Bir Kaybedenler Muhabbeti by Bela Presente
NOT: Buradaki metin, YeniHarman’da yay?nlanan hali de?ildir, kay?ttakilerin birebir düzenlenmeden yaz?ya döküldü?ü halidir. O halinde zaten fazla yok eksik var, o yüzden bu daha iyidir, okuyacaksan?z bunu okuyun; dinleyecekseniz de muhabbet yukar?da i?te t?klay?n.
Ayr?ca Kaan, Mehmet Ada ve ?enol’un görselleri reportare.com‘un onlarla yapt??? röportajdan al?nm??t?r. Araya reklam da girelim bari, gayet güzel bir i? ç?kartmakta olan bir sitedir kendileri, takibe alman?zda fayda var. ?enol’un röportaj?n? okumak isterseniz buraya, Kaan ve Mehmet Ada’n?n röportaj? için de buraya t?klay?n.
Bela: Filme karar verme a?amas?ndan, filmin haz?rlanmas? a?amas?ndan ba?layal?m o zaman…
Mehmet Ada: ?unu bi kapat?r m?s?n kay?td??? konu?mak istiyorum (Kahkahalar)
Kaan: ?imdi, nas?l ba?lad?, Mehmet’le ba?lad?, o anlats?n o zaman.
Mehmet Ada: Programa konuk oldu?um bir ak?am bundan film olur, güzel film olur dedim.
Bu herifin anlatt??? bir hikayeye dayanarak, ondan sonra ben bunun senaryosunu yaz?cam dedim.
2000 y?l?yd? galiba, 99 y?l?yd?… Olay?n ba?lad??? sene 99’du, Arabian Nights yeni bitmi?ti, gelmi?tim ben,salonda konu?mu?tuk meseleyi, Kent Fm’in… böyle ba?lad?.
Bela : Yani arada bir on sene bekleme süreci geçti…
Mehmet Ada: Evet bir on sene kadar bekleme süreci geçti.
Bela: Asl?nda bunu Tolga Örnek’e sormak isterdim ama sende biliyorsundur belki, Tolga Örnek Hititler’i, Gelibolu’yu ve Devrim Arabalar?’n? çekti… Kaybedenler Kulübü’nü niye çekti ? ?ster istemez milletin dikkatini çekiyor bu…
Mehmet Ada: Evet, isabetli bir soru. Kaybedenler Kulübü’nü, Devrim Arabalar?’n? yapt???m?z zaman Tolga benim bir senaryo yaz?p yazmad???mla çok ilgilendi, ben de bir senaryom var ama ilgini çekece?ini sanm?yorum dedim. Sen bir gönder ben bakay?m yine de, dedi. Senaryoyu okuduktan sonra hemen ofise ça??rd? beni, hemen gel konu?al?m dedi. Orda ?imdi ?eyin çok büyük etkisi var asl?nda, tam bu program?n yap?ld??? y?llarda Tolga Amerika’dayd? ve Amerikada -hala daha devam ediyor bildi?im kadar?yla , o y?llarda tam bir fenomen haline gelmi? bir Howard Stern ç?lg?nl??? vard?. Filmi de yap?lm?? bir Howard Stern ç?lg?nl???. O senaryo onunla çok denk dü?tü kafas?nda, bunu konu?tuk da…
Kaan: Araya gireyim o arada biz program? yaparken Amerika’da ya?am??, Amerika’dan internet üzerinden dinleyen s?n?rl? say?da da olsa dinleyicimiz vard?. Onlar çok benzetiyorlard? zaten Howard Stern ?ovuna.
Biz anlam?yorduk onu tabi, çünkü filmi…
?enol: Abi Howard Stern’ün ne oldu?unu da söyleseniz ?imdi onlar internette arama derdine giricekler…
Kaan: Amerikal? götün teki i?te radyo program? yapan bir herif.
Mehmet Ada: Dinleyicilerinin büyük bir k?sm? nefret ettikleri için dinleyen…
Kaan: Çok küfür eden,s?n?r tan?mayan… Ama ilk bak??ta, ilk kaba bak??ta görünen ortak nokta toplumun genel de?er yarg?lar?n? zorlayan hatta y?kmaya u?ra?an pervas?zl?kta programlar olmas? olabilir. Yani derine inmeden ilk bak??ta bu yüzden bi benzetme olabilir ki Tolga da bu süreci ya?ad? tahmin ediyorum. Ön prodüksiyon ba?lad???nda yani program yap?mc?lar? ve bir tak?m fanlarla, fan demeyelim de programda kendine bir karakter olu?turmu? dinleyicilerle konu?tukça asl?nda biraz daha derinde bir durum oldu?unu, biraz da ?a??rarak farketti?imi gördüm. Önemli bir nokta var Mehmet’in yazd??? senaryo, program devam ederken yaz?lmaya ba?lam?? bir senaryoydu ve biraz benim zorlamamla da olsa program bittikten sonraki bir dönemi konu al?yordu, yani program bitiyor ve üstünden zaman geçiyor ve yurtd???ndan gelen biri pe?ine dü?üyor gibi, biraz polisiye , biraz a?k hikayesi ?eklinde karma??k bir olay örgüsü ve geriye do?ru program? yeniden ke?fetmesi gibi bi?eydi, asl?nda birazda ho? bir öngörüymü? bizim için ?imdi bak?nca…
Mehmet Ada: ?imdi asl?nda bu Kaybedenler Kulübü’yle birçok ortak özelli?i var yani, çok sahne ta??yor oradan buraya ama merkezinde yine ortak bir nokta var. Orada anlat?lmak istenen ?ey, program?n ait oldu?u yerin d???ndan birinin bak???yla program?n felsefesinin nas?l anla??ld???, nas?l göründü?üydü, yani hiç o taraklarda bezi olmayan birinin program? dinledikçe nas?l o hayat?n içine girdi?i , bunu nas?l benimsedi?i ve asl?nda ya?ad??? hayat?n bo? taraflar?n? nas?l görebildi?ini merkez al?yordu o senaryo. Bu senaryoda da ayn? ?eyler var a?a??-yukar? , Zeynep’in tribi bu asl?nda hani.
Kaan: Çok temel bir öz olarak de?i?en bi?ey yok, fakat radyocular gözükmesin ve sonras?ndan geri gelsin denen kurgu –ki bu Mehmet bunu bitirdikten sonra alt?k?rkbe? sinema serisinden de bu haliyle yay?nland? ilk senaryo, ve tükendi. K?sa sürede, belki çok k?sa sürede de?il ama k?sa sürede, 2002 yay?n tarihi… hani tükendi. Tolga bu senaryoyu okudu, ve önerisi –ki çok yerinde bulduk, belki bu kadar çok zaman geçti?i için üzerinden, radyocular? ve radyoyu merkez alan bir senaryoya dönü?türerek yazmak istedi. Mehmet ve ben onaylad?ktan sonra oturup iki-üç ay içerisinde senaryoyu birlikte bu hale getirdiler, diye biliyorum ben, o süreci ikiniz ya?ad?n?z.
Bela: Yani kitab? daha önce o senaryoyu, ilk halini , bas?lm?? halini okuyanlar?n asl?nda o okuduklar?n? görmeyece?i anlam?na geliyor ?
Mehmet Ada: Evet, alakas? yok hatta o anlama geliyor.
Bela: Öyle bir beklentisi olanlar biraz hayal k?r?kl??? ya?ayacak izlerken.
Mehmet Ada: Evet vard?r heralde, sonuçta kaç ki?iyse o be?yüz ki?iyse de…
Kaan: Bin ki?i civar?.
Mehmet Ada: Bin ki?i mi… O bin ki?i civar? onu bekleyecektir ya da bi?eyler bulmaya çal???cakt?r. Dedi?im gibi bir tak?m birebir sahneler var, bu senaryoya kurgunun izin verdi?i noktalarda adapte edilmi?, ama bu senaryo o senaryo de?il, bu filmde o film de?il, alakas? yok.
Bela: Radyo kay?tlar?n? bir ?ekilde internetten dinleyenler vs. do?al olarak ?öyle bir beklentiye de dü?üyor, anlat?lanlar birebir gerçek mi diye…
Mehmet Ada: Filmde anlat?lanlar m?? ?imdi bu bir belgesel de?il öncelikle onu söyleyeyim
Bela: Bir de Tolga Örnek’in yönetmeni olmas? belgeselmi? izlenimi uyand?rd? millette, bunu farkettim.
Mehmet Ada: Evet ama sonuçta bunun senaryosunda benim dikkat etti?im ?ey dramatik yap?n?n, bir filmin dramatik yap?s? nas?l olmas? gerekiyorsa öyle olmas? gerekti?ine çok fazla inanarak yaz?lm?? bir senaryoydu yeni senaryo. Eskisi biraz daha esnekti, biraz daha alternatif bir i?ti, ama bu hani tam böyle giri?-geli?me-sonuç bölümleri çok keskin ayr?lm?? olan, izleyiciyi s?kmayacak ?ekilde, çok da??tmadan konuyu, hani her boktan bahsedelim kafas?na girmeden oldu. Yeni senaryo üzerinde ilk çal??maya ba?lad???m?zda yine her?eye dalal?m ?eklinde ba?lay?p da hiçbir?eyin içinden ç?kamay?nca, çok majör ?eyleri al?p, sadece onlar? tutmak zorunda kald?k. Dolay?s?yla bu bir belgesel de?il, içindeki her?ey gerçek olaylardan ama adapte edildi buraya, bir filmin içinde olmas? gerekti?i gibi bir hale sokuldu. At?yorum, radyo program? asl?nda bu kadar marjinal de?ildi de biz onu öyle göstermeye çal??t?k gibi bir durum yok yani. Hatta biraz sakinle?tirmeye çal??t? Tolga bu anlamda, mesela çok daha sertle?ebilirdi ama o kadar uç noktalara olumlu ya da olumsuz anlamda gitmemeyi tercih etti yönetmen olarak.
Bela: ?nternet üzerinden olsun, gazeteler üzerinden olsun -ele?tiri de demeye dilim varm?yor ama- ?u tarz ?eyler dönmeye ba?lad? ortal?kta, hani hiç cevap vermediniz, belki hiç cevap vermek istemiyorsunuz ama soray?m dedim yine de “?kinci bir Fight Club m? geliyor? Türk i?i bir Fight Club m?? Yeni nesil Tutunamayanlar m??” vari sözler söyleniyor.
Kaan: Bunlar?n hepsi do?ru referanslar asl?nda, ama bunlar?n hiçbiri de?il. Çünkü program zaten öyleydi, benim program? yapan olarak, program?n dibinde çok fazla O?uz Atay oldu?unu söyleyebilirim çünkü O?uz Atay beni çok etkilemi? bir yazar, bunun çok ?ey bir hikayesi var ben O?uz Atay’la tan??t?m. Ortaokuldayken bir mühendislik firmas?nda yaz aylar?nda çal???yordum, yapt???m i?te o zamanki bilgisayar teknolojisi bu devasa, oday? kaplayan bant, IBM bilgisayarlar vard?. Bilgisayar sat?n al?nabilir bir ?ey de?ildi ve teknik üniversitede vard? ve bu kart delerek data giriliyordu ve programlarda o kartlardayd? zaten, ben bu kartlar? firmadan teknik üniversiteye ta??yordum. Babam da teknik üniversite mezunuydu, hala daha görü?tü?ümüz , hatta o dönem dan??manl???m?z? yapan Günay Özmen’in odas?na gittim, ben de mühendisim, in?aat mühendisiyim 13 y?l yapt?m. Günay Özmen’in odas?na gittim sonuçlar? beklerken, bir gün sürüyordu a?a??-yukar? normal bir binan?n çözülmesi o bilgisayarlarda. Günay Özmen ile O?uz Atay ayn? oday? payla??yordu, ben girdim odaya , beni sevdiler falan filan bilmem ne. Daha sonra teknik üniversiteye girdim ?n?aat Fakültesine 111 nolu amfide okudum ilk seneyi ve o y?llarda O?uz Atay’? okurken 111 nolu amfide geçen Tutunamayanlardaki bölümü okudu?umda darmaduman oldum zaten.
?enol : Peki o dönemde bir diyalogunuz oldu mu bu tan??ma fasl? haricinde O?uz Atayla?
Kaan: Benim ba??m? ok?ad???n? söyleyebilirim, ben küçük, sevimli,k?z?l saçl? bir çocuktum o zamanlar.
?enol: Yeterliydi diyorsun?
Kaan: Eli saç?ma de?di yani… Tabi ?eylerde çok etkiledi beni mesela Bir Bilimadam?n?n Öyküsü’nde anlatt??? Mustafa ?nan’?n hayat?d?r o. Orada geçen adamlardan biri Günay Özmen’dir, ben y?llarca Günay Özmenle ayn? odada çal??t?m. Birsürü hikaye dinledim O?uz Atayla ilgili ondan. Mehmet de tan??t?, ?enolda her Per?embe görüyor kendisini . Dolay?s?yla böyle geçmi?te beni çok etkiledi?ini söyleyebilirim ama , bu bir etkile?im sonuç itibariyle. Fight Club’? seyretti?imde ise bir y?lba?? gecesiydi. Heralde ili?kimizin sonuna yakla?t???m?z bir dönem olmal? ki sevgilimle sinemaya gitmekten daha iyi bir çözüm bulamad?k, ondan sonra aa girdik filme Fight Club’? seyrettik, ben çok memnun kald?m, salondaki tek kad?n benim hatundu. O dikkatimi çekti.
Bela: Asl?nda Fight Club benzetmesindeki eksik nokta da ?u galiba, daha Fight Club yaz?lmam??ken bile bu radyo program? vard? ortada.
Hep bir a??zdan : Bravo bravo bravo.
Kaan: Dolay?s?yla yani bunlar do?ru referanslar. Ama bizim asl?nda bizim etkilendi?imiz, bizim dertlendi?imiz, bizim d??a vurdu?umuz bir sürü ?ey bir sürü yeralt? yazar? olarak tan?mlanabilcek bu adamlar?n romanlar?nda, öykülerinde, filmlerinde yer buldu yani ayn? ku?a??n adamlar?y?z yani Tarantino Silver Surferla ilgili bir film yapt???nda biz Silver Surfer’lar? biriktirmi?tik. Kimin kimden etkilendi?i de?il yani hepimiz Silver Surfer’dan etkilenmi?iz. Dolay?s?yla bu bir benze?im de?il belki ayn? kültür, ayn? rahats?zl?klar… Dolay?s?yla ben bir sürü filmi, Tarantino’nun olsun i?te Fight Club olsun, ?uanda ad?n? sayamayaca??m…
Mehmet Ada: Kent hayat?n?n yaln?zla?t?rd??? insanlarla ilgili her türlü hikaye bizim referans?m?z kabul edilebilir.
Kaan: Dolay?s?yla hani bir sürü çok iyi i?i de hassiktir biz bunu yapabilirmi?iz asl?nda bana dedirten, ulan biz zaten nerdeyse bunu yapm???z zaten lanet olsun bir 400-500bin dolar?m?z yokmu? dedirten bir sürü ?ey ya?ad?k. Dolay?s?yla bu referanslar?n hepsi do?rudur, ama Kaybedenler Kulübü kendi kozas?n? örmü?,Kad?köy’den beslenmi?, Kad?köy’ü beslenmi? daha do?ru söylemek gerekirse ve orda belki bir Fight Club kafas? yaratm?? bir program oldu yani sonra… o gece pompa yapt?k kar?yla, ondan sonra sonras? san?r?m Atatürk’e benzedi?ini iddaa etti?i bir Frans?z herifle Singapur’a yerle?ti. Tip olarak. Bütün mavi gözlü ve sar? saçl? adamlar Atatürk’e benziyor biliyorsun belirli bir ku?ak için.
Bela: Öyle bir ilgisi varsa Danimarka’ya gidebilirmi? asl?nda.
Kaan: Danimarka’ya gitse bütün Danimarka’ya vermek zorunda kal?rd? diye dü?ünüyorum. Neyse ki Singapur’a yerle?ti orda pek boynuzlamam??t?r herifi öyle dü?ünüyorum, çok severim kendisini hala daha bu arada, Mehmet de hala daha görü?ür kendisiyle.
Bela: Asl?nda ?imdi soraca??m sorunun cevab?n? vermenizi özellikle istemiyorum ama , s?rf muhabbeti dönsün diye sorucam , filmi izleyenler ?u me?hur sorunun cevab?n? alabilecekmi? (Kahkahalar)
?enol: Görsel olarak m?? Adam? görüceklermi ?eklinde?
Bela: Onu soran çok var, ya da direk ?öyle soray?m “kim lan bu erol egemen?”
Kaan: Bizde ar?yoruz y?llard?r kendisini,filmde gözüküyor , ben filmi seyretmedim daha, Mehmet seyretmi?tir büyük ihtimalle. (Kahkahalar) Benim Tolga’ya bir sözüm var, ben 23 Marttaki gösterimde seyredicem, 23 Mart’ta Kad?köy’de bir özel gösterim yap?caz kendi aram?zda, kendi aram?zda derken hani bilet alan giricek arkada?lardan. Ben ilk defa orda seyredicem dolay?s?yla Erol Egemen’in kim oldu?unu bu arkada?lar çözdüyse bende o gün ö?renmek için orda olucam.
Bela: O zaman mikrofon birazda Mehmet’e yakla?s?n.
Mehmet Ada: I?? ?u cihaz? bir kapat?r m?s?n? (Kahkahalar) hep bunu demek istemi?tim . Evet… Evet yani di?er soruyu alay?m. Bu soruya cevap vermeyece?im.
Bela: Cevap verirsek ba??m?za büyük i?ler aç?labilir, sonunda Erol Egemenden bahsedece?iz.
Mehmet Ada: O bitmez o, isterseniz s?rf ondan bahsedelim öyle bir röportaj olsun.
Bela: Onu daha sonra yapar?z belki. Set süreci, çekim süreci, senaryonun düzenlenme süreci… Bunlara gelecek olursak?
Mehmet Ada: ?imdi senaryonun haz?rlanma süreci benim için çok keyifli bir süreçti asl?nda. Bu Kaybedenler Kulübü diye bast???m?z kitapta da filmin öyküsü kitab?nda da asl?nda çok detayl? anlat?l?yor.
Bela: O zaman ucundan verelim sadece.
Mehmet Ada: Yoo hani kitapta anlat?l?yor burda anlatmayal?m gibi bir derdim yok benim, senaryo süreci hem çok profesyonel oldu, tam bir filmin haz?rl?k a?amas?nda yap?lmas? gereken ?eyler yap?l?rken bi yandan, bi yandan röportajlar yap?l?rken a??r? duygusal ortam olu?tu. Benim gözledi?im bu süreçte –ba??ndan senaryodan çekim sürecinin, özellikle çekimin biti?ine kadar, ondan sonra sakinle?ti ortam, bir sanki doksanlar havas? esti böyle ortamda yani bizim bulundu?umuz ortamda ben öyle bi?ey hissettim, tekrar program yap?l?yormu?, devam ediyormu? ve o y?llarda yapt???m?z ?eyler neyse onlar? yap?yormu?uz havas?na girdik hepimiz. Bence filmin kalitesini çok etkiledi bu atmosfer, yani onun peliküre ta??nmas?n? sa?lad?. Çekim sürecini ben çok bilmiyorum ben senaryo sürecinin sonuna kadar içindeydim, seti 3-4 defa ziyaretim oldu, o s?ralarda gördü?üm ?eyler ama genellikle Tolga’dan ald???m bilgilerden, etraftaki insanlardan ald???m gözlemlerden öyle bir atmosfer, öyle bir duygu sezdim.
Bela: Doksanlara döndük derken bu aralar çokda fazla, hatta internette tekrar bir ?ehir efsanesi yaratma yoluna giden “Program tekrar m? yap?l?cak? Ve ya tekrar yap?lmas? gibi bir niyet mi var?” dedikodular? dönüyor. Öyle bir ?ey olursa hani diyelim herhangi bir radyo geldi tekrar yap?n bunu dedi?
Kaan: Valla Tayyip tepedeyken program?n yap?labilece?ini sanm?yorum, bunu göze alacak geni?likte bir k?ç? olan bir radyo sahibi kald???n? sanm?yorum bu ülkede. E?er o geni?likte k?ç? olan bir radyocu varsa memnun oluruz yani biz, hiç itiraz?m?z yok, 24 ya??n? geçtik içeriz de.
Bela : Bunu da aç?k bir teklif olarak koyal?m o zaman. Biraz da program?n yap?ld??? döneme dönelim.
Kaan: Tayyip yoktu o dönemlerde, Tansu vard?. Geni? kalçal?yd?, h?zl? hareket edemiyordu Tayyip kadar, yani asl?nda çok büyük bir fark yoktu, çok fazla o dönemde Tayyibin yeti?ti?i parti iktidardayd? ve bir tür yine bu dönemki gibi bask? olu?turmaya çal???yorlard?, biz çok fazla tehdit ald?k, ölüm tehtidi ald?k i?te radyo ç?k???nda arabalar gelip foto?raflar çektiler, fla?lar patlad? falan ama Dolapdereli bir taksici grubu bizi koruma görevi üstlendi i?te Çakal Y?lmaz, Sütçü Osman… Piç Osman’?n Dolapdere’deki y?kama yerindeki tayfayd? bunlar. Bir gün indik radyonun tam kar??s?nda duruyor bir taksi, ona bindik. Siz kaybedenler misiniz? dedi, evet dedik. Sonra bize birer bira uzatt?, sonra beni Ac?badem’e, Mete’yi de Maltepe’ye b?rakt?. Ondan sonra genellikle ?eyi check ederlerdi e?er radyonun önünde motor duruyorsa beklemezdi Çakal Y?lmaz, ama motor yoksa beklerdi, ama radyonun civar?nda yatarlard? mü?teriye, radyo yoksada taksinin önünde ufak bir çilingir sofras? haz?rlarlard? bize.
?enol: Asl?nda siz istemsizce politikle?iyorsunuz, politikle?tiriliyorsunuz. Sonuçta ortada bask? kuran bir rejim varsa, siz de muhalif konumuna dü?üyorsunuz.
Kaan: Yani, ister istemez. Bu durumda da baz?lar? bizi gebertmek isterken baz?lar? da bizi korumak istediler. Neyse ki kad?nlar hep bizimle yatmak istediler, neyse ki…
Mehmet Ada: Bir de hani ?öyle bir dönemdi, radyo dinleme al??kanl??? diye bir ?ey vard?, facebook olmad??? için. Televizyon izler gibi, ak?ma evine gidip, odas?na geçip radyosunu dinleyen ciddi bir kitle vard?.
Kaan: Belki hala vard?r bilemiyoruz ama sonuçta bu biraz da teenage ile s?n?rl?, hani ailesiyle salonda oturmay?p odas?na geçen…
Bela: Gerçi onlarda ?imdi bilgisayar?n ba??na geçiyor.
Kaan: Yani, belki de bilgisayardan dinliyorlar. Ama belki de esas mesele o büyüyü yaratacak bir radyo ?ovu olursa tekrar, insanlar bunu günün herhangi bir saatinde dinlemek isteyeceklerdir.
Mehmet Ada: ?uandaki televizyon y?ld?zlar?n?n tümü o zamanlar radyocuydu, hani gerçekten s?k? radyocular vard? o anlamda söylüyorum. ?imdi neredeyse radyo program? bile kalmad? do?ru düzgün, radyolar playlistler çal?yor, sen de hangi playlist kula??na yak?nsa onu dinliyorsun. Ama asl?nda i?in özü muhalif durmakta, umursamamakta, bunu dersem ba??ma bir i? gelir mi diye dü?ünmemekte. Böyle bir program? 1940ta da yapsan, 2025te de yapsan kitleni bulursun yani.
Kaan: Temel nokta biraz umursamamakta. Dinleyici mü?terim kafas?ndaysan zaten bir bok olmaz. Bizim hiç dinlenmek gibi bir derdimiz olmad?, zaten çok dinlendi?imizi farketti?imizde de çok ?a??rd?k.
Mehmet Ada: Ben çok iyi hat?rl?yorum o ?ok dönemini mesela, ilk röportaj taleplerinin gelmeye ba?lad???. Hani kim dinliyor ki lan kafas?nda ba?lay?p, çok dinlenmeye ba?lad???n? farketti?inizde de bunu bozmaman?z çok büyük ba?ar?.
Kaan: Yani çok da de?i?en bir ?ey yok asl?nda. Benim zaman?mda Cenk Koray m? ne kafay? say?larla bozmu? bir dallama vard? o kutu aç?yordu, bugün de Acun kutu aç?yor. Türk milleti hep kutu açt?r?yor, kutusundan ç?kana raz? oluyor. Yani de?i?en pek de bir bok yok memlekette, medya al?c? anlam?nda da ama bütün dünyada bu böyle heralde. Yani bu çark hala dönüyor, özellikle Amerika’da, hala dönmeye devam ediyor heryerde. Fele?in çark?…
Mehmet Ada: Ben ona çomak sokar?m. (Gülü?meler)
Kaan: Yani genel olarak radyo hakk?nda, program hakk?nda söylenecekler bunlar. Filmi de daha izlemedi?im için film hakk?nda da pek bir ?ey söyleyemiyorum, belki Mehmet bir?eyler daha der ama söylenebilecek her?eyi söyledi?imizi dü?ünüyorum.
Mehmet Ada: Yani çok da söylenebilecek bir ?ey yok asl?nda film hakk?nda da, bir senaryo yazd?m, çekildi 25 Mart’ta hep beraber izleyece?iz. Ama ?unu söyleyebilirim, kurgusal anlamda müdahele k?sm?nda her iki senaryoda da yapt???m mesela birinci y?l ve dördüncü y?l geçmi? hikayeleri tek bir hikaye veya ardarda ya?anm?? gibi yazd???m?z oldu.
?enol: Bu mecburiyet de?il mi abi? Yoksa film olmaktan ç?kar.
Mehmet Ada: Yani, o zaman radyo program? olur. Ki mesela benim akl?mdaki birçok program ba?l? ba??na bir film olabilir. Kitaba da yazd???m Ar? hikayesinden mesela tek ba??na bir film olabilir, çok da acayip bir ?ey olur… Yapsak m? acaba? (Gülü?meler)
Kaan: Bir de Kaybedenler Kulübü filmiyle ilgili Alt?k?rkbe?’in lull serisinden bir kitap ç?kartmaya karar verdik, filmden biraz önce ç?kacak. Bununla birlikte ayn? dönemde Bahama Ku?kusu isimli yerli edebiyat serimizinde ilk kitaplar? geliyor. Bunlar?n tan?t?m? için de 4 Mart’ta özel bir gecemiz olacak, Can Gox bir?eyler çalacak, Nejat, Yi?it felan bir?eyler okuyacak, efsane underground grup Fox Street Band bizim içni özel bir performans yapacak…
?enol: Evet bunu ayr?ca vurgulamam?z laz?m, Türkiye’de underground blues punk tarz?nda en iyilerdir ve gerçekten yeralt?n? takip edenler bilir onlar?, uzun zamand?r performans vermiyorlard? ama bizi k?rmad?lar neyse ki özel bir performanslar? olacak.
Bela: Cavit’te buradayken filmin müzikleri hakk?nda da biraz bilgi koparal?m.
Cavit: En ba?ta ?unu söyleyim, filmde tarz olmayan müzik yok. Rock’n roll, jazz, blues, erotic jazz, ambient, tango, surf rock… Yani filmde çalan her müzik tarz.
?enol: Yani özgün bir müzik yapt?n?z?
Cavit: Aynen, Yeni Türkü k?vam?nda ilerliyoruz. (Kahkahalar) Atmosfere uygun olmas? aç?s?ndan çok u?ra??ld? müziklerde, mesela dram sahneleri için daha atmosferik müziklerden gidildi, bir cami sahnesi vard? orada sufi müzi?i kulland?k. Müzik olan 37 sahne var ve herbirinde farkl? çe?itler söz konusu. B?rak Türkiye’yi dünyada böyle bir emsal yoktur.
Bela: Yava?tan ba?lama k?sm?na geçelim o zaman, herkes kafa göz dalabilir.
Kaan: ?imdi biraz yay?nevinden bahsetmek laz?m, sonuçta içinde bu kadar kitap olan ilk film olacak. Filmin ana mekanlar?ndan birisi yay?nevi ki birço?u orada ya?and? o olaylar?n. Bu aç?dan da enteresan olaca??n? dü?ünüyorum. Oyuncular hakk?nda bir?eyler söylemek laz?m…
Bela: Onu hat?rlatt???n iyi oldu, senin bir programda söyledi?in bir laf vard?. Birgün filme çekilirse bunlar beni Al Pacino oynas?n diyordun. ?imdi Nejat oynuyor, tatmin etti mi bu aç?dan seni Nejat?
Kaan: Al Pacino’dan daha yak???kl? oldu?unu söyleyebilirim herifin. Ama Al Pacino ya?land?, role oturmayacakt? o yüzden yoksa ?srar edebilirdim. Zaten onu konu?tuk biz Mehmet’le.
Cavit: Al Pacino’yla m? konu?tunuz, Mehmet’le mi?
Kaan: Mehmet’le, ne gerek var Al Pacino’yla konu?maya, hem ne konu?aca??m onunla. Nejat iyi o konuda, zaten Nejat gelip rolü zorla alm??, Tolga’n?n anlatt???na göre. Gerçi Mehmet onlar? daha iyi biliyor o anlats?n o süreci.
Mehmet Ada: Nejat, Kaan rolü için castingi bitirdi resmen. Aç?kcas? benim akl?mda daha farkl? isimler vard?, ben onlar?n üstüne gittim. Ancak Luisa’n?n ?srar? vard? Nejat konusunda ve ona da senaryoyu yollad?k ama ilk yollananlardan de?ildi mesela Nejat. Ama okuyup çok h?zl? bir ?ekilde geri dönü? yapt? bize ve bu mesele kapanm??t?r, Kaan’? ben oynayaca??m, ba?kas? oynarsa da ar?za ç?kart?r?m dedi. ?imdi bu her yönetmen için çok ikna edici bir?eydir, e?er çok özel bir sebep yoksa, o rolü bir zencinin oynamas? felan gerekmiyorsa böyle gelen bir adam? hiçbir yönetmen geri çevirmez. Yi?it’de bu kadar sert olmasa da benzer bir ?ekilde geldi bize, cast görü?mesine k?l???ndan konu?mas?na kadar Mete gibi gelmi? olmas? ve rolü almakta ?srar etmesiyle rolü o ?ekilde ald?. Gerçi bunlar? Tolga cevaplasa daha iyi olurdu ama biraz onun yerine konu?uyorum art?k. Bence gayet rollerinin hakk?n? verdi ikisi de ama her izleyende farkl? t?nlayacakt?r bu. Mesela internette görüyorum, ke?ke Kaan’la Mete seslendirseymi? de kadar giden yorumlar var. Dü?ünmeden de edemiyorum hani kafayla yazd?n?z bu yorumlar? diye ama bir yandan da bir samimiyet var bu yorumlarda.
Kaan: Bunu bir sürü tan?d???m?z insan da söyledi sana. Ama bu program? bilenler için bir rahats?zl?k yani. Fakat Nejat o kadar iyiydi ki, fragmanlardan birini internette izlerken bir an benim sesim mi bu diye dü?ündüm.
Mehmet Ada: Benim Nejat’ta ilk edindi?im gözlem, bu adam Kaan karakterine farkl? bir yorum getirecek ve bu ne Kaan ne de Nejat’?n kimli?i olacak ?eklindeydi. Ama Kaan’? bu kadar iyi özümsemi?, tonlamalar?na kadar böyle iyi çal??m?? olmas?yla bence harika bir i? ç?kard? Nejat.
?enol: Peki Nejat’?n program?n dinleyicilerinden biri olmas?n?n da bir etkisi var m??
Mehmet Ada: En ba?ta o var zaten. Program?n ba??ndan beri çok s?k? bir dinleyici ve rol öncesinde de bunlar?n üstünden geçmi?tir diye dü?ünüyorum. … R?za Kocao?lu çok müthi? bir i? ç?kartt? filmde.
Bela: Onu gördü?üme çok sevindim ben.
Mehmet Ada: Aynen, o beni oynad? zaten.
?enol: Peki memnun musun R?za’dan?
Mehmet Ada: Memnunum, fazlas?yla memnunum.
Kaan: R?za’n?n i?i kolayd? ama hep oturarak oynad? zaten…
?enol: ve yiyerek. (Kahkahalar)
Kaan: ?enol’da kendini oynad? filmde.
Bela: Peki sen memnun musun kendinden?
?enol: Pek oynamad?m bile. Bu da Nejat’la ilk oynayaca??m?z sahnede, Nejat’? asiste edece?im yerde Nejat’?n beni kenara çekip “Abi Kaan’la yay?nevinde, sokakta, barda ne yap?yorsan, benimle onu yap. Sadece sana oynama diyorum” demesiyle ve bunu çok güzel bir ?ekilde demesiyle alakal?. Ben bunu duyunca da gerçekten de oynamad?m, aynen oldu?um gibi, kar??mda Kaan Abi varm?? gibiydim. Yoksa benim oyunculukla alakam yok.
Kaan: Bizden bu kadar o zaman; umar?z vatana millete hay?rl? olur.




Leave a Reply