bela p.’nin notu: yaz? cyberzenarchy blogundan buraya aktar?ld?, orjinal linki: http://cyberzenarchy.wordpress.com/2010/09/08/ogrenci-hayatinin-yoksunlugu-uzerine/
On the Poverty of Student Life: considered in its economic, political, psychological, sexual, and particularly intellectual aspects, and a modest proposal for its remedy
by U.N.E.F. Strasbourg
Çeviri için Ça?r? Kasap’a te?ekkür ederiz.
UNDERGROUND POETIX’in 2010 K?? say?s?nda yer darl???ndan dolay? yer veremeyece?imiz bu önemli metni burada da yay?nlaman?n faydal? olaca??na inan?yoruz.
Ekonomik, politik, psikolojik, cinsel ve k?smen entelektüel unsurlar? göz önünde bulundurularak ve durumunun iyile?mesi için mütevaz? bir öneri sunularak
U.N.E.F. Strasbourg taraf?ndan haz?rlanm??t?r.
?lk defa 1966’da Strasbourg Üniversitesi’nde, üniversite ö?rencileri ve Internationale Situationniste üyeleri taraf?ndan yay?nlanm??t?r.
Ö?renci sendikas?na seçilmi? olan bir kaç ö?renci, üniversitenin bütçesinden ayr?lan parayla, bu metnin, 10,000 kopyas?n? yay?nlad?. Kopyalar, resmi törende, ö?retim y?l?n?n ba?lad??? ilan edilirken da??t?ld?. Daha sonra, ö?renci sendikas?, acilen mahkeme karar?yla kapat?ld?. Hâkimin hülasas? burada yeniden belirtilmi?tir.
Gayet düzgün bir ?ekilde söyleyebiliriz ve ku?kusuz hiç kimse de itiraz edemeyecektir ki, rahip ve polis hariç, Fransa’daki ö?renci, evrensel olarak en hor görülen yarat?kt?r. Do?al olarak, hâkim ideolojinin aldat?c? nedenleriyle, genellikle yanl?? bir bak?? aç?s?ndan sald?r?lm?? bir yarat?kt?r o. Ö?rencinin durumu, a?a??lanm?? bir devrimciyle e? görülebilinir, fakat onun durumunun devrimci bir ele?tirisi, halen resmi Sol için bir tabu durumundad?r. Kapitalizm’in lisansl? ve aciz kar??tlar?, bariz olan? bast?r?rlar – ö?rencilerle ilgili yanl?? olan ?ey, kendileri içinde yanl??t?r. Kendi bilinçd??? a?a??lamalar?n?, korla?m?? bir ?evke çevirirler. Radikal entelektüel dünya, (Les Temps Modernes’den L’Express’e kadar) kendisini, ‘ö?rencinin yükseli?i’ diye tabir edilen hareketin önünde ve Sol’un alçalan bürokrasileri, (‘Komünist’ partiden, Ö?rencilerin Stalinist Milli Sendikas?’na kadar) alt?nda bitkin hale dü?erler ve ö?rencinin durumunun ?iddetli bir ahlaki ve maddesel deste?ini salmaya çal???rlar.
Bu ac?l? ?evk için çe?itli nedenler var, ama hepsi, ?u andaki a??r? geli?mi? haliyle, kapitalizm taraf?ndan sunuluyor. Bu bildiriyi bu durumu k?namak için kullanaca??z. Bu nedenleri, yabanc?la?man?n sonunun, yabanc?la?man?n kendisinin nedenlerini, yabanc?la?man?n kendisinin, düzgün ve dar bir ?ekilde ortaya ç?kard??? ilkesine dayanarak, tek tek ortaya koyaca??z.
?imdiye kadar, ö?renci hayat?na ait çal??malar gerçek nedenleri göz ard? etti. Yap?lan bütün analizler ve ara?t?rmalar, ya psikolojik, ya sosyolojik ya da ekonomik: ba?ka bir deyi?le, hepsi, belirli ya da ba?ka türlü bir uzmanla?man?n yanl?? kategorileriyle uyum içindeki akademik çal??malar. Hiç biri, en çok ihtiyaç duyulan yan?t?
-modern toplumun bir bütün olarak görünümü yan?t?n?- veremiyor. Foruier, çok uzun zaman önce, kendi hatalar?n?, bilimin temel varsay?mlar?n?, onun kanunlar? olarak uygulamaya çal??mak olarak aç?klad?. (“hiç durmadan ba?lang?çtaki sorular? gö?üslemek”). ?ki temel ilkesinin -mülkün ve gösterinin- do?as? hakk?nda, toplumumuzun kendisi hakk?nda, kendisinin ne oldu?u d???nda ba?ka her ?ey söylendi. Gerçeklerin feti?izmi, gerekli kategoriyi gizliyor ve detaylar, bütünselli?i, unutkanl??a teslim ediyor.
Modern kapitalizm ve ‘gösteri’si, herkese, genel bir hareketsizlik içinde belirli bir rol verir. Ö?renci de bu kural?n d???nda de?ildir. Ö?rencinin oynan?lacak olan geçici bir rolü vard?r, gerisi kadar tutucu olan pazar toplumundaki bir unsur olarak son rolü için bir provad?r bu. Ö?renci olmak, bir ?eylere ba?laman?n bir ?eklidir. Tuhaf bir belirlilikle, daha ilkel toplumlar?n ayinlerini ça?r??t?ran bir ba?lama durumudur. Bu ça?r???m, toplumsal gerçeklikten kopmu? olarak tarihin d???nda olu?ur. Ö?renci, ?imdiye ait durumu ve gelecekteki rolü aras?nda konumlanm?? olan iki hayat? birden sürer. Her ikisi de, mutlak bir çizgiyle birbirinden ayr?l?r ve birisinden di?erine giden yolculuk, ‘gelecekte olacak olan’ mekanik bir olayd?r. Bu arada, gelecekten saklanmak için ba?lang?çtaki o grubunun içine s???narak, ?izofren bir bilincin tad?n? ç?kar?r. Tarihten kurtar?lm?? bir ?ekilde, ?imdiki zaman, gizemli bir hipnoz halidir.
En az?ndan bilinçliyken, ö?renci, ‘ekonomik hayat’?n resmi gerçeklerinden ayr? bir ?ekilde var olabilir. Ama çok basit nedenlerden dolay?: ekonomik bir düzeyde bak?lacak olunursa, ö?renci hayat? oldukça zordur. Bolluk içinde yüzen toplumumuza bakt???m?zda, o halen bir fakirdir. Ö?rencilerin yüzde sekseni, gelir düzeyi i?çi s?n?f?ndan daha da dü?ük olan s?n?flardan gelir ve de yüzde doksan?n?n, en basit i?çiden bile daha az paras? vard?r. Ö?renci fakirli?i, bir tarih hatas?d?r, kapitalizmin erken döneminden gelen bir fikirdir; ö?renci fakirli?i, gösteri?li toplumlar?n yeni fakirliklerini payla?maz; onun, yeni i?çi s?n?f?n?n, yeni bir fakirli?ini olu?turmas? gerekir. Günümüzdeki gençlik, önyarg?lar? ve ailenin otoritesini, kendisi bir yeti?kin haline gelmeden bile daha önce, pazar?n bir parças? haline gelmek için birbirine kar??t?r?r: daha on be? ya??nda, sömürülmek için gerekli olan bütün lezzetleri, içinde bar?nd?r?r. Buna kar??l?k, ö?renci, kendi uzat?lm?? çocuklu?una, sorumsuz ve evcil bir cennet olarak g?pta eder. Yeti?kinlik ve sanc?lar?, aile ile durumsal ili?kiler gerektirebilir, ama meselenin özünde, ö?renci, problemsiz de?ildir: e?itimini sa?layan kurumlar taraf?ndan bir bebek gibi davran?lmay? kabul eder. (E?er k?ç?n? delmeyi bir an için bile b?rak?rlarsa, bunun nedeni, geriye dönüp, ta?aklar?n? parçalamak içindir).
“Herhangi bir ö?renci problemi yoktur”. Ö?renci hareketsizli?i, genel hareketlerin en bariz belirtisidir, sosyal hayat?n her unsuru, benzer bir emperyalizm taraf?ndan alt edilir.
Bizim sosyal dü?ünürlerimizin ö?renci sorunlar? hakk?nda kötü vicdanlar? vard?r, ama asl?nda, gerçek problem, fakirlik ve her ?eyin kölele?tirilmesidir. Ö?rencileri ve onlar?n bütün dertlerini görmezden gelmek için çok farkl? nedenlerimiz var. As?l affedilemez olan ö?rencinin fakirli?i de?il, ötekilerin zavall?l??? kar??s?ndaki lütfudur. Ö?renci için, gerçek olan sadece bir tek yabanc?la?ma vard?r: kendisininki. Bu yabanc?la?ma, mülkün tam zamanl? ve mutlu tüketicisi olmas?ndan kaynakl?d?r, ö?renci, ilgimizi çekemeyece?inden dolay?, en az?ndan, ac?ma duygumuzu ortaya ç?karmay? umut eder. Modern kapitalizmin mant???yla, birçok ö?renci sadece katk?s?z petits cadresi olabilirler (aynen on dokuzuncu yüzy?ldaki yetenekli vas?fl? i?çinin, neo-kapitalizm içinde ayn? rolü payla?mas? gibi). Asl?nda, ö?renci, ?imdinin utan?lacak fakirli?inin yarat?lmas?n?n gereklili?ini bekleyen, o alt?n gelece?in, ne kadar rezil oldu?unu bilir. Bu bilginin kar??s?nda, ?imdiki zamana ba?l? kalmay? tercih eder ve kendisi için hayali bir sayg?nl?k icat eder. Her ?eyin ötesinde, ?imdinin monotonlu?u için, herhangi bir büyülü öde?me olmayacak: yar?n, bu ?a?k?nlar?, tozlu bir ölüme göndererek, aynen dünkü gibi olacak. ??te bu yüzden, ö?renci, do?al olmayan bir ?ekilde, gerçekd??? bir ?imdiye s???n?r.
Ö?renci stoac? bir köledir: otorite onun üstünde daha büyük bir bask? kurdukça, o, kendi fantezi dünyas?nda daha da özgürle?ir. O kendi yeni ailesiyle, Üniversite’yle, ?a??rt?c? bir çe?it otonomiye ait bir inanç payla??r. Gerçek ba??ms?zl?k, bariz olarak, sosyal kontrolün iki adet en güçlü sistemine dolays?z bir itaat içinde kal?r: aile ve devlet. O, bunlar?n, en do?ru davran??l? ve minnettar çocu?udur ve gerçekten itaatkâr bir çocuk gibi, onlar? mutlu k?lmak için a??r? gayret sarf eder. Sistemin bütün de?erlerini ve ?a??rtmacalar?n? kutlar, bir süt bebe?inin heyecan?yla onlar? a??r? ?ekilde tüketir. Bir kere, eski yan?lsamalar?n, i?in aristokrasisi üzerine dayat?lmas? gerekir; petits-cadres olma yolundakiler, onlar?, kültürün gölgesi alt?nda bilinçli bir ?ekilde sindirirler.
Fakirlikle öde?mek için çe?itli ?ekiller vard?r. Eski toplumlar?n, toplam fakirlikleri, dinle yap?lan o büyük öde?meyi yaratt?. Bu durumun tam tersi olarak, ö?renci fakirli?i s?ra d??? bir olayd?r ve hâkim s?n?f?n en a?a??daki görüntüleri aras?ndaki öde?meleri yaratmak için etrafta dolan?r durur. O, yabanc?la?m?? bir kültürün eski ?akalar?n? tamir eden bir belad?r. Bir ideoloji olarak bile, her zaman gündem d???d?r. Son olarak, onun en sonuncu heyecanlanmalar?, otuz sene öncesindeki saçma sapan ?eyler olarak alg?land?.
Bir zamanlar, üniversiteler sayg? görüyordu; ö?renci de orada bulundu?undan dolay? bir ayr?cal?k hissediyordu. Ama oraya çok geç vard?. Burjuva kültürünün geçmi?teki mükemmelli?i (bundan kastetti?imiz, Sorbonne’den ya da Ecole Normale Superieure’den daha ziyade, Hegel’in ya da Ansiklopediciler’in kültürü) ortadan kalkt?. Mekanik bir ?ekilde üretilmi? olan uzmanlar, ?u anda, ‘e?itim sistem’inin amaçlar?n?n yerini alm??lard?r. Modern bir ekonomik sistem, e?itimi olmayan ve dü?ünebilme yetileri bulunmayan ö?rencilerin kitlesel olarak üretilmelerini ister. Üniversitelerin çökü?ü ve ö?rencinin onun mekânlar?na girdi?i andaki otomatik yok olu?u, i?te bu yüzdendir. Üniversite, cahilli?in propagandas?n? yayan bir toplulu?a dönü?mü? durumda art?k; ‘yüksek kültür’, üretim çizgisinin ritmini eline geçirdi; ko?ulsuz olarak, üniversite hocalar?, zekâ özürlü, okul çocuklar?n?n ya da izleyicilerinin, her zaman dikkatini çekebilecek adamlara dönü?tüler. Ama bunlar?n çok az bir anlam? vard?r: önemli olan sayg?l? bir ?ekilde dinlemeye devam etmektir. Zaman içinde, e?er ele?tirel dü?ünce, yeterli vicdan ile bast?r?l?rsa, ö?renci bilginin kâ??t helvas?n?n bir parças? olmaya ba?lar ve profesör, ona dünyan?n son gerçeklerini anlatmaya ba?lar. O ana kadar -ruhun bir menopozudur ya?anan. Do?al olarak, gelece?in devrimci toplumu, teatral ö?retileri ve hocalar?n yapt?r?mlar?n?, kat???ks?z bir gürültü -toplumsal olarak istenilmeyen- olarak d??layacakt?r. Ö?rencinin kendisi, zaten yeterince kötü bir ?akad?r.
Ö?renci bariz olarak görünen olana kar?? kördür –onun o kapal? dünyas? bile de?i?mektedir. ‘Üniversitenin krizi’, -modern kapitalizmin genel krizinin o detay?- uzmanlar?n sa??r-kör diyaloglar? için en taze samand?r. Bu ‘kriz’i anlamak kolayd?r: üretim ili?kilerindeki genel bir de?i?ime (çok geç) ayarlanm?? olan uzmanla?m?? bir sektörün zorluklar?. Liberal burjuva üniversitesinin, bir zamanlar bir görünümü vard? – ideolojik olan. Ama kendi toplumsal taban? yok oldukça, bu görünüm s?k?c? bir hal almaya ba?lad?. Kapitalizmin serbest-ticaret ça??nda, ‘liberal’ devlet, kendisinin s?ra d??? özgürlüklerini terk edince, üniversite halen kendisinin ba??ms?z bir güç oldu?unu dü?ünüyordu. Tabii ki, üniversite, o toplumun ihtiyaçlar?n?n sade ve dar bir ürünüydü –özel olarak, ayr?cal?kl? bir az?nl??a, hâkim s?n?flara dâhil olmadan önce, yeterli bir genel kültür verme ihtiyac?n?n ürünüydü (üniversiteye gitmek s?n?f s?n?rland?rmalar?ndan sapmak anlam?na gelmez). Ama özlemli ö?retim üyesinin tatl? ac?l??? (hiç kimse on dokuzuncu yüzy?l liberalizmi ad?na konu?maya art?k cesaret edemiyor; bu yüzden art?k, orta ça??n ‘serbest’ ve ‘popüler’ üniversiteleri –‘liberal’in demokrasisi- an?msamas?n? yarat?yorlar) anla??labilinir: her ?eyin ötesinde, büyük burjuvazinin taz?s? olmak, dünyan?n beyaz yakal?lar?n?n çoban köpe?i olmaktan daha iyidir. Önceliklerin arkas?nda durmak, ‘planl? ekonomi’nin k?rbaçlar?na göre, onlar?n verilmi? fabrikalar?n? ve bürolar?n? talan etmekten daha iyidir. Üniversite, oldukça kolay bir ?ekilde, teknokrasinin ve gösterisinin en dürüst k?r?c?s? oluyor. Bu süreçte, akademik Sa?’?n püritenleri, ac?nas? bir yan gösterim haline geliyor, kendi ‘evrensel’ kültürel mallar?n?, uzmanlar?n ?a?k?na dönmü? izleyicilerine sunarak.
Ayn? zamanda, Sol’un ilericileri ve Ö?renciler Sendikas?, ‘Üniversite yap?s?n?n yeniden yap?land?r?lmas?’ ve ‘Üniversite’nin sosyal ve ekonomik hayata yeniden kazand?r?lmas?’ – i.e. modern kapitalizmin ihtiyaçlar?na uygun hale getirilmesi– hakk?ndaki laflar?yla, ciddi ve dolay?s?yla da daha tehlikeliler. Genel kültürün hâkim s?n?flara bir defal?k eklemlenmesini sa?layanlar?n, her ne kadar eski sayg?nl?klar?n? koruyor olsalar da, yeni bir i? aristokrasinin güç-evine dönü?türülmeleri gerekiyor. ?lerlemeciler, pazar?n ihtiyaçlar? için, göreceli bir otonomiye sahip olan en sonuncu toplumsal gruplar? ezen tarihsel i?leyi?i ortaya koymaktan daha ziyade, ertelemelerden ve bütünlü?ündeki i?levsizlikten ?ikâyet ederler. Onlar, gelece?in sibernetik üniversitesinin (o çirkin kafas?n? baz? benzersiz kö?elere çoktan sokmu? olan üniversitenin) standart-belirleyicileridirler. ??te as?l dü?man onlard?rlar: pazar?n hâkimiyetine kar?? sava?an, a??rba?l?l?kla yeniden kurulan pazar?n en yeni dalkavuklar?na kar?? kavgay? araçla?t?ranlar.
Ö?renci için, bu çat??ma, kendi efendilerinin cennetsel dünyas?nda bir yerlerde, tamamen kendi kafas?n?n üstünde gerçekle?ir. Hayat?n?n tamam?n?, kendisinin kontrolünün d???nda ve dünyada gördü?üne dayanarak, tamamen ba?ka bir dünyada oldu?u söylenilebilinir. A??r? ekonomik fakirli?i, onu, hayat? idame etmenin önemsizli?ine hapis eder. Ama halinden memnun bir yarat?k olmas?ndan dolay?, s?radan yoksullu?unu, orijinal bir hayat tarz?ym?? gibi ya?ar: rahat?na dü?kün bir ?ekilde, bir Bohem olarak ya?ar. Bohem ya?am çözümü, en iyi zamanlarda bile zar zor ya?an?l?r ve de üniversite ortam?yla nihai ve tamamlanm?? bir kopu? olmadan elde edilebilece?i fikriyat? zar zor dü?ünülebilinir. Ama Bohem ö?renci (ve her ö?renci, kalbinin derinliklerinde bir Bohem olarak ya??yormu? gibi davranmay? sever) kendisinin yanl?? ve a?a??lanm?? bireysel ba?kald?r???na sad?k kal?r. Çok ‘eksantrik’ oldu?undan dolay? -Reich’in mükemmel derslerinden otuz sene sonra- s?n?fsal toplumun genel ili?kilerini bu seviyede yeniden üreterek, erotik davran???n geleneksel ?ekilleriyle e?lenmeye devam eder. Cinselli?in mesele oldu?u yerde, önceki mahalli bayanlardan daha fazla numaralar ö?rendik. Onun, daha sonra ortaya ç?kacak olan iyi sebepler için yaratt???, bir-kalabal???-kirala militanl???, asl?nda her yerde var olabilmesinin bir unsurudur.
Buna ra?men, ö?rencinin eski moda fakirli?i, onu potansiyel bir avantaj?n dünyas?na sokar -e?er görebilirse tabii ki. Onun s?ra d??? özgürlükleri, gösterinin kitlesel kontrolünden kaçan küçük bir özgürlük alan? vard?r. De?i?ebilen çal??ma-saatleri ona bir macera ve deneyim sunar. Ama ceza ve özgürlük için olan tutkusu, ona, bir ölüm korkusu verir: kendisini, düzgün-ceketli, ders s?n?flar?n?n zaman-mekân?nda ve haftal?k ‘yaz? ödevleri’nde daha güvenli hisseder. Kendisinin ‘iyili?i’ için kurgulanm?? olan bu aç?k hapishanede oldukça mutludur ve her ne kadar, di?er birçok insan gibi, i? ve bos zaman? ay?rmaya ko?ullanmam?? olsa da, kendi s?n?rlar? içinde bunu yapar -ikiyüzlü bir ?ekilde bütün a?a??lanmas?n?, çal??kanl?k ve gri adamlar için ilan etmi? olsa da. Mümkün olan her çeli?kiyi kucaklar ve ‘ileti?imin zorluklar?’ hakk?nda, dinsel, sanatsal ve politik bir hizipten kopan d??k?sal bir s?cakl?kla, karanl?k bir ?ekilde m?r?ldan?r.
Kendisi taraf?ndan seçilmi? olan depresyonuyla, bast?r?lman?n avant-garde’i ile kurulmu? olan psikiyatrlar?n yard?mc? polis güçlerine kendisini teslim eder. Üniversitenin zihin klinikleri, bunlar?, ö?renci sendikala?mas? ve toplumsal ilerleme için büyük bir zafer olarak gören, ö?renci yard?mla?ma örgütleri taraf?ndan yürütülür. Coertes’in keskin ni?anc?lar?n? selamlamak için ko?an ve daha sonra ?im?e?i neyin yapt???n? ve insanlar?n neden dü?tü?ünü merak eden Aztec’ler gibi, ö?rencilerde, kendi ‘problem’leriyle, psiko-polis merkezlerine ak?n ederler.
Kendi hayat?n?n gerçek fakirli?i, kendi acil ve fantastik öde?mesini, kültürel mülklerin afyonunda bulur. Kültürel gösteride, kendisini görev bilinçli yamak rolüne büründürür. Her ne kadar üretim-noktas?na yak?n olsa da, Dü?üncenin Tap?na??’na eri?imi yasakt?r, ‘modern kültürü’, ilham verici bir izleyici olarak ke?fetmekle yükümlüdür. Sanat ölmü?tür ama ö?renci bir ölü-sevicidir. Cine-club ve tiyatrolardaki o cesede bakar, onun bal?k-parmaklar?n? kültürel süpermarketten al?r. Onu, ko?ulsuzca tüketerek, kendi özelliklerini bulur: ö?renci, Amerikan Pazar ara?t?rmas?n?n baya??l???n?n canl? kan?t?d?r: göze batan bir tüketici olarak, X Markas? (mesela Camus), onun için ikna ettirilmi? ak?ld??? bir tercihtir ve Y Markas?’na (muhtemelen Satre) kar?? ak?ld??? bir önyarg?yla yakla??r.
Gerçek tutkulara dayan?kl? olan anemik tanr?lar? aras?nda, amaçs?z bir cennetin y?ld?zlar? aras?nda geçici ama tatl? bir hissiyat arar: Althusser – Garaudy-Barthes – Picard –Lefebvre – Levi-Strauss- Halliday-deChardin – Brassens… ve yanl?? problemler yaratarak gerçek problemleri gizlemek üzere programlanm?? muzaffer teolojileri aras?nda: insanl?k – varolu?çuluk – bilimsellik – yap?salc?l?k – sibernetizm – yeni ele?tirisellik – do?asall???n-diyalekti?i – meta-felsefecilik…
E?er en yeni sanatsal faaliyetleri anlam??sa, bir avant-garde oldu?una inan?r. ‘Modernite’yi, pazar?n, en moda-d??? kalm?? (ama bir zamanlar önemli olan) fikirlerinin yapmac?k bir sürümünün üretildi?i h?zda ke?feder; onun için, her tekrarlama kültürel bir devrimdir. Onun ba?l?ca derdi sayg?nl?kt?r ve hevesli bir ?ekilde, kitle kültürünün kitapevlerini doldurdu?u, önemli ve ‘zor’ metinlerin karton kapakl? sürümlerini kar??t?r?r. (E?er ki?isel-sayg?n?n ya da sa?duyunun bir zerresini bar?nd?r?yorsa, onlar? çalar. Ama hay?r: dikkat çekici tüketiciler her zaman paray? öderler!) Maalesef, o okuyamaz, dolay?s?yla onlar? yüzeysel bir bak??la tarar ve arkada?lar?n?n bak??lar?yla vekâleten e?lenir. O, ba?kalar? taraf?ndan yönlendirilen bir röntgencidir.
En sevdi?i okuma nesnesi, amac?, kültürel hiçbir ?ey kutular?n?n tüketimini düzenlemek olan, ucuz edebiyat bas?m?d?r. Her zamanki kadar uysal olan ö?renci, onun ticari fermanlar?n? [ukase]ii kabul eder ve onlar?, kendisinin tek ölçü-de?ne?i haline getirir. Tipik olarak, Nouvel Observateur ve L’Express (en yak?n ?ngiliz benzerleri Post-Sundays ve New Society olan) haftal?k gazetelerin tak?nt?l? birer okuyucusudur. Genellikle Le Monde’un -her ne kadar tarz?n? biraz zor bulsa da- gerçekten objektif bir gazete oldu?unu dü?ünür§. Ve bunun gibi rehberlerle, modern dünyadan bir ?eyler anlamaya ve politik bir dünyan?n ba?lat?c?s? olmay? umar!
Her yerden daha fazla Fransa’da, ö?renci pasif bir ?ekilde politikle?meden mutludur. Bu mecrada da, ayn? yabanc?la?m??, gösteri?li katk?y? seve seve kabul eder. Solun geride kalm?? olan bütün paramparça kal?nt?lar?n? birle?tirerek, ‘Sosyalist’ bir yeniden yap?land?r?c?l?kla ve Stalinist kar??-devrimle, k?rk seneden daha önce bir zamandan gelen, muhte?em bir cahillikten do?an bir suçlulu?u, bir defa daha, yeniden, hisseder. Politik Sa?, i?çilerin hareketlerinin ortadan kald?r?l???n?n gayet fark?ndad?r ve her ne kadar kafalar? biraz daha kar???k olsalar da, i?çilerde bunun fark?ndad?rlar. Ama ö?renciler ne?eli bir ?ekilde, sadece ve sadece kendilerini harekete geçiren gösterileri organize ederler. Bu politik yanl??l?l???n, en bakire durumudur ve bu durum, üniversiteleri de, azalan bürokratik organizasyonlar?n ak?l çelicileri olarak, mutlu bir avc?l?k zemini haline getirir. Onlar için, ö?rencinin politik seçimlerini belirlemek bir çocuk oyunudur. Do?al olarak, sapk?n e?ilimler ve ‘Ba??ms?zl?k’ ç??l?klar? vard?r ama belli bir belirti direni?inden sonra, kar?? tav?rl?lar, asla gerçekten kar?? ç?kmad?klar? bir statüye yeniden eklemlenirler. Ba?l?klar?, ç?ld?rm?? bir ideolojik yanl??l?k durumu olan ‘Jeunesses Communistes Revolutionnaires’ (Genç Komünist Devrimciler) (ne gerçekten gençtirler, ne komünisttirler, ne de devrimcidirler), epey bir canl?l??a ve Parti’nin demir eline meydan okuyan ?i?irilmi? bir tan?nm??l??a sahiptirler… ama sadece c?rtlak ve kibirli bir sava?-ç??l??? olan “Vietnam’da Bar??!” slogan?n? söyleyerek yürürler.
Ö?renci, Gaulle’e ait ‘eski’ rejime kar?? ç?k?s?yla gurur duyar. Ama daha eski ve daha kötü suçlar? cezp etmesiyle, kendi ele?tirisinin hakl?l???n? ispatlar -kendisi bunu fark etmese bile. Onun radikalli?i, süslenmi? Stalinizm’in de?i?ik dalgalar?n?n hayat?n? devam ettirir: Togliatti’ninki, Garaudy’ninki, Krushchev’inki, Mao’nunki vb. Onun gençli?i, safl??? savunmakla ayn? anlama gelir ve davran??lar? asl?nda rejiminkinden daha da eskidir -Gaulle taraftarlar?, her ?eye ra?men, modern toplumu, onu idare edecek kadar iyi anlarlar.
Ama ö?renci, söylemesi oldukça üzücü olsa da, o tuhaf zamana??m? taraf?ndan ertelenmi? de?ildir. Aktivizme ve aseksüel bir ?ekilde onunla bununla birlikte olmaya olan ihtiyac?na anlam kazand?rma kapasitesi olan düzgün bir dünya görü?ünü deli?inden ç?karmak için her ?ey hakk?nda genel fikir sahibi olmak zorundad?r. Sonuç olarak, kiliselerin misyoner çabalar?n?n en sonuncu titreyi?ine av olular. Tanr?’n?n çürüyen le?ine tapmak için eski bir çe?it heyecan ile acele eder ve kendisini ve kendi zaman?n? zenginle?tirece?ine dair nazik inanc?yla, tarih öncesi dinlerin batan bütün ta? döküntüleri ile co?ar. Onlar?n cinsel uyan??lar?yla, o eski bölgesel kad?nlarla birlikte, ö?renciler, bu eski kültlere ait en yüksek yüzdeli toplumsal kategoriyi olu?tururlar. Ba?ka her tarafta, papazlar ya dayak yemi? ya da harcanm?? olmu?lard?r, ama üniversitede papazlar utanmadan o ruhsal bok evlerinde binlerce ö?renciyi mahvetmeye devam ederler.
Bütün bir e?itlikle, hiç zorlanmadan, di?erlerinden talep edilen ortalama kapasiteyi kontrol etmek için tasarlanm?? olan sistemi ba?at eden, kabul edilebilinir bir entelektüel seviyeye ait ö?rencilerinde var oldu?unu eklemeliyiz. Bunu sadece sistemi anlam?? olduklar?ndan ve onu küçümsemek istediklerinden ve onun dü?man? olduklar?ndan dolay? yaparlar. Sistemin içinde bulunmalar?n?n tek sebebi, ondan yolabildiklerini -genellikle de burslar?- yolmalar?d?r. En az?ndan bir an için, küçük bir sektörün -‘ara?t?rma’ sektörü- sa?lanmas?n? garanti eden ve teknokrat olmaktan daha ziyade liberal-akademik bir ak?lc?l?kla hükmedilen kar??tl??? sömürerek, k??k?rtman?n mikroplar?n? en üst seviyeye ta??rlar: organizasyonlara kar?? yürüttükleri aç?k a?a??lamalar?, entelektüel ve di?er ?ekillerde, sistemin dalkavuklar?n? devre d??? b?rakmalar?n? sa?layan sa?duyular?n?n yanda??d?r. Böyle ö?renciler, gelen devrimci hareketin teorisyenleri olmaktan ba?ka bir ?ey yapamazlar. ?imdilik, sistemden o kadar basit bir ?ekilde ald?klar?n?, onu devirmek için kullanacaklar?n? gizli tutmuyorlar.
Ö?renci, e?er isyan ederse, öncelikle kendi çal??t??? konulara ba?kald?rmal?d?r, her ne kadar, bunun gereklili?i, eme?ini kendi durumuyla sezgisel bir ?ekilde özde?le?tiriyor olsa da, i?çi taraf?ndan, ö?renciden daha fazla hissedilir. Ayn? zamanda, aynen Godard ve Coca-Cola gibi, ö?rencide modern toplumun bir ürünü olmas?ndan dolay?, a??r? yabanc?la?m??l???, bu toplumun bütününe kar?? olan sava?la ortaya ç?kart?labilinir. Üniversitenin, her ko?ul alt?nda, bir sava? alan?na dönü?ece?i aç?kt?r; ö?renci, kendisini böyle tan?mlad??? sürece, kendi mülksüzlü?ünün gerçekli?inin bilincine kar?? duran aç?k bir yar?-de?er üretir. Ö?renci hayat?n?n en iyi ele?tirisi, zaten ba?kald?rmaya ba?lam?? olan gençli?in geri kalan?n?n davran???d?r. Onlar?n ba?kald?r?s?, modern topluma kar?? olu?mu? olan taze bir sava??n i?aretlerinden birisi olmu?tur.
Durulma ve sürekli kar??-devrim y?llar?ndan sonra, bu sava?, gençli?in devrimci iltihaplanmas?n?n yeniden ta??y?c?s? oldu?u yeni bir dönemin ba?lad???na dair i?aretleri bar?nd?r?r. Ama gösteri toplumu, kendisinin ve dü?manlar?n?n resmini yapar, kendi ideolojik kategorilerini dünyaya ve tarihe dayat?r. Korku en geç cevapt?r. Olan biten her ?ey, kesinlikle, nesnelerin do?al düzeninin bir parças?d?r. Bu toplumun aya??n?n kayaca??n? vurgulayan gerçek devrimsel de?i?imler, yeniliklerin statülerine indirgenir ve sadece tüketim için i?lenirler. Gençli?in dayat?lm?? ve ‘verili’ hayat tarz?na olan isyan?, topyekûn bir alt üst etmenin ilk i?aretidir. Ba?kald?r? -art?k bizim toplumumuzda ya?ayamayacak olanlar?n ba?kald?r?s? -kendi dönemine ait olan bir ba?lang?çt?r. Bir tehlikeyle ve ya ideolojiyle ve onun günlük makinesiyle kar??la??larak, gerçe?in do?al tersine çevrimini yarat?rlar. Tarihsel bir süreç, sosyo-fenni bir bilimin yar? kategorisine dönü?ür: Gençlik Fikri.
Gençlik isyan etmektedir, ama bu, yaln?zca gençli?in sonsuz ba?kald?r?s?d?r; her nesil ‘iyi nedenlere’, ‘genç adam, üretim döngüsündeki ciddi bir i?e ba?lad??? ve eline somut ve gerçek, toplumsal amaçlar’ verildi?i zamana, yaln?zca, o araçlar?, unutmak için e?lik eder. Sosyal bilimcilerden sonra, kendi sözsel enflasyonlar?yla gazeteciler gelir. Ba?kald?r? a??r? derecede ortaya dökmekle elde edilir: ba?kald?r? seyretmek için bize verilmi?tir ki, kat?lmay? unutal?m. Gösterinin içinde ve sistemin sorunsuz çal??mas?nda rolü olan devrim, toplumsal bir sapk?nl??a dönü?ür -ba?ka bir deyi?le, sosyal bir güvenlik valf?na. Bunu kesinlikle temin eder çünkü sa?l?kl? bir ço?ulculu?un ça?da? problemlerinin ayr?mc?l???nda (‘kad?n sorunu’ ve ‘?rkç?l?k sorunu’ aras?ndaki benzerlikleri ve farkl?l?klar? dü?ünün) s?ra d??? bir olay olarak kal?r. Gerçekte, e?er modern kapitalizm içinde gençli?in gerçek bir sorunu varsa, bu o toplumun topyekûn krizinin bir parças?d?r. ??te bu sebepten dolay?, gençlik krizi en ?iddetli ?ekilde hisseder.
Gençlik ve onun dalga geçilen özgürlükleri, modern toplumun en saf ürünleridir. Onlar?n modernli?i, onlara sunulan ve hâlihaz?rda yapt?klar? seçimlerdedir: neo-kapitalizme topyekûn kayna?ma ya da onun en radikal reddi. Ama sebep tarihtir, biyoloji de?il -önceki nesil, y?k?mlar içinde büyüdü ve devrimci hareketin uzun ve utanç verici da??lma yalanlar?na tabi oldu.
Kendi içinde, Gençlik bir tan?t?m mitidir ve ‘toplumsal dinamizm’in bir parças? olarak, kapitalist üretim tarz?n?n müttefikidir. Gençli?in yan?lt?c? üstünlü?ü, ?kinci Dünya Sava??’ndan sonraki ekonomik geri dönü?ümle ba?lad?. Sermaye, emek ile yeni bir pazarl?k yapabilecek durumdayd?: buna kar??l?k, i?letilebilinecek tüketicilerin, yeni s?n?f?n?n kitlesel üretimi için, i?çiye, gösteri toplumuna tam üyelik sa?layan bir rol sunuldu. Her ne kadar sosyo-ekonomik gerçeklikle çok az bir ili?ki kurmu? olsa da, bu en az?ndan, ideal toplumsal modeldi, (tüketim ideolojisinin arkas?nda kald?). Gençli?in isyan?, yeni bir dünyan?n düzeninin ?srarc? gerçekliklerine kar?? olu?an sinirlili?in ilk patlamas?yd? -gündelik varolu?un s?k?c?l???, bütün modernle?melerine ra?men, modern kapitalizmin halen en temel ürünü olan ölü hayat. Gençli?in küçük bir k?sm?, o toplumu ve ürünlerini, bu toplumun yerinden edilmesinden ayr? bir fikir olarak reddediyor. Nihilist bir ?imdiyi ye?liyorlar. Ama kapitalizmin yok edili?i, gene de, gerçek bir mesele, tarihte bir olay, zaten ba?lam?? olan bir süreçtir. Muhalif gençlik, ele?tirel bir teorinin bütünlü?üne ve o bütünlü?ün uygulamal? organizasyonuna eri?melidir.
En ilkel seviyede dü?ünürsek, dünyan?n ‘suçlular’ ? (siyah gömlekliler), toplumu ve onun verimsiz seçimlerini ret edi?lerini ?iddet kullanarak ifade ederler. Ama onlar?n ret edi?leri soyuttur: bu onlara sistemin çeli?kilerinden kaç?? için hiçbir olanak vermez. Onlar, sistemin kendi ürünleridirler -olumsuz, kendili?inden olan ama her ?eye ra?men daha az sömürebilinir olan ürünleri. Yeni toplumsal düzenin bütün deneyimleri onlar? üretir: yeni ?ehirle?tirmenin; bütün de?erlerin yerinden edili?inin; gittikçe daha da s?k?c? olan tüketim me?guliyetinin uzant?s?n?n; psiko-insanc?l polis gücüyle gündelik hayat?n her unsurunun giderek artan kontrolünün ve bütün de?erini kaybetmi? olan aile biriminin ekonomik olarak hayatta kalma sava??m?n?n, ilk yan-etkilenimleridirler.
‘Genç Haydut’ i?ten kaytar?r ama mülkü severek kabullenir. Gösterinin ona sundu?u ?eyi ister -ama art?k, pe?in ödeme kabul edilmiyor. Bu suçlunun varolu?unun temel çeli?kisidir. Bireysel bir özgüvenle, bir çe?it cemiyetin olu?umunda bile, kendi zaman?n kullan?m? içinde gerçek bir özgürlük için u?ra??r. Ama çeli?ki orada kal?r ve onu öldürmeye ba?lar. (Fakirli?in kol gezdi?i, toplumun k?y?s?ndaki yerlerde, her grubu ve gruptaki her bireyi soyutlayarak, di?er çetelerle sava? içindeyken sadece kendisini gerçekle?tirebilen çete, kendi hiyerar?isini kurand?r). Sonuç olarak, çeli?kinin dayan?lmaz oldu?u ortaya ç?kar. Ya ürün dünyas?n?n tuza??, çok güçlü oldu?unu ispatlar ya da çeteci haydut, kendi dürüst gününün i?ini yapmaya karar verir: bu ba?lamda, üretimin bütün bir sektörü, özellikle onun terfi edili?ine ba?lanm??t?r. Elbiseler, kay?tlar, gitarlar, mobiletler, transistorlar, mor kalpler, onu, tüketicinin topra??na gönderirler. Ya da, pazar?n kanunlar?na sald?rmak zorunda b?rak?rlar – ya, gerçek anlam?yla, çalacakt?r ya da mülk toplumunun bilinçli devrimci bir ele?tirisine do?ru hareket edecektir. Suçlu için, iki adet gelecek olanakl?d?r: devrimci bilinçlilik ya da dükkân zemininde gözü kör bir itaat.
Tahrikçiler, suçlulu?un ilk örgütlenmesidirler –suçlu deneyimine, ilk politik ?eklini verirler. ?ki farkl? unsurun müttefikidirler: yozla?m?? ‘sanat’ dünyas?ndan bir avuç kariyerci ve faaliyet pe?inde ko?an isyankâr bir gençlik kitlesi. Her ne kadar çe?itli ideolojik eski püskü elbiselerle ku?an?lm?? olsalar da, sanatç?lar oyun fikrine eklemlenirler. Suçlular?n, kendi isyanlar?n?n ?iddetinden ba?ka sunacak bir ?eyleri yoktu. Ba?lang?çtan beri, iki e?ilim çok nadiren birbirine kar??t?: ideoloji-öncesi kitle, kendisini, kendi güçlerini tahrikçi-demokrasinin ideolojisiyle sa?layan ve do?rulayan, sanatsal yönetici s?n?f?n, Bol?evik ‘rehberlik’inin içinde buldu. Suçlunun apaç?k ?iddetinin bir fikre dönü?tü?ü anda –sanat? y?kman?n ve ötesine geçmenin çabas?- ?iddet, yeni-sanatsal yeniden yap?land?rman?n, en kaba halinin içine kanalize edilmi?ti. Tahrikçiler, modern kapitalizm taraf?ndan uygulan?lan, en sonuncu yeniden yap?land?rman?n bir unsurudurlar: gündelik hayat?n yeniden yap?land?r?lmas?n?n. Bernstein’in, sosyalizmin, kapitalizmi tamir ederek olu?aca?? görüsüne dayanarak, Tahrikçi hiyerar?i, iyi seçilmi? birkaç geli?meyle, gündelik hayat? de?i?tirebilece?ini dü?ünür. Fark edemedikleri ?ey, gündelik hayatin de?il, modern kapitalizmin merkezi mekanizmas?n?n ve ürünlerinin, s?radanl???n?n tesadüfî oldu?udur. Kapitalizmi y?kmak için son ana kadar denemekten korkulmayan bir devrimden ba?ka hiç bir ?eye gerek yoktur. Tahrikçiler parçasal olan? seçerler ve bütünsel olan? kabul ederler.
Kendilerine bir zemin vermek için, önderler Tahrikçilik’in (asla bilmedikleri bir ?ölenin art?klar?ndan haz?rlanm?? politik-sanatsal bir salata) de?ersiz ideolojisini uydurdular. Yeni tahrikçili?in, halen belirsiz Solcu türbelerde kendisi için ibadet edilen, edilgen ve ‘burjuva’ proletarya’ya kar?? ç?kmas? gerekir. Çünkü toplumun içinde yap?lacak olan toplam bir de?i?im için umutsuzlu?a dü?erler, o de?i?imi getirebilecek olan tek gücün umutsuzlu?una dü?erler. Proletarya, kapitalist toplumun gövdesidir ve dolay?s?yla, onun ölümcül dü?man?d?r da: her ?ey onun bast?r?lmas? için düzenlenmi?tir (partiler; i?çi sendikas? bürokrasileri; polis; gündelik hayat?n bütün unsurlar?n?n sömürgesi) çünkü o ayn? zamanda, tek gerçek tehdit gücüdür. Tahrikçiler, bunun herhangi bir k?sm?n? bile ancak anlarlar; üretim sistemini ele?tirmek bir kenara, onun hizmetçisi olarak kal?rlar. Sonuçta, bir sendika-kar??t? i?çiler protestosu, gerçek çat??man?n k?v?lc?m?n? yakt?. ?a?k?na dönü?mü? liderlerinin ‘fazlal?klar?n’ geçersiz oldu?unu aç?klamalar?n? ve bar??ç?l duygulan?mlara ba?vurmalar?n? sa?layarak, Tahrikçi taban do?rudan ?iddete yöneldi. Tahrikçiler, kendisinin, polis taraf?ndan tahrik edilmi? olanlardan ?ikâyetçi olmay? b?rakan, bask?c? karakterini ortaya ç?karmak için otoriteyi k?z??t?rmaktan bahsettiler. Onlar?n, o solgun anar?ileri için.
Tahrikçi taban?n, prati?in içinde devrimci olmu? oldu?u do?rudur. Ama devrimci bir bilinç icat etmek için, ilk yapmalar? gereken ?ey, kendi liderlerini yok etmektir, proletaryan?n nesnel devrimci güçlerini toparlama ve bu dünyan?n Constants’lar? ve deVries’leri (bir tanesi Alman Soylu Ailesi’nin en çok sevdikleri sanatç?s?, di?eri askeri inzibatin ve ?ngiliz polisinin en büyük hayran?) olmay? da b?rakmalar? gerekir. Modern bir devrim var ve onun tabanlar?ndan bir tanesi Tahrikçiler olabilir –tabii ki, liderlerini ve ideolojilerini kullanmazlarsa. E?er dünyay? de?i?tirmek isterlerse, onu beyaza boyamakla mutlu olacaklar? fikrinden kurtulmalar? gereklidir.
Ba??bo? okuyucu: senin ‘Ya Berkeley ne olacak ?’ ç??l???n gözümüzden kaçm?yor de?il! Do?rudur, Amerikan toplumunun, kendi ö?rencilerine ihtiyac? var; kendi çal??malar?na kar?? ç?karak, o toplumu zaten sorgulamaya ba?lad?lar. En ba??ndan beri, üniversite hiyerar?isine kar??, kendi ba?kald?r?lar?n?, ekonominin ve Devletin diktatörlü?üne kar??, bütün hiyerar?ik sisteme kar?? bir ba?kald?r? olarak gördüler. Mülk ekonomisinin kayna?m?? bir parças? olmaya kar?? ç?kmak, kendi uzmanla?m?? çal??malar?n?, kendi bariz ve çaresiz kullan?mlar?n?n içine koymak, devrimci bir ifadedir. Bu kar?? ç?k??, faaliyeti ve ürünlerini, onlar? yaratanlardan yabanc?la?t?ran bütün sistemi ?üpheler içine sokar. Bütün kafa kar???kl?klar?na ve afallamalar?na ra?men, Amerikan ö?renci hareketi, yeni bir ret edi?in gerçekli?ini buldular: bütünsel devrimci bir alternatif, ‘varl?kl? toplumun’ kendisi içinde bulunmal?d?r. Hareket, Amerikan krizinin, kazara göreceli olan iki unsuruna –Zenciler’e ve Vietnam’a- ba?l?d?r ve Yeni Solun küçük-gruplar?, bu gerçekten dolay? ac? çekerler. Onlar?n karma??k örgütlenmelerinde, demokrasinin otantik bir esintisi, henüz sahip olamad?klar? gerçekten y?k?c? bir içerik vard?r. Bu olmadan, tehlikeli çeli?kilerin içine dü?erler. Eski partilerin geleneksel politikalar?na kar?? olabilirler; ama bu dü?manl?k geçicidir ve politik sistemin cehaleti ve onun dünyan?n durumu hakk?ndaki saf yan?lsamalar?na yasland??? sürece, yeniden de?erlendirilebilinir. Kendi toplumuna kar?? yap?lan soyut kar??tl?klar, kendi aç?k dü?manlar?yla becerikli sempatiler olu?turur –Çin’in ve Küba’n?n bu durumu ça?r??t?ran Sosyalist bürokrasileri. Resurgence Youth Movement (Yeniden Dirili? Gençlik Hareketi) gibi bir grup, ayn? anda, hem Devleti k?nayabilir, hem de ‘Kültürel Devrimi’ alk??lar –modern zamanlar?n, en hantal bürokrasisi taraf?ndan yönetilen sahte-devrim.
Ayn? zamanda, bu örgütler, kendilerinin özgürlükçü, politik ve dini e?ilimlerinin harmanlanmas? ve her zaman, hizipçili?in kapal? dünyas?na yönelen ‘grup dinamikleri’ aras?ndaki gidi? geli? durumunda tak?l? kal?rlar. Uyu?turucunun kitlesel tüketimi, gerçek bir fakirli?in ve ona kar?? yap?lan gerçek bir protestonun ifadesidir; ama ‘özgürlük’ için yap?lan yanl?? ve de kesinlikle, yeni olmayan, bir aray?? olarak kal?r bunlar. Beat hayranlar? -gençlik isyan?n?n sa?c?lar?- en fantastik hurafelerin (Zen, ruhsalc?l?k, ‘Yeni Kilise’ mistisizmi ve Ghandi-izm’in ve insanc?ll???n bayatlam?? yulaf lapas?) kabulüyle birle?mi? olan ideolojik bir ‘ret edi?in’ temel toptanc?lar?d?rlar. Daha da kötüsü, Amerikan ö?rencileri, devrimci bir program ararlarken, Tahrikçiler’le ayn? kötü kaderi payla??rlar ve kendilerini, toplumdaki ‘en çok sömürülmü? s?n?f’ olarak ilan ederler. Bir ?eyi anlamalar? gerekir: devrimin içinde hiçbir ‘özel’ ö?renci durumu yoktur. Devrim, kötüye kullan?lan bask?n?n ve pazar?n zorbal???n?n bütün ma?durlar? taraf?ndan yap?lacakt?r.
Ve Do?u için, bürokratik totalitarizm, olumsuzlaman?n kendi güçlerini üretmeye ba?l?yor. Ba?ka hiçbir yerde gençlik daha ?iddetli ve daha vah?i bir ?ekilde bast?r?lmam??t?r -bas?nla yap?lan geçersiz ça?r?lar?n artan say?s? ve ‘holiganizm’ime kar?? al?nan yeni polis tedbirleri, bu bask?y? yeterince kan?tlar. Gençli?in bir k?sm?, do?ru-fikirli ‘sosyalist’ i?levcilerinin bize söyledi?i gibi, (en i?renç burjuva ?ekilleriyle orada halen beliren) ahlak ve aile düzeni için hiç bir sayg? beslemez. Onlar, ‘ahlaks?zl?k’? tercih ederler, i?i küçümserler ve hatta partinin polisine kar?? ç?karlar. SSCB, yeni suçlarla sava?mak için özel bir bakanl?k kurdu.
Bu ayr?nt?l? ba?kald?r???n yan?nda, daha belirgin bir kar??tl?k ortaya ç?k?yor. Gruplar ve gizli incelemeler, polis bask?s?n?n barometresiyle yükselir ve alçal?rlar. ?imdiye kadar ki yay?nlanm?? en önemlisi, Kuron ve Modzelewski taraf?ndan yaz?lan ve ‘üretimin ve toplumsal ili?kilerin ?imdiki durumlar?n? terk etmesinden’ bahseden ve bunun için ‘devrimin kaç?n?lmaz’ gereklili?ini olumlayan, ‘Polonyal? ??çiler Partisi’ne Aç?k Mektup’ olmu?tur. Do?ulu entelektüellerin büyük görevleri vard?r –Do?u Berlin’li, Var?ova’l? ve Budape?te’li i?çilerin somut ele?tirel hareketlerini bilinçli hale getirmek: bürokrasinin diktatörlü?ünün proletaryan ele?tirisi. Do?u’daki sorun, devrimin amaçlar?n? tan?mlamak de?il, onlarla nas?l kavga edilebilinece?ini ö?renmektir. Bat?’da ise, çat??ma daha kolay olabilir ama amaçlar belirsizdirler ya da ideolojik olarak bo?lu?a b?rak?lm??lard?r. Do?u bürokrasilerinde, ne için sava??ld???n?n yan?lsamalar? yoktur: i?te çat??man?n ac?-tatl?l???. Asil zor olan?, devrimin yak?n gelecekte alaca?? ?ekilleri tasarlamakt?r.
?ngiltere’de, gençli?in isyan?, ilk ifadesini bar?? hareketinde buldu. Bu asla, 100’ler Komitesi’nin, en cesur program?n?n en bulan?k ?iddetsizli?iyle, bütün kalplerini ortaya koyduklar? bir sava? de?ildi. En güçlü haliyle, Komite, en az?ndan 300,000 protestocuyu soka?a ça??rabilirdi. En huzurlu zaman?n?, 1963 Bahar?’nda, ‘Bar?? için Ajanlar’ skandal?yla ya?ad?. Ama zaten, mutlak bir çökü?ün içine girmi?ti: bir kuram istemi için, tek-yanl?lar, ya geleneksel Sol’un içine girdiler ya da Bar??sever vicdan taraf?ndan düzeltildiler.
Geriye kalan, gündelik hayat?n kontrolünün, sürekli (en özünde ?ngiliz olan) kullan?m?n?n d???nda kalmas? ve eski laik de?erlerin giderek yükselen ayr??t?rmas?d?r. Bunlar yeni hayat?n topyekûn bir ele?tirisini üretebilirler; ama gençli?in isyan?n?n müttefiklere ihtiyac? vard?r. ?ngiliz i?çi s?n?f?, dünyada en militan olan?d?r. Onun sava?lar?, –dükkân kâhyalar? hareketi ve resmi olmayan grevin ac? tatl?l???- devrimci görünümünü yeniden kazanana ve yeni muhalefetle ortak neden arayana dek, e?itlikçi ve sürekli kapitalizm üzerinde devaml? bir yara olarak kalacakt?rlar. ??çiden-yana-olma söyleminin rezalet durumu, bu müttefikli?i daha da mümkün ve gerekli yapar. E?er olursa, patlama eski toplumu yerle bir edebilir –kar??la?t?r?ld???nda, Amsterdam’daki olaylar birer çocuk oyunu olarak kal?rlar. Bu olmadan, devrimin her iki taraf? da, halen ölü do?mu? gibidir: pratik ihtiyaçlar, hiçbir hakiki devrimci ?ekil bulamazlar ve isyankâr ak?m, sürükleyici olan güçleri görmezden gelir. Ancak, böylece, modern kapitalizmi yok edebilir.
Japonya, ö?rencilerin ve i?çi s?n?f? militanlar?n?n birbirinin içine geçti?i, tek endüstrile?mi? ülkedir.
Zengakuren, devrimci ö?rencilerin örgütü, Genç Marksist ??çiler Birlik’i [League of Young Marxist Workers], Komünist Devrimci Birlik’in [Communist Revolutionary League] iskeletini olu?turmak için birle?tiler. Hareket zaten olu?uyordu ve devrimci örgütlerin yeni problemlerini çözüyordu. Yan?lsamalar olmaks?z?n, hem bat? kapitalizmiyle, hem de sosyalist olarak adland?r?lan devletlerin bürokrasileriyle sava?t?lar. Hiyerar?iler olmadan, birkaç bin ö?renciyi ve i?çiyi demokratik bir zemin üzerinde hep birlikte grupland?r?r ve her üyenin, bütün faaliyetlere kat?l?m?n? amaçlad?lar.
Onlar, gerçekten devrimci bir programa ba?l? kalarak ve kitlesel bir katk? sa?layarak, sava??, sokaklara ilk ta??yanlard?r. Binlerce i?çi ve ö?renci, Japon polisiyle ?iddetli bir çat??ma yapt?. Birçok aç?dan, Komünist Devrimci Birlik [Communist Revolutionary League], ?iddetle sava?t??? iki sistemin, bütünsel ve somut kuram?ndan yoksundur. Bürokratik sömürünün, gündelik hayatin ele?tiri?i ve gösterinin ele?tiri?i olarak adland?r?lan temel do?as?n? henüz tamamlamam??t?r. Komünist Devrimci Birlik, [Communist Revolutionary League] klasik proletaryac? hareketin en iyi unsurlar?n?n mirasç?s? olarak, halen, temel olarak, yenilikçi bir politik örgüttür. Ama ?u an itibar?yla, dünyadaki en güçlü gruptur –ve bu yüzden, tart??man?n bir taraf? ve yeni proletaryan ele?tirinin toparlay?c? noktalar? olmalar? gerekiyor.
‘Öncü olmak demek, gerçeklikle ayn? hizada olmak demektir. (Internationale Situationniste 8). Modern dünyan?n radikal ele?tirisinin, kendi nesnesi ve hedefi olarak bütünselli?i ele almas? gerekir. Onun ???k aray???n?n, dünyan?n gerçek geçmi?ini, ?imdiki varolu?unu, bölünmez bir bütün olarak dönü?türebilmesi için gerekli olan unsurlar? ayd?nlatmas? gerekir. E?er modern dünya hakk?ndaki bütünsel gerçe?e eri?eceksek –ve bundan da öte de, e?er onun topyekûn altüst edilmesi projesini aç?klayacaksak- onun gizli tarihini aç??a ç?kartmam?z gerekir; daha somut kelimelerle aç?klayacak olursak, bir yüzy?l önce Bat?l? proletaryan?n harekete geçirdi?i, uluslararas? devrimci hareketin tarihini, mistisizminden ar?nm?? ve ele?tirel bir çal??maya tabi tutmam?z gerekir.
‘Eski dünyan?n topyekûn örgütlenmesine kar?? olan bu hareket, çok uzun zaman önce durdu.’ (Internationale Situationniste 1) Ve kaybetti. Tarihteki en son ki ortaya ç?k???, ?spanyol Devrimi’ndeydi, Barcelona’da olan, 1937’nin “May?s Günleri”ndeydi [May Days]. Ve onun sözde ‘zafer’leri ve ‘ma?lubiyet’leri, e?er kendi tarihsel olu?umlar?n?n ?????nda de?erlendirilecek olunurlarsa, Liebknecht’nin i?aretlerini do?rular niteliktedirler, onun suikast?ndan bir gün önce, “baz? zaferler, herhangi bir ma?lubiyetten daha utanç verici olurlarken, baz? ma?lubiyetler asl?nda zaferdirler” demi?ti kendisi. Dolay?s?yla, i?çilerin güçlerinin, ilk büyük ‘kayb?’, Frans?z Komünü, asl?nda onun en büyük ba?ar?s?d?r, çünkü bunun sayesinde, ilkel proletarya, toplumsal hayat?n, bütün unsurlar?n? özgürce tarihsel olarak örgütleyebilme kapasitesini ortaya koydu. Ve Bol?evik devrimi, proletarya’n?n ilk büyük zaferi olarak görülmesine ra?men, son analizde, asl?nda onun en büyük ma?lubiyeti olmu? oldu?u ortaya ç?kar.
Bol?evik düzeninin kurulmas?, Spartakist’lerin, Alman ‘Sosyal Demokratlar’? taraf?ndan ezilmesine dayan?r. Bol?evizm’in ve Reformizm’in birle?ik zaferi, aç?k bir kar??la?t?r?lamazl?kla örtülmü? bir birliktelik yarat?r, Bol?evik düzen de, daha çok oturdukça, ondan önceki düzeninin bir türevi olma halini ald?. Rus kar??-devriminin etkilenimleri, içsel olarak, bürokratik devlet kapitalizminin ve sömürüsünün yeni ?eklinin kurumsalla?t?r?lmas? ve geli?tirilmesidir ve d??sal olarak, geni?leyen kollar?n?n, çürümü? gövdeyi yeniden üretmek ve korumak biricik amac?n? güttü?ü, ‘Komünist’ Enternasyonal’in büyümesidir. Kapitalizm, burjuva ve bürokratik maskeler alt?nda, hayat?n yeni bir kontrat?n? kazand? –Kronstadt denizcilerinin, Ukrayna’l? çiftçilerin, Berlin’in, Kiel’in, Turin’in, Shanghai ve Barcelona’n?n i?çilerinin ölü bedenleri üzerinde.
Kendisinden önce gelenlerin, bozulmu? yeniden yap?land?r?c?l?klar?na kar?? sava?malar? ve proletarya’n?n öncülerinin ‘devrimci komünist partilerde birle?meleri için aç?k seçik Bol?evikler taraf?ndan yarat?lm?? olan Üçüncü Enternasyonal, kendi kurucular?n?n esasl? bir sosyalist devrim ya?amaya ait olan özlemleriyle çok yak?ndan ilgiliydi. Bütün söz dala?lar?na kar??, Üçüncü Enternasyonal, eski bloktan kopar?lm?? bir çöptü. Rus modeli hemen Bat?l? i?çilerin örgütlerine uyguland? ve her ikisinin de evrimi ayn? ilkeye dayan?yordu. Bürokratik s?n?f?n, Rus proletaryas? üzerindeki totaliter diktatörlü?ü, yank?s?n?, di?er ülkelerdeki büyük say?daki i?çilerin, bask?s?nda, kendi özel ve ki?isel alakalar?ndan ba?ka bir ?ey dü?ünmeyen, sendikalar?n s?n?fla?t?rmas?na ve politik görevlilere tabi tutulmas?na yol açt?. Stalinist canavar i?çi-s?n?f? bilincini avlarken, eski-moda kapitalizm, kendisinin o ünlü, iç çeli?kilerini çözerek ve bu zaferin belirleyici oldu?unu, büyük bir gururla ilan ederek, bürokratikle?iyor ve a??r? derecede büyüyordu. Bugün, her ne kadar, birliktelik aç?kça çe?itlilikler ve kar??tl?l?klarla belirsizle?se de, tekil bir toplumsal ?ekil dünyaya hâkim olacak –çok uzun zaman önce ölmü? ve gitmi? bir dünyan?n prensipleriyle idame ettirece?ini iddia etti?i bu modern dünyaya. Ölü nesillerin gelene?i, ya?ayanlar?n akl?nda, hâlen, bir kâbus gibi a??rl???n? hissettiriyor.
Sözüm ona devrimci örgütler taraf?ndan içeriden yap?lan –kendi terimleriyle- dünyaya kar??tl?k, sadece suni kal?r. En kötü gizemliliklerle yap?lm?? ve a?a?? yukar? sadele?tirilmi? ideolojilere dayanan böyle bir kar??tl?k, toplumsal düzenin sa?lanmas?na yard?mc? olur. Kendi özgürlü?ünün arac? olarak, i?çi s?n?f? taraf?ndan yarat?lm?? olan sendikalar ve politik partiler, art? sistemin ‘çekleri ve bakiyeleri’nden ba?ka bir ?ey de?ildirler. Liderler, bu örgütleri, kendi özel mallar?na, hâkim s?n?f?n içindeki bir atlama ta??na dönü?türdüler. Parti program? ya da sendikalar?n durumu, devrimci söylemin izlerini ta??yabilir, ama icraatlar?, her yerde yeniden yap?land?rmac?d?r- ve hiç ?üphe yok ki, artik kesinlikle öyle, resmi kapitalist ideoloji, ayni yeniden yap?land?rmac? söylemleri dile getirdi?ine göre. Sendikalar?n gücü, ele geçirdikleri yerlerde –Rusya’n?n 1917’deki halinden daha da geri kalm?? ülkelerde – Stalinist kar??-devrim totalitercili?i, mükemmel bir ?ekilde yeniden üretilmi?tir. Ba?ka yerlerde ise, sendikan?n gücü patroncu kapitalizminin kendi kendisinin idamesine sabit bir ek haline gelmi?ti. Resmi örgütler, bask?n?n en iyi garantisi haline gelmi?lerdir – bu ‘kar??tl?k’ olmadan, sistemin insani-demokratik yüzü yerle bir olur ve onun bariz ?iddeti aç??a ç?kar.
Militan proletaryan?n sava??nda, bu örgütler bürokratik kar??-devrimin yenilmez koruyucular? ve onu d?? ili?kilerinin evcil yarat?klar?d?rlar. Devletin ve Ekonominin evrensel ve uzun ömürlü diktatörlü?ünün menfaatleri için çal??an, yalanlarla dolu bir dünyan?n en yaygarac? ta??y?c?lar?d?rlar. Sitüasyonistlerinde belirtti?i gibi, “kendi kendisinin idamesine do?ru evirilen, evrensel çapta hâkim olan toplumsal bir düzene, sistem taraf?ndan yarat?lm?? olan sava? meydan?nda pusuya dü?ürülmü? bir kar??tl???n yanl?? ?ekilleriyle, aç?kça direnç gösteriliyor –ama sadece aç?k bir ?ekilde. Bu yan?lsamac? direnç, sald?rd???na inand?rd??? ?eyi güçlendirmeye yarar. Bürokratik sahte-sosyalizm, yabanc?la?m?? eme?in ve hiyerar?inin eski dünyas?n?n k?l?flar?n?n en büyü?üdür.
Ö?renci sendikac?l??? için, çok uzun zaman önce yozla?m?? sendikac?l???n yarars?z taklidi ya da en komik taklidinin, en gülünç halinden ba?ka bir ?ey de?ildir bu durum.
Gelecek devrimci örgütlenmelerin ilkesel sözü, Stalinizm’in bütün ?ekillerini, teoride ve pratikte ret etmesidir. En az?ndan, ekonomik gericili?in, krizin bilincini yava?latt??? Fransa’da, tek ç?kar yol Stalinizm’in kal?nt?lar?n?n üzerindekidir. Tarih öncesi ça?lar?n en sonuncu devrimi, “Carthago ya?malanmal?d?r” [delenda est Carthago] olmal?d?r.
Devrimin geçmi?inden kopar?lmas? ve bütün ?iirselli?ini gelecekten almas? gereklidir. Özgün Bol?evik miras? temsil etti?ini dü?ünen, küçük ‘militan’ gruplar, mezar?n arkas?ndaki seslerdirler. Bu melekler, Ekim Devrim’inin ‘ihaneti’nin ac?s?n? ç?kartmak için her zaman SSCB’nin savunulmas?n? desteklerler –en az?ndan ‘en son kertede’. ‘Az geli?mi?’ ülkeler, onlar?n vaat edilmi? topraklar?d?rlar. Kendi yan?lsamalar?n?, nesnel amaçlar?n?n teorik az geli?mi?li?i desteklemek anlam?na geldi?i bu ba?lam?n d???nda savunamazlar. ‘Troçki’nin ölü vücudu için sava??rlar ve ayn? ideolojik konu hakk?nda binlerce çe?it farkl? görü? üretirler ve ayn? pratik ve teorik güçsüzlük ay?b? içinde kal?rlar. Kar??-devrimin k?rk y?l?, bu gruplar? Devrim’den ay?r?r; çünkü zaman 1920 de?ildir, o yüzden, sadece yanl?? yapabilirler (ve asl?nda zaten 1920’de de hatal?yd?lar).
‘Geleneksel Marksist’ bir fraksiyonun, Cardan’in komutas? alt?ndaki devrimci ‘modernist’ devrimcili?in çekirde?inin parçaland??? ve on sekiz ay içinde yok oldu?u, Sosyalizm Ya Da Barbarl?k [Socialisme ou Barbarie] gibi ultra-Solcu bir grubu dü?ünün. Eski kategoriler art?k devrimci de?illerken, Cardan’a ait bir Marksizm, bütünsel bir ele?tirinin yeniden icad? için yeterli de?ildir. ?imdiki zamana ait devrimci hareketin Scylla’si ve Charybdis’i, devrimci ön tarihin ve sistemin kendi modernizminin müzesidirler.
Çe?itli anar?ist gruplara göre ise, bu etiket için gerekli olan hastal?kl? ve ideolojik bir inançtan ba?ka bir ?ey yok. Liberal kelimelerle söyleyecek olursak, iç çeli?kinin her türlüsünü olumlarlar: ifade özgürlü?ü, dü?ünce özgürlü?ü ve bunun gibi safsatalar?. Nas?l olsa, birbirlerine ho?görü gösteriyorlarsa, her ?eye bu ayn? ho?görüyü gösterebilirler.
Kendisini, kendi modernizasyonu ve süreklili?i üzerinden cilalayan, hâkim toplumsal düzen, art?k kayda de?er dü?manla kar??la?mal?d?r: kendisinin üretti?i e?it derecedeki modern ve olumsuz güçler. B?rak?n ölüler kendi ölülerini gömsünler. Tarihin uzmanl???n?n, pratik ve gizemsizle?tirici etkilenimleri vard?r –devrimci bilinci avlayan hayaletlerin yeniden dirilmelerine yard?mc? olurlar. Böylece, gündelik hayat?n devrimi, kendi görevinin alçakl???yla yüz yüze gelir. Devrimci tasar?, ilan edebildi?i hayat kadar, yeniden in?a edilmelidir. E?er tasar?, halen s?n?f toplumunun feshedilmesiyse, devrimin dayand??? somut ko?ullar?n halen bizimle birlikte olmas?ndan dolay?d?r. Ama devrim yeni bir bütünlükle ve yeni bir radikallikle, onu ba?latanlar?n ba?ar?s?zl?klar?n?n aç?k aç?k ortaya konmas?yla ba?layarak, ele al?nmal?d?r. Aksi takdirde, devrimin parça parça gerçekle?mesi, sadece toplumda yeni bir ayr??ma yarat?r.
Ortada bulunan güçler ile yeni proletarya aras?ndaki çat??ma, sadece bütünün araçlar?yla mümkün olur. Ve bu sebepten dolay?, gelecekteki devrimci hareket, mülk sistemi taraf?ndan olu?turulan yabanc?la?may? kendi içinde yeniden olu?turma e?iliminden ar?nd?r?lmal?d?r; o, kendisini a?mas? için gerekli olan bütün unsurlar? ta??yan, ?u anda var olan sistemin ya?ayan ele?tirisi ve olumsuzlanmas? olmal?d?r. Lukacs’?nda, do?ru bir ?ekilde gösterdi?i gibi, devimci örgütler, kuram ve pratik aras?ndaki, insanl?k ve tarih aras?ndaki, i?çilerin yerle?iklik durumlar? ve bir s?n?f olarak kabul gören proletarya aras?ndaki, gerekli arabuluculard?r (Lukasc’in hatas?, Bol?eviklerin bu rolü üstlendi?ini zannetmesi oldu). E?er kendilerini gerçekle?tireceklerse, ‘kuramsal’ e?ilimlerin ve farklar?n, örgütsel sorunlara çevrilmeleri gerekir. ?u andaki örgütlenme yap?lar?na göre, yeni bir devrimci hareket ayakta kalacak ya da dü?ecektir. Kendi bütünlü?ünün en sonuncu k?stas?, as?l ?eklinin, kendi özsel tasar?m?yla uyumlulu?una –son yüzy?l?n, proletaryan devrimleriyle gölgelenen, ??çi Konseyi’nin mutlak ve uluslararas? gücüne – ba?l?d?r. Var olan toplumun temelleriyle, hiç bir uzla?ma mümkün olamaz –mülk üretimi sistemiyle; ideolojinin bütün k?l?klar?yla, Devlet’le ve bo? zamandan ayr?larak dayat?lan i?bölümüyle.
Eski devrimci hareketin üzerine kuruldu?u kaya, kuram?n, pratikten ayr?lmas?na dayan?yordu. Yaln?zca, çat??man?n kritik anlar?nda, proletarya bu ayr?m? a?abildi ve gerçe?i görebildi. Bir ko?ul olarak, ilke ‘??te Rodos, Haydi Atla’ [Hic Rhodus, hic non salta] olmu? gibi görünüyor. Ama ideoloji, her ne kadar ‘devrimci’ olsa da, her zaman hâkim s?n?f?n hizmetindedir; yanl?? bilinç, dü?man?n be?inci sütununun varl???n? ortaya ç?karan alarm sinyalidir. Yalan, yabanc?la?ma dünyas?n?n, en temel ürünü ve devrimlerin, en etkili katilidir: e?er, devrimci bir örgüt, taktik olarak toplumsal do?ruyu kendisine bula?t?rm??sa, onun devrimci kariyeri sona erer.
??çi Konseyi’nin, bütün olumlu unsurlar?, gerçekle?melerini amaç edinmi? bir örgütte zaten olmal?d?rlar. Leninist örgüt kuram?n?n bütün kal?nt?lar?yla sava??lmal? ve hepsi, yerle bir edilmelidir.1905’teki, Rus i?çiler taraf?ndan, Sovyetlerin kendili?inden yarat?m?, o y?k?c? kuram?n pratik bir ele?tirisiydi, her ne kadar Bol?evikler, i?çi-s?n?f? kendili?indenli?inin,‘sendika bilinci’nden ileriye gidemeyece?ini ve ‘bütünlük’ü asla yakalayamayaca??n? iddia ettiyseler de. Bunun, Parti’nin kendisinin Devrimin ‘ba??na’ yerle?tirilmesi için proletaryan?n ba??n?n ezilmesinden ba?ka bir anlam? yoktu. Aynen Lenin’in insafs?zca yapt??? gibi, e?er proletaryan?n kendisini özgürle?tirme kapasitesini bir defal???na göz ard? ederseniz, o zaman, devrim-sonras? bir toplumun bütün unsurlar?n? düzenleme kapasitesini inkâr edersiniz. Böyle bir ba?lamda, ‘Sovyetlere Güç’ slogan?n?n, Sovyetlerin, Parti’ye bo?un e?mesinden ve ?u andaki silahl? kitlelerin ‘Devlet’in yerine, Parti Devleti’ni yerle?tirmelerinden ba?ka bir anlam? olmaz.
‘Sovyetlere Güç’, halen var olan slogand?r, ama art?k Bol?eviklerin sonradan ak?llar?na gelen dü?üncelerinden birisi de?ildir. E?er istenilen bütün dünya ise, proletarya sadece devrim oyununu oynayabilir, çünkü i?çilerin gücünün –ve genelle?tirilmi? ve tamamlanm?? özyönetiminin [autogestion]- tek ?ekli hiç kimseyle payla??lamaz. ??çilerin kontrolü, bütün otoritenin feshedilmesidir: co?rafik ya da ba?ka türlü, hiç bir s?n?rland?rmaya tabi tutulamazlar: herhangi bir uzla?ma, bu feshetmeyi, teslimiyetçili?e götürür, “??çilerin kontrolü, çat??man?n arac? ve sonucu olmal?d?r: çat??man?n, hem amac?, hem de yeterli ?eklidir”.
Dünyan?n topyekûn bir ele?tirisi, gerçekçili?in ve devrimci bir örgütlenmenin garantisidir. Sadece, devrimci olarak paketleyip ve sat?p, bask?c? sosyal bir sistemin varl???na, burada ya da ba?ka bir yerde ho?görü göstermek, everensel bask?c?l??a göz yummakt?r. Toplumsal hayat?n herhangi bir yerindeki yabanc?la?man?n kar?? konulamaz oldu?unu kabul etmek, ki?inin kendisini, her ko?ul alt?nda, billurla?t?rmadan vazgeçmesi anlam?na gelir. Özet olarak, ??çi Konseyi’ne sahip ç?kmak yeterli de?ildir; somut terimlerle söyleyecek olursak, bunun anlam? mülklerin ve dolay?s?yla proletaryan?n feshedilmesidir. Sahte uyumsuzluklar?na ra?men, bütün var olan toplumlar, mülklerin mant??? ile idare edilirler –ve mülk, onlar?n, öz-idare sahibi olma rüyalar?n?n temelidir. Bu ünlü feti?le?tirme, halen topyekûn bir özgürlü?ün, toplumsal hayat?n serbestçe ya?anmas? kar??s?ndaki en temel engeldir. Mülklerin dünyas?nda, d??sal ve görülmez güçler, insan?n hareketlerini yönetir; aç?k aç?k alg?lanabilinen amaçlara yöneltilmi? otonom bir hareket mümkün de?ildir. Ekonomik kanunlar?n gücü, do?al olanlar?n?n görüntüsünün yerini alabilme yeteneklerine ba?l?d?r, ama bu ayn? zamanda, onlar?n güçsüz olduklar? anlam?na da gelir, çünkü onlar?n etkilenimleri, sadece ‘yarat?lmalar? için gerekli olanlar?n bilinç yoksunluklar?na’ ba?l?d?r.
Pazar?n, merkezi bir tek ilkesi vard?r –kendisini yaratanlar?n kontrolünün ötesindeki bilinç d??? ve amaçs?z olu?umu kurarak, özü yok etmek. Özyönetimin devrimci çekirde?i, bu ilkeye sald?r?d?r. Özyönetim, bütün varolu?luyla birlikte bilinçli bir harekettir. O, sadece, ki?inin kendisine yabanc?la?mas?n?, kendi özsel sa? kal???n? (kapitalist çemberle ba?da?la?mak) kendisinin düzenlemesi anlam?na gelen, pazar?n, i?çiler taraf?ndan kontrol edilmesi durumu de?ildir. ??çi Konseyi’nin görevi, zaten var olan dünyan?n özyönetimi de?il, onun mütemadi niteliksel de?i?imi olacakt?r. Mülk ve onu kanunlar? (insan?n kendisini üretmesinin tarihindeki o uçsuz bucaks?z sapak) yeni bir toplumsal müdahale ?ekliyle a??lacakt?r.
Özyönetim ile modern toplumdaki en temel ayr?mlardan bir tanesinin sonuna gelindi – gittikçe safla?t?r?lan emek ile edilgenlikle tüketilen ‘bo? zaman’. Mülkün ölmesinin, gerçek anlam?, eme?in bast?r?lmas? ve yeni bir tür serbest faaliyet ile yerinin de?i?tirilmesidir. Bu ko?ulsuz amaç olmadan, Sosyalizm Ya Da Barbarl?k [Socialisme ou Barbarie] ya da Eme?in Gücü [Pouvoir Ouvrier] gibi sosyalist gruplar, ‘insanile?tirme’ talebi içinde konumlanm?? eme?in yeniden yap?land?r?lmas?n?n pe?ine dü?tüler. Bir ‘Ütopya’ olman?n çok ötesinde, bu ko?ulsuz amac?n bast?r?lmas?, pazarla olan ili?kilerin çözülmesindeki ilk ko?uldur. ‘Serbest zaman’ ve ‘?? Saatleri’ aras?ndaki gündelik bölünme, yabanc?la?m?? hayat?n o tamamlay?c? sektörleri, mülkün kullan?m-de?eri ve de?i?im-de?eri aras?ndaki iç çeli?kinin ifadesidirler. Tüketici fikrinin yükselmesiyle güçlenen o tek çeli?kinin, mülk ideolojisinin, en güçlü noktas? haline gelmi?tir bu çeli?ki. Onu yerle bir etmek için i?in terk edilmesine dayanan hiçbir strateji i?e yaramaz. Tarih, kullan?m-de?erinin ve de?i?im-de?erinin ötesinde, insanlar?n kendi faaliyetlerini kendi iradeleri ve bilinçlerinin nesnesi haline getirdikleri ve kendilerini de bu yaratt?klar? dünyada görmeye ba?lad?klar? yerde ve zamanda ba?lar. ??çi Konseyi’nin demokrasisi, önceki çeli?kilerin çözümlenmesidir. ‘Bireylerden ba??ms?z var olan her ?eyi’ imkâns?z k?lar.
Devrimci tasar? nedir? Onu yapan insanlar arac?l???yla tarihin bilinçli hâkimiyetidir. Modern tarih, bütün geçmi? tarih gibi, sosyal prati?in ürünüdür, insan faaliyetinin bilinçd???ndaki neticesidir. Totaliter kontrol ça??nda, kapitalizm kendi dinini üretti: gösteri. Gösterinin içinde, ideolojinin kendisi, etimizin eti haline geliyor ve burada, bu dünyada gerçekle?iyor. Dünyan?n kendisi, tepe taklak yürüyor. Ve Marks’?n kendi zaman?nda yapt???, ‘dinin ele?tirisi’, ?imdiki zaman?n içinde yap?lacak gösterinin ele?tirisinin bir ele?tirinin, en temel önko?uludur.
Devrim problemi, yeniden, somut bir mesele haline geliyor. Bir tarafta, teknolojinin ve maddesel üretimin devasal yap?lar?; öteki tarafta ise, daha da derinle?erek büyüyen bir tatminsizlik. Burjuvazi ve Do?ulu mirasç?lar?, bürokrasiyi; eski düzenin korunmas?na olan ba??ml?l?klar?ndan dolay?, gelece?in ?iirinin temeli olacak olan kendi a??r? geli?mi?liklerinin içinden tasarlayamazlar. Sadece bir hile bilirler, Sermaye’nin ve dolay?s?yla da proletaryan?n birikimi hilesini –kendi hayat? üzerinde hiçbir kontrolü olmayan ve de bunu bilen bir insan olarak proletaryan?n. Yeni proletarya, burjuva dünyas?n?n zenginliklerini miras al?r ve bunu kendi tarihsel ?ans? olarak kullanabilir. Onun görevi, bu zenginlikleri de?i?tirmek, yerle bir etmek ve bir insan projesi olarak kurmakt?r: do?an?n ve insan do?as?n?n, insan?n kendisi taraf?ndan topyekûn tahsisi.
Gerçekle?mi? bir insan do?as?, gerçek tutkular?n ve onlar?n memnuniyetinin sonsuz çarp?m?d?r. Bu arzular, devrimci bilinçalt?n?n en karanl?k kö?elerine s?k??t?r?lm?? ve sadece kendi sunumunun, rüyasal delili?inde gerçekle?mi? olan bugün ki toplumun hayat damarlar?d?rlar. E?er insan ihtiyaçlar?n? gerçekle?tirmek istiyorsak, mülk toplumunun bütününü, gösterinin kendisini yerle bir etmeliyiz. Sistemin gücünü korumak için her gün imal etti?i bu sahte-ihtiyaçlar? ve yanl?? tutkular? terk etmeliyiz.
Modern tarihin özgürle?tirilmesi ve onun istif edilmi? kazanc?, sadece bast?rd??? güçlerden do?abilir. On dokuzuncu yüzy?lda, proletarya, zaten, felsefenin mirasç?s?yd?; ?u anda ise, modern sanat?n ve gündelik hayat?n ilk bilinçli ele?tirisinin mirasç?s? durumunda. ??çi s?n?f?n?n, kendisini yok etmesiyle, sanat ve felsefe gerçekle?ecek. Dünyay? dönü?türmek ve hayat?n yap?s?n? de?i?tirmek, proletarya için ayn? ?eydir –bir s?n?f olarak yerle bir edili?inin, gereklili?in ?u andaki saltanat?n?n çözülü?ünün ve özgürlük dünyas?na eri?iminin ?ifreleridir bunlar. En azami düzenlemeler olarak, yabanc?la?m?? bir gerçeklik taraf?ndan dayat?lan bütün davran?? ?ekilleri ve de?erlerinin serbest bir ?ekilde yeniden yap?lanmas?na ve radikal ele?tirisine sahiptirler. Tek bilgi sahibi oldu?u s?r, tarihin kurgulan???nda ortaya ç?kar?lan yarat?c?l??a, her an?n ve olay?n serbest icad?na ait oland?r: Lautréamont’un ‘herkes taraf?ndan yap?lan ?iir’ [poèisie faite par tous] tan?m? –devrimci kutlaman?n ba?lang?c?d?r. Proletaryan isyan, ya bir festivaldir ya da hiçbir ?ey de?ildir; devrimde, a?k?nl?k yolu, sonuncu durak olarak, erdemin saray?na do?ru gider. Saray sadece bir ak?lc?l??? bilir: oyunu. Kurallar basittir: can çeki?en bir ölümü planlamaktansa, ya?amak ve engellenememi? arzulara kendini b?rakmak.
i Çevirmen Notu: Petits Cadres, herhangi bir kolektif ya da örgütlenmede (sivil ya da olmayan), özellikle ileti?imi sa?lamakla görevli ve de gönüllü olarak çal??an insan anlam?na gelir.
ii Cevirmen Notu: Ukase, Rus Hükümetinin fermanlar? anlam?na gelir. Her ne kadar, Rus Devrimi’nden önce, Petro zaman?ndaki fermanlara verilen isim olsa da, Debord ele?tirel olarak, Lenin ve sonras?ndaki dönemlerdeki, uygulamalar?n, Devrim’den öncekilerden, pekte fark? olmad???n? vurgulamak istiyor.
- § San?r?z okuyucu için metnin tümünde varolan bir tak?m “yabanc?” marka isimlerinin yerine “milli” markalar? koymalar? ve zaman?m?za adapte etmeleri çok zor olmayacakt?r:)


Leave a Reply