Renk Körlerinin Aras?nda “Gri Bölge”de Kalmak [18.07.2012]

(Bu yaz?m ilk olarak 18 Temmuz 2012’de Jiyan.org‘da yay?nlanm??t?r.)

Özgür Uçkan, dün birçoklar?n?n görmemekte ?srar etti?i baz? noktalar? “kay?t dü?mek” ad?na bir yaz? yay?nlad?. Yaz?n?n tam hâli burada, tembellik edilmeyip okunmas?n? tavsiye ediyorum. Ben burada sadece yaz?daki birkaç detay?n üzerinde durmaya çal??aca??m sadece.

Bu “olay” NTV Radyo’ya, bili?im hukuku konusunda öncü isimlerden biri olan hukukçu Gökhan Ahi ile birlikte verdi?im bir röportajdan sonra geli?ti. Bir blogda, tam da o s?ralarda hukuki bir garabet ile “terör örgütü” ilan ediliveren RedHack’i desteklemekle suçlan?p hedef gösterildik. Ard?ndan da “bir hacker grubu” yukarda isimlerini gördü?ünüz yazarlarla birlikte benim de ki?isel bilgilerimi bir yerlerde yay?nlad? (hemen ard?ndan da bu bilgiler silindi). Bu sald?r? haber olmaya ba?lad?. Bunun üzerine RedHack, Twitter hesab?ndan, “masum insanlara yönelik sanal kontrgerilla sald?r?lar?n?n cevab?n? ellerindeki ihbarc? bilgilerini yay?nlayarak verece?ini” duyurdu ve “olaylar” geli?ti… Oysa, ben de, yukar?da an?lan gazeteciler, hukukçular da “i?imizi” yapm??, bize sorulan sorulara cevap vermi?, durumu analiz etmi? ve görü?lerimizi aç?klam??t?k.

“Olaylar?n” böyle geli?mesine “?a??r?yor” de?ilim elbette. Bu co?rafyada “?a??rma yetimi” çoktan kaybettim. ?imdi ?u “gri bölge”ye biraz yak?ndan bakal?m…

?a??rma yetimizi çoktan kaybettik zaten, böyle garip bir co?rafyada aksi pek mümkün de?il. Ancak yine de buna neden olan ?eyi vurgulamakta fayda var. Bu yaz?da da geçen ve benim yaz?m?n da ba?l??? olan renk körlü?ü durumunu.

Bu öyle bir hastal?k hâline gelmi? ki, tüm topluma bula?m?? durumda (istisnalar genelde toplum d??? kald?klar? için bu tan?m? kullanmakta pek sorun görmüyorum). Toplumun hemen her kesimi, her türden ve konumdan bireyi bu hastal?ktan muzdarip denilebilir. En olmamas? gerekenler bile. Bilimkurgu kitaplar?ndakilere benzer bir komplo uydurmak istesem, ülkenin havas?na-suyuna ilaç kar??t?rd?klar?n? bile iddia edebilirim.

Bu hastal?k, bir tür zihin kararmas? ile ba?l?yor ve bu kararma hayat?n her noktas?na kadar s?z?yor. Zihinde olu?an kararma öyle bir noktaya var?yor ki, bir süre sonra sizin söylediklerinize ya da dü?ündüklerinize ters görünen en küçük bir durum bile sorgulanmadan dü?man ilan ediliyor ve (biliyorum gayr? ciddi görünen bir benzetme olacak ama) Doctor Who dizisindeki Dalek’ler gibi önünüze ç?kan her farkl? olana “Exterminate!” (?mha Et!) diyerek yakla?maya ba?l?yorsunuz. Kar??n?zdakinin söyledikleri üzerine dü?ünmek, kendinizi sorgulamak, tart??mak gibi yetenekleriniz -yani insan?n normal hayvanlardan fark?n? olu?turdu?unu iddia etti?iniz zekan?n en önemli belirtileri- tamamen i?lemez hâle geliyor.

Bu hastal???n ilerleyip tüm topluma saç?ld??? noktalarda ise Özgür hocan?n yaz?s?nda bahsetti?i ?u tarz durumlarla kar?? kar??ya kal?yoruz;

Buras? da i?te böyle ilginç bir co?rafyad?r. Bu tarz hukuksuz i?ler hemen her co?rafyada iktidar odaklar? taraf?ndan yap?l?r, ama gizli sakl? yap?l?r, buradaki gibi alenen de?il. Çünkü burada güç hukuka inanmaz…. Güç kendi hakk?na inan?r, bu hakk? herkesin ve her ?eyin üstünde görür ve bu yüzden, herkesten (halktan) kendisini (hakk?n?) kutsal kabul etmesini ister. Halbuki, demokrasi devletin (ve di?er güç odaklar?n?n, ?irketlerin, organizasyonlar?n vb.) bireyler lehine hukuk taraf?ndan s?n?rland?r?ld??? rejimlere denir. Bunun tersi oldu?unda, yani bireyler devlet (ve di?er güç odaklar?) lehine s?n?rland?r?ld???nda ise bu rejime bir çok isim verilebilir, ama “demokrasi” ve “hukuk devleti” bu isimler aras?nda yer almaz.

Türkiye’nin “ilklerin ülkesi”, “model ülke” vb. diye adland?r?lmas?na bay?l?yor yöneticilerimiz. Pek fazla ilk ç?km?yor buradan, ama bazen de ç?k?yor. Mesela, devlet eliyle merkezi filtre uygulamas?n?n “güvenli internet” diye adland?r?lmas? böyle bir ilk oluyor (Mensup oldu?umuz Avrupa Güvenlik ve ??birli?i Te?kilat?’n?n 56 ülkesi içinde bir ilkiz bu bak?mdan, ama model olmad???m?z a?ikar, kimse henüz bizi izlemedi). Yine, bir süredir uluslararas? ortamlarda tart???lan ama tan?m?nda bir türlü uzla??lamayan “siber terörizm” konusunda da bir ilki gerçekle?tirdik, ve dünyada hiç bir ülke henüz Anonymous’u, LulzSec’i filan “terörist” ilan etmeden önce (di?er devletler temkinli bir ?ekilde “siber tehdit” demeyi tercih ediyorlar), biz RedHack’i “silahl? terör örgütü” ilan ediverdik! Bu ilan?n hukuki sorunlar? bir tarafa, “silah”lar?n niteli?i ba?ka bir tarafa, birden nur topu gibi bir terör örgütümüz ve Twitter’daki k?rk küsür bin takipçisi oluverdi…

Ve ister istemez böyle bir mant?k, insan?n do?as?n?n gere?i olan (gerçi o do?adan eser kald? m? ona bile emin de?ilim ya art?k, böyle nadir durumlarla türümüzün son örneklerini görüyor gibi hissediyorum) sorgulama, dü?ünme gibi eylemleri gerçekle?tirenleri kendi “beyaz bölgelerinden” bakarak, hiç dü?ünmeden “siyah” ilan eder. Sizin diyeceklerinizin de do?al olarak hiçbir anlam? kalmaz onlar için, imha edilmesi gerekensinizdir zaten, neden dinlenesiniz ki?

Sonuç olarak böyle bir renk körlü?ünün ortas?nda gri olmakta inat etmek, belki de yap?labilecek en cesur ?ey oluyor. Siyah ya da beyaz olmak bu do?ada hiç sorun de?il ama gri olmak, insanl?kta inat etmeyi, sorgulamaktan ve dü?ünmekten asla vazgeçmeyece?ini söylemek oluyor. Her ne kadar ne siyah?n ne de beyaz?n anlamas?n?n pek imkan? olmad???n?n fark?nda olsan da.

Gri bölgede durdukça, gri kald?kça da Özgür hocan?n yaz?s?ndaki ?u sözleri (ya da benzerlerini) daima tekrar etmek zorunda kal?yorsun, hiçbir ?ey olmazsa da not olarak dü?ülsün tarihe ve internete diye:

Bu korku operasyonuna hedef gösterilmi? biri olarak, buradan tehditçilerime sesleniyorum:

Ben bir yazar, akademisyen ve insan haklar? savunucusuyum. Bu niteliklerim gere?i me?ru çal??malarda bulunurum. Bu çal??malar, bir yandan akademik ve entelektüel ilgilerim di?er yandan kamu yarar? k?staslar?yla belirlenir ve bu yüzden tüm çal??malar?m?n arkas?nday?m. Bu çal??malar, yaz?lar?m, medyada yer bulan konu?malar?m, benimle yap?lan söyle?iler ve kitaplar?m, sizin anlad???n?z anlamda ?u veya bu gruba “destek” olarak nitelenemez. O tür “desteklerde” siz bulunursunuz. Ayn? nitelikleri ta??m?yoruz. Benim çal??malar?m akademik özgürlü?e, bas?n özgürlü?üne ve ifade özgürlü?üne girer. Siz ise ancak tamamen kar?? oldu?unuz sonuncu özgürlükten yararlan?rs?n?z. Ho?unuza gitmeyen, kar?? oldu?unuz fikirleri dile getirenlerin ifade özgürlü?üne sald?rmasan?z, sizin bile ifade özgürlü?ünüzü savunurdum. Ama bu ko?ullarda sizinkini ifade özgürlü?ü de?il, ifade özgürlü?üne yönelmi? bir nefret suçu olarak görmek e?ilimindeyim.

Comments

Leave a Reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Discover more from Weird and Deadly Interesting

Subscribe now to keep reading and get access to the full archive.

Continue reading