Cuma Postası [13.07.2012]

 

 

 

 

 

* Zaman geçer, Ahmet yine blogun başına geçip bir Cuma Postası’na daha başlar. Bu sefer link anlamında bayağı kalabalık olacak gibi görünüyor. Umarım yayınlayana kadar eriyip klavyeye dökülmem. Neyse, başlayalım…

Kendi hâline bırakılan her şey doğada yerini bulur. O yüzden zorlamayın hiç.

* Bakın, o okudum diye gezip durduğunuz kitapları aslında çoğunuzun okumadığını herkes biliyor. Boşuna yalan söylemeyin o yüzden. Üstelik yalnız da değilsiniz bu konuda. Bakın burada bir liste var, birçok kişi okuduğunu iddia ediyor bu kitapları ama yalan! Kandıramazsınız bizi!

* Hadi birkaç kitabı okudum demek yine daha tolere edilebilir de bunun daha beteri bir durum da var. Felsefe okumadan filozof kesilenler, siyaset biliminden haberi bile olmadan teorisyenliğini ilan edenler, edebiyattan zerre anlamayanların yazarım diyerek kitap çıkartması… İşin daha acınası olanı ise bunların gerçekten hakkını vererek yapanlardan daha ciddiye alınıyor oluşu. Bu konuda fazla dertliyim, örnekleri karşıma çıktığında da acımasızlaşabiliyorum haberiniz ola!

* Sanırım özellikle bu sebeplerle çok fazla güncel konularda yazamaz oldum. Yazdığım zaman da yazdıklarımın mantıksız, saçma, hemen kişiselleşen ve fanatikleşen tartışmalar arasında kaybolacağını düşünüp yayınlayamıyorum. Biraz kaprisli görünüyor ama ne yalan söyleyeyim yazdıklarımı önemsiyorum ben. Her şeye koşup iki cümle atıp kaçacak kadar basit düşünemiyorum.

* Cory Doctorow’u her anlamda çok seviyorum. Yaptığı işlerden fikirlerine kadar oldukça önemli benim için. Ama hepsinden önemlisi edebiyatı. Yeni kitapları zaten yoldaydı ancak yakın zamanda bir sürpriz yaptı ve şahane bir kitabın yolda olduğunu duyurdu. Little Brother’ı çok sevmiştim ve bu anlamda bir devam öyküsü hep hayal ettiğim bir şeydi. Cory bu kez de beni yanıltmadı ve güzel haberi verdi. Şimdi bekleyeceğiz sadece.

* Bir sequel haberi verdik, bir de bugün gündeme düşen ve (bence) ortalığı altüst eden bir prequel haberi verelim. Neil Gaiman, Sandman serisiyle zaten gönlümüzde taht kurmuştu. Ancak okuyan (hemen hemen) herkesin kafasında takılan bir soru vardı; Morpheus bu öyküden önce ne yapıyordu? İşte Gaiman, dün gece yayınladığı videoyla bu soruya gereken cevabı vereceğini duyurdu. Üstelik bunu J.H. Williams III ile yapacaklarını söyleyerek daha da heyecanlandırdı. Ancak kötü haber, Sandman #1’in 25. yıl dönümüne denk getirmek istedikleri için bu öyküyü Kasım 2013’e kadar bekleyecek olmamız. Çok sabretmemiz lazım çoook.

* Sen kalkıp Sartre hâlinle mahalle kahvesine gelirsen olacağı budur!

* Koleksiyon modellerini severim. Özellikle ilgi alanıma girenlere ait olanları ve de farklı tarzlarla karma yapılan özel üretimleri. Ancak şunun gibi şahane işleri görüp asla edinemeyeceğimi öğrenmek beni çıldırtıyor. Madem biz alamayacağız, neden yaparsınız kardeşim böyle şeyleri? Sadist misiniz?!

* Hz. Alan Turing hakkında Bruce Sterling’in yaptığı bir konuşma… Fazla söze gerek yok bence.

* Konuşmayı bile gereksiz bulduğun anlar olur ya, sadece hissetmenin yettiği, o zaman işte bu playlist döner durur.

* Neyse, sanırım bu sıcakta bu kadar konuştuğum yeter. Hepinize iyi erimeler! Bağlantıyı kesebiliriz…

Leave a Reply