“Geçit” Öyküm Kayıp Rıhtım Siberpunk Seçkisinde

Kayıp Rıhtım’ın her ay düzenlediği öykü seçkisinin elli sekizinci ayında konu “Siberpunk” olarak seçilmişti. Her ay farklı bir konu başlığıyla, oldukça güzel öykülere ulaşmamızı sağlayan Kayıp Rıhtım, bu ay da çok güzel öyküleri bir araya getirmiş. Bu ayın tanıtım yazısı şu şekilde:

Ya ikinci dünya savaşı hiç bitmeseydi? Petrol olmasaydı ve balinalar, yakıt üretmek için yapay tanklarda çoğaltılsaydı? Su buharı dünyaya egemen olmaya devam etseydi? İnsanlar yüzyıllar boyunca yaşamanın yolunu bulsalardı? Bizler sonuçlarını düşünmesek de punk akımlarının temellerini atan Alfred Bester, Jules Verne ve William Gibson gibi birçok yazar uzun yıllar boyunca bu soruların dünyaya nasıl şekil vereceğini düşündü. Böylece Cyberpunk, Steampunk ve Biopunk akımları hatırı sayılır bir kitle oluşturmayı başardılar. Özgürlük ve ahlakı hedefleyen ancak bunların sonuçlarını da gayet iyi yansıtan Punk akımı, METUCON işbirliği ile bu ayki seçkinin de teması oldu.

Bu ayın seçkisinde benim de Geçit isimli öyküm yer alıyor. Başlangıçta tek başına bir öykü olarak düşünmüştüm ama okudukça acaba devam edip bir novellaya çevirsem mi diye de düşünüyorum.

Bu ayın derleme duyurusu burada. Benim öyküm de burada.

Öyküyle ilgili yorumlarınızı duymak isterim.

Bobs 2014 Oylamaları Başladı! / Bobs 2014 Ballot Box is Opened!

the_Bobs_1024

Bobs – Best of Online Activism, bu yıl onuncusu düzenlenen ve online aktivizmi temeline alan dünyanın en büyük sosyal medya yarışmalarından birisi. Birçok farklı dilden adayların katılabildiği bu yarışmaya geçtiğimiz yıldan bu yana Türkçe adaylar da dahil olabiliyor. Jürilerin belirlediği kategori finalistleri tüm internetin katılabileceği şekilde oylamaya açılıyor ve oylama sonucunda da birinciler belirleniyor.

Bu yılın ise benim için kesinlikle ayrı bir önemi var. Çünkü “En İyi Blog” kategorisinde Siberuzay Aylağının Günlüğü isimli blogumla (ki şu an oradasınız :) finalistler arasına girdim. Başlangıçta tamamen kendimce notlar almak ve insanlara yardım etmek için kurduğum bu sitenin böyle bir noktaya geldiğini görmek beni gerçekten çok mutlu ediyor. Elbette burayı takip eden, beni destekleyen herkesin de bunda payı var.

Finallerden birinci olarak çıkabilir miyim emin değilim, çünkü The Intercept, Euromaydan gibi çok güzel sitelerle aynı kategorideyim. Ancak orada olmak bile bu siteyle iyi bir şeyler yapabildiğimi görmemi sağladı. Eğer beni desteklemek isterseniz aşağıdaki görsele tıklayarak oy verebileceğiniz siteye gidebilirsiniz.

Bir çok farklı dalda da tanıdığım ya da takip ettiğim güzel insanlar aday olarak yer alıyor. Kem Gözlere Şiş, Mülksüzleştirme, Yüksekova Haber bunlardan bazıları. Ayrıca Halkın Seçimi – Türkçe bölümü de mevcut. Kimseye haksızlık yapmak istemediğimden özellikle şuna oy verin demek istemiyorum çünkü hepsi o oyları hakediyor, bu yüzden seçim sizin.

03_Bobs2014_cms_1024x576


Bobs 2014 finalists are announced and public voting is opened. Bobs – Best of Online Activism, one of the biggest social media competition focused on online activism, hits its 10th year. Bobs accepting activist from 14 different languages and Turkish is one of them since last year.

But this year has a different meaning for me. My blog Siberuzay Aylağının Günlüğü (Diary of Cyberspace Vagabond) has made the shortlist of this years “Best Blogs”. I started writing to this blog just to take some notes and help people when I can but it turned into something bigger. It still amazes me and I’m still not sure how to feel or act. :)

If you’re not sure what this blog is about (because it’s mostly written in Turkish) you can read what Bobs jury said about it:

Ahmet A. Sabancı is a blogger who specializes in issues of cyberculture. He has been explaining the technical aspects of web censorship and digital surveillance to the Turkish public. He provides substantive information about developments outside Turkey, including the NSA PRISM scandal, in order to inform the public back in Turkey. His detailed knowledge of his subjects helps him boil down complicated issues into terms that are readily understood by the wider public.

I really don’t know what to say about that. So, it’ll be better for me if I stop here. If you want to support me on Bobs 2014 you can click the picture below and go to Bobs’ website. Also some of my friends and websites I follow are in finals too. I want to congratulate all of them and I hope they’ll win.

03_Bobs2014_cms_1024x576

“İnternetin Yıkıcılığı Üzerine, Tekel Medya ve Büyük Veri Savaşı” [Koç Üniversitesi Bilişim Günleri]

Koç Üniversitesi 4. Bilişim Günleri

Bununla ilgili daha erken duyuru yapabilmeyi isterdim ancak hem seçimlerin tüm haftasonu gündemini ele geçirmiş olması hem de etkinliğin web sitesinin açılmasının gecikmesinden dolayı ancak bugün duyurabiliyorum.

Koç Üniversitesi Bilişim Kulübü’nün düzenlediği ve bu yıl dördüncüsü gerçekleştirilen Bilişim Günleri’nin bu yıl başlığı “İnternetin Görünmeyen Yüzü”. Her gün farklı bir etkinliğin gerçekleştirileceği bu günler bugün başlıyor.

İlk günün panelinin başlığı “İnternetin Yıkıcılığı Üzerine, Tekel Medya ve Büyük Veri Savaşı”. Konuşmacılarsa Ali Rıza Keleş, Ebru Yetişkin ve ben (Ahmet A. Sabancı). Bu panelde günümüzde internetin ve teknolojinin geldiği konumu, bunun sosyal ve politik etkilerini, yakın ve uzak gelecekte bizi bekleyen şeyleri ve bunlarla dair nasıl bir yaklaşım sergilememiz gerektiği gibi konuları konuşacağız. Yani daha geniş ve artık bana göre konuşmaya ihtiyacımız olan konuları konuşmak ve bununla ilgili katılan herkesle beraber bir tartışma ortamı yaratmak istiyoruz.

Panel bugün (31 Mart 2014) saat 18:30’da Koç Üniversitesi’nde. Gelebilecek herkesi bekliyoruz, herhangi bir kayıt yaptırmaya gerek yok.

Bununla birlikte Bilişim Günleri’nin diğer etkinliklerini de kaçırmamanızı tavsiye ederim. Hepsi konusunda gerçekten bana göre uzman kişilerin katılımıyla gerçekleşecek önemli etkinlikler ve bu konularla ilgileniyorsanız katılmanızın size büyük katkısı olur.

Etkinliğin web sitesine buradan ulaşabilirsiniz. Tasarımı çok güzel olmuş, bunun için de Bilişim Kulübü’ndeki arkadaşlara teşekkür ederim (yukarıdaki görsel siteden alıntıdır).

Notlar [28.02.2014]

*18 Şubat’ta Pangea Kültür’de “Hacktivizm ve Hacker Kültürü” isimli bir ders vermiştim. Oldukça keyifli geçen bir ders oldu ve katılan herkes için de fazlasıyla verimli geçtiğini düşünüyorum. Böyle bir imkanı sağladıkları için Pangea Kültür’e teşekkür ederim.

Dersin kaydı maalesef alınamadı ama keynotelarımı derlediğim bir sunum dosyasını buradan görebilir ve indirebilirsiniz. Herhangi bir şekilde sunumla ilgili konuşmak veya sormak istediğiniz bir şeyler olursa da benimle iletişime geçebilirsiniz.

*Düzenli olarak yazmama rağmen çok fazla duyurusunu yapamadığımı düşündüğüm bir yeri de Notlar’da haber vermek istiyorum tekrar. Geekyapar! isimli portalın kanallarından birisi olan Faux Play’in düzenli yazarlarından birisiyim ve en kötü ihtimalle iki haftada bir oyunlar ve geek kültürü üzerine yazılarım yayınlanıyor orada. En son yazım oyunlar ve aşk üzerineydi. Şu ana kadar yazdıklarımın tamamına da buradan ulaşabilirsiniz.

*Geçtiğimiz hafta Dicle Haber Ajansı’na yeni internet yasası ve olası sonuçları üzerine bir röportaj verdim. Henüz ajansın sitesi şifreli olduğu için oradan okunamıyor (yakın zamanda şifreleri kaldıracaklarını ilettiler) ancak buradan röportaj metnine ulaşmanız mümkün.

*Geçenlerde 5 Posta‘nın yazdığı tweetlerden sansür üzerine güzel, zihin açıcı bir Storify yapmıştım. Eğer görmediyseniz onu da şurada okuyabilirsiniz.

*Bir süredir hem felsefe hem de kurgu çalışmalarımı boşladım ve yeterince çalışamadım. Bunun sebebini tam olarak söylemem mümkün değil ama bundan sonra öncelikli olarak bu ikisine yoğunlaşacağımı ve sizlerin de sık sık benim klavyemden bu konularda çıkan şeyleri göreceğinizi söylemem mümkün. Özellikle bitirme teziyle ilgili çalışmalarıma ciddi bir şekilde yoğunlaşacağım ve bu konuda bolca materyal üreteceğim bir döneme giriyorum. Bu konuda blogu da kullanmayı ve sizlerle bu konularda konuşmayı da planlıyorum. Kurgu konusundaki üretimlerimi de bir süredir sakin kalan Mesnetsiz‘de görebileceksiniz.

*Son olarak ufak bir duyuru. The Bobs 2014 ödülleri için aday gösterme süreci 5 Mart’a kadar devam ediyor. Kendi adaylarınızı buradan iletebiliyorsunuz. Beni de aday gösterebilirsiniz. Eğer beni aday olarak iletenlerdenseniz çok teşekkür ederim :)

Hacktivizm ve Hacker Kültürü Dersi 18 Şubatta Pangea Kültür’de

hacker-kültürü-hacktivizm

Pangea Kültür Kasım 2013’te başladığı Medya Dersliği ve Atölyesi’nin ikinci dönemine başlıyor. Ben de 18 Şubatta “Hacktivizm ve Hacker Kültürü” üzerine bir ders vereceğim. Kendileri atölyeyi şöyle anlatmış:

Küresel kapitalizm çağında medyanın biçimi de işlevi de değişiyor. Bir yanda sermaye-devlet kıskacında ‘sahibinin sesi’ medya kuruluşlarının hegemonyası sürerken diğer yandan dijital sosyal ağlarla alternatif haberleşme ve direniş ağları örülüyor.
Dünyada ve Türkiye’de medyanın geçirdiği dönüşümün ekonomi politik, kültürel ve sosyal açılardan değerlendirildiği ve medya profesyonellerine ve gazetecilere yönelik baskıların yanı sıra alternatif medyanın ve yurttaş gazetecilerin haber üretim olanaklarının ele alındığı ve tartışıldığı eğitim programında konunun uzmanları bilgi ve deneyimlerini paylaşıyorlar, katılımcılar atölye çalışmalarında alternatif haber, video, fotoğraf vb. üreterek öğreniyorlar.

Benim dersim genel olarak hackerların kültürel ve politik duruşları, yarattıkları etkiler ve yakın zamanda hackerlara karşı açılan savaş üzerine olacak. Hackerlar, hacker kültürü ve hacktivizm yanlış anlaşılmalara ve özellikle farklı kesimlerin manipülasyonlarıyla farklı yönlere çekilmeye müsait bir konu. Buna dair absürd örneklerden birisini burada incelemiştim. Mümkün olduğunca bu konuda tarafsız, daha doğrusu hackerların tarafından, bakmaya çalışacağım ve bu bakışı anlatmaya uğraşacağım.

Daha önce bu konularda konuşmuş, biraz daha konuşmuş ve yazmıştım. Blogda da fırsat buldukça yazmaya çalışıyorum. Temel olarak fikirlerim aynı olsa da zaman içerisinde daha da geliştirdim ve bunlara eklenmesi gereken birçok yeni olay oldu. Bu ders sayesinde bunları bir adım daha öteye götürebilecek ve güncelleyebileceğim.

Etkinliğe kayıt olmak veya Pangea Kültür’e ulaşmak için buraya tıklayabilirsiniz. Dersten sonra hazırladığım sunumu ve eğer bir kayıt yapılırsa kaydını da sizlerle paylaşacağım.

Farewell to Internet

internet in turkey from now on

Yesterday night, the censorship and surveillance bill has passed from Turkish parliament. At the same time, I wrote a letter to internet to say goodbye. Because after this bill, there won’t be a world wide web for Turkey anymore.

Dear Internet,

We, as people from Turkey, had a great time with you. You teach us so many things that we couldn’t learn from anywhere else. We had lots of great memories with you. You were always there whenever we needed you. But we have to say goodbye.

Turkish parliament passed the bill which is going to kill you. Maybe it’ll not kill you directly but you’ll be crippled and we can’t do everything we want together. There’s a little chance for you -presidential veto- but like I said, it’s a little chance.

Saying Goodbye to Internet in Turkey — Medium

UPDATE (08/02/2014): I want to thank everyone who shared my article and spread the word out. I wasn’t expecting that kind of response. Also I want to thank everyone who featured my article on their places. Here’s the links (AFAIK):

Boing Boing

Today’s Zaman

Al-Jazeera English

Gigaom

Biamag (They translated the article in Turkish)

Deustchlandfunk (DE)

5651 Üzerine Röportajlar

İnternette sansür ve gözetimin yolunu daha da açacak olan yeni 5651 düzenlemesi son zamanlarda gündemimi en çok meşgul eden konulardan birisiydi. Bu konuyla ilgili insanları bilinçlendirmek ve yasanın geçmesinin nelere yol açabileceğini anlatmak için birçok şey yapmak gerekiyordu. Şu ana kadar yapılanlardan benim dahil olduklarımı burada derledim. Yarın da bu konuya dair önemli bulduğum diğer yazıları, bildirileri ve röportajları derlediğim bir blog gireceğim.

Erdogan pushing Internet censorship forward | Europe | DW.DE | 10.01.2014

DW English’e yasa değişikliğinin neden tehlikeli olduğuna ve nelere yol açabileceğine dair bir röportaj verdim.

Çapul TV’de Dijital Gözetim ve Sansür Yasasını Konuştuk

Alternatif Bilişim Derneği’nden 5 kişi oldukça keyifli ve önemli bir yayındaydık. Konuya dair birçok detayı buradan öğrenebilirsiniz.

“İnternet Sansürü En Çok LGBT’leri Etkiliyor” | Kaos GL Gey Lezbiyen Biseksüel Trans Eşcinsel Haber Portalı:

Bugün yayınlanan bu röportaj da oldukça önemli. Özellikle LGBT’leri (ve bir anlamda toplum ve iktidar tarafından öteki, zararlı görülen herkesi) nasıl etkileyebileceğine dair bilgilendirici bir röportaj oldu.

Çapul TV’de Dijital Gözetim ve Sansür Yasasını Konuştuk

manset-alt-bilisimder

Dün Alternatif Bilişim Derneği olarak Çapul TV’nin Çapulcu Bülteni programına konuk olduk. Ben, Ali Rıza Keleş, Işık Mater, Barış Büyükakyol ve Orkut Murat Yılmaz; meclisten geçen yeni 5651 düzenlemesini ve bunun nelere yol açabileceğini konuştuk.

1 saatlik güzel bir sohbet oldu, konuya birçok farklı açıdan bakabildik ve oldukça eğlendik. Programı izlemek isterseniz buraya tıklayın (maalesef embed kodu olmadığı için direkt ekleyemedim).

Sendika.org da programın bir özetini çıkartmış. Eğer şu an izlemeye vakitm yok diyorsanız burada bir özet mevcut.

Son Zamanlarda Olup Bitenler

*Blogu biraz yalnız bıraktığımın farkındayım. Ancak emin olun burayı biraz boşlamama değecek şeylerle uğraşıyorum. Zaten bunlardan bir tanesini geçtiğimiz günlerde yayına aldık. Eğer haberiniz yoksa buradan da bir kez daha duyurayım: Gökçen Öçalan’la (blogda başka yerlerde bahsederken andığım adıyla Gökim) Mesnetsiz isimli bir web sitesi açtık. Mesnetsiz, tamamen bizim yazdığımız kurgu metinler için açılmış bir yer ve o şekilde kalmasını istiyoruz. Siteyi herhangi bir tarzla ya da konseptle sınırlamadık, klavyemizden/kalemimizden ne çıkarsa koyuyoruz. Sitenin kendisi burada, Twitter hesabı burada, Facebook sayfası burada, Tumblr’ı da burada.

*Bunun dışında uğraştığım bir çok şey daha var. Bunlardan birisi daha uzun ömürlü olan bitirme tezim. Estetik üzerine bir tez olacak ancak hâlâ iskeletin tam olarak oturduğunu söyleyemem. Yakın zamanda biraz şekillendirip tezimi yazmaya başlayacağım. Eğer burayı okuyanların (kaç kişisiniz bilmiyorum ama) ilgisini çekeceğini düşünürsem tezle ilgili de bir kategori açıp burada notlar alıp tartışmalar açabiliriz.

*Ayrıca yakında sizlere sunacağım bir başka projem daha var. Uzun zamandır istediğim şeylerden birisini gerçekleştireceğim ve bunu farklı bir yolla yapacağım. Şu an çok fazla detay vermiyorum ama yakın zamanda haberleri sızdırmaya başlayacağım.

*Fareler Oyunda, katkıda bulunmaktan büyük bir zevk aldığım e-dergilerden birisi. Şimdi derginin yanı sıra geekyapar.com’da bir kanalı da var. Faux Play isimli bu bölüm, dergiye kıyasla biraz daha sık güncellenen bir alan olacak gibi görünüyor. Ben de ilk oluşturdukları dosyaya mitoloji ve oyun konusunda bir yazımla katkıda bulundum. Yazıyı buradan okuyabilirsiniz.

*Şu an aklıma gelen son duyuru da önümüzdeki aylarda vereceğim bir dersle ilgili. Pangea Kültür, Yeni Medya Dersliği ve Atölyesi başlığıyla 5 Kasımda dersler vermeye başladı. İki dönem hâlinde yapacakları bu derslerin Şubat 2014’te başlayacak olan ikinci döneminde “Hacktivizm ve Hacker Kültürü” dersini ben vereceğim. Şu an kesin tarihi belli değil ancak kesinleştikten sonra yine burada duyuracağım. Facebook’ta açtıkları etkinlik sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.

İsteğim birçok şey olup biterken blogu da aktif tutabilmek ama çoğu zaman olmuyor maalesef. Yine de burası daima canlı ve güncel olacak, bundan emin olabilirsiniz.

Şimdilik bu kadar.