Ayşe Arman ve Hacker Korkusu

Hacker bu deYil!
Hacker bu deYil!

Başımıza ne gelirse kendisine gazeteci deyip de gazeteciliğin ne olduğundan bihaber, sırf sansasyon ve para uğruna haber yapanlar yüzünden geliyor. Zerre araştırma yapmadan, yazdıklarının anlamını bilmeden ve karşısındakinin söylediklerinin arka planını araştırmadan haber yaptığını zannedenlerin basının büyük bir kesimini oluşturması da zaten gazetelerle aramın olmamasının en büyük sebebi.

Ama bazen internette birazdan inceleyeceğim tarzda örneklerle karşılaşıyorum. Saçımı başımı yoluyordum eskiden bunları gördükçe. Artık bunun yerine tek tek bunlardaki hataları ve boşlukları ifşa etmeye karar verdim. Böylesi daha eğlenceli olacak gibi.

Bugünün konuğu Ayşe Arman. Yanına ‘güya hacker’ bir arkadaşı almış ve röportaj yapmış. Bir bakalım neler var bu röportajda.


Önce bir giriş kısmına bakalım. Ayşe Arman, bilgisayarlara birkaç programla sızabilen bir arkadaşın ‘büyük birader’ olduğunu ve 1984’te yazanların bu adamla gerçekleştiğini iddia ediyor.  Bu arkadaşın büyük biraderle uzaktan yakından bir alakası yok, olmasına da imkan yok. Biraz program kullanmayı bilen birisini ‘büyük birader’ olarak nitelemesi zaten 1984 romanından da, ‘büyük birader’in ne anlama geldiğinden de habersiz olduğunu gösteriyor. Gerçek ‘büyük biraderleri’ görmek isteyen varsa buraya, buraya, buraya ve buraya bakabilir.

İnsanın zerre bilgisinin olmadığı ve araştırma ihtiyacı hissetmediği bir konuda haber yapmaya kalkmasının sonucunda böyle hatalar yapması normal. Zaten karşısına aldığı script-kiddie de bunun farkına varmış olacak ki abarttıkça abartmış kendisini. Kullandığı birkaç basit programla yaptıklarını büyük bir marifetmiş gibi gösterip hiç bilmeyen birinin yine hiç bilmeyenlere okutacağı röportajdan kendisine ekmek çıkartmış. Ayşe Arman gibiler için oldukça akıllıca bir yöntem. Eleman kendisini pazarlamayı biliyormuş belli ki, bu konuda da Ayşe Arman’ı güzelce kullanmış.

Arkadaşın yaptığını anlattığı şeylerin neden çok büyük bir marifet ya da abartılacak bir şey olmadığını konuyla biraz alakası olan herkes biliyordur. Ancak bilmeyenler için kısa bir özet geçmem gerekirse; bu yaptığı işlerin hepsi için hazır scriptler ve yazılımlar var. Az çok bilgisayar kullanmayı bilen herkesin yapabileceği şeyler bu bahsettikleri. Eğer bana inanmıyorsanız şu siteye bir bakabilirsiniz, aradığınızdan çok daha fazlası burada mevcut. (Oradan kullanacağınız her şeyin sorumluluğu sizdedir. Ben sadece söylediklerimin arkasının boş olmadığını kanıtlamak için link veriyorum.)

En büyük sorun ise röportajda yapılan hacker tanımı. Daha önce yaşadığım bir olay yüzünden yazdığım blogda bu konuya kısmen değinmiştim, Dijital Aktivizm seminerinin 3. hafta videosunda da bu konu hakkında konuştum. Özetle bu arkadaşın fikren ya da taktik açısından hacker olmakla uzaktan yakından bir alakası yok. Hacker dediğimiz insanlar para karşılığı birisinin özel hayatına müdahale etmeleri teklif edildiğinde bunu hakaret olarak görüp sizi kovalarlar, bu kadar nettir bu konudaki tavırları. Bu adamın hacker olarak adlandırılması gerçek hackerlara hakarettir (aksini düşünen Hackerspace‘deki arkadaşlardan birisine gidip teklif etsin bakalım ne cevap alacaklar). Keşke Ayşe Arman da en azından wikipedia’ya bir baksaydı da böyle bir röportajı hazırlamadan önce iki kere düşünseydi.


Dürüst olmam gerekirse, röportaj tam da Ayşe Arman’dan ve popüler medyadan bekleyeceğim tarzda bir iş olmuş. Klişeler ard arda dizilmiş, gerçek bilgi ya da araştırma adına hiçbir şey yok ve sadece sansasyon yaratma amacıyla yapılmış. Bu tarzda birçok röportaj ya da köşe yazısı medyada yer buldu ancak en son ve incelemesi en güzel örneklerden birisi olduğundan dolayı bunu örnek olarak aldım.

Yakın zamanda bu konuda bir düzelme beklemiyorum basında ama en azından birileri hacker olduğunu iddia ettiğinde ya da hackerlar üzerine bir şey yazacaklarında birkaç kere düşünüp hareket etseler güzel olur.

GAZETECİLERİMİZE BAŞLANGIÇ İÇİN OKUMA ÖNERİLERİ

  • Ghost in the Wires – Kevin Mitnick
  • Bir Hacker Manifestosu – McKenzie Wark
  • The Hacker Crackdown: Law & Disorder on the Electronic Frontier – Bruce Sterling
  • Hackers – Steven Levy
  • Şifrepunk – Julian Assange

7 thoughts on “Ayşe Arman ve Hacker Korkusu

  1. arkadaşlar adam önceden diyor ve şimdi güvenlik işi yapıyorum diyor.. ben veya başkaları bu kadar basit bilgisayara sızabilir önlem alın diyor. yapılan röportaj bir bilgisayar dergisi için olmadığından gayet yalın bir dille teknik terimlerden uzak yapılmış. o ropörtajda bunu ilk defa duyan kişiler elbette sizin bildiklerinizi bilmiyorlar ve ayşe arman ın da hedeflediği kitle tam da bu kesim. özellikle de bunu sadece ben yapabiliyorum diye birşey okumadım. bu kadar basit önlem alın diyor.

    1. Yorumuna bölüm bölüm cevap vermem daha mantıklı olacak.

      *Bu röportajı veren insan en başta bir hacker olarak kabul edilmesi zor birisi. Hacker kültüründen ve etiğinden bihaber olduğu çok bariz. Yaptığı işler asla bir hackerın yapacağı ya da yaptım diyerek ortaya çıkacağı şeyler değil. Yani röportajı veren her kimse kendi egosunu tatmin etmek için insanları net bir şekilde yanlış bilgilendirme yoluna gitmiş. Ayrıca işin dedektiflik gibi kısımlarına değinmesiyse bariz bir şekilde reklam hedefli olduğunun işareti.

      *Ben bu röportajda bir bilgilendirme ya da korunma yolu göremedim. Aksine insanları korkutmaya ve internetten, teknolojiden uzaklaştırmaya niyetli bir havası var. Bu röportajı okuyan birisinin kendini korumak adına öğrenebileceği hiçbir şey yok ama bilmeyen insanları korkutup tamamen teknolojiden uzaklaşmaya kadar götürebilir. Bu röportaj bu yüzden faydalı değil zararlıdır.

      Üstelik eğer önlem alın diyorsa neden bu önlemlerden bahsetmemiş hiç?
      Kameraya bant yapıştırmak değil dijital medya okur yazarlığı ya da temel
      bilgisayar güvenliği konusunda neler yapılabileceğine, bu konuda
      nereden bilgi edinilebileceğine değinebilirdi mesela. İnsanlara temiz
      ve basitçe bilgi vermeye çalışan onca dernek ve insan varken ve bunlardan kimse
      bahsetmezken, bu insanın bilgilendirici birisi olarak kabul edilmesi
      ayıptır.

      Bunun dışında söyleyebileceklerimin hemen hepsini yazıda söyledim. Anladığım kadarıyla iyi niyetli bir şekilde röportaja yaklaşmaya çalışıyorsunuz ama bu röportajda o kadar çok zararlı ve yanlış yönlendirici unsur var ki böyle bir yaklaşımı imkansız kılıyor. Bu yüzden de mümkün olduğunca çok insanı bu yanlış bilgilenmeden korumak için böyle bir yazı yazmak zorunda kaldım.

  2. Pingback: A Weird Notebook

Leave a Reply to Ahmet_A_Sabanci Cancel reply