İnternet Notları: Facebook ve Anonimlik

Yukarıdaki tweet, Facebook’un anonimliğe karşı verdiği savaştaki son eylemlerinden birinin özeti. Buna bir savaş diyorum çünkü gerçekten mantıksız denilebilecek derece saldırgan ve acımasız bir tutumu var Facebook’un bu konuda.

Facebook anonimliğe karşı nedense garip bir tutum sergiliyor. Gerçek isminizle kaydolmanızı ve gerçekten kendinizi oraya koymanızı istiyor, bunu yapmadığınızda ya da yapmadığınızı düşündüklerinde de onlara kendinizin gerçekten siz olduğunu kanıtlamanızı bekliyor. Hatta bir noktada, farklı IP adreslerinden girişlerde sıkıntı çıkartmasının sebebi bile bu. Bu sayede sizin VPN kullanarak girmenizi önlemeye ve sizin gerçekten yaşadığınız yerden emin olmaya çalışıyor. Peki anonimlikle alıp veremedikleri tam olarak ne?

Bu soruyla bir çok farklı cevap vermek mümkün. Ancak hepsinin temelinde, kişisel bilgilerimizin değeri yatıyor gibi. ‘Big Data’ kavramı, her ne kadar yeni sayılabilecek bir kavram olsa da, bu durumu açıklamak için oldukça faydalı. Çünkü Facebook’un bu konudaki ısrarının en temel sebebi, bizden elde ettikleri datanın gerçekten bize ait olduğunu kanıtlamak ve big datanın tamamlanmasına sağlam bir katkıda bulunmak. Bu sayede o datayla yapabilecekleri her şeyi daha rahat ve kendilerinden emin bir şekilde yapabilecekler. Çünkü o datanın sahibinden tam olarak emin olacaklar. Biraz ekstrem düşünecek olursam (pek ekstrem sayılmaz ya), hakkımızdaki dataların satışı esnasında bir şirkete rahatça bu verilerin %100 gerçek insanlardan alındığını söyleyip kazançlarını arttırabilirler.

Ancak bu çabaları temelde bir hak ihlali ve işin daha kötüsü bu ihlal pek de kimsenin umrunda değil. Özel hayata müdahale ve özel hayatın gizliliğinin hiçe sayılması olarak adlandırabileceğimiz bu eyleme karşı çıkması gereken devletler de bundan faydalanıyor. Hem bu big data ile şirketlerin ve onlarla ilişkide olan devletlerin kazancı artıyor, hem de devletler çok fazla çaba harcamadan insanlar hakkında bilgi toplayabiliyor (hatta ABD bu çabayı daha da azaltmak için CISPA‘yı çıkartmaya çalışıyor).

Böyle bir durumda internette anonimlik ve anonim kalabilmek temel bir hak olarak kabul edilmesi gereken bir duruma dönüşüyor. Bunu ihlal etmeye çalışanlarla da insan hakları temelinde mücadelenin önü açılıyor aslında. Ancak bunun tam olarak nasıl gerçekleştirileceğinin tartışılması ve bu konularda olan bitenlerin daha detaylı bir analizi şart.

* * *

Bunun yanı sıra yukarıda bahsettiğim ve kardeşimin başına gelen durumla ilgili de birkaç satır eklemek istiyorum. Çünkü bu örnekte gerçekten saçma detaylar var.

Örneğin kullanılan hesap neredeyse 4-5 yıllık ve kardeşimin Facebook kullanmaya başladığından bu yana aktif bir şekilde kullandığı bir hesap. İsminde sadece soyadının bulunmaması (onun yerine iki ismi birden vardı) ve hesabın hiç bir şekilde sorunlu yanı olmamasına rağmen hiç bir uyarı ya da kontrole ihtiyaç duyulmadan hesabın anında kapatılması fazlasıyla saçma bir hareket. Demek ki ismimizin bir harfini eksik yazsak bile, bir an beklemeyip hesabımızı silecek Facebook.

Bir diğer sorun da hesabın gerçek ismini kullanıp kullanmadığına dair bilginin nasıl edinildiği meselesi. Bildiğim kadarıyla Facebook herkes hakkında detaylı araştırmalara girişip herkesin ismi doğru mu diye kontrol etmiyor. Bu durumda birilerinin canı sıkılmış ve hesabı şikayet etmiş olması gerekiyor. Bu da durumu daha da sorunlu bir hâle getiriyor. Bir hesaba dair gelen şikayetlerin aslı kontrol edilmeden hemen doğru kabul edilmesi ve o hesaba dair işlem yapılması ne kadar mantıklı? Hesabın sahibine ya da onun o olup olmadığını kontrol amaçlı arkadaş listesindekilere sorulmadan, bir kaç canı sıkılan trollün hareketiyle hesap kapatmak Facebook’un bu tarz konulardaki güvenilirliğini sorgulamak için fazlasıyla yeterli bence.

* * *

İşin özeti, Facebook gün geçtikçe gözümde daha da kullanılamaz bir yer olmaya başlıyor. Kendisiyle ilgili yazacaklarımı bir tamamlayabilsem kitap olur zaten ama bir çok insana (hatta kimi zaman bölümümle ilgili duyurulara) ulaşabileceğim tek yer hâline getirilmiş olması hesabımı kapatmamı engelliyor. Facebook’un anonimlik konusundaki tavrı ve kendilerine olmayan güveni daha da sarsıcı hareketler yapıyor olması da tüm bunların üzerine tüy dikiyor. Facebook ve yaptıkları konusunda daha fazla düşünülmesi ve bununla ilgili bir şeyler yapılması şart sanırım.

İnternet Notları: CISPA geri geldi! – #SitesNotSpies

CISPA siteleri ajanlara çeviriyor.

Aslında başımızdaki bu derdin sadece ismi yeni. Bir çoğumuzun hatırlayacağı SOPA, PIPA, ACTA gibi denemelerin yeni bir versiyonu CISPA. Şirketlerin ve devletlerin internette kişisel gizlilik ve özel hayat diye bir şey bırakmamak için giriştiği çabanın son adı ve şu an ABD senatosunda kabul edilmiş durumda.

Bilmeyenler için bu yasanın neden karşı çıkılması gereken bir şey olduğunu ve neden bizleri de ilgilendirdiğini kısaca özetleyeyim.

*Bu yasanın geçmesi ABD hükümetinin (ve ondan izin/destek alabilecek diğer ülkelerin) hiç bir uyarı veya bilgilendirme yapmadan bizi izlemesine ve bizim hakkımızda bilgi toplamasına izin verecek. Üstelik bu bilgi toplamalara ne bizim ne de şirketlerin herhangi bir şekilde karışma hakkı olacak. Bunun yanı sıra hakkımızda hangi bilgileri topladıklarını öğrenmek gibi bir şansımız da asla olmayacak.

*Şirketler bizden topladıkları bilgilerle istedikleri her şeyi yapabilecekler. Yaptıklarının legal ya da illegal olmasının hiç bir anlamı kalmayacak çünkü CISPA sayesinde yaptıkları her şey legal kabul edilecek. (Şirketlerin bu ve bundan sonraki maddelerde bahsi geçen eylemleri tüm dünyada özgürce yapabilecek olmalarının en temel sebebi, hepsinin ABD merkezli olmaları ve oranın yasalarına göre hareket edebilmeleri. Bu yüzden oradaki bir yasa bizleri de böyle etkiliyor.)

*Şirketlerin diğer şirketlere ve bizlere karşı siber-saldırılar gerçekleştirmelerine imkan tanınmış olacak. Bu konuda hiç kimseye hesap vermek zorunda kalmayacaklar ve şirketler internette istedikleri gibi at koşturabilecekler.

*Bunun yanı sıra internet üzerinde kullandığımız tüm sitelerin/şirketlerin gizlilik sözleşmeleri tartışma konusu hâline gelecek çünkü CISPA, tüm bunların geçerliliğini ortadan kaldırmış olacak.

Tabii ki böyle bir durum söz konusu olduğunda internetteki bir çok grup, hepimizin gizliliğini ve özgürlüğünü savunmak için harekete geçti. Anonymous, 22 Nisan’da internette 24 saatlik bir protesto başlatıyor. EFF de bu konuda bir kampanya organize ediyor. Bunun yanı sıra Fight For The Future ve Internet Defense League; iki farklı alanda bu konudaki eylemleri sürdürüyor. CispaIsBack.org ve SitesNotSpies.org‘da CISPA’ya karşı genel bir eylemlilik organize etmeye çalışırken, SaveYourPrivacyPolicy.org adresinden Facebook, Twitter ve Google’ı bu konuda sıkıştırıp onları da CISPA karşıtı harekete çekmeye çalışıyorlar. Bu konudaki tüm hareketlilikler önemli ancak bu konuda suskunluğunu koruyan üç büyük şirketi konuşturmak şart ve bu konuda FFTF’ın ikinci eyleminin ayrı bir önemi var.

Bizim yapmamız gereken ise oldukça basit; bu konuda sesimizi yükseltebildiğimiz kadar yükselteceğiz, ulaşabildiğimiz herkesi bu konuda bilgilendireceğiz ve internette bizim gizliliğimizi ve özgürlüğümüzü korumak için çaba harcayan tüm organizasyonların (dernekler, kurumlar ve bu konuda bizden yana olan web siteleri) yanında olup onlara destek olacağız.

Eğer internette özgürlüğümüzü ve gizliliğimizi korumak ve şirketlerin devletlerle el ele kurduğu bu planın durdurulmasını istiyorsak, SOPA, PIPA ve ACTA’da yaptığımızı çok daha güçlü bir şekilde CISPA için tekrar yapmamız gerekiyor.

Güncelleme (21.04.2013 – 21:16): Yarın internette blackout var. Detaylı bilgiler ve karartmaya katılmak için:

ya da

Ayrıca bu kodlarda benim şu an anasayfamda görünen txt versiyonu kullanmak isterseniz blackout.txt olarak bunu kaydedebilir ve üzerinde düzenlemek yaparak kullanabilirsiniz.

PS: Bir-iki gün içerisinde CISPA konusunda okumalardan oluşan (bulabilirsem mümkün olduğunca Türkçe metin bulmaya çalışacağım ama şu durumda zor görünüyor) bir Cuma Postası hazırlayacağım. Konuyla ilgili detayları anlayabilmek için güzel bir derleme olması için uğraşıyorum.

İnternet Notları [Giriş]

Bu konu üzerine yazacak çok şeyim var aslında. Ancak kafamdakileri ve not aldıklarımı toparlamakta büyük zorluk çekiyorum. O yüzden bu konuyu blogda bölüm bölüm aklıma geldikçe ele almaya karar verdim.

Bu başlık altında birçok konuyu kurcalayacağım. Sosyal ağlarda gelişen ve bana tuhaf gelen alışkanlıklar, tartışma kültürünün geçirdiği değişim, internette insanlarla kurduğumuz iletişim ve internetle kurduğumuz iletişim gibi. Özetle bu ortamda kafama takılan ve iki çift söz söylemek istediğim her konuda bir şeyler yazacağım gibi görünüyor.

Bu seri için “internet notları” etiketini oluşturdum. Kalabalıklaşmaya başladıkça hepsini tek yerde bulmak isteyenler için faydalı olacağını düşünüyorum.

Şimdilik giriş olarak internetteki tartışmalar üzerine fikirlerimi özetleyen bir karikatürü buraya alıyorum. Bunun ardından da serinin çoğunlukla* benim kalemimden çıkacak olan kısmı başlayacak.

 Let the İnternet Notları begin!


 

*: Çoğunlukla diyorum, çünkü zaman zaman başkalarından alıntılar yapmak ya da o alıntılar üzerine yazmak gibi bir planım da var. Belki bu bölüm için konuk yazarlar bile gelebilir bloga, belli olmaz.