“Gazeteciler İçin Dijital Güvenlik” – TGS Akademi Eğitimi Materyalleri

18 Ekim 2015 Pazar günü TGS Akademi eğitimleri kapsamında “Gazeteciler İçin Dijital Güvenlik” adıyla verdiğim derse dair tüm materyalleri ve bazı önerilerimi burada bulabilirsiniz.

Katılan herkese çok teşekkürler. Dersteki paylaşımlarımız ya da buradaki materyallerle ilgili her türlü sorunuzu ve önerilerinizi de benimle paylaşabilirsiniz.

Direkt Link

Kaynaklar ve Okuma Önerileri

  • Warren Ellis, Transmetropolitan
  • Daniel Solove, Understanding Privacy
  • Julia Angwin, Dragnet Nation: A Quest for Privacy, Security, and Freedom in a World of Relentless Surveillance
  • Evgeny Morozov, The Net Delusion
  • Bruce Schneier, Data and Goliath
  • Julian Assange, When Google Met Wikileaks
  • Glenn Greenwald, No Place To Hide
  • Julian Assange, et.al, Şifrepunk

Önerilen Uygulamalar

Tarayıcı Eklentİlerİ
bİlgİsayarlar İÇİN Yazılımlar – Uygulamalar
Cep Telefonları İçİn Yazılımlar – Uygulamalar
WEB UYGULAMALARI

[Ahmet Nerede] Yapısal Gazetecilik ve Ağ Haritalama Hackathonu

graphcommons yapısal gazetecilik hackathon

(I’m going to be one of the mentors at the “Structured Journalism and Network Mapping Hackathon”, organized by Graph Commons. You can read about this hackathon in English here.)

Graph Commons ekibi, Türkiye’de çok da fazla bilmediğimiz ya da yetkin kişi sayısının çok az olduğu bir konu olan Yapısal Gazetecilik ve Ağ Haritalama için gazetecilerin ve araştırmacıların kullanabileceği araçlar geliştirilmesi için bir hackathon düzenliyor. 12-13 Eylül tarihlerinde gerçekleşecek bu hackathonda birçok farklı alandan gazeteci, araştırmacı ve aktivistlerin mentörlüğünde bu alanlarda veya farklı şekillerde kullanılabilecek araçlar geliştirilmek isteyen ve eli kod tutan herkes bir araya gelecek ve bir haftasonunu buna ayıracak.

Graph Commons ekibi, hackathonun amacını şu şekilde açıklıyor:

Gazetecilikte haberler ya da sivil toplum çalışmalarında raporlar ve basın bildirileri genellikle düz yazı olarak üretiliyor, ve yayınlandıktan kısa bir süre sonra değerleri oldukça azalabiliyor, tekrar tekrar kullanımı ise mümkün olamıyor.

Halbuki yazılanların içinde gömülü çok detaylı ve değerli bilgiler mevcut. Bu gömülü bilgiler yapısallaştırılarak yeniden kullanılabilen veri parçacıklarına dönüştürülebilir. Böylece bilgiler hem farklı bağlamlarla yeniden ilişkilendirilebilir, hem de daha sonra bu verilerle karşılaşanlar için birer referans kaynağı oluşturur. Dolayısıyla yayınlanan malzemeler hem editörlerin kendi üretimi için hem de okuyuclar için çok daha uzun süre kullanımda kalarak değerine değer katar. Bu şekilde bir üretim yapmanın bir yolu ise “ilişki haritalama” ya da “ağ haritalama” pratiğinden geçmekte.

“Ağ haritalama” karmaşık sistemleri anlamlandırabilmek için bize hem görsel hem matematiksel bir dil sağlar. Haberlerin ya da raporların içinde yer alan pek çok aktör ve ilişkiyi noktalar ve aralarında çizgiler olarak belirterek diyagramlarını oluşturabiliriz. Bu diyagramlar bilgisayarda modellenerek üzerinde işlem yapılabilir hale gelir, dolayısıyla veriye gömülü olan merkezi aktörler, kümeler, köprüler, dolaylı ilişkiler kolayca keşfedilir. Sonuçta, oluşturulan ağ veri tabanı ve analiz sonuçları içinde daimi olarak arama, dolaşma, karşılaştırma yapılarak ihtiyaca göre tekrar tekrar kullanılabilir.

Yapısal gazetecilik ile veri gazeteciliği birbirine yakın gözükse de temelden farklı pratikler. Veri gazeteciliği derlenmiş verilerden analiz ve görselleştirme ile anlam ve haber çıkarmayı amaçlarken, yapısal gazetecilik düz yazıyı ya da araştırma sonuçlarını bir veri yapısına sokarak yeniden kullanım sağlamayı amaçlar.

Yapısal Gazetecilik ve Ağ Haritalama Hackathonu gazetecilik ve sivil toplum alanında kritik konulara dair verilerin modellenmesini ve bilgisayar programları ile türlü kaynaklardan yığın veri halinde derlenerek ilişki haritalarının çıkarılmasını amaçlamaktadır. “Eli kod tutan” kişilerden oluşacak katılımcılar bir yanda ağ haritalama ve analizi konusunda bilgi ve becerilerini geliştirirken diğer yanda alanında uzman mentörlerin desteğiyle tekrar tekrar kullanılabilir araçlar üretecekler.

Bu hackathonda İnternet ve İfade Özgürlüğü alanında çalışacak ekibin mentörlerinden birisi de ben olacağım. Bunun yanı sıra yine birçok farklı alanda, o alana gerçekten hakim insanlar mentör olarak katılıyor.

Eğer bu konuyla gerçekten ilgileniyor ve böyle araçlar geliştirmekten keyif alıyorsanız 12-13 Eylül’de sizi de hackathonda görmeyi çok isteriz. Kayıt ve diğer detaylar için buraya bakabilirsiniz.

Eğer “Kod yazmayı beceremem ben” diyorsanız ama yine de ortaya çıkan sonuçları görmek istiyorsanız da, 13 Eylül akşamı gerçekleşecek sunumlar herkese açık.

Katılacak olan herkes ile 12-13 Eylülde görüşmek üzere.

Yapısal Gazetecilik ve Ağ Haritalama Hackathonu – Graph Commons Hackathons

[Where is Ahmet] Investigative Journalism Conference, July 22, Istanbul

davet1

Transparency International Turkey is organizing “Investigative Journalism Conference” in Istanbul at July 22nd. I’ll be participating in this conference as the co-spokesperson and senior editor of Jiyan, Turkish online news-analysis website.

I’ll be talking at the part named “An Alternative to Traditional/Mainstream Media: Internet Journalism” and will talk about how internet gives new powers and abilities to journalists, how internet journalism and internet itself powers up freedom of speech and what Jiyan does and will do in that perspective.

Conference will be in Turkish but will translate the text later for publishing in here or maybe in Jiyan too. Conference program can be found in here.

Hope to see you all there.


Şeffaflık Derneği Türkiye’nin organize ettiği “Araştırmacı Gazetecilik Konferansı”, 22 Temmuz’da İstanbul’da gerçekleşecek. Ben de bu konferansa Jiyan’ın eşsözcüsü ve editörü olarak katılıyorum.

Konferansın “Geleneksel / Ana-Akım Medyaya Yeni Bir Alternatif: İnternet Haberciliği” kısmına katkı sunacağım ve burada internetin gazetecilere sağladığı yeni yeteneklerden ve güçlerden, internet gzeteciliğinin ve internetin kendisinin ifade özgürlüğünü nasıl güçlendirdiğinden ve tüm bunların içerisinde Jiyan’ın konumundan, yaptıklarından ve yapacaklarından bahsedeceğim.

Konferansın programına buradan ulaşabilirsiniz.

Hepinizi orada görmek dileğiyle.

İnadına #JeSuisCharlie

Charlie Hebdo 1178Türkiye’de ifade özgürlüğü diye bir şey olmadığını hepimiz biliyoruz. Bugün olanlarla birlikte bir kez daha çok güzel anladık. Özetleyelim:

  • Cumhuriyet gazetesinin dağıtımında sıkıntılar yaratıldı, yukarıda kapağını gördüğünüz sayıdan sadece 4 sayfa yayınlamalarına rağmen başlarına gelmeyen kalmadı.
  • Uykusuz, Penguen ve Leman’ın “Je Suis Charlie” kapaklı sayılarının dağıtımında sıkıntılar olduğu söylentileri var.
  • Tüm bu yayınlar tehdit ediliyor. Sadece “hassas vatandaş” değil, bildiğiniz gazeteciler, hükümet temsilcileri de bu tehditleri destekleyenler arasında.
  • Tam da bu sıralarda MİT’in Suriye’ye silah götürdüğüne dair belgeler yüzünden Twitter ve Facebook için sansür kararı çıkartılıyor.
  • Ben bunları yazmaya başlamadan önce gelen mahkeme kararıyla yukarıda gördüğünüz kapağı yayınlayan tüm sitelerin engellenmesi kararı çıkartıldı.

Madem öyle, bu durumda ifade özgürlüğü için inat etmekten başka çare kalmıyor. Kapağın tam versiyonu yukarıda, tıklayıp indirebilirsiniz. Aşağıda da internetlerdeki bir güzel insan tarafından Fransızca versiyonun tamamının taranmış hâli var, İngilizcesini bulur bulmaz buraya yükleyeceğim onu da.

Cumhuriyet’in 4 sayfalık ekini de burada bulabilirsiniz.

Güncelleme (16:54): T24 büyük bir adım attı ve sayının tamamını Türkçe olarak yayınladı. Kendilerini tebrik ediyorum! Buradan okuyabilirsiniz.

Hatta Türkçe kapağı da yükleyeyim buraya:

uncut_charlie-hebdo-kapak-sayfasi_117611638

Dünyadaki en özgür basına sahip ülkeden sevgilerle!


What happened in Turkey today:

  • Newspaper Cumhuriyet wanted to published 4 page selection from the latest Charlie Hebdo. Police raided the trucks delivering newspaper and checked what has been printed.
  • There are rumors about latest issues of satire newspapers Uykusuz, Penguen and Leman are having distribution problems and some places selling these refusing to sell. Also AFAIK Cumhuriyet having same problems too.
  • Lots of “concerned citizen” threatens these newspapers and also people defends Charlie Hebdo or these newspapers, including some journalists and government officials.
  • Court ordered block for Twitter and Facebook because leaked documents from Turkish Intel MİT claimed that MİT delivered guns to jihadists at Syria.
  • And another court order banned publishing the cover of latest Charlie Hebdo issue and all websites publishing the cover will be banned.

UPDATES

  • 17.00: A Turkish news-site, T24, decided to publish all of th latest Charlie Hebdo issue in Turkish, despite the threats to Cumhuriyet. You can see it here. Also lots of people uploads the cover on their accounts too.

Of course, after all of this, a stubborn like me would not waste any time to post this on his blog :)

Cheers from the country which has the most free country in the world, according to Erdoğan.

Televizyona Çıktım (ama İsveç’te)

Aktivismens Tid screenshot of Ahmet A. Sabancı

(For English, click here.)

Evet, böyle bir şey de oldu.

Geçtiğimiz bahar (tam çekim tarihleri 30-31 Mart) İsveç’ten Sara ve Tigran gelip “Biz dünyadaki aktivistlerle ilgili bir belgesel serisi yapmak istiyoruz ve bir bölümünü Türkiye’den birisine ayırmak istiyoruz. Kim olduğundan, neler yaptığından, bazı konulardaki görüşlerinden konuşacağız. Katılmak ister misin?” dediler. Ben de “Peki, bir deneyelim de görelim bakalım ne olacak.” dedim. Yukarıda ekran görüntüsünü gördüğünüz 14 dakika oldu.

Neler yaptığımdan, temel konulardaki fikirlerime kadar birçok şey anlattım. Çekimleri birçok farklı yerde gerçekleştirdik. Ve hatta üniversitede bir mini eğitim bile yaptım, ki olabilecek en komik ‘cryptoparty’msilerden birisi olmuştu. Genel olarak çok memnun kaldım ve sevdim sonucunda ortaya çıkanı.

Eğer izlerseniz yorumlarınızı duymayı çok isterim. Söylediklerimle, yaptıklarımla ve hatta tipimle ilgili yorumlara bile açığım :)

Video maalesef embed edilemiyor, o yüzden yukarıdaki fotoğrafa ya da alttaki linke tıklayarak gidebilirsiniz. Belki ilerleyen günlerde benim olduğum kısımları alıp Youtube ya da benzeri bir yere yükleyerek de paylaşırım.

Aktivismens tid: Kunskapen – UR.se

#FreeAlaa

Free Alaa Abd El Fattah!

Alaa Abd El Fattah is a Egyptian blogger and activist, mostly known with what he did since 2011. He’s recently arrested again and sentenced 15 year prison. There’s an detailed blog post on EFF’s site written by Jillian C. York, so you can get more detailed information here. I’ll continue in Turkish because so far no one wrote something about him in Turkish.


Alaa Abd El Fattah, Mısırlı bir blogger ve aktivist. Kendisini Arap Baharı zamanında Mısır’ı yakından takip edenler tanıyacaktır. O dönemin simge isimlerinden birisi olmuştu ve Mısır’da ifade özgürlüğünün simge isimlerinden birisi hâline gelmişti.

Ancak Mısır’da başa gelen her yönetim kendisini asla rahat bırakmadı. Çünkü Alaa, gerçek bir aktivist olarak her ne koşulda olursa olsun ifade özgürlüğünü savunmaktan çekinmedi ve bu konuda elinden geleni yaptı. Hem eski yönetim, hem de yeni yönetim tarafından birçok kez hedef alındı ve tutuklandı. 11 Haziran’da ise 24 kişiyle birlikte çıkartıldığı son duruşmasında, “yasadışı gösteri yapmak” ve “polise saldırmak” suçlarından dolayı 15 yıl hapis cezası aldı.

Alaa, gerçek bir aktivistin yapması gerekeni yaptığı ve ilkelerinden asla ödün vermediği için 2011’den bu yana hep baskı altındaydı. Onun istediği birçok Mısırlı gibi özgürlüklerini kullanabildikleri bir ülkede yaşamaktı, sadece bir siyasi grubun yerine başkasını getirmek değil. Bu yüzden de Mısır’da 2011’den bu yana başa geçen hiçbir grup kendisini sevmedi ve hep susturmak için çalıştı. En sonunda da 15 yıl hapis cezası verdiler.

Alaa ifade özgürlüğünün bir savunucusu ve Mısır’ın gerçekten özgür bir yer olması için çabalayan bir aktivistti. Onun hapse atılması kesinlikle kabul edilemez. Mısır’ın Al Jazeera ekibine yaptıklarının ardından Alaa’yı da hapse atması, oradaki durumun ne kadar kötü olduğunu açık bir şekilde gösteriyor.

Alaa’nın yanındayım ve o (ve Al Jazeera ekibi) serbest kalana kadar elimden gelen her desteği vermeye devam edeceğim. Herkesi de bu konuda duyarlı olmaya, en azından onun yanında olduğunuzu göstermek için bir şeyler yapmaya çağırıyorum. İfade özgürlüğünü dünyanın her yerinde savunmalı ve bu özgürlüğü kısıtlamak için yapılan her eylemin karşısında olmalıyız.

[İnternet Notları] Temiz Twitter Ne Lan?!

temiz-twitter-budur
Benim gözümde Temiz Twitter.

Yine birileri interneti temizlemeye niyetlenmiş gördüğüm kadarıyla. Bu sefer öncelikli hedefleri de Twitter. Link verip blogumu kirletmeye niyetim yok, merak edenler Twitter’da arama yapsın. Ancak bu kafa yapısındaki insanlara söylemek istediğim birkaç şey var.

Bakın; sizlere binlerce kişi, milyonlarca kez bunu anlattı. Ben bile birkaç kez yazdım, hatta blogumun Hakkında sayfasına bile not düştüm. Ancak siz anlamamakta ve Temiz Twitter, Dijital Demokrasi gibi saçma sapan şeylerle tekrar tekrar karşımıza çıkmaktasınız. O yüzden son kez size açıklamaya çalışacağım. Lütfen aklınızı iki dakika buraya verin.

Sizin benim düşüncelerimi, yazdıklarımı, söylediklerimi beğenip beğenmemeniz tamamen sizin probleminiz.

Yazdıklarım sizi rahatsız mı ediyor? Söylediklerimi beğenmiyor musunuz? Fikirlerim size saçma mı geliyor? Size göre birilerinin ‘ahlakını bozacak’, ‘zihinlerini bulandıracak’, ‘yanlış yola sokacak’ şeyler mi yazıyorum? Bunlar da tamamen sizin probleminiz.

Eğer benimle (ya da herhangi birisiyle) ilgili görüşleriniz bunlardan birisiyse yapmanız gereken basit; bloguma bir daha girmezsiniz, yazdıklarımı asla okumazsınız, kullandığınız sosyal ağlarda karşınıza çıkıyorsam da beni engellersiniz.

Bu kadar, bitti.

Bundan daha fazlasını yapmaya kalktığınız an bunun adı ifade özgürlüğünü tehdit etmektir, sansürdür, insan hakları ihlalidir. Bunun temizlikle, aile gibi sevimliliklerinizi korumakla hiçbir alakası yoktur. Demokrasi dediğiniz şeyinse tam tersine denk gelir bu yaptığınız.

Birileri daima sizi eleştirecek, sizin fikirlerinizin tam tersini düşünecek ve söyleyecek, hatta sizi rahatsız edecek şeyler yapacak. Demokrasiden bahsediyorsanız yapmanız gereken bunları görmezden gelmek ya da tartışma ahlakına uygun bir şekilde tartışmaya girmektir.

Eğer herkesin sizin gibi düşünmesini ve yaşamasını bekliyorsanız oldukça saçma bir hayal görüyorsunuz demektir. Bir de bunu mağduriyet gibi şeylerle süslüyorsanız düpedüz saçmalıyorsunuz demektir. Ama saçmaladığınızı düşünmeme rağmen ben sizin internetten ya da başka bir yerden temizlenmenizi de susturulmanızı da istemiyorum. Çünkü ben herkesin fikirlerini özgürce ifade edebilmesini istiyorum ve interneti de herkese böyle bir imkan verdiği için seviyorum.

Bu yüzden bu hayallerinizden vazgeçin ve büyüyün artık. Asla herkes sizin gibi düşünmeyecek, mutlaka birileri sizi rahatsız edecek bir şeyler yapacak ve söyleyecek. Hatta ülkenin çoğunluğunu düşünecek olursak bunların arasında genellikle ben de olacağım. Bunun adına insanların düşünce ve ifade özgürlüğüne sahip olması deniliyor ve bununla yaşamayı öğrenmek zorundasınız.

5651 Hakkında Önemli Linkler

Dün 5651 üzerine benim görüş verdiğim ya da dahil olduğum yayın linklerini derlemiştim. Bugün de konuyla ilgili önemli bulduğum ve 5651’de yapılan değişikliklere ve ne anlama geldiklerine uzak kalanlara yardımcı olabilecek linklerin bir derlemesini yapıyorum.

İnternet Sansürü Derinleşiyor – Alternatif Bilişim Derneği

Yasayla ilgili ilk yayınlanan bildirilerden birisi ve yasanın getireceklerini oldukça iyi anlatıyor. İngilizce çevirisi de mevcut.

Yeni 5651 ve Sansürün İşleyişi | Kame

Yasanın getireceklerine dair teknik bir anlatıma sahip ama oldukça önemli bir yazı.

Yeni 5651 internet sansür ve gözetimine, kaba güce karşı matematik – Evrensel.net

Özgür Uçkan’ın kaleme aldığı bu makale oldukça önemli ve konuyla ilgilenen ilgilenmeyen hemen herkesin okuması gerektiğini düşünüdüğüm bir yazı.

Türk İnternet | İlk Torba Kanundaki 5651 Maddeleri Komisyondan Geçti, Sıra TBMM Genel Kurulu’na Geliyor (Makyaj Var, Yumuşama Yok)

Yasada yapılan son değişikliklerin bir özeti, son hâli görebilmek için önemli.

İnternette Çinnet – Taraf Gazetesi

Alternatif Bilişim Derneği başkanı Ali Rıza Keleş’in verdiği bu röportaj da yasanın sonuçlarını ve nasıl değişikliklere neden olabileceğini oldukça güzel bir şekilde anlatıyor. (Ayrıca çok da güzel bir başlığı var :)

İnternet Kanun Çalışması – netd

Erkan Saka’nın sunduğu Sosyalkafa’da Av. Serhat Koç 5651 düzenlemesini hem bir Korsan Parti üyesi hem de bir avukat olarak anlatıyor.

Kem Gözlere Şiş – netd

Alternatif Bilişim’in sansür ve gözetimden kurtulmanızı kolaylaştırmak için hazırladığı Kem Gözlere Şiş projesi Sosyalkafa’da. Projeyi oldukça güzel anlatan bir program olmuş, bu yasayla birlikte bu proje daha da önemli bir hâle geldi.

Elbette gözden kaçırdığım ya da unuttuğum başka linkler olmuştur. Eğer böyle bir link varsa elinizde yorumlarda paylaşın. Hem ben görmüş olurum, hem de buraya gelen herkes faydalanır.

5651 Üzerine Röportajlar

İnternette sansür ve gözetimin yolunu daha da açacak olan yeni 5651 düzenlemesi son zamanlarda gündemimi en çok meşgul eden konulardan birisiydi. Bu konuyla ilgili insanları bilinçlendirmek ve yasanın geçmesinin nelere yol açabileceğini anlatmak için birçok şey yapmak gerekiyordu. Şu ana kadar yapılanlardan benim dahil olduklarımı burada derledim. Yarın da bu konuya dair önemli bulduğum diğer yazıları, bildirileri ve röportajları derlediğim bir blog gireceğim.

Erdogan pushing Internet censorship forward | Europe | DW.DE | 10.01.2014

DW English’e yasa değişikliğinin neden tehlikeli olduğuna ve nelere yol açabileceğine dair bir röportaj verdim.

Çapul TV’de Dijital Gözetim ve Sansür Yasasını Konuştuk

Alternatif Bilişim Derneği’nden 5 kişi oldukça keyifli ve önemli bir yayındaydık. Konuya dair birçok detayı buradan öğrenebilirsiniz.

“İnternet Sansürü En Çok LGBT’leri Etkiliyor” | Kaos GL Gey Lezbiyen Biseksüel Trans Eşcinsel Haber Portalı:

Bugün yayınlanan bu röportaj da oldukça önemli. Özellikle LGBT’leri (ve bir anlamda toplum ve iktidar tarafından öteki, zararlı görülen herkesi) nasıl etkileyebileceğine dair bilgilendirici bir röportaj oldu.

Çapul TV’de Dijital Gözetim ve Sansür Yasasını Konuştuk

manset-alt-bilisimder

Dün Alternatif Bilişim Derneği olarak Çapul TV’nin Çapulcu Bülteni programına konuk olduk. Ben, Ali Rıza Keleş, Işık Mater, Barış Büyükakyol ve Orkut Murat Yılmaz; meclisten geçen yeni 5651 düzenlemesini ve bunun nelere yol açabileceğini konuştuk.

1 saatlik güzel bir sohbet oldu, konuya birçok farklı açıdan bakabildik ve oldukça eğlendik. Programı izlemek isterseniz buraya tıklayın (maalesef embed kodu olmadığı için direkt ekleyemedim).

Sendika.org da programın bir özetini çıkartmış. Eğer şu an izlemeye vakitm yok diyorsanız burada bir özet mevcut.