“Geçit” Öyküm Kayıp Rıhtım Siberpunk Seçkisinde

Kayıp Rıhtım’ın her ay düzenlediği öykü seçkisinin elli sekizinci ayında konu “Siberpunk” olarak seçilmişti. Her ay farklı bir konu başlığıyla, oldukça güzel öykülere ulaşmamızı sağlayan Kayıp Rıhtım, bu ay da çok güzel öyküleri bir araya getirmiş. Bu ayın tanıtım yazısı şu şekilde:

Ya ikinci dünya savaşı hiç bitmeseydi? Petrol olmasaydı ve balinalar, yakıt üretmek için yapay tanklarda çoğaltılsaydı? Su buharı dünyaya egemen olmaya devam etseydi? İnsanlar yüzyıllar boyunca yaşamanın yolunu bulsalardı? Bizler sonuçlarını düşünmesek de punk akımlarının temellerini atan Alfred Bester, Jules Verne ve William Gibson gibi birçok yazar uzun yıllar boyunca bu soruların dünyaya nasıl şekil vereceğini düşündü. Böylece Cyberpunk, Steampunk ve Biopunk akımları hatırı sayılır bir kitle oluşturmayı başardılar. Özgürlük ve ahlakı hedefleyen ancak bunların sonuçlarını da gayet iyi yansıtan Punk akımı, METUCON işbirliği ile bu ayki seçkinin de teması oldu.

Bu ayın seçkisinde benim de Geçit isimli öyküm yer alıyor. Başlangıçta tek başına bir öykü olarak düşünmüştüm ama okudukça acaba devam edip bir novellaya çevirsem mi diye de düşünüyorum.

Bu ayın derleme duyurusu burada. Benim öyküm de burada.

Öyküyle ilgili yorumlarınızı duymak isterim.

Cuma Postası [18.04.2014]

* Bu postada tavsiyem olan haftalık rapor copy.me’nin hazırladığı “Short Copy” serisi. En son postlarına buradan bakabilirsiniz. / This week’s weekly blog post is from Copy.me. They call it “Short Copy”. You can read latest one here.

# # #

Pulitzer Prize Is First Official Vindication of NSA Whistleblower by Annalee Newitz

Auditing TrueCrypt by Bruce Schneier

Hacker “weev” demands bacon following prison release by David Kravets

Google adds to ToS: yes, we scan all your e-mails by Casey Johnston

Twitter ekibiyle olan toplantıdan notlar… by Erkan Saka (You can read English version of this here.)

It’s Time to Encrypt the Entire Internet via WIRED

Three Questions for Eugene Kaspersky by David Talbot

Nespresso “open-sources” coffee pod business under government pressure by Casey Johnston

# # #

George Bush’s Paintings Aren’t Funny by Molly Crabapple

Selfies at funerals and memorial hashtags: mourning in the digital age by Laurie Penny

This Open Source Graffiti Drone Will Give Cops Nightmares by Kyle Vanhemert

William S. Burroughs’ Wild Ride with Scientology by Lee Konstantinou

[Pazar Müziği] Can Kazaz

Can Kazaz’ı Gökim sayesinde keşfettim ve bu kadar geç keşfettiğim için gerçekten üzüldüm. Ben buraya üç favorimi koydum ama siz Soundcloud profilini ziyaret edip tüm işlerine bir bakın.


Göki helped me to discover Can Kazaz and I’m wondering how I didn’t heard about him before. I choose three of my favourites but you should definitely visit his profile at Soundcloud. (You may not understand Turkish cut-and-pastes but who cares, give it a try.)

Cuma Postası [11.04.2014]

(Cuma Postası’na bu haftadan itibaren kaldığım yerden devam ediyorum. Eğer bu seriyle ilk defa karşılaşıyorsanız şurada bir açıklama bulabilirsiniz. / From this week on Friday Post returns. If you’ve never heard of it, you can read a brief explanation here.)

Türkiye / Turkey

Turkey’s actions in Syria see PM Recep Tayyip Erdogan go from model Middle East ‘strongman’ to tin-pot dictator – Robert Fisk – Commentators – The Independent

We Quit Working for Erdogan’s Propaganda Mouthpiece | VICE United Kingdom

#

Future Tense, Netizen Report isminde harika bir seri yayınlıyor, takibe almanızı tavsiye ederim. En tazesi burada. / Future Tense’s Netizen Report is one of the must follow serials on the net. You can read the latest one here.

#

Gözetim / Surveillance

ZunZuneo: A Tale of Failed Transparency and Gross Surveillance by Jenny Davis

Wild at Heart: Were Intelligence Agencies Using Heartbleed in November 2013? by Peter Eckersley

Edward Snowden Testimony at the Parliamentary Assembly of the Council of Europe

EU high court strikes down metadata collection law by Cyrus Farivar (EFF on this topic/EFF’in bu konudaki haberi)

The Continuing Public/Private Surveillance Partnership by Bruce Schneier

Of Being Numerous by Natasha Lennard

#

Siberkültür – Siberpolitik / Cyberculture – Cyberpolitics

Democracy comes to Mozilla by David Banks

Where do we go from here: “link rot” and atemporality by Sarah Wanenchak

Big data: are we making a big mistake? by Tim Harford

Booking Video: Aaron Swartz Jokes, Jousts With Cops After MIT Bust

#

Şirketler Çıldırdı! / Corporations Gone Wild!

Drop Condoleezza Rice or we will #dropdropbox

Restoring CC attribution to Flickr, because Yahoo broke it

Wolf Richter: I Just Got PayPal’s New Absolutely-No-Privacy-Ever Policy by Yves Smith

How Not to Charge Your Fans: Kirby Ferguson. A Case Study by Alex Lungu

#

Geek İşleri / Geek Stuff

Dungeons & Dragons & Philosophers by Existential Comics

Yet another bad idea by Charlie Stross

Domino Addition by Numberphile

[İnternet Notları] Heartbleed’in Son Durumu

heartbleed

Son birkaç gündür internette en çok konuşulan ve birçok insanı korkutan olay openssl’de ortaya çıkan ve Heartbleed ismi verilen güvenlik açığı oldu. Openssl içinde bulunan heartbeat uzantısında yapılan güncellemeden kaynaklı bu hata, ssl’in sağladığı kriptonun ve güvenliğin neredeyse etkisiz hâle gelmesine neden oluyor. Burada çok detaylı açıklama yapamayacağım ama Türkçe olarak güzel bir açıklama için buraya, İngilizce için buraya bakabilirsiniz.

Bu açığın ortaya çıkmasının ardından hızlı bir şekilde açığı kapatma çalışmaları başladı. Şu anda tüm sistem adminler hızlı bir şekilde sistemlerini tekrar güvenli hâle getirmeye çalışıyor ancak bu elbette zaman alacak bir süreç. Bu yüzden birçok kişi en azından birkaç gün boyunca gerçekten güvenliğe ihtiyaç duyacağınız işleri internetten yapmamanızı tavsiye ediyor ki ben de herkese aynısını tavsiye ediyorum. Ayrıca şifrelerinizi değiştirmek için de aynı şekilde bekleyin. Eğer sistemler tam güvenliği sağlamadan değiştirirseniz size hiçbir faydası olmaz.

Eğer bir sistem admin değilseniz ya da kendinize ait sunucunuz yoksa yapabileceğiniz pek bir şey yok. Sadece durumu takip etmeniz ve en azından birkaç gün internet bankacılığı gibi servisleri kullanmamanız lazım. Sistem adminler ve kişisel sunucuları olanlarsa umuyorum ki şimdiden openssl güncellemelerini yapmış ve yeni sertifikalarla işlerini sağlama almışlardır.

Konuyla ilgili yukarıda verdiğim önemli linkler dışında tavsiye edebileceğim diğer okumalar da şunlar:

Bobs 2014 Oylamaları Başladı! / Bobs 2014 Ballot Box is Opened!

the_Bobs_1024

Bobs – Best of Online Activism, bu yıl onuncusu düzenlenen ve online aktivizmi temeline alan dünyanın en büyük sosyal medya yarışmalarından birisi. Birçok farklı dilden adayların katılabildiği bu yarışmaya geçtiğimiz yıldan bu yana Türkçe adaylar da dahil olabiliyor. Jürilerin belirlediği kategori finalistleri tüm internetin katılabileceği şekilde oylamaya açılıyor ve oylama sonucunda da birinciler belirleniyor.

Bu yılın ise benim için kesinlikle ayrı bir önemi var. Çünkü “En İyi Blog” kategorisinde Siberuzay Aylağının Günlüğü isimli blogumla (ki şu an oradasınız :) finalistler arasına girdim. Başlangıçta tamamen kendimce notlar almak ve insanlara yardım etmek için kurduğum bu sitenin böyle bir noktaya geldiğini görmek beni gerçekten çok mutlu ediyor. Elbette burayı takip eden, beni destekleyen herkesin de bunda payı var.

Finallerden birinci olarak çıkabilir miyim emin değilim, çünkü The Intercept, Euromaydan gibi çok güzel sitelerle aynı kategorideyim. Ancak orada olmak bile bu siteyle iyi bir şeyler yapabildiğimi görmemi sağladı. Eğer beni desteklemek isterseniz aşağıdaki görsele tıklayarak oy verebileceğiniz siteye gidebilirsiniz.

Bir çok farklı dalda da tanıdığım ya da takip ettiğim güzel insanlar aday olarak yer alıyor. Kem Gözlere Şiş, Mülksüzleştirme, Yüksekova Haber bunlardan bazıları. Ayrıca Halkın Seçimi – Türkçe bölümü de mevcut. Kimseye haksızlık yapmak istemediğimden özellikle şuna oy verin demek istemiyorum çünkü hepsi o oyları hakediyor, bu yüzden seçim sizin.

03_Bobs2014_cms_1024x576


Bobs 2014 finalists are announced and public voting is opened. Bobs – Best of Online Activism, one of the biggest social media competition focused on online activism, hits its 10th year. Bobs accepting activist from 14 different languages and Turkish is one of them since last year.

But this year has a different meaning for me. My blog Siberuzay Aylağının Günlüğü (Diary of Cyberspace Vagabond) has made the shortlist of this years “Best Blogs”. I started writing to this blog just to take some notes and help people when I can but it turned into something bigger. It still amazes me and I’m still not sure how to feel or act. :)

If you’re not sure what this blog is about (because it’s mostly written in Turkish) you can read what Bobs jury said about it:

Ahmet A. Sabancı is a blogger who specializes in issues of cyberculture. He has been explaining the technical aspects of web censorship and digital surveillance to the Turkish public. He provides substantive information about developments outside Turkey, including the NSA PRISM scandal, in order to inform the public back in Turkey. His detailed knowledge of his subjects helps him boil down complicated issues into terms that are readily understood by the wider public.

I really don’t know what to say about that. So, it’ll be better for me if I stop here. If you want to support me on Bobs 2014 you can click the picture below and go to Bobs’ website. Also some of my friends and websites I follow are in finals too. I want to congratulate all of them and I hope they’ll win.

03_Bobs2014_cms_1024x576

“İnternetin Yıkıcılığı Üzerine, Tekel Medya ve Büyük Veri Savaşı” [Koç Üniversitesi Bilişim Günleri]

Koç Üniversitesi 4. Bilişim Günleri

Bununla ilgili daha erken duyuru yapabilmeyi isterdim ancak hem seçimlerin tüm haftasonu gündemini ele geçirmiş olması hem de etkinliğin web sitesinin açılmasının gecikmesinden dolayı ancak bugün duyurabiliyorum.

Koç Üniversitesi Bilişim Kulübü’nün düzenlediği ve bu yıl dördüncüsü gerçekleştirilen Bilişim Günleri’nin bu yıl başlığı “İnternetin Görünmeyen Yüzü”. Her gün farklı bir etkinliğin gerçekleştirileceği bu günler bugün başlıyor.

İlk günün panelinin başlığı “İnternetin Yıkıcılığı Üzerine, Tekel Medya ve Büyük Veri Savaşı”. Konuşmacılarsa Ali Rıza Keleş, Ebru Yetişkin ve ben (Ahmet A. Sabancı). Bu panelde günümüzde internetin ve teknolojinin geldiği konumu, bunun sosyal ve politik etkilerini, yakın ve uzak gelecekte bizi bekleyen şeyleri ve bunlarla dair nasıl bir yaklaşım sergilememiz gerektiği gibi konuları konuşacağız. Yani daha geniş ve artık bana göre konuşmaya ihtiyacımız olan konuları konuşmak ve bununla ilgili katılan herkesle beraber bir tartışma ortamı yaratmak istiyoruz.

Panel bugün (31 Mart 2014) saat 18:30’da Koç Üniversitesi’nde. Gelebilecek herkesi bekliyoruz, herhangi bir kayıt yaptırmaya gerek yok.

Bununla birlikte Bilişim Günleri’nin diğer etkinliklerini de kaçırmamanızı tavsiye ederim. Hepsi konusunda gerçekten bana göre uzman kişilerin katılımıyla gerçekleşecek önemli etkinlikler ve bu konularla ilgileniyorsanız katılmanızın size büyük katkısı olur.

Etkinliğin web sitesine buradan ulaşabilirsiniz. Tasarımı çok güzel olmuş, bunun için de Bilişim Kulübü’ndeki arkadaşlara teşekkür ederim (yukarıdaki görsel siteden alıntıdır).

[Notes From Internet] It’s Not Twitter It’s the Eclipse of Reason

BjNDchRCAAABKYR

You’ve probably heard that Twitter blocked in Turkey. Also latest news adds that Google DNS is blocked too. I wanted to write something about it but I really don’t have enough time for writing a detailed piece about that right now. Instead of writing I’ll share our organization Alternative Informatics Association’s statement about this censorship. (You can read Turkish version of the statement here.)

Also Zeynep Tufekci wrote a great piece about that topic and she summaries every detail perfectly. You can read that here.


It’s Not Twitter It’s The Eclipse Of Reason

Twitter has become a basic communication tool for the users in Turkey to exercise freedom of speech. The President, The Prime Minister and the commissioners, journalists, bureaucrats, members of the parliament, writers, artists, unionists and activists, people with different political ideologies, oppressed groups and people from different parts of the society can state their opinions and participate in discussions about the current situations. In an environment where traditional media is constantly struggling with government oppression, communication tools like Twitter are crucial for the citizens. The only environment we can access to information without being censored is through the internet. To block an essential tool like Twitter just before the elections is unacceptable. It’s a clear violation of the right to freedom of expression.

Violation of the Right To Elect and the Right To Be Elected.

Turkey is on the eve of Local Elections. The running parties and the candidates use social media and Twitter frequently for their campaigns. This type of communication gives citizens the opportunity to follow the candidates closely, express their problems and hear the solutions that candidates can offer and also force them to create solutions. Therefore, blocking Twitter not only violates the freedom of speech but also violates the right to elect and to be elected.

We Are Concerned About The Integrity Of Upcoming Local Elections

We are experiencing great political tensions in expectation of the upcoming local elections that will take place on March 30th, 2014. These tensions are further solidified through distrust in the electoral process itself. The internet holds great potential for bringing citizen oversight to this process. It offers platforms and communication mechanisms to rapidly report on injustices and fraud attempts during the election data. Given current circumstances in Turkey, the internet is expected to play a crucial role in the supervision of the casting and counting of votes and hence in assuring the integrity and safety of the elections. The current blocking of internet based services is destructive to these citizen initiatives, increases existing social and political tensions, and negatively affects the trust in the electoral process. We are hence very concerned about both the integrity and safety of the upcoming elections.

Law Has Been Reduced To A Tool In The Hands Of The Government

The government points to court rulings to justify the blocking of Twitter. However, by now we are unsure about “whose” courts and rulings we can rely on. In the hands of the government, “legal grounds” are interpreted excessively or simply manipulated, leading to increasing distrust in the legal system. The Presidency of Telecommunications (Telekomunikasyon Iletisim Baskanligi or simply TIB) plays a precarious role in the enforcement of these legal rulings. In some past cases, they have abstained from taking action on select court rulings, arguing that it is beyond their legal authority. They have stated that TIB only has the authority to enforce blocking decisions when these are based on catalogued crimes. Yet in some cases, they have overstepped their authority and enforced rulings on blocking Internet based services. The arbitrary enforcement of legal rulings is in tune with the repeated threats made public by Prime Minister Erdoğan who most recently announced “we will eradicate social networks like Twitter”.

An “eclipse of reason” is the current state of the Turkish government. It is not possible to articulate a rational explanation for the new regulations, including the new Internet laws, and their enforcement within a framework of governance informed by basic democratic values. We can only regard these intrusive interventions as acts of despair and a lack of intellect.

These shameful acts of censorship are unacceptable. We call for action against censorship and the chilling of voices on the Internet, now!

Alternative Informatics Association, March 21st, 2014

http://www.alternatifbilisim.org

Telefonunuzda Güvenli Mesajlaşma İçin

Her türlü internet trafiğinin birçok kurum tarafından izlenmeye ve arşivlenmeye çalışıldığı bir çağda yaşıyoruz. Özellike Türkiye, artık bu konuda istediğini yapabilecek yetkilerle donatılmış kurumlara sahip. Bu yüzden en azından kendi kullandığım uygulamalardan tavsiyeler vererek bu konuda sizlere yardımcı olmaya çalışacağım.

Bu konularda daha detaylı bilgi edinmek ve uygulamaları nasıl kullanacağınızı öğrenmek için Kem Gözlere Şiş projesini takibe almanızı tavsiye ederim. Burada yazdığım ancak orada anlatılmayan uygulamalar olacaktır, projenin sürekli kendisini güncelliyor ve yakında daha da geniş bir arşive sahip olacak.


Başlangıcı mesajlaşma araçlarıyla yapmaya karar verdim. Burada bahsedeceğim uygulamalar özellikle Whatsapp benzeri diyebileceğimiz ve herhangi bir ekstra hesap sahibi olmayı gerektirmeyen uygulamalar olacak. Whatsapp’ın Facebook tarafından satın alnmasıyla onlara olan güvenin de ciddi bir şekilde düşmesi zaten alternatif arayışlarına sürüklemişti insanları. Bunun yanı sıra daha güvenli mesajlaştığınızdan emin olmak istiyorsanız zaten SMS’i veya Whatsapp’ı tercih edeceğinizi zannetmem.

Telegram

telegram-inbox

Bu uygulama aslında görünüş ve kullanım açısından tam bir Whatsapp replikası. Ancak Whatsapp’tan farklı ve iyi birçok özelliği var. En başta sizden hiçbir şekilde ücret talep etmiyor ve etmemek konusunda da kesin bir tavırları olduğunu söylüyorlar. Bunun yanı sıra normal mesajlaşmalarınızı zaten saklamadıkları gibi, uygulama içerisinde şifrelenmiş olarak mesajlaşmanıza da imkan tanıyorlar. Ayrıca Whatsapp’tan kolay vazgeçemeyecek veya yeni bir uygulamaya alışmakta zorlanacak gibi hissediyorsanız güzel bir geçiş uygulaması olarak düşünülebilir.

Ancak uygulama zaman zaman çok kısa süreli stabillik sorunları yaşıyor ve mesajların ulaşmaması gibi nadir sıkıntılar yaşatabiliyor. Bunun muhtemel sebebi Whatsapp’ın satılmasından sonra ağır bir yüklenmeye maruz kalmaları ve tam anlamıyla bunu çözememiş olmaları. Bunun yanı sıra şifreleme kısmında ne kadar başarılı olduklarından emin değilim, o yüzden o konuda Telegram için kesin bir şey söyleyemiyorum.

Android için buradan, iOS için buradan.

TextSecure

textsecure-inbox

Açık ara benim favorim olan uygulama. Daha önceleri sadece SMS’lerinizi yönetmek ve onları kriptolu olarak göndermek için yazılmıştı bu program. Ancak yakın zamanda push mesaj servisini de uygulamaya dahil ettiler ve gönlümü daha da kazandılar.

Uygulama her anlamıyla başarılı ve şu ana kadar bana hiçbir sıkıntı yaşatmadı. Hem SMS’leriniz hem de normal mesajlaşma için gönül rahatlığıyla kullanabileceğiniz bir program. Şifreleme konusunda da oldukça güvenilirler ve daha da iyisini yapabilmek için uğraşıyorlar. Tıpkı Whatsapp’ta olduğu gibi telefon numaranızı uygulamaya tanıtmanız ve ardından sizin için bir anahtar yaratmasını sağlamanız içiniz rahat bir şekilde mesajlaşmanız için yeterli.

Android için buradan, iOS için yakında.

Wickr

wickr-inbox

Bu yeni keşfettiğim bir program ve bunu da ciddi bir şekilde sevmeye başladığımı söyleyebilirim. Bu programda kendinize bir kullanıcı adı ve şifre seçiyorsunuz ve ardından sizin güvenli mesajlaşma yapabilmeniz için kendisi tüm gerekenleri yapıyor. Ardından kullanıcı adınızı bilen herkes sizinle mesajlaşmaya başlayabiliyor. Eğer arkadaşlarınızın sizi daha rahat bulabilmesini isterseniz kullanıcı adınızla mail adresinizi ve/veya telefonuzu da eşleyebiliyorsunuz. Bununla rehberinde birinden birisi olan kişi de sizi rahatça bulabiliyor.

Bu uygulamanın en güzel yanlarından birisi de kendi kendisini imha eden mesajlar gönderebiliyor olmanız. Yani gönderdiğiniz mesaj sizin belirleyeceğiniz süre boyunca aktif oluyor ve ardından tamamen siliniyor. Bu sayede hem kriptolu hem de bir süre sonra yok olan bir mesaj göndermiş oluyorsunuz. Bir anlamda Snapchat’in yazılı hâli olarak düşünebilirsiniz. Tabi ki güvenlik açısından ondan daha iyiler.

Android için buradan, iOS için buradan.


Bu üç uygulama (+ Snapchat) benim telefondan mesajlaşma için kullanmayı tercih ettiklerim ve tavsiye ettiklerim. Eğer sizde telefon numaram varsa TextSecure veya Telegram’dan bana ulaşabilirsiniz. Eğer yoksa Wickr’da (veya Snapchat’te) ahmetasabanci nickiyle beni bulabilmeniz mümkün.

Uygulamaları genel olarak tanıtmak amacıyla yazdım, umarım sizlere az da olsa yardımcı olabilmişimdir. Bundan sonra özellikle bahsetmemi istediğiniz bir konsept veya uygulama olursa yorumlardan, maille veya bu uygulamalardan birisiyle bana ulaşabilirsiniz.