Google+’a Ahmet Bakışı

Her ne kadar bu konularda daha önce yazıp çizdiğime pek denk gelinmemiş olsa da, artık sözlüklere, sosyal ağlara felan yazmaktansa buraya toplamamın daha iyi olacağı fikrinden bu konularda da birşeyleri ara ara yazmamın iyi olacağını düşündüm. Hem elimin altında bulunabilmesi için, hem de blogun biraz daha hareketlilik kazanabilmesi için güzel bir yol olur.

Neyse, bu başlangıcı yapmama sebep olan şey ise şuan BETA sürümünde olan Google+. Beta oluşunu özellikle vurguladım, çünkü ortalıkta görüldüğü kadarıyla en saçma eleştiriler bunun beta olduğunun farkında olmayan insanlardan geliyor. Ve her ne kadar zevkle bekliyor olsam da doğru düzgün birşey görmeden “Facebook Killer!” şeklinde konuşanlar. Bi sakin olun be kardeşim beta daha bu beta… Bir de davetiyeyle girişin olmasından şikayet edenler için ufak bir not; hayatınızda kaç tane ürünün deneme sürümünü herkese açık yaptığını gördüğünüz. Burada tabii ki öncelik feedback verebilecek insanlarda, çünkü adı üstünde beta. Hemen eğlenme derdinde olanlar biraz sabredecek.

Henüz iki gün oldu kullanmaya başlayalı ancak bu haliyle bile ciddi verim alabildiğimi düşünüyorum. Özellikle girer girmez birçok Google hizmetinin dahil edilmiş olması, paylaşımdaki rahatlığı, tasarımın sade ve amaca yönelik oluşu ve yeni hizmetlerin (Circle, Sparks, Hangout…) sorunsuz çalışıyor olması bunu sağlayan başlıca şeyler sanırım.

İşin teknik ve özellik kısımlarından bahsedecek olursak; profiliniz Google profilinizin geliştirilebilir ve daha düzgün bir tasarıma sahip hali. Buzz, +1, Picasa ve Plus yayınlarınız tablar halinde hazır. Ana sayfanızda doğal olarak ana akış bulunuyor, üst tarafta bildirimler, ayarlar ve diğer Google hizmetlerine linkler mevcut. Solda Akış listeleri (her circle’ın akışını ayrı takip edebiliyorsunuz), Sparks’tan eklediğiniz başlıklar ve GTalk hazır bekliyor. Sağ taraf ise eklediğiniz kişileri, tavsiyeleri ve Hangout linkini tutuyor.

Circle, Sparks, Hangout, Huddle gibi özelliklerden uzun uzadıya bahsetmeme gerek yok, zaten videolarla, yazılarla bolca anlatıldı onlar. Şu ana kadar hepsini gayet verimli bir şekilde kullanabildim, beta sürümde yaşanabilecek ufak sorunlar dışında ciddi bir arıza yaşadığımı söyleyemem. Ancak Circle ve Sparks kesinlikle mükemmel bir yöntem olmuş bana göre. Çünkü sosyal medyayı belirli eksenlerde ve belirli amaçla kullananlar için diğer ağlarda bu konu biraz sıkıntı yaratıyor, bazen takiplerde herşey birbirine girdiği için gözünüzden birçok şeyi kaçırabiliyordunuz. Google bunun önüne geçmeyi becerebilecek bir sistem kurma yolunda gidiyor. Bu da sanırım sosyal medyayı daha profesyonel dertler için kullananlara iyi bir haber. Ayrıca işin güzel yanlarından biri de herkesi arkadaş olarak ekleme zorunluluğunuz yok, biri sizi bir circle’a eklediyse (hangisi bilemiyorsunuz tabii ki) sizin de onu eklemeniz gerekmiyor. Paylaştıklarını merak ettiğinizde Gelen kısmından bakabiliyorsunuz.

Şu ana kadar eksikliğini duyduklarımı söyleyecek olursam;

  • diğer sosyal ağlarla henüz bağlantı sağlama imkanımız yok (ama yakında geleceği kesin),
  • alışkanlıklardan kaynaklı diğer sitelerde kurulan grupları arıyor gözler arasıra (zamanla atlatırım (: )
  • yine alışkanlıklardan olsa gerek bende dahil birçok kişi enter’a basınca paylaşımın gitmesini bekliyor,
  • Video paylaşım bölümünde Youtube’a direk bağlantı ile Youtube araması yapabiliyor ve yüklediklerinizi görebiliyorsunuz, ancak likeları, favorileri ve playlistleri de orada görmek isteriz.
  • Google’ın kalan servisleriyle de en kısa zamanda entegrasyonu tamamlasa güzel olur hani.

Google bu sefer wave gibi bir hata yapmayacağını gösteriyor şimdiden. Ancak bu klasik sosyal medya kullanıcısı kafasını ne kadar tatmin edecek onu bilemiyorum. Çünkü herkes rakipler üretmeyi ve fanatizmi çok seviyor sosyal medyada ve alışkanlıklarından pek vazgeçemiyor. Her ne kadar cyberspace bize sürekli değişimin zorunluluk olduğunu inatla gösterse de “eski iyidir, alışkanlıklarımı değiştirmem, ben memnunum halimden” kafası bunlara hala direnmeye çalışıyor. Sanırım bu biraz da uzun zamandır oluşmakta ve gelişmekte olan cyberspace ve sosyal medya kültürünü algıyalıp, sindirebilmekle alakalı bir durum.

Kısaca kapatacak olursak; daha birkaç günlük bir ürün ve ağ için fazlasıyla konuşulan bir iş oldu ve bu açıkcası iyiye işaret. Değişik algılara açık olan ya da bu algıya zaten sahip olanlar için bir maden niteliğinde Google+, geri kalanları ise önümüzdeki zamanlarda algısını değiştirmeye zorlayacak gibi görünüyor. Önümüzde konuşacak, inceleyecek ve tartışacak uzun bir zaman var. Neler olacağı ise tamamen cyberspace’in o kaotik akışına kalmış durumda (:


Leave a Reply