Şifrepunk (Cypherpunk): “Çağımızın El Kitabı” Adayım

19608_10151300868942339_1196077852_n“Eğer günümüzün sorunlarına dair düşünüyor, konuşuyor veya bir şeyler yapmak istiyorsan kaçınılmaz olarak günümüzde olan bitenlerden de haberdar olman gerekiyor.”

Bu cümle sizlere çok tuhaf geliyor olabilir. “Heralde yani, başka türlüsü nasıl olur?” diyor olabilirsiniz ama çoğunluk maalesef bunu beceremiyor. Günümüzde olan bitenlere geçmişten kalma, alışkanlık hâline getirdikleri bakış açılarıyla yaklaşıyorlar. Kendilerini yenilemek şöyle dursun, gördükleri dünyayı kendi kalıplarına göre kesip biçmeye uğraşıyorlar. Bunun sonucu olarak hiç bir şey elde edemiyorlar ve daha da kötüsü bunun nedenini de göremiyorlar.

Günümüze ve geleceğe dair düşünürken geçmişi, günümüzde olan bitenlerin kökenini, nereden bu noktaya geldiğimizi bilmek kesinlikle önemli. Kaynağını bilmediğiniz bir şeye yaklaşımınız elbette eksik olacaktır. Ancak geçmişi bilmek, geçmişteki insanlarla aynı şekilde düşünmek anlamına gelmiyor. Geçmişi öğrenmeli ama günümüzde olan bitenleri de günümüzde düşünerek anlamaya çalışmalısınız.

Bunun yanı sıra, konuya birden çok bakış açısıyla yaklaşabilmeniz gerekir. Çünkü hiç bir konu, bir açıdan ibaret değildir. Daima sizin gördüğünüzden farklı bir şekilde görülme ihtimalini de taşır. Bu yüzden, eğer bir şeyler üzerine konuşmak ya da analiz yapmak istiyorsanız, bunlara açık olmalı ve bu farklı yüzleri görmek için uğraşmalısınız.

Bu yüzden de geçmişten kalıp bir bakış açısını sürekli beraberinde taşıyan ve tüm dünyayı bu gözle gördüğünde her şeyin mükemmel olduğunu iddia eden insanların çok büyük bir yanılgıya düştüklerini söylüyorum. Aynı sebepten dolayı, Şifrepunk kitabını fazlasıyla önemli buluyorum.

Şifrepunk, Julian Assange’ın möderatörlüğünde Jacob Appelbaum, Andy Müller-Maguhn, Jérémie Zimmermann ve kendisinin de dahil olduğu geniş bir tartışma/sohbet metni. Bu sohbet boyunca kriptografiden ekonomiye, sansürden teknolojinin gelişimine kadar günümüzün birçok sorununu ele alıyorlar. Bu sorunları, herhangi bir kalıbın esiri olarak değil, tamamen günümüzde olmakta olanın her anlamda ortaya koyarak ele alıyorlar. Elbette geçmişte nelerin olduğunu, günümüzde bu noktaya nasıl geldiğimizi ve bu noktadan nasıl bir geleceğe gidebileceğimizi de geniş bir bağlamda kurmaya çalışıyorlar. (Bir anlamda sıfırdan bir kernel derlemeye çalışıyorlar da diyebiliriz.)

Aslında bunun uzun zaman önce yapılması gerekiyordu. Artık dünyanın tek bir kalıpla kavranıp tüm sorunlarının o kalıpla çözülemeyeceğinin görülmesi gerekiyordu. Bunu elbette yapanlar, yapmaya çalışanlar vardı ama şu ana kadar gerçekleştirilmiş en temelleri sağlam hâli bu kitap bana göre.

Elbette bu bir kutsal kitap değil. Hatta bana göre yapısal anlamda bir anti-kutsal kitap. Kitabın istediği (ve aslında bu tartışmayı yapmalarının sebebi) bir takım gerçekleri ve olan bitene dair verileri ortaya koyarak insanların bunun üzerine kafa yormasını sağlamak. Eleştirerek, orada verilenlerden farklı şeyler kurarak, düşünceleri genişleterek ve onlara yeni veriler ekleyerek dünyayı her adımda daha kapsamlı bir şekilde anlamaya yardımcı olmamızı istiyorlar. Çünkü dünya ve insanlık, artık kendisinin sabit bir kalıpla anlaşılmasını imkansız kılacak kadar kompleks bir hâle geldi. Bu kompleks yapının içerisinde tek bir kalıp ile sadece küçük ve işe yaramaz bir parçayı görmeniz mümkün.

Şifrepunk, sadece günümüzün sorunlarını ortaya koymakla kalmıyor, günümüzün sorunlarına nasıl yaklaşmamız gerektiğine dair de önemli bir yol gösteriyor. Bu kitabı “Çağımızın El Kitabı” olmaya aday göstermemin sebebi de bu.

Ancak bundan daha iyisinin yapılamayacağı gibi bir iddia taşımıyor bu sözüm. Aksine bundan daha iyisinin yapılmak zorunda diyorum. (Kitabın kendisi istiyor bunu bizden.) Bunu yapabilecek olanın da sadece biz olduğumuzu unutmamak lazım.

 (Ek: Özgür Uçkan’ın “Siber alemden şifreli aleme” yazısının da burada durması gerektiğini düşünüyorum. Bu kitapla ilgili önemli gördüğüm yazılardan birisi.)

Kitabı İngilizce olarak edinmek isterseniz buraya, Türkçe olarak edinmek isterseniz de buraya tıklayabilirsiniz.

8 thoughts on “Şifrepunk (Cypherpunk): “Çağımızın El Kitabı” Adayım”

  1. Metis (terim çevirilerinde güncele bakmamış olduğunu anladığımız serbest yazılım gibi bir iki nazarlık kusuru saymazsak) şanına yakışır bir edisyon olarak çıkardı, ona ayrıca saygılarımı sunuyorum. Hele ki Aaron makalesiyle genişletmek gerçekten yayıncı farkını gösteriyor.

    Gelgelelim kitabın kendisinin çok önemli bir kitap olmadığını düşünüyorum. Her şeyden önce el kitabı gibi anılabilecek kapsamda, kuramsal yanını derinleştirmeden, güncel örnekleri iyi ve etraflıca açıklamayı tercih eden üslubu var. Bu da güncelliğe fazla bağlı bir çerçeve olmasına yol açıyor…

    Asıl rahatsız olduğum kısımsa TV programları temel alınarak ve kitaplaştırmaya yönelik özel bir özen gösterilmeksizin hazırlanmış olması. Metis’in çeviriyi yayımlayacağı sırada Aaron makalesini eklemeyi becermesi gibi, yayıncısının da bu diyalogları kitaplaştırırken kimi bilgi kutucukları vb. yeni medyanın bilgiye dönük yarattığı katmanları yansıtacak bir hazırlık yapmış olmasını isterdim.

    Dolayısıyla kitap iyi, güzel, başarılı ve fakat güncel ve eskiyecek tespitini paylaşmayı borç bildim.

    1. Kitabın basımıyla ilgili yorumların güzel oldu Koray, henüz Türkçe baskıyı elime alıp inceleme şansım olmamıştı. Bu sayede bir ön bilgi edindim ben de.

      Kitaplaştırma konusuna ben de katılıyorum. Her ne kadar dipnotlarla kısmen bir yardımcı olma çabası olsa da yetmemiş gibi hissettirdi bana da.

      Güncel ve eskiyecek olması, benim için bir eksiden çok artı konumunda şu an. Çünkü, özellikle şu zamanlarda, biraz da böylesine ihtiyaç duyduğumuzu düşünüyorum ve kişisel olarak yüzlerce yılı açıkladığını/anlattığını/analiz ettiğini iddia eden bir çalışmadansa günceli ve yakın geleceği hakkını vermeye çalışarak inceleyen bir şeyler görmek istiyorum. Adımların sağlamlığından emin olmadan büyük atmaktansa, mümkün olduğunca sağlam olarak biraz daha kısa atmayı denemek lazım sanki biraz da.

      Yalnız bu demek olmuyor ki, bu kitabın her dediğine katılıyorum. Eleştirdiğim, kitaptakilerden farklı düştüğüm noktalar da var tabii ki. (Yazıda bahsetmiştim, kitabın da bir noktada amacı bu farklı düşünceleri kışkırtmak. Bu eleştirdiğim kısımlara dair de bir şeyler yazmaya niyetim var ilk fırsatımda.) Ancak kitabın özellikle ileriye dönük bir düşünmede ve kuram geliştirmede yöntem olarak değeri büyük benim için.

      Tespitini paylaşmandan mutlu oldum, haklı çıkmasını gerçekten içten bir şekilde diliyorum :)

Leave a Reply to Koray Löker Cancel reply