Cuma Postası [02.03.2012]

* Uzunca bir aradan sonra bir kutsal cumayı daha postalamak üzere karşınızdayım. Hazırsanız başlıyoruz. (Hazır değilseniz aşağıya inmeyin, hazırlanıp öyle gelin.)

* “Kol kırılır yen içinde kalır”cılarla “Benim fikrim hariç herkesinden espri malzemesi çıkarılabilir”cilerin kafalarını birbirine vura vura eşlik edeceğim bir ritm grubu arıyorum, bilgilerinize.

*Belirli aralıklarla -yani kafama estikçe- konuk olduğum, zamanında yazdığım ya da hâlâ yazmakta olduğum yerlerdeki eski yazılarımı buraya da ekleyeceğim. Bu arkadaşların hepsini bir arada görebilmek için yandaki Başlıklar menüsünde “Arşiv Dairesi” kısmına tıklamanız yeterli olacak.

*Niceliğin bu kadar önemli olduğunu nasıl ve nerenizden uyduruyorsunuz anlam veremiyorum bir türlü. Rakamların, ismin başına-sonuna takılan şeylerin bu kadar ciddiye alınmasına anlam veremememi gün geçtikçe daha sorunlu bir tavırmış gibi hissetmeye başladım. Bir yerde bir terslik var ama dur bakalım, zamanla onu da çözerim heralde.

*Zamanında bir yerlerde söylemiştim hâlâ ısrarcıyım bu fikrimde: Tüm insanlığı mantık sınavına sokalım. Geçemeyenler de tekrar eğitim alsın geçene kadar.

*Gerçekten ‘olabilmek’ için bazı şeylerin yaşanmasının gerektiğini gün geçtikçe daha iyi görür oldum. Bir takım şeyleri önüne hedef olarak koyunca, eğer gerçekten onun peşindeysen başına gelebilecek her türlü şeyin bir önemi oluyor ister istemez. En boktan olayı, insanın yaşamaktan soğumasına neden olabilecek şeyleri bile mantıklı düşünüp kendi lehine çevirebiliyorsun. Tabi bunun herkes için aynı derecede geçerli olup olmadığından emin değilim, en azından ben denedim %100 çalışıyor.

* “Son zamanlar yaptıklarıma bak n’olursun, benim aklım başıma geldiii…”

*Bu da bir takım süprizlerden tattırmaca olsun;

“Yaklaşık on beş dakika süren güvenlik ve hazırlıktan sonra dışarı adım atmayı becerebilmiştik. Her ne kadar yapaylığını ciğerlerime kadar hissedebiliyor olsam da iki ay aradan dışarıda nefes almak iyi hissettirmişti. Sabbah’ın ve diğerlerinin ısrarlarına hak veriyordum şimdi. Keyifle derince bir nefes alıp manzaraya biraz bakındıktan sonra bir sigara yaktım. Sabbah’a da uzatacaktım ki onun çoktan sigarasını yaktığını farkettim.”

Devamı çok yakında, içiniz rahat olsun.

*Wikileaks, Redhack, Anonymous; internet sizinle gurur duyuyor!

*Hep okumaktan sıkılmış olanlar varsa paylaştığım şekilli şeyleri şuradan ve şuradan görebilirsiniz.

*Sevdiğin insanla her daim birbirine destek olabiliyor, onu motive edebiliyor, ona güç katabiliyorsan, beraber bir şeyler üretebilecek uyumu yakaladıysan ortaya çok acayip bir şey çıkıyor. İlginç oluyorsun böyle. Ne güzel şey o ilginçlik.

*Bu haftayı iki tavsiyeyle kapatıyorum.

Bu yazı üzerine ne desem bilemiyorum. Dili, içeriği zaten şahane. Hem anlattıklarının hem de anlatanın zaten bende yeri ayrı. O yüzden sadece tıklayıp okuyun, başka diyecek şeyim yok.

İkincisi ise komple bir blog. Sahibi Koray Löker. Kendisiyle toplamda bir kere ve kısa bir şekilde yüzyüze görüşmüş olsak da yazdıklarıyla ve internetten kurduğumuz iletişimle kendisini oldukça sevdirdi. Anlattığı konuları daima şahane anlatıyor. Hatta çoğu zaman alakamın pek olmadığı konularda bile yazdıklarını okutabiliyor. Buradan bloguna gidebilirsiniz.

*Son olarak gecikmiş de olsa bir teşekkür etmem lazım Siren Yayınları’na. Bloglarında yayınladıkları bir kitap üzerine yazdıkları yazıda steampunk konusu geçince tavsiye olarak benim Steampunk 101 yazımı vermişler. Yazıma bu sayede ayrı bir anlam da katmış oldular, tekrardan teşekkürlerimi iletiyorum kendilerine. Bloglarındaki yazıya ulaşmak için buraya tıklıyoruz.

*Bu cumaya da her telden gezerek postamızı koyduğumuza göre bağlantıyı kesebiliriz.

Leave a Reply