“Being Tumblr”

beign-tumblr

(You can see whole conversation and the green-text which uses the quote here.)

This really made me think. Not just someone describing a person through a social network she uses but everyone else (including me) understands what he meant. Of course you can’t tell exactly what “someone being tumblr” means but most of us have an image about that.


We have some other kind of adjectives close to that like “tumblr girl”, “redditor” and “/b/tards” and we all have images about those adjectives but I guess this is another level. This is not a nickname for someone who uses a website/social network, you’re calling her exactly what she uses/visits. And everyone else understands.


I know some websites creates a subculture around them and gets bigger and bigger with it but this looks different to me. Tumblr is mainly a blogging platform and there are users all around the world and they’re all using Tumblr with different purposes. But they’re just “tumblr users” in this case, they can’t “be tumblr”. You can have a Tumblr account but you can’t be tumblr.

There’s a tumblr persona and you just can’t create an account and be a part of it. You have to transform yourself to be tumblr, if you’re not naturally a tumblr. Wait a minute, how can someone be a natural tumblr?


The more I think about this, I feel like I should dig this more. But right now, this is just a quick note to begin.


UPDATE (5:53pm)

After publishing this post, something flashed in my mind and found this. I strongly recommend you to watch/read it.

At that talk, Jay Springett gives the best explanation so far to “being tumblr”. Stacks, like Facebook and Google, turning more and more into states and we’re getting used to it. Being tumblr turns exactly into “being citizen of a country”. Every country has images in our minds (may call stereotypes if you wish) and when you say “she’s tumblr”, our brains gets this signal similar as “she’s Turkish”.

About the difference between “a tumblr user” and “tumblr”. It definitely fits in that idea too. You can take, for example someone from England goes Italy as a tourist or starts to live there. She never can be “Italian”, she’ll be just a “tourist from England” or “Italy citizen”.


I guess I found the missing piece on “being tumblr” problem but now I have to dig into “Stacks and States” problem. There’ll be lots of fun (I hope).

Her Şey Bozuk – Quinn Norton

Quinn yazıyı yayınladığı günden bu yana “Mutlaka Türkçeye çevirmem gerek” diyip duruyordum kendime ancak araya giren birçok şeyden dolayı bir türlü başına geçme şansım olmamıştı. Sonunda üşenmedim ve oturup tamamladım.

Yazı hem günümüzde güvenlik ve gizlilik dünyasının sorunlarını anlamak hem de bunlara nasıl yaklaşmak gerektiği konusunda oldukça önemli fikirler veriyor. Bana göre günümüzde bu konulara ilgi duyan ya da bir şeyler yapmak isteyen herkesin okuması gereken bir makale. Türkçeye çevirmek istememin de sebebi buydu en temelde.

“Her Şey Bozuk” (Medium)

Sansür ve Gözetim Hayallerinize Çocukları Alet Etmeyin!

Çocuk pornografisi ve çocukların cinsel istismarı, ciddi bir sorun olarak karşımızda duruyor. Bunun çocuklara nasıl büyük zararlar verdiği ve nasıl daha büyük sorunlara yol açtığını tartışmaya gerek olmadığını düşünüyorum. Bu yüzden bu sorunun çözümü için yapılacak her çalışmaya mümkün olduğunca destek verilmesi gerekiyor.

Ancak bu sorunu tamamen farklı amaçlar için kendilerine kılıf olarak kullananlar ve bundan pay çıkartmaya çalışanlar olduğu da bir gerçek. Aslında sorunun çözümüne hiçbir etkisi olmayacak, sadece sorunun üstünü örtmeye veya bir şeyler yapılıyormuş görüntüsü vermeye yarayan hareketlerle kendi menfaatlerine daha uygun eylemleri gerçekleştirenler var. Elbette bunların başında da dünyadaki birçok hükümet geliyor.

Türkiye de bu sorunu kendi menfaatleri için kullanmaktan çekinmeyen hükümetlerden birisiyle karşı karşıya şu anda. Geçtiğimiz haftalarda satın alınacağı açıklanan Netclean ve Procera isimli yazılımlar, çocuk pornografisine ve istismarına karşı interneti “temizlemeye” yaradığı söylenen yazılımlar. Bunların alınmasıyla internette çocuk pornografisi bırakılmayacakmış ve bu sayede bu sorun çözüme kavuşturulacakmış. Şimdi birkaç maddede neden bunun hiç de öyle göründüğü gibi olmadığını anlatayım.

  • Çocuk pornografisinin internette paylaşımı öyle bildiğiniz herkese açık dosya/video paylaşım sitelerinde yapıldığı gibi yapılmaz. Bunu yapanlar yaptıklarının nasıl ciddi bir suç olduğunun farkında ve bu yüzden de ulu orta yerlerde bunları konuşup paylaşmazlar. Bu yüzden de genellikle bu programların erişemeyeceği yerlerdedirler.

  • Hepsi bir yana bu programlar bu tarz içerikleri sansürlese bile bu sorunu çözmeye yaramaz, sadece sorunu örtbas etmeye ve “Ben görmüyorsam sorun yok” demeye yarar. Bu da aslında Türkiye’de yıllardır süregelen bir devlet geleneğidir.

  • Bu yazılımlara harcanan paranın tam olarak nereye gittiği konusu hiç şeffaf değil, bu da şüpheleri arttırmakta.

  • Bu programların tam olarak nasıl kullanılacağı ya da sistemlerin nasıl çalıştırılacağı konusu tam bir muamma. Böyle programlarla internette istedikleri herkesi gözetleyebilecek ve istemedikleri her şeyi sansürleyebilecek güce sahip olacaklar ve bundan bizim hiçbir şekilde haberimiz olmayacak. Yani isterlerse -ki bana göre asıl amaç da bu- internetteki “zararlı” her şeyi, kimseye hesap vermeden sansürleyebilecekler.

Bunlar sadece benim aklıma ilk bakışta gelenler. Bu yüzden bana göre hükümetlerin gerçekten yapmaları gerekenler yerine böyle hareketlere başvurmaları da çocuk istismarı olarak kabul edilmeli ve bu şekilde muamele görmeli. Ve bizler de çocukları devletin istismarından korumak için elimizden geleni yapmalıyız.


Tüm bunların ve daha birçok detayın farkında olan birçok kurum ve kuruluş bir araya geldiler ve hükümetin son yazılım alımlarına çocukların cinsel istismarını bahane etmesini eleştiren ve bunlar yerine daha kalıcı çözümler sağlayacak hareketler yapması için baskı kuran bir kampanya başlattılar. Kampanyanın adı: Alet Etme!

Kampanya sitesi http://aletetme.org‘a girerek imzanızla destek olabilir, orada konuyla ilgili uzman kişiler tarafından hazırlanan metinleri okuyabilir ve kampanyaya destek veren kurum ve kuruluşların listesine ulaşabilirsiniz. Kampanyayı aynı zamanda Twitter, Google + ve Facebook‘ta destekleyebilir ve fikirlerinizi #aletetme hashtagiyle de paylaşabilirsiniz.

Umarım sizler de bu kampanyaya destek verir ve çocukların yaşadığı gerçek sorunların böyle sahte çözümlerle çözülüyormuş gibi yapılmasına ve menfaatler için kullanılmasına dur dersiniz.

Yeni Bir Youtube Kanalı: GNU Sohbetleri

GNU Sohbetleri yeni bir Youtube kanalı. Barış Büyükakyol ve Orkut Murat Yılmaz‘ın sunduğu seride görünen o ki GNU/Linux, özgür yazılım ve bunlarla bağlantılı konular konuşulacak, insanlara güzel şeyler öğretilecek ve aynı zamanda ikilinin şu ana kadar sadece yakın çevrelerinin tanık olduğu espri anlayışları tüm internete yayılacak.

Yukarıdaki ilk bölümde PirateBox isimli harika sistemi ve bunu nasıl herkesin kolayca kullanabileceğini göstermişler. Bundan sonra da böyle güzel şeylerle devam edecekler.

İnternetlerde bu konularda ciddi bir Türkçe materyal eksiği olmasından şikayet ediyordum hep. Bu yüzden böyle bir kanal yayına başlayınca, bir de gerçekten bu işi hakkıyla yapacağını bildiğim iki insan başlatınca paylaşmamak olmaz dedim. Mutlaka takibe alın, izleyin, izletin!

GNU Sohbetleri (Youtube Kanalı)