt?na al?nmas? gerekir, çünkü özü itibar?yla vah?idir…”[7] Disiplin, e?itim te?ebbüsünün tam kalbindedir. Okullar kesinlikle ö?renciler taraf?ndan düzenlenmezler – onlar kontrol edilen, gözlemlenen, ölçülen ve disipline edilen kitlelerdir. Disiplin, “fabrikan?n, i?yerinin ve dükkân?n, hapishane, okul ve ak?l hastanesiyle payla?t??? ortak ?eydir”[8] Takip edilmesi gereken belli kurallar vard?r ve ö?renci uyumlu olsun diye her an izlenilirler. Disiplin gerekliliktir ama ö?renimin bütün unsurlar?n? aç?klamaz. Bilgi, okulun size yerle?tirdi?i ya da ba?tan a?a??ya beyninizi y?kad???, kendi kontrolü d???ndaki bir süreçte onun birikimini yapabilen ö?rencinin kendisine d??sald?r. Bir insanin gücün ili?kilerine hizmet edebildi?i ve toplumsal düzende konforlu ve güçlü bir yer edinebildi?i ölçüde, bilgi, genel olarak, güçtür. Foucault, gücün bir gereklilik olarak bilgiyi do?urdu?unu belirtti: “…güç ve bilgi birbirlerini içerirler… bilgi alan?yla ba??nt?l? yasalla?mayan bir güç ili?kisi ya da güç ili?kilerini hem varsaymayan, hem de yasalla?t?rmayan herhangi bir bilgi yoktur.”[9] Okullar?n da??tt??? bilginin oldukça uzmanla?m?? ?ekli, i? bölümünü ve yayg?n hiyerar?iye mente?elenmi? karma??k güç ili?kilerini yans?t?r. Ö?renimin, modern toplumdaki gittikçe artan önemi, daha ve daha fazla artan bir ?ekilde, insan faaliyetine ba?l? olmas? ve en canl? gücü Sermaye olan teknolojik toplumun geli?mi? teknikleriyle ko?ulland?r?lm?? olmas? ba?lam?nda, toplumun gittikçe artan totaliterli?ini yans?t?r.[10]
Oldukça aç?k bir ?ekilde, ö?renimin herhangi bir ele?tirisinin, okullar?nda bir parças? oldu?unu ve de yukar?daki durumun tam tersini ortaya koyabilecek bir ele?tiriyi aç?kl?kla bar?nd?rmas? gerekir. Ö?renim olumlu bir geribildirim sistemidir: daha ve daha fazla insan okulun içinden geçer, kapitalizm geli?ir ve daha fazla okul, insanlar? itaatkâr yapmak için gerekli olur. E?itimin, bütün insanlar için önemli bir ‘hak’ olmas?ndan dolay?, 1948 ?nsan Haklar? Evrensel Bildirgesi’nin 26. F?kras?na göre, “zorunludur.”[11] E?itim, bütün ideologlar?n üzerinde hem fikir olabilecekleri bir ?ey gibi görünür. Otomatlara, –ayn? niteliklerdeki okul ödevlerini yapmaktan dolay?, s?k?c?, aptalla?m?? ve monotonla?m??- uysal vücutlara dönü?ürüz. Ö?rencilerin büyük oran?, davran?? de?i?ikliklerine teslim olurlar ve o gün ki toplumsal düzeni büyük bir inançla yeniden üretirler.
II
Ö?renimin Tarihi
“Bir Cumhuriyet kurmak basit bir ?ey olabilir, ama Cumhuriyetçiler yaratmak oldukça zor bir ?eydir…”
– Horace Mann
“Aile ve kabile, yabanilerin okullar?d?rlar” diye yazm??t? James Mulhern.[12] ‘Yabani’lerin okullar?n?n olmad???n? söylemek çok daha do?ru olacakt?r ama bu, bütün okul fikrini sorgulamak anlam?na gelir ama en az?ndan, okuyucunun, kabilelerin, s?n?flar arac?l???yla, nas?l okullar?n ve ailelerin yerine geçtiklerini dü?ünülmesini de sa?lar. E?er modern okullar?n, zaten var olan bir ?eyin, basitçe daha geli?mi? ?ekilleri olarak temsil edildikleri görülüyorsa, belli bir derecede de, daha kaç?n?lmaz olduklar?, ‘insan do?as?’n?n bir parças? olduklar? görülüyor. Ö?renim, bireylerin belli bir toplulu?a ba?l? oldu?u, toplumsal bir düzenin sa?land???, verili bir toplum kuruldu?u ölçüde gereklidir. Hükümet ve hiyerar?ik toplumsal ili?kiler, siville?mi? toplumlarda, ‘toplumsal düzeni’ sa?larlar ve bundan dolay?, ö?renimin geli?mesi için ön ko?ullard?r.
Yaz? sisteminin Sümerya’da ve M?s?r’da geli?mi? olmas?, modern anlamdaki ilk uzmanlar?n – yazarlar?n- olu?umuna olanak sa?lad?. Yaz?, ordular?n büyüklü?ünü takip etmek, parasal i?lemleri kaydetmek, sa?l?kl?l??? sergilemek için –bunlar?n hepsi eski ?ehirler için gücün önemli i?levleriydiler- gerekli olan bir yol olarak evrimle?ti.[13] Yazarlar, ya da entelektüeller, her zaman gücün ilgi alanlar?na hizmet etmek için var oldular. Ö?renim, ilk önce, idari ve dini pozisyonlar? i?gal eden, yazarlar ve di?er görevliler için düzenlenmi?ti. Ö?rencilerin, kendilerine talimat veren otorite ki?ilikleriyle olan ki?isel olmayan ili?kileri, tarihsel olarak, gücün i?leyi?ine çok yakinen ba?l?d?rlar. Okullar, eski ?ehirlerin hâkim kastlar?n?n muhakeme-mabetleriyle ba?lant?l? olarak geli?ti. Muhasebe, matematik, kimya, astronomi ve dini konularla ili?kili oldukça önemli bir sürü yaz?, bu ilk defa uzmanla?m?? entelektüel çevreden ç?kt?. Bütün bu kültürel ara?t?rmalarla birlikte, vurgu, her zaman ahlak ve iyi tav?rlar –ö?renim için çok gerekli olan i? ahlak?n?n temelinde olan vazgeçme- üzerineydi.[14] Do?u’da e?itim ?u niteliklere sahipti: Hindu okullar?, dine sahip oldu?u kadar okul erdemlerine de sahip olan, akli safl??? ve disiplini vurguluyordu.[15]
Bat? gelene?ine ait e?itim sisteminin, Eski Yunan ile ba?lad??? söylenilir. Yunan e?itimi, en ba?ta, asl?nda, sava? fikriyat?yla ili?kiliydi. Her ne kadar, bütün ö?renme eylemi Kitaplar?n Kitabi, H?ristiyan ?ncil’i etraf?nda düzenlenene kadar, yaz?l? kelime, e?itimin nihai kayg?s? olmasa da, yava? yava?, bu destans? kültür, bir yazarlar kültürüne dönü?tü. Sparta’da, e?itimin tamamen askeri bir niteli?i vard?, as?l amac? Hoplitleriniii ve A??r Piyade’lerin e?itilmesiydi. Buna ra?men, Atina’n?n Ephebia’lari,iv devlet taraf?ndan düzenlenen gelecekteki askerlerin okullar?yd?lar. Ama Ephebia, askerlikle ilgili olan ba?lar?n? kaybetti, zorunlu hale geldi ve asla çal??mak zorunda olmayan zenginlere, felsefe ve retorik ö?retmeye ba?lad?.[16]
Milattan önceki, alt?nc? yüzy?l öncesinde, Yunan e?itimi, genel olarak, “edebi olmaktan daha çok sanatsald?, entelektüel olmaktan daha ziyade atletikti.”[17] Birçok Yunan ?ehri, özellikle Atina, bu zaman süreci içinde oldukça aktif bir politik hayat geli?tirmi?lerdi. Daha demokratik bir hal alm?? olan bu Atina, okulun bir kurum olarak geli?mesi için gerekli olan yolu açan kolektif e?itim ?ekillerini geli?tirdi. Sofistler, yeni bir e?itim fikriyat?na olan ihtiyaca kar??l?k verdiler ve ö?rencileri, ba?ar?l? vatanda?lar olmalar? için yontarak yeti?tirdiler[18]: entelektüel, bilimsel ve ak?lc? olan insanlar olmalar? için. E?er, Protagoras’?n dedi?i gibi, “insan, her ?eyin ölçüsüyse”, Sofistler en iyi ölçü müdürler?[19] Sofistler, ö?renci bulmak için ve kelimenin tam anlam?yla, kendi yeteneklerini satmak için, bir ?ehirden ötekine dola?t?lar – ilk ödenekli ö?retmenler oldular. Onlar?n e?itimle ilgili yakla??m?, onu, pratikteki me?guliyetlerin birço?undan daha kapsay?c? olarak gören birçoklar? taraf?ndan küçültücü olarak nitelendi; buna ra?men, yedi ile yirmi ya? aras?nda al?nacak derslerden olu?acak olan daha geli?mi? Helenistik e?itiminin temellerini att?lar. Eski Yunan’da, her ne kadar, çocuk okullar? olmasa da, Plato, çocuklar?n alt? ya??nda okula gitmeleri gerekti?ini dü?ündü. Aristoteles’e göre ise, be?inci ya?, okula ba?lamak için en uygun olan?yd? ve Chrysippus ise, bu ya??n üç oldu?unu iddia edecek kadar moderndi. Ö?renim, etkileyici dü?ünürlerin zihinlerinde, çok büyük bir öneme sahip olmaya ba?lam??t?.[20] Plato, ö?renimle birlikte, insan?n, hayvanlar aras?ndaki, “en kutsal ve en sivil” yarat?k olaca??n? dü?ündü; ö?renimin olmad??? takdirde ise, “eski yarat?klar?n en vah?isi” olarak kalacakt?.[21] Politik liderlerin gelecek neslini haz?rlamak hakk?ndaki ciddiyetine ra?men, onun buldu?u akademi, modern standartlarla kar??la?t?r?ld??? zaman, halen inan?lmaz derecede gayri resmiydi.[22]
Roma e?itimi, özünde, Helenistik e?itimden, oldukça farkl?yd?. Yunanl? çocuk, bir köle ya da bir pedagog taraf?ndan okula yönlendirilirken, Romal? çocuk evde kal?yor ve askerlik ça??na gelinceye kadar, babas? taraf?ndan e?itiliyor ve annesi taraf?ndan büyütülüyordu. Roma’l?lar, kendi imparatorluklar?n? geni?lettikçe, Yunan’l?lar?n etkisi artt? ve do?al olarak, Roma okullar?, devlet görevlilerini ve idarecilerini e?itmek amac?na yöneldi. Halen, daha sonraki dönemlerde, modern-devlet taraf?ndan geli?tirilecek, herhangi bir genel skolâstik düzenleme ortada yoktu. H?ristiyanl?k, Greko-Roman medeniyetinin tam ortas?nda geli?ti ve e?itimsel prati?i, hem Yunan entelektüelli?ini, hem de Roman sertli?ini, k?saca Bat? E?itimini, muhtemelen en ?srarc? konusu olan insan?n en ideal görüntüsünü –kanunun önünde dizlerinin önüne kapanan ve kendisini bir ideal için kurban eden insan?n görüntüsünü- içine alacakt?.[23]
?lk H?ristiyan okullar?, ö?renimin sadece sözlü oldu?u, ilk yüzy?llar?n soru cevap usulüne dayanan okullard?rlar. Eski bir dinleyici kitlesine uyum sa?lad?klar? ölçüde ise, yüksek ö?renim kurumlar?yd?lar. Paganlar?, H?ristiyan inanc?na, vaftiz ederek geçirmekle u?ra??yorlard?.[24] Gelecekteki ke?i?ler için yarat?lm?? olan manast?r okullar?, dördüncü yüzy?lda ortaya ç?kt?lar ve ilk gerçek H?ristiyan okullar? oldular.[25] Her bir katedral için ayr? ayr? kurulmu? olan, Katedral okullar?, daha sonraki bir geli?meydi ve müfredatlar?, Orta Ça?’da ortaya ç?kan Üniversitelerin yükseli?ini yaratt?.[26] On birinci yüzy?l ve devam?nda, kilise, etkili bir e?itim sisteminin geli?mesinde ba?rolü oynad?. Ayn? zamanda, yüksek e?itimin özellikleri, on birinci ve on alt?nc? yüzy?l aras?nda kurulmu?tu.[27] Frederick Eby’nin de belirtti?i gibi, “On be?inci yüzy?l?n sonunda, Bat? Avrupa’da, yetmi? dokuz üniversite vard?. Hemen hemen hepsi, her ne kadar ba?lang?çlar?n?, Papa’n?n emriyle yapmam?? olsalar da, Papa taraf?ndan kutsanm??lard?. Ö?rencilerin ço?u laiktiler ve hukuk, t?p ve fen alanlar?yla [ve daha ba?ka birçok alanla] ilgileniyorlard?.”[28] H?ristiyanl???n do?u?uyla, e?itim, temelde ahlaki olan bir amaç edindi. Ö?renmenin, zaman ve mekân?n de?i?kenleriyle daha fazla ko?ullanmas?yla birlikte, bu okullar, disiplin ve hayat olarak gittikçe daha kesinle?mi? bir hale al?yorlard?.[29]
Kiliseden fiziksel olarak ayr?lm?? olan on alt?nc? ve on yedinci yüzy?l dilbilgisi okullar?, Rönesans ve Reformasyon hareketlerinin ürünüydüler. Reformasyon, Orta Ça?’?n geleneksellik ve biçimsellik hareketlerinin ötesine geçerken, Rönesans’?n insanc?ll??? [humanisme] entelektüel faaliyet ve klasik ö?renime, daha büyük bir ilgi uyanmas?n? sa?lad?. Ö?renim aç?s?ndan, her iki harekette bir uyum içinde yürüyormu? gibi görünüyordu.[30] Ö?renimin sad?k bir savunucusu olan Martin Luther, Kuzey Avrupa’daki alt seviyedeki okullar?n büyümesinde etki oldu. Gutenberg’in hareketli bask? harfini ke?fetmesiyle, daha fazla ?ncil basildi ve her ne kadar, insanc?l bir ideal olmasa da, evrensel e?itim daha da artan bir h?zla H?ristiyanla?t?.[31] On yedinci yüzy?l?n, ta?ra ve H?ristiyan ilkokullar?, Tanr?’n?n cehaletle ve fakirler aras?ndaki aylakl?kla sava?abilmesi için kurulmu?tular. 1592’de do?mu? bir e?itimci olan, Comenius, çocuklar?n bir insan olarak do?mad???n? ve düzgün bir e?itimle insan olacaklar?na inan?yordu – dolay?s?yla, onlar? e?itmek Tanr?’n?n amac? haline gelmi?ti. H?ristiyan okullar?, yaln?zca uysal çocuklar yeti?tirmedi, ayn? zamanda, ebeveynlerinde, inançl? kalmalar?n? ve evde de, okuldaki disiplini uygulamalar?n? sa?lad?.[32]
On yedinci ve on sekizinci yüzy?lda, bilimdeki geli?meler, ö?renimin nas?l alg?land??? ve uyguland??? hakk?ndaki dü?ünceleri mütemadiyen de?i?tirdi. Francis Bacon’?n bitmemi? olan ütopyas?n? takiben, Yeni Atlantis’de ki o mükemmel ortak refah?n sa?lay?c?lar?, bilimsel bir toplum kurdular ve bu toplumun nihai amac?n?, “Bilginin nedenleri ve ?eylerin gizli hareketleri ve insanl?k imparatorlu?unun, mümkün olan her ?eyi etkileyen, gittikçe geni?leyen s?n?rlar?” olarak belirlediler.[33] Bacon’?n, Evlilik ve Bekârl?k Hayat? Hakk?nda ve Ebeveynler ve Çocuklar? Hakk?nda gibi kitaplar? ve baz? k?sa yaz?lar?, ailenin ve geleneksel toplumsal gruplar?n azalan önemini vurgularlarken, Kraliyet Toplumu’nun ve bilimsel akademilerin kurulu?unu da etkilediler.[34] Descartes’te, bilimin artan önemini, aç?kça temsil eden gözlemlerde bulundu. Vard??? sonuç ?uydu, “ tek gerçe?i ya da bütünsel özü, dü?ünmek olan bir madde ve var olmak için dü?ünmesi gereken olan bir madde, herhangi bir yere veya herhangi maddesel bir ?eye ihtiyaç duymaz.”[35] Bilim, yava? yava?, inanç nesnesiyle ayn? yere oturdukça -kendisine ait ve kendisi için olan bir iyilik olarak- dinin yerine geçmeye ba?l?yordu.
“Özgürlükleri tan?mlayan, “Ayd?nlanma”, ayn? zamanda, disiplinleri de icat etti”, diye yazm??t? Foucault. “On sekizinci yüzy?lda, ‘rütbe’, e?itim düzlemi içindeki bireylerin da??l?m?n?n en kapsaml? halini tan?mlamaya ba?l?yordu: s?n?ftaki, koridordaki, okul bahçesindeki s?ra s?ra ya da rütbe rütbe tan?mlanan ö?rencilerin kendilerini, her ö?renciye, her görevden ya da s?navdan sonra verilen rütbeleri, haftadan haftaya, aydan aya, y?ldan y?la elde ettikleri rütbeleri; birinden di?erine giden ya? gruplar?n?n dizilimlerini; yükselen zorluk derecesine göre ö?retilen konular?n ve de?erlendirilen sorular?n ba?ar?l? olup olmad?klar?n?.”[36] Birey daha da artan bir ?ekilde, gücün ilgi alanlar?na göre ?ekillenen psiko-co?rafya’n?n içine giriyordu. Ayd?nlanma zaman?nda olu?turulan ve çok k?sa bir süre zarf? içinde ulus-devlet taraf?ndan uygulanacak olan, yeni ö?renim tarz?n?n ?ekli böyleydi. Mesela, George Washington ve Thomas Jefferson, e?itimi, daha ‘homojen’ bir vatanda?l?k sa?laman?n bir yolu olarak gördüler.[37] Benjamin Rush, Aristoteles’in dü?üncesini ça?r??t?r?r bir ?ekilde, ö?renimin sakl? gerçe?ini dile getirdi: “B?rak?n?z, ö?rencimiz, kendisine ait olmayan bir ?ey oldu?unu, toplum bir mülkü oldu?unu, ö?rensin.”[38]
Birle?ik Devletlerde, Püriten’ler, ö?renim ile ilgilenen ilk insanlard?. Püriten dü?üncesine göre, çocuk, “sadece bilgisiz de?il, ayn? zamanda özü itibariyle, günahkârd?r.”[39] ?ans eseri, Massachusetts Bay Colony’de ö?retmenlikte yapan ama asl?nda bir vaiz olan ki?i, ö?rencileri, sivil duruma getirecek oland?.[40] John Calvin’in felsefesine göre, Massachusetts eyaleti, “okullar?n zorunlu olmas? için, her bir ?ehre, o ?ehirdeki, her elli evin, bir ilkokul ve bin evin de, bir lise kurmas? emrine” oy verdi.[41] Virginia eyaleti ise, evrensel e?itimle daha az ilgiliydi. Ders verenler, daha ziyade, zenginlerin kendi çocuklar?n?, Kolej’e (genellikle William ve Mary ya da bir Avrupa’daki bir okula) haz?rlamalar? için i?e al?n?yorlard?, ama fakirlere tan?nan e?itim imkân? çok daha azd?. “On yedinci yüzy?ldaki Massachusetts’den, on sekizinci yüzy?ldaki Virginia’ya geçerken, dini iklimde bir geni?leme sezilir; ‘günah ve küfür olan’la kar??la??nca, Virginia ö?retmenlerinin dü?manlar?, tuhafla??r ve kabala??rlar.”[42]
Amerikan e?itiminin özelli?i yeni bir ?ey de?ildi: “Hem [Noah] Webster, hem de [Benjamin] Rush, ö?retmenin, mutlak bir monar?inin olmas? gerekti?ini dü?ündüler.”[43] S?n?f, artan bir ?ekilde, modern cumhuriyetçilerin olu?umunun bir arac? haline geliyordu. Benjamin Franklin’in sinirlilik, sessizlik, düzen, çözüm, tutumluluk, endüstri, samimiyet, adalet, ?l?ml?l?k, temizlik, sakinlik, iffet ve a?a??lama erdemleri, muhtemelen en geli?mi? Burjuva erdemleriydiler.[44] Bu de?erler, endüstri geli?tikçe ve endüstrile?me mutlak amaç haline geldikçe, toplumda, gittikçe daha fazla yer buluyorlard?: “Ders çal??ma alanlar?, okul ve ordu, zaman?n,(geç kalma, derse gelmeme, görevlerin yerine getirilmemesi), faaliyetlerin (dikkatsizlik, ihmal, heves), davran???n (sayg?s?zl?k, itaatsizlik), konu?man?n (bo? gevezelik, küstahl?k), vücudun (‘do?ru olmayan’ davran??lar, düzensiz hareketler, temizlik yoksunlu?u), cinselli?in (kirlilik, ahlaks?zl?k), bütünsel bir mikro-cezaland?r?lmas? haline gelir… her özne, kendisini cezaland?r?labilir olan ya da zaten cezaland?ran bir evrenselli?in içinde bulur.”[45]
Mevcut olan okullar?n, kendi amaçlar?na hizmet edecek kadar sistematik olmay???ndan ve ço?u yabanc? olan yeni bir proletaryay? içinde bar?nd?rmas?ndan dolay?, Amerika’n?n Do?u’sundaki, endüstrile?en, ?ehirle?en bölgelerde ba?layan dü?ünce ve ortak okul hareketi, evrensel ‘özgür’ toplum e?itimine yöneldi.[46] Devlet, ekonomik hayata dair daha az müdahaleci olan bir tavra büründükçe, e?itimle ilgili olan tavr? da, kar?? yöne do?ru gidiyordu. Massachusetts E?itim Heyeti’nin 1837’deki olu?umu ve Horace Mann’?n ilk sekreter olarak atanmas?, Amerika’daki e?itimin, modern ça?a geçmesini sa?lad?.[47] Yayg?n e?itimin savunucular?n?n ayd?nl?k saçan insanl?klar?, insan kitlelerinin, yeni endüstriyel ekonomiyle birle?mesiyle ve artan e?itsizlik taraf?ndan yarat?lan toplumsal gerginliklerin da??l?m?yla ili?kiliydi. Michael B. Katz, kitlelerin yayg?n e?itim için sava? verdikleri mitini çürüttü: “Komiteler [okul komiteleri], kendilerini, anla??lmaz ve kay?ts?z olarak gördükleri ebeveyn kitlelerine kar?? tertiplenir bir vaziyette gördüler. Okul komiteleri, utanmaz bir ?ekilde, gönülsüz vatanda?l??a kar??, bu e?itimin yeniden yap?land?r?lmas?n? ve yenili?ini kabul ettirmeye çal???yorlard?. Kitle liderleri, yaygarac? i?çi s?n?f?n?n taleplerine cevap vermiyorlard?: talepleri kabul ettirmeye çal???yorlard?; ço?unlu?a, çocuklar?n?z, bizim istedi?imiz do?rultuda, e?itim görecekler, diyorlard?. Te?vik ediciler, e?itimin yeniden yap?land?r?lmas?n? temsil ediyorlard?, özellikle de, ?ehirle?meye, kitlelerin endüstrile?tirilmelerine ait bir yenilik olarak liselerin yeniden yap?land?r?lmas?n?. Liseler, hareketlili?in ve ekonominin büyümesini, ortak refaha katk? sa?lanmas?n? ve ?ehirlerin ahlaks?z ve yozla?m?? bir karga?a içine sokulmalar?n? sa?l?yorlard?.”[48]
Horace Mann, e?itimi “insan durumunun en büyük e?itleyicisi – toplumsal makinenin denge-tekerle?i” olarak tan?mlad?.[49] Ö?renim, daha da demokratikle?tikçe, yayg?n okulun yeniden yap?land?r?lmas?n? savunanlar, herkesin ho?una gitmeye çal??maya ba?lad?lar: “??verenlere göre, o [Horace Mann], ö?renimin, ö?rencileri, daha da endüstrile?tirilmi?, itaatkâr ve daha uyumlu yapt???n?, dolay?s?yla, kendi ç?kt?lar?n? artt?rd???n? dü?ündü; i?çi s?n?f?na ise daha da artm?? maa? vaat etti.”[50] Ama ö?renimin bu topyekûn yörüngesi, demokratik ideolojiyle ilgili de?il, endüstrile?me ve toplumsal örgütlenmenin geli?mesinin yeni ?ekilleriyle ilgili oldu?u sürece en iyi ?ekilde anla??labilinir. Ö?renimin amac?, “göçmenleri özümseme ve bütün çocuklara, modern hayat?n ahlaki ayartmalardan kaç?nmas? gerekti?ini ö?retmek” idi. Sonuç olarak, politika yapma notland?r?ld?, müfredat standartla?t?r?ld? ve mimari tekdüzele?tirildi.[51] Ortaya ç?kan, kurumsal özelliklerini tamamen geli?tirmi?, yayg?n e?itim sistemleriydi. Bu geli?me, yirminci yüzy?l?n, ar?nm?? bürokrasisinin yolunu açt?.[52] Okullar, ö?rencilere düzenli ve uysal olmalar?n? ö?reten fabrikalara benzeyen, önemli kurumlar haline geldiler. ?ngiltere’deki ve Amerika’daki, endüstri toplumunun geli?mesindeki önemli bir geçi? donemi, (1800-1830) Lancaster ya da gözlemci okulu olarak bilinen bir okul tipi taraf?ndan damgaland?. Bu tür okullar, Brahmin taraf?ndan kendinden-vazgeçme ya da çok az ?eyin ö?retildi?i büyük odalara, en a?a?? kasttan (nüfusun %95’ini olu?turan) yüzlerce çocu?un bir araya getirilmesiyle olu?turulan kast düzeninin var oldu?u Hindistan’daki okul sisteminden etkilenilerek olu?turuldu. Joseph Lancaster, Hindu sistemine ait bir raporu okuduktan sonra, ?ngiltere’de ve Amerika’da, benzeri okullar? kurmaya çal??t?. Bu okullar, ekonomiyi, rutini ve rekabeti vurgulayan fabrikalara benziyorlard?. Böyle bir okul sistemi, çok uzun süre devam etmezken, Lancasterci sistemi vadeden ahlaki yap? devam etti. Ba?ka bir deyi?le, fabrika, okullar için bir model olmaya devam etti. Ö?renim, yeni endüstriyel ve kapitalist toplumsal ili?kilerinin, yeniden üretilmesine d??ar?dan ba?l? olarak kald?. Yeni ö?renim sistemine ithaf edilen önemden dolay?, ö?renimin zorunlu k?l?naca??na dair ?üphe yoktu.[53]
Amerika’daki zorunlu e?itim sistemi, Prusya’da geli?tirilmi? olan ve 1819’da yürürlü?e konmu? olan en etkili ve ilk defa zorunlulu?u içerecek bir ?ekilde tasarlanm?? olan okul sisteminden etkilenmi?ti. “1806’da, Jena sava??nda, Napolyon, Prusya’n?n ordu güçlerini ezdi geçti ve 1807’de bar???n sa?land???, Tilsit Antla?mas?’nda, yenilmi? olan ulusa ait a?a??lay?c? ve sert ifadeler kullan?ld?.”[54] Prusya’ya ait milliyetçili?in bir dalgas?, ulusun üzerini süpürdü. Kendi ülkesi için ölmeye haz?r, milliyetçi kitleler yaratma amac?na yönelmi? olan zorunlu bir kitlesel e?itim sistemi kurmak, liderler taraf?ndan, milletin yüceli?ini, garanti alt?na almak için bir yol olarak görülüyordu. Böyle bir sistemin en büyük taraftar? olan Johann Gottlieb Fichte, ö?rencilerin, onlar? toplumun yarar? için çal??maya yönlendirecek olan “ola?an ve ilerlemeci akli faaliyet”i sevmelerini istedi. “Hayat?n ahlaki düzeninin imgesi” ve “iyinin [benim kendi iyili?imin tam z?dd? olan] oldu?u gibi ve kendisi için” olan önemiyle me?guldü.[55] Prusyal?lar, ?sveçli e?itimci, John Henry Pestalozzi’den, (“modern ilkokulun babas?”) modern yayg?n okul sisteminin büyük potansiyelini ö?rendiler.[56] Bu dönemde kurulmu? olan Prusya okullar?, üç kategoriye ayr?lm??lard?: gelece?in politika yap?c?lar? için Akaamiensschulen (ö?rencilerin %1’ini olu?turan), gelecekteki profesyoneller için Realsschulen (ö?rencilerin %5 ya da %7,5’ini olu?turan) ve herkese kar?? itaat etmeyi vurgulayan Volksschulen. Horace Mann, 1840’larda Prusya’y? ziyaret etti ve Yedinci Y?ll?k Rapor’unda, Prusyal? Ö?renim Sistemi’ni övdü. Mann’in unutmu? oldu?u ilginç olan ?ey, onun, “okullar, tatil için kapand?ktan sonra, Prusya’ya varm??” olmas?yd? ve “bo? s?n?flar? dola?m??, görevlilerle konu?mu?, tatildeki okul hocalar?yla konu?mu? ve tozlu resmi raporlar külliyat?n? okumu?” olmas?yd?.[57] Ama buna ra?men, Mann’?n parlayan raporlar?, onun Prusya’daki sistem hakk?ndaki fikirlerini aç?kça belirtiyordu. Özellikle, Prusyal? e?itimcilerin, yönerge ve zorunlu okul kanunlar?n?n uygulamalar? esnas?nda yapt?klar? s?n?fland?rmalarla daha çok ilgiliydi: “Bir çocuk, okula gidecek yasal ya?a eri?tikten sonra -ister çiftçi bir aileden, ister kraliyet ailesinden geliyor olsun- devams?zl???n? kabul edilebilinir k?lacak tek iki neden, hastal?k ve ölümdür. Almancan?n, ne dü?üncemizde, ne de, kendi dili içinde kar??l??? olmayan bir kelimesi var. Bu kelime, çocuklara ithâfen kullan?l?r ve okullar? ifade eder; yani, okula gidebilmek için kanuni ya?a geldi?inde, çocu?un okula gitme hakk? ortaya ç?kar, aynen, biz, olgunlarda da, bir çeki ya da bonoyu ödemenin olgunla?t??? zamanda ortaya ç?kmas? gibi.”[58]
Yava?ça ama emin bir ?ekilde, devlet, vatanda?l?kla ilgili mecburi bir devaml?l?k kurabilme yetkisine sahip oldu böylece. On dokuzuncu yüzy?l?n ikinci yar?s? esnas?nda, Birle?ik Devletler, Fransa ve ?ngiltere, mecburi devaml?l??a ba?l?, yayg?n e?itim zorunlulu?unu getirdi.[59] John Taylor Gatto, Amerika’daki devaml?l?k mecburiyeti ?art?n?n dayat?lmas?n?, “Mevcut mecburi ö?renimimizin ?ekli, 1850’ler civar?nda, Massachusetts Eyaleti’nin bir icad?d?r. Bölgenin askerler taraf?ndan ku?at?ld??? ve çocuklar?n korumalarla okula gönderildi?i bir zaman olan 1880’lere kadar çocuklar?n? serbest b?rakmak istemeyen, Barnstable, Cape Cod’da ki, son karakol olan Massachusetts’in nüfusunun yakla??k yüzde seksen be?i taraf?ndan kar?? -ve bazen silahlarla- ç?k?lm??t?,” diye tan?mlar.[60] 1900’lara gelindi?inde, birçok eyalet, devaml?l???n mecburi oldu?u, devlet okullar?na sahipti.[61]
Ö?renimin bir toplum için önemini çok aç?k bir ?ekilde gösteren bir örnek, okullar? olan bir toplum (Birle?ik Devletler) ile olmayan bir toplum (K?z?lderililer) aras?ndaki farkt?r. 1568’de, Havana, Florida’daki, Cizvit misyoner okullar?n?n kurulumunu takip eden üç yüzy?l boyunca, Katolik ve Protestan dini gruplar, K?z?lderililer’in çocuklar?n? e?itmek için çaba sarf ettiler. On dokuzuncu yüzy?lda, ö?renim, genç yerlilerin, hâkim (beyaz) topluma geçi?leri için bir yöntem olarak görüldü. Medeniyet, H?ristiyanl?k ve çiftçilik, medenile?memi?ler üzerine kurulan de?erler olmaya ba?lad?lar. “1819’da, Kongre, dini gruplara ve K?z?lderililer aras?nda ya?amay? ve onlara ders vermeyi kabul etmi? olan di?er bireylere, parasal yard?m sa?lamak üzere, 1873’e kadar [K?z?lderili Halk Bürosu, kendi çocuklar?n?n e?itimini üstlenene kadar] devam eden bir medeniyet bursu sistemi kurdu.”[62] Bursun yarat?lmas?n? öneren Saray Komitesi, program?n ard?ndaki felsefeyi ?öylece ortaya koydu: “E?er onlar?n çocuklar?n?n ellerine, alfabe kitab? ve çapa verirseniz, do?al olarak, zaman içinde, saban? da tutarlar… ve ahlak ve endüstri al??kanl?klar?n? edinmeye ba?larlar…”[63]
1778’den 1871’e kadar, K?z?lderililerle yap?lm?? olan birçok antla?mada (Kongre, yerli kabileleri, ba??ms?z güçler olarak tan?mlamay? b?rakt?ktan sonra), hükümet e?itim hükümlerini gerçekle?tirdi ama ancak, rezervasyon ko?ullar? uyguland?ktan (1849’daki Kaliforniya Alt?n Kap?s? ve bat?l? demiryollar?n?n kurulmas?n? takiben) ve K?z?lderili Bürosu’nun, K?z?lderililerin e?itimlerini ve kültür sahibi olmalar?n? sa?layan daha sistematik bir güç haline geldikten sonra.[64] K?z?lderililerin e?itimindeki, önemli insanlardan birisi, orduda görevliyken, Kuzey Düzlü?ü kabilelerinin ku?at?lmas?na yard?m eden, Richard Henry Pratt’t?r. K?z?lderililerin, e?itilmesi ve öldürülmesi aras?ndaki çok küçük fark, e?itimcilerin K?z?lderilileri, nas?l gördükleri hakk?nda çok ?ey söylüyor. Pratt, insanl??? kurtarmak için, K?z?lderililerin, öldürülmesi gerekti?ini dü?ünüyordu. O, K?z?lderililerin, e?er do?ru e?itilirlerse, Amerikan toplumuna, tamamen, uyum sa?layabileceklerini dü?ündü. Kuzey Düzlükleri Kabileleri’nin yok edilmesinden sonra, Pratt, Fort Marion, Florida’da, yeni bir hapishanede, Kiowa, Comanche ve Cheyenne kabilelerinin en izi sürülemeyen yetmi? iki üyesinin hapishaneye at?lmas? görevini üstlendi. Üç y?l içinde, K?z?lderili’lerin, düzgün vatanda?lar, haline geleceklerine dair, kendisini ve di?erlerini ikna edebilmi?ti. Carlisle, Pennsylvania’da, Carlisle K?z?lderili Okulu’nu kurmaya gitti. “1879’daki, Carlisle K?z?lderili Okulu, politika yap?c?lar?n?n, K?z?lderili’lerin, topluma dâhil olabilmeleri için gerekli olan araçlar?, umutsuzca arad?klar? bir dönemin hemen ard?ndan sonra kuruldu… 1879 ve 1900 aras?nda, K?z?lderili ??leri Bürosu, rezerve-bölgeler d???nda, Carlisle okulunun ilk örne?i üzerinden in?a edilmi? olan yirmi dört adet okul kurdular. 1900’de, K?z?lderili Okul sistemi, kurumsal bir hiyerar?i ?eklini ald?. Sistem, bir plana göre devam etti?inde, ö?renciler rezerve edilmi? günlük okullardan, rezerve edilmi? yat?l? okullara ve en sonunda da, Carlisle-tipi rezerve-d??? okullara, geçtiler.”[65] Çocuklar, “ac? çeken ailelerinden al?nm?? ve y?llar boyunca tutulmu?, kendi dillerini konu?tuklar? için cezaland?r?lm?? ve K?z?lderilili?e ait bütün izler beyinlerinden silinmi?ti.”[66]
Ö?renciler, ço?u zaman kendi velilerinin yard?m?yla, ö?renim deneyimini terk etmek için uzun u?ra?lar verdiler. Sorun, bir K?z?lderili uzman?nda belirtti?i gibi, “e?itimin avantajlar?n? bilmek için yeterli medeniyet seviyesine u?ra?mam?? olmalar?yd? ve do?al olarak, okul ödevlerine, tiksintiyle bakmalar?yd?.” Veliler, çocuklar?n? okula kaydettirmeyi reddettiklerinde, devlet taraf?ndan görevlendirilmi?, K?z?lderili uzmanlar?, yiyecek pay? ay?rmamak ya da polisi kullanarak yakalatmak gibi sahip olduklar? haklar? kullanarak, çocuklar? zorla okula gönderdiler. K?z?lderili ??leri Komisyoncusu, Thomas J. Morgan, 1892’de, K?z?lderililerin “çocuklar?n? zorla [!] okul d???nda tutma haklar?n?n olmad???na” inan?yordu.[67] Ö?renciler, çe?itli yollarla direndiler: basitçe kaçmak en yayg?n yöntemdi, baz?lar? ölümü göze ald? ya da yolda öldüler. Hatta “gizemli” yang?n ç?kartmalar bile oldukça yayg?nd?. 1897’de, Carlisle okulundaki iki tane k?z çocu?u, ayn? gün içinde, k?z ö?renci yatakhanesini, iki defa, yakmaya çal??t?: birincisi, ak?am yeme?inde ve daha sonra ikinci kez ise, kilise çan? çald?ktan hemen sonra. Fort Mojave’de, bir kaç tane, anaokulu ö?rencisi, okuldan kaçt?klar? için tekrar tekrar, okul hapishanesine at?ld?lar. Bir sabah, kahvalt? esnas?nda, hapishaneye at?lmam?? olan anaokulu ö?rencileri, uzun bir kütü?ü, ?ahmerdan olarak kullan?p, hapishane duvar?n? y?kt?lar ve kurtard?klar? s?n?f arkada?lar?yla nehrin a?a??s?ndan kaçt?lar.[68]
Amerikan Yerlileri için, okulun anlam?, daha önce, çizgisel olarak alg?lanan, uzam ile kurulan yeni bir ili?kiydi. Çizgiler, kö?eler, kareler ve düz oklar, endüstriyel medeniyetin, k?rsall?kla olan ili?kisini temsil ediyorlard?. Uzam, disiplinci emirler ile sömürgele?tirilmi?ti: hareket özgürlü?üne dikkatli bir ?ekilde biçim verilmi?ti. Ö?renci, ö?retmenin emirlerini önemsemeyi ö?rendikçe, bireylere ?ekil veren disiplinleri de içselle?tirir. “Gözetimin tan?mlanm?? ve düzenlenmi? bir ili?kisi, yan?nda durabilecek ya da eklemlenilecek bir parça olarak de?il, ona içkin ve onun etkinli?ini art?ran bir mekanizma olarak, ö?retme eyleminin kalbine yaz?lm??t?r.”[69] Okullar?n, hapishaneye olan benzerli?inde ?a??racak bir durum var m?? Morris’in ve Rothman’in yazd??? üzere, “Hiçbir alay ifadesi kullanmadan söylersek, [on dokuzuncu yüzy?l hapishanesinin yeniden yap?land?r?c?lar?] ?slahevinin, aile ve okul için bir model olu?turdu?unu söylediler.”[70] Foucault, ders vermek üzere yap?lan i?kence hakk?nda, yani, kabaca Ulus-Devlet’in ve Endüstri Devrimi’nin ortaya ç?kt??? zamana denk dü?en, örgütlü hapishane sistemine geçi? hakk?nda ?unlar? yazd?: “Ceza kanunun yeniden yap?land?r?lmas?, gücün, daha düzgün, daha etkileyici, daha sabit ve etkilerinde daha detayl? olabilen yöntemlerine göre cezaland?rabilme yetkisinin yeniden düzenlenmesinin stratejisi olarak okunmal?d?r…”[71] Eski bir yeniden düzenleme yanl?s? olan Cesare Beccaria, “suçlar? koruman?n en belirgin yöntemi [sic], e?itim sisteminin mükemmelle?tirilmesinden geçer”, diye yazd?.[72] Bir zaman sonra, Horace Mann, “Okul, en ucuz polistir” diye aç?klad?.[73]
Yayg?n okullar?n, kendi yararl?l?klar?n? ispatlad?klar? anda, en zenginler, e?itim meselesine ?a??rt?c? bir ilgi duydular. Corenelius Vanderbilt, Ezra Cornell, James Duke ve Leland Standford, kendi adlar?n? ta??yan üniversiteler kurdular. Üniversitelerin amac?, Amerikan de?erlerini savunacak olan, ortalama adamlar? e?itmekti: ö?retmenleri, doktorlar?, avukatlar?, idarecileri, mühendisleri, teknikerleri, politikac?lar?. 1915 oldu?unda, Carnegie ve Rockefeller, kendi ba?lar?na, e?itim i?ine, devletten daha fazla para ödüyorlard?. “Bizim rüyalar?m?zda… insanlar, ?ekil verici kollar?m?za, mükemmel bir uysall?kla kendilerini b?rak?yorlar.”[74] Marvin Lazerson, kentsel e?itim sisteminin olu?umu hakk?nda, bu yüzy?l?n ba??nda ?öyle yazm??t?: “Geçici ve e?itilmemi? ö?retmenlerin rehberli?indeki, ilkesel olarak özerk ve dar görü?lü kurumlar?n tan?ms?z toplulu?unda ortaya ç?kan ?ey, genel özellikleri ülkenin her kö?esinde benzerlik gösteren ve genel görünü?ü profesyonel bir ?ekilde sertifikaland?r?lm?? ilgi gruplar?n?n, birle?tirilmi? bir sistemi olmu?tur.”[75] 1924’de, Massachusetts’deki en büyük yirmi ?ehrin on ikisinde, fakir çocuklar? e?itecek ve çocuk arac?l???yla, ebeveynlere, iyi birer ebeveyn olmalar?n? ö?retecek, anaokullar? vard?.[76] Friedrich Froebel, ilk anaokulunu, (ya da, daha düzgün bir ifadeyle, ilk çocuk bahçesini) 1837’de buldu ve anaokullar?n?n say?s?n?n artmas?, e?itimcilerin genç çocu?un ki?ili?ini daha iyi ?ekillendirmesini sa?lad?.[77] Yeni okul sistemi, aç?k bir ?ekilde, durdurulamaz ve geriye döndürülemezdi. “Sadece anlay?n?z”, diyordu Carnegie, “ne zaman ulusal hayat?n, ilk ufak çatlaklar?na dikkatlice bakarsak, politik kitlenin her türlü hastal?klar?na ?ifa olan bu ilaç –e?itim, e?itim, e?itim- ortaya ç?kt???n? görürüz.”[78] Direni? vard?, ama bu sürekli ortaya ç?k??? tehdit edebilmek için yeterli de?ildi. Mesela, Amerika’daki, ?rlandal? topluluk, e?itim sistemini, boykot etti ve Lowell, Massachusetts’deki bir okulu yakmaya çal??t?; ama zaman geçtikçe, çaylak polis memurlar? i?e al?nd?lar ve e?itim sistemi, bütün Birle?ik Devletlerde oldu?u gibi, yeniden i?ine devam etti.[79] Ebeveynler, ne zaman çocuklar?n? okula göndermeyi reddettilerse, ço?u zaman ceza paralar? ya da tutuklanma kararlar?yla kar?? kar??ya geldiler.
?lericilik hareketi (1890-1930), felsefi olarak, e?itimi, çocu?un ihtiyaçlar?na uydurmakla ilgilendi. Pratik olarak, bunun anlam?, kategorize etmek, gözlemlemek, test etmek ve çocu?u, tüzel kapitalizme kolayca geçirmek için kontrol alt?na almakt?.[80] E?itim, neredeyse dini bir ça?r?ya dönü?tü : “Her ö?retmen, kendisinin, toplumsal düzenin sa?lanmas? ve do?ru toplumsal büyümenin garantilenmesi için haz?rlanm?? bir toplumsal hizmetçi oldu?unu fark etmek zorundad?r. Bundan dolay?, ö?retmen, gerçek Tanr?’n?n peygamberidir ve Tanr?’n?n gerçek krall???n? getirendir” diye yazm??t? John Dewey.[81] Bu ifade, de?i?meceli olarak anla??ld???nda, Tanr?’n?n krall???n?n, kapitalizmin yeni bir dönemini yaratt??? söylenebilinir; her ne kadar Dewey kendisini bir sosyalist olarak tan?mlam?? olsa da. Politikaya yönelmek önemli olan noktay? kaç?rmak anlam?na gelir – toplumsal düzen, ‘bireyin kapsanmas?’, kendisi için ve kendisine ait bir hay?r oldu. Raymond E. Callahan, modern ö?renimdeki gerçek yap?sal de?i?imleri gözlemledi: 1900’larda, e?itimsel idaredeki i? de?erlerinin benimsenmesi ba?lad? ve 1930’da, idareciler kendilerini i? yöneticileri ya da ‘e?itim yöneticileri’ olarak gördüler. Muhasebe, finans, halkla ili?kiler ve i? merkezi gibi ilerlemeci okullara önem ithaf edilmi?ti. 1905’deki Ulusal E?itim Birli?i’nin toplant?s?nda, George H. Martin (Massachusetts’deki Devlet Mütevelli Heyetini Sekreteri), modern i? uygulamalar?yla kar??la?t?r?ld???nda, ‘e?itimsel i?levin, bilimsel olmayan, kaba ve beyhude’ oldu?unu belirtti. 1907’de, William C. Bagley, ‘okul tesisi’nin etkili bir ?ekilde uygulanmas?yla ilgilenen ‘S?n?f ?daresi’ adl? mecmuay? ç?kartt?. Okul komisyonlar?, gittikçe artan bir ?ekilde, i? adamlar?yla dolmu? ve daha faydal? ve kariyer-odakl? bir e?itimin gereklili?ini vurgulam??lard?.[82]
“Bilimsel ?dare’nin, bencil bir itkinin içinden ç?kart?p kurdu?unda ortaya ç?kandan daha yurtsever bir itki isteyemeyiz”, dedi Theodore Roosevelt, aç?k bir co?kunlukla.[83] Frederick Winslow Taylor (Bilimsel ?dare’yi geli?tiren), “Geçmi?te, en önce insan geliyordu; gelecekte ise, sistem önce gelmelidir” dedi?inde, kendi dü?üncelerinin önemini vurguluyordu. [84] Taylor, kendi dönemindeki çal??an en iyi endüstriyel idarenin, çal??an insan?n kendi giri?imini kendi eline almas? ve i?verenin, i?çiyi isteklendirmek ve üretken tutmak için özel bir yetki vermesi oldu?unu gördü. Taylor’?n, Bilimsel ?dare ya da görev yönetimi, i?verenin, daha etkili ve verimli bir ?ekilde çal??an i?çinin, kendi giri?imini, i?çilerin görevlerini çal??arak bulabilece?i, her insan?n i?inin unsuru için bir bilim olu?turabilece?i ve daha sonra, i?verenin kendisine göre en uygunu oldu?unu dü?ündü?ü görevler için i?çileri seçti?i ve geli?tirdi?i dü?üncesi üzerine kuruluydu. ??çileri, görev tan?mlar?n? çal??arak, belirli bir zaman içinde yapabilecekleri i?lere yerle?tirerek ve onlar?n geli?imlerini izleyerek, i?veren, yeni sorumluluklar al?r ve kendi faaliyetinin en etkili kullan?m?n? artt?r?r. Taylor, Bilimsel ?dare’nin, insanl?ktan ç?kar?c? unsurlar?na kay?ts?zd?; etkililikteki art???n, herkese daha büyük bir zenginlik getirece?ini hissetti ve ‘insanlar?n’ haklar? (ba?ka bir deyi?le, tüketiciler olan insanlar?n haklar?), onun için, i?çilerin ve i?verenlerin haklar?ndan daha önemliydi.[85] Bilimsel ?dare, eme?in, kendi itibari ve özerkli?inden geriye kalan parças? için, ölümü ça??ran -bugünün tüketim kültürünün h?zl? ak??? için bir önko?ul olan- ceza çan?n? çal?yordu.[86]
Böyle bir bilimsel yönetim için, i? dünyas?nda ve medyada, oldukça fazla heyecan vard?: Taylor’?n ilkelerini orduya, yasal görevlere, eve, aileye, ev i?lerine, kiliseye ve tabii ki, e?itime uygulamakla u?ra?an, popüler dergilerde, makaleler bas?ld?.[87] Taylor’?n fikirleri, “benimsenmi?, yorumlanm?? ve idareciler taraf?ndan uygulanm??t? ve en büyük etkisi, idare, idareci ve profesyonel idare e?itimi üzerine olmu?tu. Di?er etkileri ise, Amerikan e?itim sisteminde, ilkokuldan, üniversiteye kadar yay?ld?.”[88] New York Lise Ö?retmenleri Birli?i’ne sunulan, konu?man?n bir özeti, Bülten’de yay?nland?:
- [.] ‘Bilimsel Yönetim’in Amac? ve Önemi:
1.??çinin etkinli?ini artt?rmak, i.e., ç?rak/ö?renen
2. Ürünün kalitesini artt?rmak, i.e., ç?rak/ö?renen
3. Dolay?s?yla, ürünün ve de?erin miktar?n?, kapitalist için artt?rmak…[89]
Ba?ka bir geli?me, o bölgedeki okullarda, ba? denetmen olarak çal??an, William A. Wirt taraf?ndan, Gary, Indiana’da, 1908’de ba?layan, Gary Plan?’yd?. Gary Plan’?, bütün okul faaliyetleri devam ederken ve zil sesiyle, çocuklar s?n?flar?n? de?i?tirirlerken, di?er gruplar?n, toplant? odalar?n?, liseleri, dükkânlar?, laboratuarlar? ve oyun sahalar?n?, , s?n?flar? kullanmalar?n? ve gruplar ?eklinde ‘müfreze’ edilmi? çocuklar?n okul öznelerine döndürülmelerini kapsad?. Gary Plan’?, idarecilerin, ne kadar etkileyici olduklar?n?n görülmesine izin verdi. 1914’de, E?itim Federal Büro’su taraf?ndan onayland?ktan sonra, 1917’de, ayaklanmalar?n oldu?u New York’ta destek gördü: okullar kapat?ld? ve polis arabalar?n?n lastikleri kesildi ve üç yüz ö?renci (ço?u Yahudi olan) tutukland?. Buna ra?men, 1929’da, Gary Plan’? ya da çe?itli ?ekillerde de?i?tirilmi? sürümleri, 202 ?ehirdeki, 1,068 okulda yürürlükteydi. 1930’dan sonra, bu plan?n uygulan??? azald?, ama Wirt’in yenilikleri, genel ö?renim üzerinde silinemeyecek izler b?rakt?.[90]
Amerikan hayat?n?n özelle?mesiyle, e?itim alan?ndaki uzmanla?ma ortaya ç?kt?. John Taylor Gatto’nun da gözlemledi?i gibi, “Yirminci yüzy?ldan önce, yard?mc? yöneticilerin, koordinatörlerin, çe?itli bürokratik uzmanlar?n, herhangi bir parazit ordusu yoktu.”[91] Yönetici hiyerar?isinin, artan karma??kl??? ve tek tiple?tirilmi? s?navlar?n daha çok uygulanmalar?, ö?retmenlerin uyumlulu?unu sa?lad?. Edward Lee Thorndike’?n çal??mas?n?n göz önünde bulundurulmas?yla, Birinci Dünya Sava??’ndan ve Carnegie ?irketi’nin, bu çabaya üç milyon dolar ak?tmas?ndan sonra, tek tiple?tirilmi? s?nav yapma yöntemi, çok h?zl? bir ?ekilde artt?.[92] Dünya çap?nda, evrensel ilkokul e?itimi, ?kinci Dünya Sava?? sonras?nda, bütün hükümetlerin nihai amac? haline geldi. Ayr?ca bu yüzy?lda, lisans e?itimi, endüstrile?mi? ülkelerde, inan?lmaz bir geli?me kaydetti. Yüksek lisans e?itimi için ve bilimsel, mühendislik ve deneysel geli?im için daha ve daha fazla para harcan?yordu.[93] Amerika’daki ö?renim, art?k, güzelce ayarlanm?? insanlar?, hayatlar?n?n geri kalan?nda anlams?z i?lere yönlendiren, bir davran?? düzeltme makinesine benziyordu.[94] Ö?renim, insan kitleleri üretir, özerklik sahibi bireyler de?il. Ö?renim makinesinin, bireysel k?s?mlar?n?n, artik önemi yoktur. Marcuse’un, One-Dimensional Man adl? kitab?nda da belirtti?i gibi, teknoloji, toplumsal kontrolün yeni ?ekillerini kurumsalla?t?rmaya hizmet etti.[95] Kendi bilincimiz, her taraftan, kitlesel bir medya taraf?ndan çevrilmi? durumda ve bu modern ba?lamda, ö?renim, herhangi bir klasik idealin hizmetinde olmayan, bilgi kullan?m?yla çal??an bir propaganda tekni?ine dönü?mü? durumdad?r. Jacques Ellul, modern propaganda hakk?nda, Propaganda: ?nsan Tutumlar?n?n Olu?umu’nu yazarken, her ?eyden önce, onun, ortak duygular? ve mitleri payla?an bir kitlenin üyeleri olarak bireyleri yaratan kitlesel meydan?n üzerinde in?a edilmi? teknolojik toplum metotlar?n?n bir kümesi oldu?unu vurgulad?. Ellul, bütün propagandalar?n aç?kça politik olmad???n? da vurgulad?. Ö?renim, bireyi toplumsal bir gruba sokmaya yönelmi?, bir çe?it sosyolojik bir propagandad?r.[96] Ö?renciler ?a?k?n ?a?k?n bir s?n?ftan di?erine, bir kutudan di?erine giderlerken, bir toplumsal kontrol tekni?i olarak ö?renim kendisini olu?turmakla me?gul olur. Ve solcular, insanlar?n, insan kitlelerinin, daha iyi e?itilmesini v?z?ldarlarken, var olan toplumsal ve ekonomik olu?umlar?n yeniden üretilmesinde ne kadar önemli bir rol oynad?klar?n?n fark?nda de?iller.
III
Ö?renim Kuramlar?
“Ö?renci yanl?? davrand???nda, neden ö?retmen dövülmesin?” – Sinop’lu Diyogen
Ö?renim yararl? bir ?ey olarak görülür. E?itimli olmayanlar, tam anlam?yla i?levsel olabilme, tam anlam?yla insan olabilme kapasitelerinden bir ?eyleri eksik olanlar olarak görülürler. Plato’dan, Comenius’a ve Kant’a kadar, insanl?k, gençli?in üzerine yüklenmi? bir ?ey olarak görüldü. Solcular?n en favori ismi, Paolo Freire bile, kitleleri daha da insanc?lla?t?ran, “insanc?lla?m?? bir pedagojiye” inan?r.[97] Orduya daha az, okullara daha fazla para harcamam?z gerekiyor, diyor ilerlemeciler. Onlar?n, ulus-devletle özde?le?tirmeleri (“biz”), düpedüz bir hazinlik öyküsüdür. “?nsanc?ll?k”, solu ve sa?? s?r?ls?klam etti, sersemle?tirdi: herkes, daha iyi bir insanl?k, daha iyi bir gelecek için, kendisini bast?rmaya çabal?yor. Aynen George Bush gibi, ilerlemeciler de, geriye bir tek çocuk bile b?rakmak istemiyorlar.[98]
?branicede, “ö?renim” ve “cezaland?rma” için bir tek kelime var.[99] Eski dünyan?n, güçlü adamlar?, ö?renimin neyi kapsad??? hakk?nda emindiler. Bugün, ö?renimin toplum içindeki öneminin aç??a ç?kart?lmas? bir zorunluluktur. Otoriteye teslimiyet, ö?renimin amac?d?r. Otoriteler taraf?ndan kullan?lan güç -ödüllendirmek ve cezaland?rmak için, dü?üncenin ve aktivitenin istenilen ?ablonlar?na, bireyi al??t?rmak- bireyi, hiyerar?ik toplumsal bir düzene eklemlemeye çal???r. On dokuzuncu yüzy?l hapishanesinin ve ilerici okullar?n yeniden yap?land?r?lmas?n? savunanlar, bu eklemleme i?levinin daha da etkileyici olmas? ve etkilerinde daha da bütünsel olmas? için çal??t?lar. Her iki grupta insanc?ld?, çünkü bireyi, toplumsal ko?ullar?n yeni bir kümesine, daha uyumlu hale getirmek istediler (aç?kças?, çok yararl? ve önemli bir hizmet sundular); toplumun yeni bir ?ekle bürünmesi gerekti, onun, yeniden ?ekillendirilmesi gerekiyordu. Toplum, as?l aktördür ve bireyler yaln?zca cevap verirler. Bu aç?k cümleyi anlamayanlar için, “toplum,” idari ve yasal hükümleri verebilme gücüne sahip olanlar olarak tan?mlanabilinir. Bireyler, var olan toplumsal ko?ullara kendilerini teslim edebildikleri ve güç ko?ullar?n? ellerinde tutanlar? etkileyebildikleri ölçüde, “toplum”un birer parças? olarak hareket edebilirler. John Dewey’nin de tan?mlad??? gibi, “e?itimle birlikte, toplum kendi amaçlar?n? formüle edebilir, kendi amaçlar?n? ve kaynaklar?n? organize edebilir ve ilerlemek istedi?i do?rultuda, kendisini kesin bir eminlilikle ve ekonomik bir belirlilikle ?ekillendirebilir.”[100]
?lk bak??ta, Dewey’in toplumun gitti?i yönü belirledi?i dü?ünebilinir ama asl?nda toplumun kendisini e?itim arac?yla ?ekillendirdi?ini, dolay?s?yla da ba?ka herhangi bir ?eyi belirlemedi?ini söyler. Ba?ka bir deyi?le, ö?renim, toplumun kulland??? bir tekniktir. Böyle bir do?ruculuktan dolay? onu suçlayamay?z. Durkheim, e?itim, “toplumun görüntüsüdür ve yans?mas?d?r. ?kincisini, k?salt?lm?? bir ?ekilde taklit eder ve yeniden üretir. Kendisi, asl?nda bir ?ey yaratmaz,” demi?ti.[101] E?itimciler, toplumdaki de?i?imlere cevap verirler ve verdikleri ö?renimin gerekli ürünleri üretti?ini dü?ünürler. 1920’nin bir Harvard konu?mas?nda, George S. Counts ?öyle demi?ti: “Buras?, endüstriyel medeniyeti de?erlendirme yeri de?ildir… E?itimin, endüstriyel medeniyetle uyumlu hale gelmesi ve yeniça?daki görevlerini ke?fetmesi gerekir.”[102] E?itimciler, endüstriyel s?n?rland?rmalar içinde, gerekli olan güçlerin, otoriteleri ve köleleri (aynen Yunanl? pedagoglar gibi) olarak kendi toplumsal rollerinin s?n?rland?rmalar?yla çal???rlar. E?itimciler, sorgusuz sualsiz, okullar?n, toplum içinde olumlu bir görev yürüttüklerine inand?klar?na göre, yeniden yap?land?rma için gerekli olan bütün fikirlerin ve ö?renim ile ili?kili bütün kuramlar?n, okullar?n yararl? yerler oldu?una ait görü?ü güçlendirmeleri oldukça olas?.[103]
Ö?renimin modern kuramlar?, ilerlemenin toplumsal bir idealine ba?l?d?r. Asl?nda, bu ideal, teknolojinin geri dönülemez oldu?u ve yeniden yap?land?rman?n, kurumsal yap?lar? ve toplumsal ili?kileri bir arada tuttu?u ölçüde ve de kendisini kurdu?u kadar?yla, tutucu bir idealdir. Olaylar de?i?tikleri ölçüde ayn? kal?rlar. Okullar kararl? bir ?ekilde geni?liyorlar (ilerliyor) ve büyümeyle yeniden yap?lan?yorlar.[104] Modern endüstrinin teknik zemini, tarihsel ilerlemenin çizgisel modeli içinde, Marksist anlamda bir devrimci olarak, bizi devrime daha da yak?nla?t?racakt?r, ama bu gerçekten devrim midir? Marks’?n kendisinin, devrimcilerin as?l “tehlikeli karakter”ini, “buhar, elektrik ve kendi kendisine hareket eden makine” olarak tan?mlam??t?.[105] Teknolojiye böyle bir karakter atfetmek, kendi teknolojik toplumumuzla, asi bir k?r?lma ihtiyac?na dayanan ve bu teknolojik toplumumuzla, az ya da çok uyu?mayan bir dikkatsizliktir. Marks’?n dikkatsizli?i, üretken ayg?tlarla ve onu üreten kapitalist sistem aras?ndaki ili?kiyi yeterince ili?kilendirememesinden ve Sermaye’nin evcille?tirici görevini tam anlam?yla fark edememesinden kaynaklan?r. Jacques Camette’in ve Fredy Perlman’?n yaz?lar?, bu konular? açmak için mükemmeldirler. Birçok aç?dan, fabrika sisteminin ço?almas?, zorunlu ö?renime kar?? direni?le paralel bir görüntü verir. Belli bir özerkli?in kaybedilmesi, yeni ve zoraki bir tehdit olarak görüldü?ü dönemde, direni?in ve sabotaj?n radikal faaliyetleri oldukça yayg?nd?. Endüstriyel sistem(gerici bir ahlakla birlikte), sendika pazarl??? ve politik yeniden yap?land?r?lman?n kurumsal kanallarla daha kolay bir ?ekilde iyile?tirilmesi için direni?e izin verilmesi, sömürülmü? olanlar?n evcille?tirilmesine hizmet etti. Fabrika de?erleri olarak görünenler, okul de?erleri olarak görünenlerle ayn? ?eylerdi. Bu de?erleri içselle?tiren rahats?zl?klar, bask?c? ayg?t?n, yok edilmesini de?il, üstün körü düzeltilmesini sa?lad?.
Ö?renimin modern kuramlar?n?n, Rousseau ile ba?lad??? söylenebilinir. Rousseau, medeniyeti bir çe?it hata olarak gördü ama gene de ona kar?? ç?kmad?. Ona göre, toplumun kendisi kötülü?ün nedeniydi. Ama ö?retmenleri, bu ‘kötülük’ün bir parças? olarak görmedi ve sonuç olarak, ö?retmenlere, ö?rencilerini, en do?ru ?ekilde kontrol etmeleri için, de?er biçilemeyen ve do?ru oldu?unu dü?ündü?ü ö?ütler verdi. “Ö?rencilerinizi daha da yak?ndan çal??arak ba?lay?n e?itime, çünkü muhtemelen onlar? henüz tan?m?yorsunuz ” diye yazd?.[106] Rousseau ö?retmenlerin, ö?rencilerini kontrol etmeleri yönünde ?öyle de bir ö?üt vermi?ti : “Her zaman kontrol edildi?ini, kendisine [ö?renciye] hissettirin ama kontrol edenin siz [ö?retmen] oldu?unu unutmay?n. Özgürlü?ün görünümünü olu?turan, o kadar da mükemmel bir hüküm yoktur.”[107] Bu cümle, modern ö?renimin felsefesini çok iyi aç?kl?yor. Ö?retmenin, kurumsal otoritesi bir veridir. As?l soru, ö?retmenin bu otoriteyi nas?l kulland???yla ili?kilidir. Rousseau mükemmel bir cevap verdi. Özgürlük ve ba??ms?zl?k, otoritelerin kurdu?u s?n?rlar?n içinde tan?mland??? sürece, böyle bir tan?mlaman?n, ö?rencinin özgürlü?ünü ve ba??ms?zl???n? olu?turdu?unu söylemek mant?kl?d?r. B.F. Skinner’in da Rousseau’yu onaylayarak söyledi?i biçimiyle, Rousseau “olumlay?c? onaylaman?n gücünden korkmad?.”[108] B.F. Skinner, yirminci yüzy?l?n, en etkileyici davran?? psikologlar?ndan birisidir. Onun en çok ilgilendi?i ?ey, -e?er, herkes etkinliliklerinin, özgürlüklerinden daha de?erli oldu?una inan?rlarsa, dünyan?n bütün sorunlar?n?n çözülece?ine inanmas?- insan davran???n?n kontrollülü?ü ve de?i?imiydi.
B,F, Skinner’in, Beyond Freedom and Dignity adl? kitabi, sa?lam bir bilimsel incelemedir – fakat Nietzsche’nin Beyond Good and Evil kitab?yla kar??la?t?r?ld?


Leave a Reply