Herkese Söyle: Sosyal Medyada Neden Paylaşımda Bulunuruz?

herkese-soyle

Sosyal medya ve internet üzerine konuşan çok fazla insan var. Ama en çok görünür olanlar genellikle onun nasıl bir toplumsal felaket getireceğinden bashedip onu kontrol altına almaya çalışanlar ya da onu basit bir reklam panosu olarak görüp onu kullanan insanlar üzerinden en çok parayı nasıl kazanacaklarını düşünenler. Böyle bir ortam içerisinde, maalesef internet ve sosyal medyanın kendisi üzerine dürüst ve derin bir şekilde konuşma şansımız çok fazla olmuyor.

Alfred Hermida’nın kitabı bu anlamda güzel bir alternatif sunuyor. Kendisi bir akademisyen ve gazeteci olan Hermida, kitabında bir yandan sosyal medyanın hemen her yanını ele alırken, diğer yandan da paylaşmanın, bilgiyi paylaşmanın ve yaymanın, insan doğasının en önemli yanlarından birisi olduğunu gösteriyor. İkinci kısım özellikle önemli, çünkü sosyal medya üzerine yapılan birçok yorum, bu noktayı gerçekten kavradığınız anda anlamsızlaşıyor. Bizler sosyal medya bizde bağımlılık yaptığından ya da şirketler bizim verimizi sömürsün diye beklediğimizden değil; medeniyetimizin temelinde bilgiyi paylaşma dürtümüz olduğundan dolayı paylaşıyoruz. Ve şu anda sosyal medya ve internet ile yaptığımız da, diğer iletişim teknolojileriyle yaptıklarımızdan farksız.

Bu kitabı çevirdiğim ve Türkçeye kazandırdığımız için oldukça memnunum. Umuyorum bu kitap, her ne kadar 2014 yılında yazıldığı için bazı noktalarda güncellemeye ihtiyacı var gibi görünse de, Türkiye’de sosyal medya üzerine daha mantıklı ve sağlıklı bir tartışma ortamı kurulmasının yolunu açar. Çünkü şu anda sosyal medya üzerine en çok sesi çıkanlar; onu kontrol altına almaya çalışanlar ve ondan para kazanmaya çalışanlar. Oysa sosyal medya ve internet bundan çok daha fazlası. Hermida’nın deyimiyle, internet ve sosyal medya gezegenin sinir sistemi olma yolunda ilerliyor. Ama sesi çok çıkanların kontrolü ele geçirmesine izin verirsek, bu asla mümkün olmayacak.


Kitabın dağıtımı başladı. Eğer internet üzerinden almak isterseniz aşağıda birkaç mağazanın linki var.

Pandora

idefix

Kitapyurdu

Kitabın Goodreads profiline de buradan ulaşabilirsiniz.

Kitapla ilgili yazılan kritikleri ve yazıları da aşağıya toplayacağım. Eğer yeni yazıları merak ediyorsanız arada bir burayı kontrol edebilirsiniz.

Kitabın konusuyla alakalı blog postlarımdan ve yazdığım yazılardan bir derlemeyi de aşağıda bulabilirsiniz.


Kitabın arka kapak yazısı da şöyle:

Peter Mansbridge @PeterMansbridge

“Hepimiz sosyal medyanın dünyanımızı değiştirdiğini biliyoruz ama Herkese Söyle, bu değişimin ne anlama geldiğini analiz etmek üzerine yapılan ilk ciddi deneme. Sokak protestolarından ilişkilere, haberlerin ele alınışından aradaki diğer her şeye, Alfred Hermida’nın büyüleyici yeni kitabı “Biz ne yarattık ve sayesinde daha iyi bir yerde miyiz?” sourusunu cevaplıyor. #bukitabıokumakisteyeceksiniz”

David Walmsley @WalmsleyGlobe
The Globe and Mail Genel Yayın Yönetmeni

“Herkese Söyle okuyucusuna çoğu insanın başdöndürücü ve kavranması zor kabul ettiği çevrenin içine girme şansını veriyor—sürekli evrilen medyanın kaos ve fırsatları arasındaki yansımaların ve bağlamın dünyasına. Hermida’nın çalışması çağlar boyu yapılan hataların kalıbını çıkarıyor ve hangi davranışların zamana direnebildiğine dair ipuçları veriyor. Kitabı yazarın ana ilgi alanı olan neden paylaşıyoruz ve bu neden önemli konusunu anlamada oldukça faydalı bir rehber olarak görüyorum.”

Margaret Heffernan @M_Heffernan
A Bigger Prize: We Can Do Better than the Competition kitabının yazarı

“Paylaşmak insan olmaktır. Bu gerçek o kadar bariz ki, çoğu zaman rekabetçi oyunlara ve bölgesel savunmacılığa kendimizi kaptırıp görmezden geliyoruz. Ama bir şirketi, takımı ya da aileyi yöneten kimsenin, işbirlikçi ve iletişimci içgüdülerimizi teşvik etmeden ve özgürleştirmeden başarılı olma şansı yok. Hermida bunu anlıyor ve yaptığımız ve inşa ettiğimiz her şeyde bunu görüyor. Teknoloji yeni olabilir ama mesaj daimi: Enformasyon —tıpkı güç gibi— etkisini en iyi paylaşıldığında gösterir.”

Michael Tippett @Mtippett
Hootsuite Labs, Yeni Ürünler Direktörü

“Alfred Hermida, Herkese Söyle kitabında kullanıcı tarafından üretilen içerik ve sosyal medya ile ters yüz edilen habercilik paradigmasını inceliyor. Araştırmaları bize post-internet döneminde en çok bozulmaya uğrayan endüstrilerden biri hakkında çok önemli içgörüler sunuyor. Haberleri günümüzde nasıl ürettiğimiz ve onlara nasıl eriştiğimiz konusunu önemseyen herkes için mutlaka okunması gereken bir kitap.”

Kristine Stewart @KristineStewart

“Artık herkesin parmaklarının ucunda ‘yayın yapmak’ için kendi forumlarına sahip olduğu bir çağda enformasyonun iletişiminin ve yayılımının nasıl değiştiğini kavrayan ve bunu akıcı bir şekilde anlatan bir bakış.”

Profesyonellik ve Yazarlık Üzerine Birkaç Tweet

Uzun uzadıya bir şeyler yazmak istemedim ama bu konuda birkaç şey söylemem gerekiyordu. Çünkü bu tiksinme hissi öyle bir hâl aldı ki yazma, üretme isteği bırakmıyor içimde. Türkçe bir şeyler yazmak istemiyorum zaman zaman.

Neyse, tweetler aşağıda. Hem arşiv olması, hem de “acil durumda kullanılacak link” olarak kullanmak için bu postu yazıyorum.

Gereksizse Engelleyin: Block Together

Twitter birçok anlamda oldukça başarılı ve kullanışlı bir sosyal ağ. Ancak her sosyal ağda olduğu gibi en büyük sorunlarından birisi gereksiz insanlardan kurtulmanın ya da onların olmadığı bir ortam yaratmanın zor olması. Yakın zamanda Twitter CEO’su bu konuda ne kadar pişman olduklarını dile getirmiş olsa da, Twitter’ın gerçekten bir şeyler yapabilmesi ne kadar mümkün orası bir muamma.

Ancak son günlerdeki gündemimiz bu konuda başka çözümlere acil bir şekilde ihtiyacımız olduğunu maalesef bir kez daha bizlere gösterdi. Özgecan’ın vahşice katledilmesinin ardından Twitter’da başlayan #sendeanlat kampanyasında yazılanlar ülkenin ne kadar mide bulandırıcı bir durumda olduğunu bir kez daha görmemizi sağlarken, bu paylaşımları yapan kadınlara yöneltilen terbiyesiz ve seviyesiz saldırılar da sayısı azımsanamayacak bir kesimin bundan bir ders çıkartmaya niyetli olmadığını görmemizi sağladı.

Söz konusu kadın cinayetleri, kadınların özgürlüklerine yapılan saldırılar, taciz ve tecavüz olduğunda akıl vermenin ya da “X şeyi yapın” demenin haddim olmadığını düşünüyorum. Özellikle de yaşadığımız ülkeyi ve toplumun hâlini düşündüğümüzde, bu konuda en son söz söyleyecekler de erkekler bana göre. Ben de bu durumda yapabileceğim tek şeyi yapmak ve en azından Twitter’da sürekli saldırı altında olanların kullanabileceği bir uygulamadan bahsederek en azından başta kadınlar olmak üzere hemen herkesin daha özgür ve güvenli bir şekilde Twitter’ı kullanabilmesine yardımcı olmak istedim.


screenshot-blocktogether.org 2015-02-16 21-05-36

Burada bahsedeceğim uygulamanın adı Block Together. Geçtiğimiz yıl içerisinde patlak veren Gamergate saçmalığının ardından geek kültürünün parçası olan kadınlar ve eşcinsellerin Twitter’da ağır saldırı altında kalmasının üzerine ortaya çıkan bir uygulama bu. Amacı bu tarz saldırılara ve tacize maruz kalanların, tacizcileri ve saldırganları uzak tutmak ve en azından Twitter’ı diledikleri gibi kullanabilmelerini sağlamak.

Uygulamanın sitesine girdiğinizde önünüze birkaç seçenek çıkıyor. Bunlardan ilk ikisi tamamen saldırı ve taciz amacıyla açıldıkları belli olan hesaplardan kurtulmak için. İlki son bir hafta içinde açılmış ve size mention gönderen, ikincisi ise 15’de az takipçisi olan ve aynı şekilde sizi mentionlayan hesapları otomatik olarak engellemenizi sağlıyor.

Üçüncü seçenek ise uygulamanın en güzel yanı. Eğer üçüncü seçeneği aktif hâle getirerek bu uygulamayı kullanmaya başlarsanız, sizin engellediğiniz hesapların, eskiden engellediklerinizi de dahil ederek, bir listesini oluşturabiliyor ve bunu çevrenizdeki insanlarla, arkadaşlarınızla paylaşabiliyorsunuz. Onlar da eğer sizin listenize abone olurlarsa, otomatik olarak sizin engellediğiniz herkesi engelleyebiliyorlar. Eğer siz bir başkasının engelledikleri listesine abone olmak isterseniz, ondan bu linki istemeniz yeterli.

Elbette bu uygulamanın yapabilecekleri sınırlı ama en azından sıkça kullandığımız bir sosyal alanda tacizcilerden ve bu kültürün savunucularından temizlenmiş bir ortam yaratmanıza yardımcı olacaktır. Bunun yanında eğer Twitter’a girerken Chrome/Chromium kullanıyorsanız buradaki eklentiyi de kurarak, böyle insanları gördüğünüzde hızlıca engelleyebilirsiniz.

Uygulamaların güvenliği konusunda şüphe etmenize gerek yok, ikisini de bir süredir kullanıyorum ve herhangi bir sıkıntı söz konusu değil. Bu konuda da içiniz rahat olabilir.

Uygulamayı kullanmaya buradan başlayabilirsiniz.

Ayrıca, eğer bir hesap sadece rahatsız edici olmanın ötesine geçiyor ve suç işliyorsa bunu Twitter’ın şikayet formları yoluyla Twitter’a bildirebileceğinizi de unutmayın.


Bir de engellemek üzerinden sıkça çıkartılan bir tartışmaya dair burada kendi görüşümü eklemek ve bunun üzerinden burada tartışma çıkartarak konuyu saptırmayı deneyeceklere şimdiden cevap vermek istiyorum: Birisini engellemek onun ifade özgürlüğüne müdahale değildir. Bunu kim nasıl savunuyor anlamıyorum ama böyle bir şey söz konusu değil.

Şöyle düşünelim, ifade özgürlüğü birilerinin kendi düşüncelerini özgürce ifade etmesi anlamına gelir ve birilerine zarar vermeyi teşvik gibi büyük suçlar dışında da engellenemez. Ancak bu, herkesin bu düşünceleri dinlemesi veya onaylaması anlamına gelmez, gelemez. Sen saçmalıyorsan ya da senin düşüncelerini hiçbir şekilde kabul etmiyorsam neden sana tahammül etmek zorunda olayım? Benim de istemediğim insanlarla, beni rahatsız eden veya ısrarla taciz eden insanlarla muhatap olmamak gibi bir hakkım var. Ayrıca ben seni engellediğim zaman sen yine konuşabiliyorsun, sadece ben senin saçmalıklarınla muhatap olmak zorunda kalmıyorum.

Bu yüzden lütfen kimse bu fikre en ufak bir prim vermesin ve muhattap olmak istemedikleri kişileri engellemekten çekinmesin. İstemediğimiz insanlarla muhattap olmamak en doğal hakkımız ve bunu kullanmaktan çekinmeyelim.

[Notes From Internet] It’s Not Twitter It’s the Eclipse of Reason

BjNDchRCAAABKYR

You’ve probably heard that Twitter blocked in Turkey. Also latest news adds that Google DNS is blocked too. I wanted to write something about it but I really don’t have enough time for writing a detailed piece about that right now. Instead of writing I’ll share our organization Alternative Informatics Association’s statement about this censorship. (You can read Turkish version of the statement here.)

Also Zeynep Tufekci wrote a great piece about that topic and she summaries every detail perfectly. You can read that here.


It’s Not Twitter It’s The Eclipse Of Reason

Twitter has become a basic communication tool for the users in Turkey to exercise freedom of speech. The President, The Prime Minister and the commissioners, journalists, bureaucrats, members of the parliament, writers, artists, unionists and activists, people with different political ideologies, oppressed groups and people from different parts of the society can state their opinions and participate in discussions about the current situations. In an environment where traditional media is constantly struggling with government oppression, communication tools like Twitter are crucial for the citizens. The only environment we can access to information without being censored is through the internet. To block an essential tool like Twitter just before the elections is unacceptable. It’s a clear violation of the right to freedom of expression.

Violation of the Right To Elect and the Right To Be Elected.

Turkey is on the eve of Local Elections. The running parties and the candidates use social media and Twitter frequently for their campaigns. This type of communication gives citizens the opportunity to follow the candidates closely, express their problems and hear the solutions that candidates can offer and also force them to create solutions. Therefore, blocking Twitter not only violates the freedom of speech but also violates the right to elect and to be elected.

We Are Concerned About The Integrity Of Upcoming Local Elections

We are experiencing great political tensions in expectation of the upcoming local elections that will take place on March 30th, 2014. These tensions are further solidified through distrust in the electoral process itself. The internet holds great potential for bringing citizen oversight to this process. It offers platforms and communication mechanisms to rapidly report on injustices and fraud attempts during the election data. Given current circumstances in Turkey, the internet is expected to play a crucial role in the supervision of the casting and counting of votes and hence in assuring the integrity and safety of the elections. The current blocking of internet based services is destructive to these citizen initiatives, increases existing social and political tensions, and negatively affects the trust in the electoral process. We are hence very concerned about both the integrity and safety of the upcoming elections.

Law Has Been Reduced To A Tool In The Hands Of The Government

The government points to court rulings to justify the blocking of Twitter. However, by now we are unsure about “whose” courts and rulings we can rely on. In the hands of the government, “legal grounds” are interpreted excessively or simply manipulated, leading to increasing distrust in the legal system. The Presidency of Telecommunications (Telekomunikasyon Iletisim Baskanligi or simply TIB) plays a precarious role in the enforcement of these legal rulings. In some past cases, they have abstained from taking action on select court rulings, arguing that it is beyond their legal authority. They have stated that TIB only has the authority to enforce blocking decisions when these are based on catalogued crimes. Yet in some cases, they have overstepped their authority and enforced rulings on blocking Internet based services. The arbitrary enforcement of legal rulings is in tune with the repeated threats made public by Prime Minister Erdoğan who most recently announced “we will eradicate social networks like Twitter”.

An “eclipse of reason” is the current state of the Turkish government. It is not possible to articulate a rational explanation for the new regulations, including the new Internet laws, and their enforcement within a framework of governance informed by basic democratic values. We can only regard these intrusive interventions as acts of despair and a lack of intellect.

These shameful acts of censorship are unacceptable. We call for action against censorship and the chilling of voices on the Internet, now!

Alternative Informatics Association, March 21st, 2014

http://www.alternatifbilisim.org

[İnternet Notları] Temiz Twitter Ne Lan?!

temiz-twitter-budur
Benim gözümde Temiz Twitter.

Yine birileri interneti temizlemeye niyetlenmiş gördüğüm kadarıyla. Bu sefer öncelikli hedefleri de Twitter. Link verip blogumu kirletmeye niyetim yok, merak edenler Twitter’da arama yapsın. Ancak bu kafa yapısındaki insanlara söylemek istediğim birkaç şey var.

Bakın; sizlere binlerce kişi, milyonlarca kez bunu anlattı. Ben bile birkaç kez yazdım, hatta blogumun Hakkında sayfasına bile not düştüm. Ancak siz anlamamakta ve Temiz Twitter, Dijital Demokrasi gibi saçma sapan şeylerle tekrar tekrar karşımıza çıkmaktasınız. O yüzden son kez size açıklamaya çalışacağım. Lütfen aklınızı iki dakika buraya verin.

Sizin benim düşüncelerimi, yazdıklarımı, söylediklerimi beğenip beğenmemeniz tamamen sizin probleminiz.

Yazdıklarım sizi rahatsız mı ediyor? Söylediklerimi beğenmiyor musunuz? Fikirlerim size saçma mı geliyor? Size göre birilerinin ‘ahlakını bozacak’, ‘zihinlerini bulandıracak’, ‘yanlış yola sokacak’ şeyler mi yazıyorum? Bunlar da tamamen sizin probleminiz.

Eğer benimle (ya da herhangi birisiyle) ilgili görüşleriniz bunlardan birisiyse yapmanız gereken basit; bloguma bir daha girmezsiniz, yazdıklarımı asla okumazsınız, kullandığınız sosyal ağlarda karşınıza çıkıyorsam da beni engellersiniz.

Bu kadar, bitti.

Bundan daha fazlasını yapmaya kalktığınız an bunun adı ifade özgürlüğünü tehdit etmektir, sansürdür, insan hakları ihlalidir. Bunun temizlikle, aile gibi sevimliliklerinizi korumakla hiçbir alakası yoktur. Demokrasi dediğiniz şeyinse tam tersine denk gelir bu yaptığınız.

Birileri daima sizi eleştirecek, sizin fikirlerinizin tam tersini düşünecek ve söyleyecek, hatta sizi rahatsız edecek şeyler yapacak. Demokrasiden bahsediyorsanız yapmanız gereken bunları görmezden gelmek ya da tartışma ahlakına uygun bir şekilde tartışmaya girmektir.

Eğer herkesin sizin gibi düşünmesini ve yaşamasını bekliyorsanız oldukça saçma bir hayal görüyorsunuz demektir. Bir de bunu mağduriyet gibi şeylerle süslüyorsanız düpedüz saçmalıyorsunuz demektir. Ama saçmaladığınızı düşünmeme rağmen ben sizin internetten ya da başka bir yerden temizlenmenizi de susturulmanızı da istemiyorum. Çünkü ben herkesin fikirlerini özgürce ifade edebilmesini istiyorum ve interneti de herkese böyle bir imkan verdiği için seviyorum.

Bu yüzden bu hayallerinizden vazgeçin ve büyüyün artık. Asla herkes sizin gibi düşünmeyecek, mutlaka birileri sizi rahatsız edecek bir şeyler yapacak ve söyleyecek. Hatta ülkenin çoğunluğunu düşünecek olursak bunların arasında genellikle ben de olacağım. Bunun adına insanların düşünce ve ifade özgürlüğüne sahip olması deniliyor ve bununla yaşamayı öğrenmek zorundasınız.

[İnternet Notları] Twitter’da Beni Bezdirenler

Sosyal ağlarda büyük bir kısmımızı rahatsız eden, ancak hiç durmadan yapılmaya devam eden bazı hareketler var. Bu konularda herkes şikayetçi olsa da kimse değişmeye yanaşmıyor. Bunun bana göre en önemli sebebi; bu hareketlerin o insanların sadece bu ağlarda değil, hayatlarının her alanlarında yaptıkları şeyler olması. Birçok insan bunları bu ağların hastalıkları olarak görme eğiliminde ama bu bezdirici hareketlere biraz daha dikkatli bakıldığında, aslında hepsinin bu ağların dışında da karşımıza çıktığını göreceksiniz.

Bunu daha iyi görebilmek ve rahatsızlıklarımı da dile getirebilmek adına İnternet Notları’nda bir süre bunlardan bahsetmeye karar verdim. En sık kullandığım site olan Twitter ile başlayıp kullandığım tüm sosyal ağlarda gördüklerimi listelemeye devam edeceğim. Sizin de aklınıza gelenler olursa ya da “Bunu yazmayı unutmuşsun” dedikleriniz varsa yorumlara ekleyin.

Takip Meselesi

Twitter’daki kullanıcılar arasındaki en saçma durumların oluşmasına takip etmek/takip edilmek/takipçi sayısı neden oluyor. Kişisel olarak, Twitter’da gerçekten önem verdiğim ve gerçekten takip edilmesi mümkün sayıda insanı takip etmeyi tercih ediyorum. Bir anlamda önümdeki bilgi akışını kontrol edebileceğim seviyede tutmaya çalışıyorum. Ancak herkes için bu böyle olmuyor.

*‘Takip edeni takip ederim’ciler bu konuda gözüme en anlamsız gelenler. Beni takip eden birisinin gerçekten benim tweet akışıma bir katkıda bulunabileceğinden nasıl emin olabilirim ki? Sırf takipçi sayınızı yüksek tutmak için böyle şeyler yapmak biraz sorunlu.

*Ancak bunun daha kötüsü takipçi toplamak için çakallık yapanlar ve önce sizi takip edip siz onları takip etmeye başladıktan bir süre sonra sizi takip etmeyi bırakanlar. Bu durum insanlarla tanışıp ardından onları arkadaş olduğunuza inandırmanıza ve ardından ortadan kaybolmanıza benziyor. Kime nasıl bir faydası var bilmiyorum ama Twitter’daki en gereksiz eylemlerden birisi bu. Üstelik bunu politikacısından, yazarına, o ‘ciddi’ ve ‘önemli’ zannettiğimiz insanların hesaplarının bile yaptığını görmek o kişiye dair tüm düşüncelerimi değiştiriyor.

*Takip meselesindeki bir diğer durum da hashtagler aracılığıyla takipleşmek. Hashtaglerle genellikle bir ortak nokta belirleniyor ve bu ortak noktaya sahip olan herkes birbirini takip etmeye başlıyor. Ama neden? Sadece bir ortak noktamızın olması seni seveceğim ya da takip etmeye değer bulacağım anlamına gelmiyor ki? Rastgele bir örnek verecek olursam; birisinin bilimkurgu seviyor olması onun bir dingil olmasına engel değil ki? Böyle birisini tweet akışımda görmek istemiyor olmam da gayet doğal. Herkes için de geçerli olacağını düşünüyordum bu durumun ama anladığım kadarıyla pek öyle değil.

*Bir de takipten çıkarıldığı zaman triplere giren insanlar var. Tamam başlarda yazdıklarını önemli buldum ya da senin takip edilebilir birisi olduğunu düşündüm ama bu şu an saçmalıyorsun ve artık yazdıklarını görmek istemiyorum. Takipten çıkıyorsam Twitter’da senin yazdıklarını görmek istemiyorumdur, bu kadar basit. Ama sen de sırf ben takipten çıktım diye beni takip etmeyi bırakıyorsan ne hâlin varsa görebilirsin. Böyle yapan birisi zaten benim yazdıklarıma önem vermiyor demektir ve öyle birisi beni takip etmese de olur. Ayrıca başkaları takipten çıkınca (eğer ikinci maddedeki eylemi yapmamışsa) bunun hakkında söylenip tweet akışını kirletenleri de takip etmeyi bırakıyorum.

*Sizi kimin takip etmeyi bıraktığı neden bu kadar önemli anlamıyorum. Gitmiş işte, gidebilir. Ama illa ki gidip uygulamalara izin verecek, kim olduklarını öğreneceksiniz değil mi? Eğer hesabınız bu kadar değerliyse, kimin takip etmekten vazgeçtiği bu kadar önemliyse neden önünüze gelen her uygulamaya izin verip hesabınızı kaptırmak için çaba gösteriyorsunuz? Lütfen bırakın bunun peşini, sonra sizin izin verdiğiniz uygulamaların gönderdiği spamlerle uğraşmak zorunda kalıyoruz.

Spamlemek

*Bu konu Twitter’daki tahammülsüzlük yüzünden büyük bir sıkıntı olma yoluna gidiyor ve beni bezdirmenin ötesine çok kısa bir zamanda geçti. Twitter herkes istediklerini söyleyebilsin diye var, sırf sen birisinin görüşünü sevmiyorsun diye onun hesabını kapattırmaya çalışamazsın. Bunu yapıyorsan dingilin önde gidenisin demektir. Ve bu dingillik politik görüşüne de bağlı değil, hangi politik görüş adına yaparsan yap dingilsindir. Eğer gerçekten spam yapan bir hesap değilse bu konuda kampanya başlatanlara saygım yok, net. Ve eğer bir hesap size karşı böyle bir şey başlattıysa bunu çözmenin yolu karşı kampanya yapmak değil, buradaki linkten Twitter’a şikayette bulunmak ve çevrenizdeki insanları da buna yönlendirmek. Ve birileri size ya da birilerine aralıksız küfür ediyor ve başka bir şey yapmıyorsa kullanmanız gereken yol yine burası, spam kampanyası başlatmak değil.

*Sizin spam şikayet özelliğini anlamsızca kullanmanız yüzünden gerçek spam hesaplar hâlâ ortalıkta dolanabiliyor. Ancak dürüst olayım, son zamanlarda biraz daha yaratıcılaşmışlar. Böyle bir tweetle birçok şapşalı ağlarına rahatça düşürebilirler mesela.

@ahmetasabanci hi I saw your ... 2013-09-18 11-39-44

Mentionlar

*Tamam, anlıyorum, yazdığınız tweetlerin birilerine ulaşmasını ve o kişilerin bu bilgiyi yaymasını istiyorsunuz. Ama bu, siz kalkıp bir cümle yazıp kırk kişiyi mention olarak eklediğinizde olmayacak. Böyle tweetlerin içerisinde asıl bilgiyi/linki bulmak bazen imkansızlaşıyor. Bu da yetmezmiş gibi fazlasıyla kötü bir görüntü ortaya çıkıyor. Üstelik alakalı alakasız on kişinin sırf takipçi sayısı çok diye aynı tweette bulunması durumu daha da anlamsız kılıyor. Lütfen bunu yapmayın, lütfen. Arada bana da geliyor böyle tweetler ve gerçekten önemli bir şey varsa o tweette, o tweeti temizlemek için geçirdiğim vakit tam bir işkenceye dönüşüyor.

*Twitter’ın güzel bir özelliği tweet içindeki mention en başta olmazsa tüm takipçilerinizin o tweeti görmesini sağlaması. Bu sayede sohbet içerisinde çıkan önemli bir cümleyi ayrıca tekrar tweetlemek zorunda kalmıyorsunuz. Ancak bazıları bunun suyunu çıkartıyor ve her mentionı bu şekilde gönderiyor. Dediğim gibi gerçekten önemli bir tweetse işe yarar bir özellik ama senin arkadaşınla yaptığın geyikten bana ne?! Onu arkadaşınla yapmaya devam et sen; o insanla yaptığın muhabbetleri merak edersem o kişiyi de takip ederim, bu sayede ikinizi de sürekli görürüm. Kişisel muhabbetlerinizi kişiler arasında bırakın lütfen.

Tweet Yazmak

*Tweet çalmak demek istemiyorum ama böyle adlandırılan saçma bir durum var. Sizin paylaştığınız bir tweeti, birebir kopyalayarak tekrar gönderen insanlar var ortalıkta. Paylaştığınız tweeti retweet etmek gibi bir imkan verilmişken bunu yapmak çok saçma geliyor. Gerçi bu insanlar genellikle o tweetin getireceği interaction ve twitter ününün peşinde oluyorlar, böyle de garip bir durum var. Esprili, komikli tweetlerde bunu biraz anlıyorum ama bir haber linkinde bile yapınca gerçekten beynim duruyor.

*Mobil olarak Twitter’ı kullanıyorsanız biliyorsunuzdur, retweet ile birlikte alıntı seçeneği de çıkıyor karşınıza. Bunun amacı, o tweete bir cevap ya da yorum ekleyerek tekrar paylaşmanız. Ancak birçok insan bunu yukarıdaki eylemi daha kolay yapmak için kullanıyor anladığım kadarıyla. Kimisi yine insaflı davranıp alıntıladığı kişinin nickini bırakırken, kimileri onu da siliyor. Ancak başta ya da sonra unuttukları tırnak işaretlerinin ve Twitter’a yeni gelen mavi çizgilerin onları ele verdiğinden haberleri yok. Birkaç retweet ve favori için gerçekten değmez, yapmayın.

*Mentionlarla tweetlerine ilgi çekmeyi başaramayanlar, daha farklı bir yöntem kullanıyor ve tweetini hashtaglere boğuyor. Eğer gerçekten konuyla alakalı bir hashtag söz konusuysa kabul edilebilir (zaten hashtaglerin amacı bu) ama bir link ve yanına on tane hashtag olunca görmezden gelmeyi ve öyle bir tweet hiç varolmamış gibi davranmayı tercih ediyorum. Çünkü öyle yapanların amacının gerçekten bir şeyler paylaşmak olduğuna inanmıyorum.

*Bir sıkıntı da yazacağınız tweetler üzerinde yaratılan baskı. Yavaş yavaş mahalle baskısı benzeri bir duruma dönüşüyor bu. Eğer çoğunluğun ya da sizi takip edenlerin konuştuğu konuların dışında bir şeyler yazmaya başlarsanız, o konu hakkında Twitter’da konuşmak istemezseniz sizi takip etmeyi bırakmaya başlıyor, hatta sizi eleştirmeye çalışıyorlar. Pardon da, size ne? Belki ben o konuyu burada konuşmak istemiyorum, belki benim için o kadar da vakit harcamaya değmeyecek bir konu. Neden sizin keyfinize göre tweet yazmak zorunda olayım ki?

Kısalar

*Arada bir Activity kısmına bakmanızı tavsiye ederim, takip ettiğiniz insanların neler yaptığını görebiliyorsunuz. Örneğin bir süre önce kendi yazdığı tweetleri favorileyen birisini takip ettiğimi gördüm, anında takibi bıraktım.

*Twitter’da hesabınızı ilk defa görenlere kendinizi tanıtmak için yapılmış bir bio kısmı var. Ancak bazı insanlar öyle şeyler yapıyor ki o kısımda, gerçekten o hesaba bir daha yaklaşmak istemiyorum. İçinde 5 mention, 10 link olan biolar; 160 karaktere sığdırılmaya çalışılan onlarca unvan vs. Başım dönüyor, midem bulanmaya başlıyor. Basit bir tavsiye; bio kısmınızı sade tutmaya çalışın, öylesi hem daha okunur oluyor hem de daha güzel görünüyor.

*Gördüğünüz her linke tıklamayın. Spam amaçlı linklerin geldiği tweetler artık fazlasıyla bariz, 40 metreden tanınabiliyorlar. Ama nasıl oluyorsa sürekli bunlara tıklamayı başarıyor ve DM ve mention ile bunu çevrenize yaymayı başarıyorsunuz. Bu konuda Meren güzel bir yazı yazmıştı zamanında, bir okuyun derim.

Kapanış

Twitter’ı olduğu gibi kullanan, orada kendisine farklı bir karakter yaratmaya veya oradan bir ün kazanmaya çalışmayan birisiyim. Ve aynı şekilde kullanan insanları takip etmekten ve iletişim kurmaktan keyif alıyorum. Böyle olmanın interneti çok daha rahat bir alan hâline getirdiğine inanıyorum. Gerçi yukarıda bahsettiklerimin büyük bir kısmı yine insanların oldukları gibi davranmasından kaynaklanıyor biliyorum ama kendisine bir ün ve karakter yaratma çabasını birilerinde gördüğümde gerçekten tahammül edemiyorum. Başkalarını eleştirip aynısını kendisi yapanlar, yukarıda bahsettiklerimi yapanlar, sırf daha çok ilgi getiriyor diye kendisi olmaktan vazgeçip bir tek konuda konuşmaya başlayanlar benim gözümde pek de takip edilmeye değer insanlar değil açıkcası. Sonuçta sosyalleşmek ve iletişim kurmak için buradayız, onu da kendimiz olarak yapmak en güzeli.

Bundan anonim hesaplara karşı olduğum gibi bir şey çıkartmaya çalışmayın. Anonim hesapların sonuna kadar yanındayım ve anonim hesapların insanların kimi zaman kendileri gibi davranmasını kolaylaştırdığının farkındayım. Kendiniz olmakla kastettiğim karakteriniz, isminiz ya da özel bilgileriniz değil. Aksine onları mümkün olduğunca az paylaşmanızdan yanayım.