Farewell to Internet

internet in turkey from now on

Yesterday night, the censorship and surveillance bill has passed from Turkish parliament. At the same time, I wrote a letter to internet to say goodbye. Because after this bill, there won’t be a world wide web for Turkey anymore.

Dear Internet,

We, as people from Turkey, had a great time with you. You teach us so many things that we couldn’t learn from anywhere else. We had lots of great memories with you. You were always there whenever we needed you. But we have to say goodbye.

Turkish parliament passed the bill which is going to kill you. Maybe it’ll not kill you directly but you’ll be crippled and we can’t do everything we want together. There’s a little chance for you -presidential veto- but like I said, it’s a little chance.

Saying Goodbye to Internet in Turkey — Medium

UPDATE (08/02/2014): I want to thank everyone who shared my article and spread the word out. I wasn’t expecting that kind of response. Also I want to thank everyone who featured my article on their places. Here’s the links (AFAIK):

Boing Boing

Today’s Zaman

Al-Jazeera English

Gigaom

Biamag (They translated the article in Turkish)

Deustchlandfunk (DE)

5651 Hakkında Önemli Linkler

Dün 5651 üzerine benim görüş verdiğim ya da dahil olduğum yayın linklerini derlemiştim. Bugün de konuyla ilgili önemli bulduğum ve 5651’de yapılan değişikliklere ve ne anlama geldiklerine uzak kalanlara yardımcı olabilecek linklerin bir derlemesini yapıyorum.

İnternet Sansürü Derinleşiyor – Alternatif Bilişim Derneği

Yasayla ilgili ilk yayınlanan bildirilerden birisi ve yasanın getireceklerini oldukça iyi anlatıyor. İngilizce çevirisi de mevcut.

Yeni 5651 ve Sansürün İşleyişi | Kame

Yasanın getireceklerine dair teknik bir anlatıma sahip ama oldukça önemli bir yazı.

Yeni 5651 internet sansür ve gözetimine, kaba güce karşı matematik – Evrensel.net

Özgür Uçkan’ın kaleme aldığı bu makale oldukça önemli ve konuyla ilgilenen ilgilenmeyen hemen herkesin okuması gerektiğini düşünüdüğüm bir yazı.

Türk İnternet | İlk Torba Kanundaki 5651 Maddeleri Komisyondan Geçti, Sıra TBMM Genel Kurulu’na Geliyor (Makyaj Var, Yumuşama Yok)

Yasada yapılan son değişikliklerin bir özeti, son hâli görebilmek için önemli.

İnternette Çinnet – Taraf Gazetesi

Alternatif Bilişim Derneği başkanı Ali Rıza Keleş’in verdiği bu röportaj da yasanın sonuçlarını ve nasıl değişikliklere neden olabileceğini oldukça güzel bir şekilde anlatıyor. (Ayrıca çok da güzel bir başlığı var :)

İnternet Kanun Çalışması – netd

Erkan Saka’nın sunduğu Sosyalkafa’da Av. Serhat Koç 5651 düzenlemesini hem bir Korsan Parti üyesi hem de bir avukat olarak anlatıyor.

Kem Gözlere Şiş – netd

Alternatif Bilişim’in sansür ve gözetimden kurtulmanızı kolaylaştırmak için hazırladığı Kem Gözlere Şiş projesi Sosyalkafa’da. Projeyi oldukça güzel anlatan bir program olmuş, bu yasayla birlikte bu proje daha da önemli bir hâle geldi.

Elbette gözden kaçırdığım ya da unuttuğum başka linkler olmuştur. Eğer böyle bir link varsa elinizde yorumlarda paylaşın. Hem ben görmüş olurum, hem de buraya gelen herkes faydalanır.

The New Censorship Bill in Turkey

2014 started with a new bill proposal against free speech and internet freedom in Turkey. Down below, you can see what this new regulations brings if it passes. This list copied from Pirate Party Turkey’s blog post, which you can read here.

  • New methods of blocking “harmful” content will be implemented. Rather than censoring the entire website, these methods will target the direct URL of infringing sites.
  • Content that “denigrates particular sections of the society on account of social status, race, religion, sect, gender, region of origin” will be treated as a crime that warrants censorship.
  • The Internet Service Providers will be required to keep track of personal data and conduct sweeping surveillance on behalf of the government.
  • The new blocking methods will make it impossible to access the censored content by merely changing DNS settings.
  • The changes bear the possibility to outlaw any blogs in Turkey other than food, fashion, and travel blogs. Those that include political commentary in particular will be suspect.
  • New regulations will harm the Internet Service Providers who will, then, likely move their operations outside of Turkey.
  • Social media sites that our Prime Minister has characterized as “Menace called Twitter” and “Ugly technology Facebook” will be censored much easier.
  • Citizen journalism and independent media will be hit hardest.

If you’re a journalist interested about this topic and detailed Turkish material works for you, you can see the Alternative Informatics Association’s declaration about this. Our friends translating this to English right now and I’ll link the translation here too.

UPDATE 1: Alternative Informatics Association’s declaration about this bill is translated. You can read and share it from here.

UPDATE 2: There’s another English article published about this topic on DW. I gave opinions to this article and you can read it here.

Also activists planning an march against censorship on Jan. 18th. There isn’t so much detail on this topic but I’ll write here if anything happens.

Also yesterday night, Vimeo.com has blocked in Turkey with court order. We don’t know main reason but some rumors says this is about an video of PM Erdoğan’s family. I’ll update this topic too.

UPDATE 3: Another English article published at Wall Street Journal’s Europe Blogs, which you can read it here. Also Pirate Party Germany published a declaration about this bill, you can see it here (English and German).

I’ll update this post whenever some breaking news happens or new English material arrives. Latest Update: 14.01.2014 – 13:12

[İnternet Notları] Daha da Girmem Facebook’a!

Facebook; insanların gizliliğine hiç saygı duymaması, insanların özel hayatlarını değersiz görmelerini sağlayıp onlardan gelir elde etmeye çalışması ve birçok başka sebepten dolayı sevmeye sevmeye kullandığım bir siteydi. Kullanmak zorunda olmamın en önemli sebebiyse çevremdeki bazı insanlarla iletişim kurabilmemin mümkün olduğu tek yer olması ve okulumun bazı duyuruları sadece Facebook grubundan yapmanın yeterli olacağını düşünmesiydi.

Ancak bugün olanlardan sonra Facebook’la tüm ilişkimi koparmaya karar verdim.

* * *

Birkaç gün önce Self-Destructing Cookies adındaki Firefox add-on’unu kullanmaya karar verdim. Bu uygulamayı kullanmak istememin sebebiyse birçok internet sitesinin tarayıcıma yerleştirdiği cookieler aracılığıyla beni internette gittiğim her yerde takip etmelerini engellemekti. Bir siteyi ya da sosyal ağı kullanıyor olmam, ona internette yaptığım her şeyi takip etme izni verdiğim anlamına gelmiyordu sonuçta.

Ancak Facebook bu yaptığımdan pek memnun olmamıştı. Bugün sabah tarayıcımı açıp Facebook’a girmek istediğimde bana bu bilgisayardan ilk defa bağlandığım için hesabımı geçici olarak dondurduğunu ve bazı güvenlik testlerinden geçmeden hesabımı tekrar aktifleştirmeyeceğini söyledi. Duruma anlam veremediğim için mobilden kontrol etmek istedim ancak Android uygulamasını açar açmaz uygulama hesabımdan çıktı ve hesabımın dondurulduğunu söyledi.

Hesabı tekrar aktifleştirmek istediğimdeyse işler daha da karıştı. Önce basit bir captcha sorusu sordu. Rahatça cevaplayıp sonraki adıma geçtiğimdeyse bana iki seçenek sundu: Gizli soruyu cevaplamak veya arkadaşlarımı fotoğraflardan tanıyıp eşleştirmek. İkincisi Facebook’un yüz tanıma arşivine hizmet vermek anlamına geleceği için asla böyle bir şey yapmayacaktım. Gizli soruyu cevaplamak ise imkansızdı çünkü böyle bir soru eklediğimi hatırlamıyordum ve soruya vermiş olabileceğim tüm cevaplar da yanlış çıkıyordu. Eğer 8 yaşındayken yaşadığım sokağın hangisi olduğunu Facebook benden daha iyi bildiğini iddia ediyorsa bana susmak düşerdi zaten.

* * *

Facebook’un gizliliğe ve özelimize bilgisayarda ve mobilde nasıl saldırdığını hep biliyordum. Facebook’la ilişkimi kısıtlı tutarak bunu kendi adıma minimumda tutmaya çalışıyordum ama şu durumda Facebook’un gizliliğime böyle ağzı sulanmış bir şekilde saldırması son damla oldu. Benden istediklerinin her biri benim bu konulardaki tavrımla ters düşmem anlamına geliyordu. Bunu yapmaya da hiç niyetim yok.

Ayrıca Facebook, cookielerin kaybolmasına tepki gösteren tek site oldu. Ne Google, ne Twitter, ne de bir başka site bana herhangi bir sorun çıkartmadı günlerdir. Anlaşılan Facebook her seferinde bu konularda ne kadar vahşi olduğunu göstermek zorunda hissediyor.

Sözün özü, bundan sonra Facebook ile hiçbir bağlantım olmayacak. Bir şekilde hesabımı tamamen silmelerini sağlayıp kurtaracağım kendimi. Bir daha hesap açmayı da düşünmüyorum. Zaten kendisinden kurtulmak için bir bahane arıyordum, onu da bana kendi elleriyle vermesi daha güzel oldu.

“Sosyal Medya, Farkındalık ve Etkin Olma” (Redaksiyon Medya Atölyesi)

sosyalmedya-farkındalık-etkinolma

Yarın (24 Kasım) saat 10:00’da Ankara TAKSAV’da “Sosyal Medya, Farkındalık ve Etkin Olma” isimli bir atölye yapacağım. Afiş ve duyuru bilgileri elime biraz geç ulaştığı için kayıt tarihinden sonra duyurmak zorunda kaldım. Ancak atölye için hazırladığım sunumu ve atölyenin video kaydını da buradan paylaşacağım.

Facebook’un Önceliği Kullanıcılar Olmalı [Alternatif Bilişim Derneği]

(Alternatif Bilişim Derneği, Facebook ile ilgili son gelişmelerin ardından aşağıdaki bildiriyi yayınladı. Facebook’un gün geçtikçe saçmalaşan tavırlarından sadece birisi olan sansür konusunu gündemde tutmak ve bu konudaki tepkiyi artırmak gerekiyor.)

Türkiye’de birçok İnternet kullanıcısının tercih ettiği sosyal ağlardan birisi olan Facebook’un içerik denetim politikaları ifade özgürlüğümüzü tehdit ediyor. Facebook’un uyguladığı sansür son günlerde çeşitli haber ve röportajlarla basında yer buldu ve kamuoyunda tartışılır hale geldi.

Her gün rastladığımız sıradan bir haber haline gelen sayfa ya da profil kapatma, içerik çıkarma gibi sansür uygulamalarını üst üste koyduğumuzda tablonun vehameti ortaya çıkıyor. Özellikle politik toplulukların sayfalarının kapatılması / askıya alınması ya da sayfalardaki içeriklerin türlü gerekçelerle silinmesi ifade özgürlüğü adına ürkütücüdür.

İşçi grevlerinin dayanışma sayfaları, binlerce, onbinlerce destekçisi bulunan Ötekilerin Postası gibi alternatif haber mecralarının sayfaları, Kürt gruplarının sayfaları, BDP gibi yasal partilerin sayfaları kabul edilemez gerekçelerle kapatılmaktadır.

Facebook bu sayfaları “marka imajının zedelenmesi, telif haklarının ihlali, pornografik içerik, terör ve şiddet propagandası” gibi gerekçelerle yapmaktadır. Fakat bunlar son derece tartışmalı, mevcut politik atmosfer ile belirlenmiş, nesnellikten uzak, egemen aklın desenlerine uygun gerekçelerdir. Bu gerekçelerin hemen hepsi dünyanın farklı coğrafyalarında oldukça farklı anlamlara karşılık gelmektedir. Hatta aynı coğrafyada farklı zaman dilimlerinde bile farklılık göstermektedir. Türkiye’de “terör” tanımı oldukça geniş tutulmaktadır. Yakın tarihimizde birçok davanın bu tanıma defalarca girip çıktığına sayısız örnekle tanık olduk.

Küresel nüfusa sahip çevrimiçi bir sosyal ağın nesnellikten uzak şekilde denetime tabi tutulması kabul edilemez.

Ayrıca bu gerekçelerden yola çıkan denetim uygulaması çifte standartlıdır. İktidar Partisinin taraftar sayfaları El-Kaide ya da bağlantılı örgütlerin propaganda malzemeleri ile dolup taşmaktadır. Dünya üzerinde ötekileştirilen hemen her kesime karşı nefret söylemi ve nefret suçuna teşvik içerikleriyle dolu sayısız sayfa Facebook’ta yaşamlarını sürdürmektedir. Türkiye’de Kürtlere, Alevilere, Ermenilere, LGBTT bireylere, Vicdani Retçilere, taraftar gruplarına ve daha birçok kesime karşı açıkça nefret söylemi üretilmekte ve zaman zaman örneklerini yaşadığımız gibi bunlar ölüm, kitlesel linç gibi suçlara dönüşmektedir. Facebook’un bunları değil de başta saydıklarımızı görmesi, denetim kriterlerini genellikle ve öncelikle birincilere karşı kullanması bu kriterlerin subjektif ve çifte standartlı olduğunun kanıtıdır. Bu ifadelerimizden bu sayfaların da kapatılmasını bir çözüm olarak önerdiğimiz anlaşılmamalıdır. Sansür ya da yasak hiçbir durumda çözüm değildir.

Facebook gibi ağlar egemenlerin korkuları ile değil yurttaşların temel hak ve özgürlüklerinin önceliği ile yönetilmelidir. Çünkü Facebook, kullanıcıları sayesinde var olmuş ve bu sayede varlığını sürdürmektedir. Yurttaşların önceliği Facebook’un da önceliği olmak zorundadır.

Facebook yönetimini uyguladığı sansür politikalarından dolayı kınıyoruz. Tarafsız bir yönetim sergilemeye, devletlerden yana tutumlarını terketmeye, yurttaşların ifade özgürlüğü ve mahremiyet gibi temel haklarına saygılı olmaya çağırıyoruz.

Facebook, hisseleri borsalarda satılan ticari bir şirkettir. Tüm zenginliği de bizlerin Facebook’taki paylaşımlarımızdan kaynaklanmaktadır.

Yurttaşları Facebook politikalarına karşı uyanık olmaya, karşılaştıkları sansür vakalarına tepki göstermeye ve bunu başta derneğimiz olmak üzere ilgili gördükleri kurum ve kişilerle paylaşmaya, konuyla ilgili yapacağımız tepki eylemlerine destek olmaya davet ediyoruz.

İnternetimize, genişleyen ifade ve örgütlenme özgürlüğümüze sahip çıkalım. İnternetteki yaşam alanlarımızı çeşitlendirmeye çalışalım. Facebook gibi ticari tekellerin hem İnterneti hem de kullanım pratiklerimizi daraltmasına izin vermeyelim.

4 Eylül 2013

Alternatif Bilişim Derneği

[İnternet Notları] İnternetin de Özel Hayatın da Sonu Gelmedi

Konuyla pek alakası yok gibi ama bence yakıştı.
Konuyla pek alakası yok gibi ama bence yakıştı.

Büyük bir kısmınız bilgisayar kullanmayı bilmiyorsunuz.

Daha açık konuşayım; büyük bir kısmınız Facebook, Twitter, Youtube, GMail, Skype kullanmayı, belki biraz da Windows ve Office kullanmayı biliyor. Bir de nasıl oyun oynayabileceğini. Ancak gerçekten bilgisayar kullanmayı bilmiyorsunuz. Gerçekten elinizin altındaki teknolojinin ne işe yaradığından, onunla neler yapabileceğinizden bihabersiniz. Bu aletin sizin kullandığınızdan başka türlü kullanılmasının imkansız olduğunu düşünüyorsunuz. İçinde Windows olmadan bilgisayarların çalışmayacağını zanneden bilgisayar satıcılarıyla, GMail ya da diğer büyük mail şirketleri olmadan mail gönderemeyeceğini zanneden insanlarla dolu ortalık.

Ve şimdi de “Gizliliğimiz kalmadı, devletler her şeyimizi takip ediyor, kaçacak yerimiz yok!” diyerek kıyamet tellalığı yapıyorsunuz. Facebook, GMail vs devletlerle anlaşma yaptığı, onlara gizli bilgilerinizi verdiği ve sizler de basit birkaç alışkanlığınızı değiştirmekten korktuğunuz için internetin sonunun geldiğini zannediyorsunuz.

Açıkcası böyle yazılar, yorumlar gördüğümde artık katlanamıyorum. Sizin bilgisayar kullanmayı bilmiyor oluşunuz ve öğrenmeye hiç niyetiniz olmayışı zaten şu an sizi takip eden devletlerin ve şirketlerin kendilerini güvende hissetmesinin en büyük sebebi. Oysa siz bunu değiştirmek yerine insanların korkmasını ve teslim olmasını sağlayacak şeyler söylüyorsunuz. Böyle davrandığınız zaman da gerçekten bir şeylerin değişmesini isteyip istemediğinizden şüphe ediyorum.

Her şey sizin elinizde ve eğer bir şeyler değişmiyorsa da bunun sorumlusu bir anlamda sizlersiniz. Eğer gerçekten özel hayatınızı korumak istiyorsanız, gerçekten iletişim ve ifade özgürlüğünüzün olmasını istiyorsanız çaba göstermeniz gerekiyor. Oturduğunuz yerden, hiçbir şeyi değiştirmeyerek “Kıyamet kopuyor!” diye bağırmayı bırakmanız gerekiyor.

Gerçekten bu durumun değişmesini istiyorsanız basit tavsiyeler vereceğim.

*Bilgisayar kullanmayı (bilgisayarın içine akıllı telefonlarınız, tabletleriniz de dahil) gerçekten öğrenmeye çalışın. Emin olun biraz çaba gösterdikten sonra her şeyin çok daha kolay bir hâle geldiğini göreceksiniz. Ve kullanmayı öğrendikçe, aslında bunca zaman tembellik yaptığınız için kendinize kızacaksınız.

*Alışkanlıklarınızı değiştirin. İnterneti ve bilgisayarları sadece birkaç web sitesi ve programdan ibaret görmeyin. Aramalarınızı Google’dan değil de DuckDuckGo‘dan yapın mesela, Facebook’ta her şeyinizi paylaşmayı bırakın, çok basit şifreleme yöntemleriyle gerçekten önemsediğiniz maillerinizi şifreleyip gönderin, hard diskinizi TrueCrypt ile şifreleyin, özel chatlerinizi Pidgin’e Off-The-Record kurarak yapın. Çok daha fazlasını kolayca nasıl yapacağınızı anlatan rehberler internette mevcut; bulun, uygulayın (denk geldikçe ben de paylaşıyorum bu tarz rehberleri).

Bunların hepsi aslında evinize girip çıktıktan sonra kapınızı kilitlemek kadar basit şeyler ve öğrendikten sonra çok kolay ve hızlıca halledilebilir. Eğer evden daha hızlı çıkayım diyerek kapınızı kilitlememezlik yapmıyorsanız, birkaç saniyenizi de mailinizi şifreleyip göndermeye ayırabilirsiniz.

*Öğrenmekten, araştırmaktan ve değişiklikten korkmayın; takıldığınız an sorun birilerine. Mutlaka internette size yardım etmeye gönüllü birçok insan çıkacaktır karşınıza.

*Güvenlik ve anonimlik amaçlı yazılımları herkesin rahatça kullanabileceği hâle getirmeye çalışan yığınla güzel insan var ortada, onlara destek olun. Mailpile, Heml.is, Tor aklıma ilk gelen örnekler. Bu insanlar sizin rahatça ve özgürce internette dolaşabilmeniz için çalışıyor. Elinizden geldiğince bu insanlara destek olun.

*Birçok dernek ya da grup bizim ifade özgürlüğümüzü ve özel hayatımızı yasal yollardan korumak için çalışıyor. Onların sesinin daha yüksek çıkması ve daha çok iş yapabilmeleri için destek olun, yardım edin. Örneğin Türkiye’de Alternatif Bilişim Derneği var, Avrupa’da bu konuda çalışan derneklerin bir araya geldiği EDRi var, İngiltere merkezli Article 19 var, dünya çapında çalışan EFF var. Bu insanlara maddi-manevi destek vermeye çalışın.

*İnsanları korkutacak ve umutsuzluğa sürükleyecek şeyleri değil, onlara çaba gösterme gücü verecek şeyleri paylaşın. İnsanlara bir şeyler yapabileceklerini ve bu durumu değiştirmelerinin mümkün olduğunu söyleyen şeyleri paylaşın. Çünkü gerçekten de bunu değiştirmek mümkün ve aksini söyleyen insanların sesi daha yüksek çıktığı için insanlar bunun farkında değil.