Üç

[youtube https://www.youtube.com/watch?v=6l6vqPUM_FE]

I don’t want to set the world on fire
I just want to start a flame in your heart

In my heart I have but one desire
And that one is you
No other will do

Bugün hayatımdaki en özel günlerden birisi. Hayatımda en şanslı olduğum günün, Gökçen’le birlikte olmaya başlamamızın üçüncü yıl dönümü.

Ne yalan söyleyeyim, inanmakta zorlanıyorum bazen. Nasıl oluyor da böyle güzel, böyle harika bir kadını buldum, birlikte olmaya başladık diye. Hadi başladık, benim gibi bir adama üç yıl katlanılır mı be? Bir de hâlâ devam ediyoruz, hiç de beni dövmek istiyormuş gibi de bakmıyor. Sanırım gerçekten seviyor beni ya.

İşin şakası bir yana, gerçekten Göki’yle birlikte olduğum, birbirimizi sevdiğimiz ve bir hayatı paylaşıyor olduğumuz için şanslı olduğuma inanıyorum. Bana kattıkları, onunla beraber yaptıklarımız ve yapmak istediklerimiz, geçtiğimiz üç yıl boyunca olan her şeyi düşündükçe o gün olan her şey* iyi ki olmuş diyorum.

Bir şeyler yazmak istiyorum ama gerçekten zorlanıyorum. Daha önce yazamamamın sebebi de buydu hep. Ne yazsam az, yetersiz ve saçma buluyordum. Muhtemelen bu yazdıklarımı da daha sonra okuduğumda saçma bulacağım ama umrumda değil artık. 

Ne diyordum, ha evet 3 yıl. Şu üç yılı o kadar dolu dolu geçirmiş olmama rağmen nasıl bu kadar çabuk geçtiğini anlamıyorum. İlk gün sanki geçen hafta yaşanmış gibi geliyor bazen. (Evet, dün gibi değil.) Ama o üç yılın her gününün değeri ayrı, bir günün dahi değişmiş olmasını istemem. Çünkü bu üç yıl boyunca olanların hepsinin şu anda burada olmamızı sağladığının farkındayım. Ve gelecek her günü de aynı şekilde görüyorum.

Neyse, sözün özü bugün güzel ve özel bir gün benim için. Belki de birçok anlamda dönüm noktam diyebileceğim bir gün. Öyle yani.

Seni çok seviyorum Gökim, iyi ki tanıştık ve umarım daima birlikte oluruz.

Evet, gerçekten yeteneksizim ben. Hiç beceremiyorum değil mi yazmayı?

*: Oldukça acayip bir gündü ama şu anda o konuya girmek istemiyorum.

One thought on “Üç

Leave a Reply