Cuma Postası [26.10.2012]

(Teknik olmayan sebeplerden dolayı bu saate kaldı bugün posta. Ama hâlâ cuma gününün içindeyiz. O yüzden bana göre bir sorun yok.)

*Dangerous Minds | FACEBOOK: I WANT MY FRIENDS BACK

Facebook’un gün geçtikçe daha rezil bir sosyal ağ olma yolunda emin adımlarla ilerlediğini kimse inkar edemez. Ancak yukarıdaki linkte bahsedilen durum, para için kendi iskelet mantığıyla çelişmeyi bile göze aldıklarının en büyük örneği. Bu konuda bilgilenmek ve bu duruma karşı olabilecek her türlü önlemi almak hepimiz için önemli, özellikle de bir şekilde sosyal ağlar üzerinden kendisini ve ürettiklerini insanlara ulaştırmak isteyen amatör ya da bu tarz şeylere verecek parası olmayan sanatçılar ve üreten insanlar için.

*PHD Comics: What is Open Access?

PHD Comics zevkle takip ettiğim webcomiclerden birisi. Hazırladıkları bu videoda, özellikle akademide kullanılan “Open Access” teriminin ne demek olduğunu ve neden önemli olduğunu çok güzel bir şekilde anlatmışlar. Akademiklere ve copyright konularıyla ilgilenenlere duyurulur.

*Lies Writers Tell Themselves | The Awl

Mutlaka okunması ve uzak durulması gereken laflar. Uzak durmayanlar ıslak meşemle karşılaşmaya hazır olsun!

*Türkiye’nin Basın Özgürlüğü Krizi – Committee to Protect Journalists

Sanırım bunun için bir açıklama yapmama gerek yok.

*Özgür Uçkan » Zihinlerimizden evlerimize kadar uzanan bir cephe: “Siber savaş”, sivil savaş

Özgür hocam yine kalemini konuşturmuş, siber savaş üzerine şu ana kadar yazılmış en sağlam türkçe metni önümüze koymuş. Mutlaka okunmalı, tekrar tekrar okunmalı diyorum.

*Winners of the Pirate Flix Video Remix contest – Boing Boing

Cory Doctorow’un yeni çıkan Pirate Cinema kitabı için, kitabın konseptiyle de uygun olarak WORD Book Station Brooklyn ile birlikte bir remix video yarışması yapmıştı. Geçenlerde yarışmanın sonucu belli oldu ve açıkcası kazananların hepsi de şahane işler olmuş. İzlemenizde fayda var (özellikle de birinci olan videoyu).

*GİO Ödülleri 2012 | FABİSAD

Türkiye’de bilimkurgu/fantazya edebiyatının ve bu kültürün hâli hakkında ne kadar dertli olduğumu hemen herkes biliyordur. Neyse ki zaman zaman böyle güzel haberlere de denk geliyoruz. En başta FABİSAD’a böyle güzel bir şeyi başlattığı için teşekkür etmeliyim. Umarım uzun süreler devam edip bir gelenek hâlini alır. Tabii bunun olması için de bu kültürün ucundan kenarından da olsa içinde olanların biraz çaba göstermesi lazım.