Categories
Ahmet Nerede | Where's Ahmet İnternet Notları | Notes From Internet Not Defteri | Notebook Türkçe

Sosyalkafa’da Özgür Hocamı Andık

11 Temmuz, benim için çok önemli insanlardan birisi olan ve “Özgür Hocam” olarak andığım Özgür Uçkan’ın ölümünün beşinci yıldönümüydü. Bunun anısında 17 Temmuz akşamı Sosyalkafa ve Türk-İnternet.com ortaklığında çok değerli bir canlı yayın gerçekleştirildi. Özgür Uçkan’ın ailesi ve eski arkadaşlarının yanı sıra internet aktivizmi ve hak mücadelesi alanında beraber çalıştığı birçok isim de yayına katıldı ve hem Özgür hocayı hem de birlikte geçirdiğimiz süreçleri, yaptıklarımızı ve anılarımızı paylaştık.

Dürüst olmak gerekirse, böyle önemli bir ismi bu şekilde anabilmemiz fazlasıyla önemliydi. Ayrıca turk-internet.com’un bu yıldan başlayarak her yıl vereceği “Türk İnternet’ine Katkı” ödülünün ilkini de Özgür Uçkan’a bu yayında vermesi, Türkiye’deki internet kültürüne ve alanın gelişimine katkılarını anmanın güzel bir yolu oldu.

Kendisine ve bizler üzerinde bıraktığı etkiye dair söylenecek çok şey var. 2 saatlik bu yayında bir kısmını anabildik ama bunları unutmamamız ve üzerine daha fazlasını inşa etmemiz gerektiğini de hatırladık bu yayın sayesinde. Umuyorum ki bu yayın güzel bir ivme yaratacak.


Bir de küçük duyuru ekleyeyim. Geçtiğimiz aylarda Özgür hocamın kişisel sitesinin bir şekilde kaybolduğunu ve alan adının alakasız kişilerce satın alındığını farkedip üzülmüştüm. Alternatif Bilişim Derneği’nden arkadaşlar sitenin arşivini derleyip orjinal hâliyle tekrar yayına aldılar. Bu değerli arşivin tekrar internete döndüğünü görmek çok mutlu etti beni. Çok teşekkürler emeği geçen herkese.


Daha Önce:
Categories
Ahmet Nerede | Where's Ahmet Not Defteri | Notebook

SosyalKafa – Aaron Swartz Özel Bölümü

22 Ocak’ta SosyalKafa programının ilk yarım saati Aaron Swartz’a ayrılmıştı. Bu bölümde Özgür Uçkan hocamla birlikte beni de konuk etmişlerdi. Bu bölümde Aaron’un hayatı, yaptıkları ve ölümü üzerine konuştuk. Programın ikinci kısmında ise Korsan Parti hareketinden Şevket Uyanık, Barış Büyükakyol ve Erdem Dilbaz vardı. Program baştan sona oldukça keyifli ve güzel geçti. (İkinci kısımı izlemek için buraya ve buraya bakabilirsiniz)

Aaron’la ilgili özel bir yayın yapılmış olması, bu konunun hakkının verilerek konuşulması ve bir şekilde buna katkıda bulunmuş olmam benim için oldukça güzel bir durumdu. Aaron Swartz’ın ölümü, öncesinde olanlar ve sonrası üzerine konuşulmasının, bu konunun mümkün olduğunca geniş bir şekilde ele alınmasının önemini dile getirmiştim. Bu olayın neden bir yazılımcı ve aktivistin intiharından ibaret olmadığının altının çizilmesi önemliydi. Sosyalkafa, bu bölümüyle bunların farklı bir alanda da dile getirilmesini sağlamıştı.

Ancak bunun yanında bu programı benim için önemli yapan bir diğer şey de bunun ilk canlı yayın tecrübem olmasıydı. Göki böyle bir şey olmayacağı konusunda oldukça net konuşuyordu ama yine de bu heyecandan dolayı saçma bir şeyler yapmaktan korkuyordum. Videodan anladığım kadarıyla kazasız belasız atlatmışım :)

Bu heyecana yenilmememin en büyük sebebi sanırım oradaki insanlardı. Tanıdığım insanlarla aynı ortamda olmak ve program ekibindeki arkadaşların ilk defa tanışıyor olmamıza rağmen gösterdikleri samimi tavır, bu heyecandan çabucak kurtulmamı sağladı. Stüdyoya girdiğim an heyecanımın büyük kısmından kurtulmuştum. O ana kadar kendi kendime gerilim yaratmama sebep olan tüm düşünceler kaybolmuştu sanki (yani Göki haklı çıkmıştı bana söylediklerinde :) ). Bu konuda da oradaki herkese bir teşekkür borçluyum.

Programla ilgili söyleyebileceğim çok fazla bir şey yok. Yukarıdaki videoda programın tamamı mevcut. Aaron ile ilgili bir çok konuyu konuştuk, onu böyle bir sona iten nedenleri ortaya yatırdık. Belki ilk canlı yayın heyecanından dolayı çok fazla konuşamamış olabilirim ama yarım saat içerisinde konuyla ilgili dile getirilebilecek her şeyden bahsettik. Benim için çok güzel bir tecrübe oldu. Erkan hocaya hem Sosyalkafa gibi bir programı hayata geçirdiği için hem de beni konuk ettiği için teşekkür ediyorum.

Programın tamamını mutlaka izleyin, uzun diye üşengeçlik yapmayın.

Başka da diyeceğim bir şey yok.