Yazar ve Para Meselesi

(Bu yazı ‘şimdi yaz, ileride otomatik cevap olarak kullanırsın‘ serisinin bir parçasıdır.)

Yazar dediğin aç kalmalıdır. Ne olursa olsun parayı umursamamalı, açlıktan ölse bile yazdıklarından para kazanmayı düşünmemelidir. Zaten yazarlık bir kariyer ya da hayatını geçindirebileceğin bir şey olamaz. Yazarlar açlıktan ve parasızlıktan ölmeli ki biz de edebiyat dünyamızın vasatlığı ve aç yazarlar edebiyatı üzerinden yolumuzu bulabilelim.

Edebiyat dünyasının öğüt veren kalemlerinin bir özetini okudunuz az önce. Kendilerinin yazar olmak isteyenlere verdiği tavsiyeler kısaca böyle. Aslında bir noktada anlıyorum onları da, bir hayal dünyasında yaşadıkları için böyle şeyleri savunmaları gayet mantıklı. Profesyonel yazarlık diye bir şeyden haberleri olmayabilir ya da kendisini yazmaya adayanların faturalarının ve kiralarının devlet tarafından ödendiğini zannediyor olabilirler. Belki de sırf idealist kafa yapıları yüzünden kendileri dışında daima telifle yazmak isteyenleri satılmışlıkla ya da edebiyatı satmakla suçlamayı alışkanlık hâline getirmişlerdir. Her şey mümkün ama yine de bu saçmaladıkları gerçeğini değiştirmiyor.

Bu zırvalar artık beni delirtmeye başladı. Genellikle her sanatçıya ama en çok da yazarlara karşı böyle bir haksızlık ve bana göre terbiyesizlik yapanlara bir dur denmesi gerekiyor. Hem yazmak isteyenlere “Kendinizi buna adayın” tarzı bol keseden öğütler saçıp hem de “Sen yazdıklarını satmaya mı çalışıyorsun” ikiyüzlülüğü artık mide bulandırıcı bir hâl aldı.

  • Yazarlar da para kazanabilir. Hatta kazanmak zorundadırlar. Yazarken vaktimizi, zihnimizi bir şeye ayırıyor ve ona bir emek harcıyoruz. Yani çalışıyoruz. Belki sizin için çalışmak sadece işçilere özgü bir eylem olabilir ama burada da bir emek ve zaman harcanıyor ve bunun da hakkının verilmesi gerekiyor.

  • Profesyonel yazarlık diye bir gerçek var ve bunu artık kabul etmek zorundasınız. Yazarın yazdığının karşılığını istemesi onun en doğal hakkıdır. Sonuçta yazarlar da kira-fatura ödüyor, yemek yemeleri gerekiyor, hayatta kalabilmek için para harcamaları gerekiyor. Sizin o camdan hayallerinizi parçalamış olabilirim ama yaşadığımız dünya bunu gerektiriyor.

  • Bu yüzden bir yazar sizden telif istediğinde onu satılmışlıkla suçlamaktan ya da edebiyat yaparak başınızdan savmaktan vazgeçin. Hele bir de parayla satılan, içerisine reklam alan yayınlar bunu yapma yüzsüzlüğünü bıraksın artık. O kazandığınız paraları içki sofralarına ya da kendi cebinize atacağınıza yazarlarınıza hakkını ödeyin.

  • Yazarların elbette çok büyük maddi beklentileri yok, hatta büyük kısmı ek işler de yapmak zorunda kalıyor. Ancak siz bunu olması gerekenmiş gibi sunma hakkına sahip değilsiniz. Sizin yapmanız gereken yazarların daha iyi eserler çıkartabilecek kadar rahat olabilmesinin yollarını açmak. Günde on saat çalışırken veya kirayı faturayı nasıl yetiştireceğini düşünürken başarılı metinler çıkartmak pek mümkün olmuyor doğal olarak.

  • Arkadaşlık/siyasi fikir ortaklığı başka yazarlık başkadır. Bir yazar sizinle aynı politik görüşe sahipse ya da sizinle yakın arkadaşsa, sizin için bedava yazacağı anlamına gelmez. Kendisi isterse böyle bir şeyi gönüllü olarak yapabilir ama bunlar istisnadır ve böyle bir ilişkiniz olması ona telif ödemeyeceğiniz anlamına gelmez.

  • Herkesin telif ödeyecek durumu olmayabilir ya da başka koşullar bunu geciktirebilir. Bu tarz durumlarda imtiyaz tamamen yazardadır, sizde değil. Yazarın böyle şeyleri kabul edip etmeme hakkı saklıdır. Eğer profesyonel bir iş yapıyorsa ve telif için bazı ön koşullar söz konusuysa da bu lafta anlaşmalarla değil, imzalı sözleşmelerle yapılır. Bu sayede yazara kazık atılamaz.

  • Bir sözüm de “ismim duyulsun yeter” yazarlarına. Bunu yapmayı bırakın artık. İsminizin bir yerde görünmesinin size faydası sınırlı ve siz de dahil bütün yazarlara zarar veriyor. Çünkü sizin yüzünüzden insanlar “Nasıl olsa bedava yazacak bir salak bulurum, niye birilerine para ödeyeyim ki?” diye düşünmeye başlıyor ve hem sizin saygınlığınız düşüyor hem de insanların yazdıklarının karşılığını alması daha da zorlaşıyor.

Son cümlemi biraz açmak istiyorum. Evet, eğer kendinizi bir yazar olarak görüyor veya öyle konumlandırıyorsanız, bedava yazmak ya da yazdığınızın hakkını istememek hem sizin hem de yazdıklarınızın değerini düşürüyor. Yazmak da diğer tüm meslekler gibi bir emek harcamayı, bir zaman ayırmayı gerektiriyor ve siz tüm bunları yapıp bunu birilerine size hiçbir şey vermeden kullansın diye veriyorsanız bu onların gözünde değerinizi düşürür. Hastaneye gittiğinizde bedava ameliyat yapan bir doktor görüyor musunuz? Ya da ürettiklerini hallere bedava gönderen bir çiftçi? Onların emeklerinin ve zamanlarının karşılığı ödeniyorsa bir yazarın da ödenmeli. Bunu net bir şekilde ortaya koymazsanız bir süre sonra sizi hiçbir şekilde umursamayıp daima cepte ve bedava gören insanlarla muhatap olmak zorunda kalırsınız.

  • Yukarıdaki maddeyle bağlantılı olarak; bir yazar elbette eğlence için yazabilir. Sırf bir şeyler yazmak istediği için yazabilir ve bunu bedava olarak bir yerlere koyabilir (bkz: şu anda okuduğunuz blog). Ancak birileri bir yazar olarak sizden yazı istiyorsa bu bir iştir ve bunun karşılığını ödemesi gerekir. Eğer gerçekten bir yazar olarak hayatınızı sürdürmek istiyorsanız bunu net bir şekilde ortaya koymanız lazım ve bir yazardan yazı isteyecek herkesin de bunu artık kafasına sokması lazım.

Kendisini profesyonel bir yazar olarak konumlandıran ve hayatını yazarak geçirmek isteyen birisi olarak bu konudaki fikirlerimi açık bir şekilde belirtmem gerektiğini düşündüm ve sonucunda bu yazı çıktı. Yazarların, müzisyenlerin, tasarımcıların, coderların kısaca aklını kullanarak bir şeyler yaratan ve hayatını bunları yaparak geçirmek isteyen insanların emeğini sömürmeye, onları kullanmaya çalışanlara ve kendini bilerek ya da bilmeyerek kullandıran arkadaşlara hitap ediyor bu yazı aynı zamanda. Dilediğiniz gibi kullanın, dağıtın, hatta sizden bedava iş yapmanızı isteyenlere cevap olarak bu yazının linkini gönderin.

Son olarak John Scalzi’nin bu konudaki tavrını ve bana kalırsa bu yazının hitap ettiği herkesin de sahip olması gereken tavrı özetleyen görseli sizlerle paylaşmak istiyorum:

fuck-you-pay-me-dedi-yazar

Söyleyeceklerim bu kadar.

2 thoughts on “Yazar ve Para Meselesi”

  1. Son paragrafa gelmeden “Ahmet bu aralar John Scalzi’nin Whatever blogunda takılıyor herhalde” diye düşünmüştüm. Son paragrafta yanılmadığımı gördüm.

    1. O yazıları ilk geçen yaz okumuştum da bazı şeyler yakın zamanda tekrar hatırlattı.

      İster istemez yazıyı da etkiledi, etkilemeseydi dil olarak çok daha ağır bir yazı çıkabilirdi :)

Leave a Reply to Ahmet A. Sabancı Cancel reply