[İnternet Notları] #OurNetMundial

OUR-net-mundial_anim

İnternetteki ve kullandığımız teknolojilerdeki özgürlüğümüz ve güvenliğimiz uzun zamandır, özellikle de Edward Snowden’ın bizlere sızdırdığı bilgilerin ardından çok büyük bir tartışma konusu. Bu konuda herkes bir şeyler söylüyor, bir şeyler yapıyor ya da yapmaya çalıştığını iddia ediyor. Ancak söz konusu olanlar devletler ve büyük şirketler olunca tabi ki bu sözlerin neredeyse hiç birisine güvenmek mümkün değil.

Bunun en önemli örneklerinden birisini de Brezilya’dan çıkan NETmundial ile gördük. NETmundial, sözüm ona “internetin anayasası” olma iddiasını taşıyan ve internet ve bilgisayarlar konusunda bizim haklarımızı ve özgürlüklerimizi korumak için ortaya çıkarılmaya çalışılan bir metin/proje olarak lanse edildi ve büyük bir ilgi topladı. Ancak metnin ilk hâlini gördüğümüzde (teşekkürler Wikileaks), bir üst paragrafta dile getirdiğim durumun hiçbir istisnası olmayacağını da görmüş olduk. Metin hiçbir şey yapmayı beceremeyen, sorunları gerçek yüzüyle dile getiremeyen ve göz boyama seviyesinin ötesine geçemeyen bir şey olarak çıktı karşımıza.

Bugün ve yarın (23 ve 24 Nisan) Brezilya’da bu metin üzerine büyük bir toplanma olacak. Metnin geliştirilmesi ve tartışılması, “daha iyi hâle” getirilmesi üzerine konuşulacak. Ancak bunu konuşanlar elbette bu konuda gerçekten bir şeyler söylemesi gerekenler ya da bu konularda gerçekten duyarlı olanlar değil, ağırlıkla devletler ve şirketler. Onlara büyük söz hakları tanınacak ve bir anlamda onlar bizlere ne kadar özgürlük ve güvenlik vermek isterse o kadarıyla yetinmemizi steyecekler.

Elbette böyle bir şeyi ciddiye almak ya da desteklemek gibi bir şey söz konusu olamaz. Bu yüzden bu konuda gerçekten söyleyecekleri olanlar, NETmundial ekibinin boşta bıraktığı netmundial.net domainini aldılar ve oradan #OurNetMundial isimli bir kampanya başlattılar. Bizim internetimiz için bizim söz söyleme hakkımızı savunan ve bu konularda gerçekten bir şeyler yapmayı isteyen insanların bir araya geldiği böyle bir projeyi desteklememem elbette söz konusu olamaz. Hepsi bir yana, internette güvenlikten ve özgürlükten bahseden insanlar daha sitelerine ssl eklemeyi bile akıl edemiyorken onlara nasıl güvenelim ki :)

[youtube https://www.youtube.com/watch?v=-TCFZmM4yMY]

Bu oluşumu desteklemenizi, bu konuda duyarlı olanlarınızın çevrenizdekileri NETmundial ile ilgili yanlış bilgilendirmelerden ve onu bir kurtarıcı gibi gösterenlerden korumanızı tavsiye ediyorum.

#OurNetMundial’in web sitesi burada (https var :), Twitter hesapları burada. Sitedeki imza kampanyasına destek vermeyi ve başlıkta ve metin içinde kullandığım hashtagi kullanmayı da unutmayın.

Bobs 2014 Oylamaları Başladı! / Bobs 2014 Ballot Box is Opened!

the_Bobs_1024

Bobs – Best of Online Activism, bu yıl onuncusu düzenlenen ve online aktivizmi temeline alan dünyanın en büyük sosyal medya yarışmalarından birisi. Birçok farklı dilden adayların katılabildiği bu yarışmaya geçtiğimiz yıldan bu yana Türkçe adaylar da dahil olabiliyor. Jürilerin belirlediği kategori finalistleri tüm internetin katılabileceği şekilde oylamaya açılıyor ve oylama sonucunda da birinciler belirleniyor.

Bu yılın ise benim için kesinlikle ayrı bir önemi var. Çünkü “En İyi Blog” kategorisinde Siberuzay Aylağının Günlüğü isimli blogumla (ki şu an oradasınız :) finalistler arasına girdim. Başlangıçta tamamen kendimce notlar almak ve insanlara yardım etmek için kurduğum bu sitenin böyle bir noktaya geldiğini görmek beni gerçekten çok mutlu ediyor. Elbette burayı takip eden, beni destekleyen herkesin de bunda payı var.

Finallerden birinci olarak çıkabilir miyim emin değilim, çünkü The Intercept, Euromaydan gibi çok güzel sitelerle aynı kategorideyim. Ancak orada olmak bile bu siteyle iyi bir şeyler yapabildiğimi görmemi sağladı. Eğer beni desteklemek isterseniz aşağıdaki görsele tıklayarak oy verebileceğiniz siteye gidebilirsiniz.

Bir çok farklı dalda da tanıdığım ya da takip ettiğim güzel insanlar aday olarak yer alıyor. Kem Gözlere Şiş, Mülksüzleştirme, Yüksekova Haber bunlardan bazıları. Ayrıca Halkın Seçimi – Türkçe bölümü de mevcut. Kimseye haksızlık yapmak istemediğimden özellikle şuna oy verin demek istemiyorum çünkü hepsi o oyları hakediyor, bu yüzden seçim sizin.

03_Bobs2014_cms_1024x576


Bobs 2014 finalists are announced and public voting is opened. Bobs – Best of Online Activism, one of the biggest social media competition focused on online activism, hits its 10th year. Bobs accepting activist from 14 different languages and Turkish is one of them since last year.

But this year has a different meaning for me. My blog Siberuzay Aylağının Günlüğü (Diary of Cyberspace Vagabond) has made the shortlist of this years “Best Blogs”. I started writing to this blog just to take some notes and help people when I can but it turned into something bigger. It still amazes me and I’m still not sure how to feel or act. :)

If you’re not sure what this blog is about (because it’s mostly written in Turkish) you can read what Bobs jury said about it:

Ahmet A. Sabancı is a blogger who specializes in issues of cyberculture. He has been explaining the technical aspects of web censorship and digital surveillance to the Turkish public. He provides substantive information about developments outside Turkey, including the NSA PRISM scandal, in order to inform the public back in Turkey. His detailed knowledge of his subjects helps him boil down complicated issues into terms that are readily understood by the wider public.

I really don’t know what to say about that. So, it’ll be better for me if I stop here. If you want to support me on Bobs 2014 you can click the picture below and go to Bobs’ website. Also some of my friends and websites I follow are in finals too. I want to congratulate all of them and I hope they’ll win.

03_Bobs2014_cms_1024x576

“İnternetin Yıkıcılığı Üzerine, Tekel Medya ve Büyük Veri Savaşı” [Koç Üniversitesi Bilişim Günleri]

Koç Üniversitesi 4. Bilişim Günleri

Bununla ilgili daha erken duyuru yapabilmeyi isterdim ancak hem seçimlerin tüm haftasonu gündemini ele geçirmiş olması hem de etkinliğin web sitesinin açılmasının gecikmesinden dolayı ancak bugün duyurabiliyorum.

Koç Üniversitesi Bilişim Kulübü’nün düzenlediği ve bu yıl dördüncüsü gerçekleştirilen Bilişim Günleri’nin bu yıl başlığı “İnternetin Görünmeyen Yüzü”. Her gün farklı bir etkinliğin gerçekleştirileceği bu günler bugün başlıyor.

İlk günün panelinin başlığı “İnternetin Yıkıcılığı Üzerine, Tekel Medya ve Büyük Veri Savaşı”. Konuşmacılarsa Ali Rıza Keleş, Ebru Yetişkin ve ben (Ahmet A. Sabancı). Bu panelde günümüzde internetin ve teknolojinin geldiği konumu, bunun sosyal ve politik etkilerini, yakın ve uzak gelecekte bizi bekleyen şeyleri ve bunlarla dair nasıl bir yaklaşım sergilememiz gerektiği gibi konuları konuşacağız. Yani daha geniş ve artık bana göre konuşmaya ihtiyacımız olan konuları konuşmak ve bununla ilgili katılan herkesle beraber bir tartışma ortamı yaratmak istiyoruz.

Panel bugün (31 Mart 2014) saat 18:30’da Koç Üniversitesi’nde. Gelebilecek herkesi bekliyoruz, herhangi bir kayıt yaptırmaya gerek yok.

Bununla birlikte Bilişim Günleri’nin diğer etkinliklerini de kaçırmamanızı tavsiye ederim. Hepsi konusunda gerçekten bana göre uzman kişilerin katılımıyla gerçekleşecek önemli etkinlikler ve bu konularla ilgileniyorsanız katılmanızın size büyük katkısı olur.

Etkinliğin web sitesine buradan ulaşabilirsiniz. Tasarımı çok güzel olmuş, bunun için de Bilişim Kulübü’ndeki arkadaşlara teşekkür ederim (yukarıdaki görsel siteden alıntıdır).

[Notes From Internet] It’s Not Twitter It’s the Eclipse of Reason

BjNDchRCAAABKYR

You’ve probably heard that Twitter blocked in Turkey. Also latest news adds that Google DNS is blocked too. I wanted to write something about it but I really don’t have enough time for writing a detailed piece about that right now. Instead of writing I’ll share our organization Alternative Informatics Association’s statement about this censorship. (You can read Turkish version of the statement here.)

Also Zeynep Tufekci wrote a great piece about that topic and she summaries every detail perfectly. You can read that here.


It’s Not Twitter It’s The Eclipse Of Reason

Twitter has become a basic communication tool for the users in Turkey to exercise freedom of speech. The President, The Prime Minister and the commissioners, journalists, bureaucrats, members of the parliament, writers, artists, unionists and activists, people with different political ideologies, oppressed groups and people from different parts of the society can state their opinions and participate in discussions about the current situations. In an environment where traditional media is constantly struggling with government oppression, communication tools like Twitter are crucial for the citizens. The only environment we can access to information without being censored is through the internet. To block an essential tool like Twitter just before the elections is unacceptable. It’s a clear violation of the right to freedom of expression.

Violation of the Right To Elect and the Right To Be Elected.

Turkey is on the eve of Local Elections. The running parties and the candidates use social media and Twitter frequently for their campaigns. This type of communication gives citizens the opportunity to follow the candidates closely, express their problems and hear the solutions that candidates can offer and also force them to create solutions. Therefore, blocking Twitter not only violates the freedom of speech but also violates the right to elect and to be elected.

We Are Concerned About The Integrity Of Upcoming Local Elections

We are experiencing great political tensions in expectation of the upcoming local elections that will take place on March 30th, 2014. These tensions are further solidified through distrust in the electoral process itself. The internet holds great potential for bringing citizen oversight to this process. It offers platforms and communication mechanisms to rapidly report on injustices and fraud attempts during the election data. Given current circumstances in Turkey, the internet is expected to play a crucial role in the supervision of the casting and counting of votes and hence in assuring the integrity and safety of the elections. The current blocking of internet based services is destructive to these citizen initiatives, increases existing social and political tensions, and negatively affects the trust in the electoral process. We are hence very concerned about both the integrity and safety of the upcoming elections.

Law Has Been Reduced To A Tool In The Hands Of The Government

The government points to court rulings to justify the blocking of Twitter. However, by now we are unsure about “whose” courts and rulings we can rely on. In the hands of the government, “legal grounds” are interpreted excessively or simply manipulated, leading to increasing distrust in the legal system. The Presidency of Telecommunications (Telekomunikasyon Iletisim Baskanligi or simply TIB) plays a precarious role in the enforcement of these legal rulings. In some past cases, they have abstained from taking action on select court rulings, arguing that it is beyond their legal authority. They have stated that TIB only has the authority to enforce blocking decisions when these are based on catalogued crimes. Yet in some cases, they have overstepped their authority and enforced rulings on blocking Internet based services. The arbitrary enforcement of legal rulings is in tune with the repeated threats made public by Prime Minister Erdoğan who most recently announced “we will eradicate social networks like Twitter”.

An “eclipse of reason” is the current state of the Turkish government. It is not possible to articulate a rational explanation for the new regulations, including the new Internet laws, and their enforcement within a framework of governance informed by basic democratic values. We can only regard these intrusive interventions as acts of despair and a lack of intellect.

These shameful acts of censorship are unacceptable. We call for action against censorship and the chilling of voices on the Internet, now!

Alternative Informatics Association, March 21st, 2014

http://www.alternatifbilisim.org

Hacktivizm ve Hacker Kültürü Dersi 18 Şubatta Pangea Kültür’de

hacker-kültürü-hacktivizm

Pangea Kültür Kasım 2013’te başladığı Medya Dersliği ve Atölyesi’nin ikinci dönemine başlıyor. Ben de 18 Şubatta “Hacktivizm ve Hacker Kültürü” üzerine bir ders vereceğim. Kendileri atölyeyi şöyle anlatmış:

Küresel kapitalizm çağında medyanın biçimi de işlevi de değişiyor. Bir yanda sermaye-devlet kıskacında ‘sahibinin sesi’ medya kuruluşlarının hegemonyası sürerken diğer yandan dijital sosyal ağlarla alternatif haberleşme ve direniş ağları örülüyor.
Dünyada ve Türkiye’de medyanın geçirdiği dönüşümün ekonomi politik, kültürel ve sosyal açılardan değerlendirildiği ve medya profesyonellerine ve gazetecilere yönelik baskıların yanı sıra alternatif medyanın ve yurttaş gazetecilerin haber üretim olanaklarının ele alındığı ve tartışıldığı eğitim programında konunun uzmanları bilgi ve deneyimlerini paylaşıyorlar, katılımcılar atölye çalışmalarında alternatif haber, video, fotoğraf vb. üreterek öğreniyorlar.

Benim dersim genel olarak hackerların kültürel ve politik duruşları, yarattıkları etkiler ve yakın zamanda hackerlara karşı açılan savaş üzerine olacak. Hackerlar, hacker kültürü ve hacktivizm yanlış anlaşılmalara ve özellikle farklı kesimlerin manipülasyonlarıyla farklı yönlere çekilmeye müsait bir konu. Buna dair absürd örneklerden birisini burada incelemiştim. Mümkün olduğunca bu konuda tarafsız, daha doğrusu hackerların tarafından, bakmaya çalışacağım ve bu bakışı anlatmaya uğraşacağım.

Daha önce bu konularda konuşmuş, biraz daha konuşmuş ve yazmıştım. Blogda da fırsat buldukça yazmaya çalışıyorum. Temel olarak fikirlerim aynı olsa da zaman içerisinde daha da geliştirdim ve bunlara eklenmesi gereken birçok yeni olay oldu. Bu ders sayesinde bunları bir adım daha öteye götürebilecek ve güncelleyebileceğim.

Etkinliğe kayıt olmak veya Pangea Kültür’e ulaşmak için buraya tıklayabilirsiniz. Dersten sonra hazırladığım sunumu ve eğer bir kayıt yapılırsa kaydını da sizlerle paylaşacağım.

The Day We Fight Back

The Day We Fight Back
Today is the day we fight back!

Bugün siteyi ziyaret ettiyseniz altta bir bannerın sizi karşıladığını göreceksiniz. Çünkü bugün gözetim düzenine karşı her anlamıyla karşı durduğumuz gün.

Artık gözetim tüm dünyanın problemi, bunu net bir şekilde kabul etmemiz lazım. ABD başta olmak üzere tüm devletler (ki son yasayla Türkiye’de bunlara dahil olma peşinde), tüm büyük şirketler size ait özel ne varsa toplamak için uğraşıyorlar. Sizin hiçbir suçunuz olmayabilir, hatta “saklayacak hiçbir şeyiniz olmayabilir” bile ama bu onların umrunda değil. Sizin her bilginizi her an hazırda tutmak istiyorlar, çünkü onların gözünde bu datalardan fazlası değiliz.

Buna sadece bizler son verebiliriz, kendi hayatlarımızı ve sırlarımızı sadece biz koruyabiliriz ve daha fazla boşa harcayacak vaktimiz yok. Her geçen gün bizi daha fazla gözetleyebilmek için yeni yollar üretenlere karşı durmak ve hayatlarımızı kendi elimize almak zorundayız.

Bu yüzden bugün sesimizi mümkün olduğunca gür çıkartmamız gerekiyor. Tüm devletlere ve şirketlere; dünyanın buna razı olmadığını, onların hepimizi gözetleyebildikleri dünya hayallerinin bir parçası olmayı reddettiğimizi söylememiz gerekiyor.

Bugün direnmemiz gerekiyor.

“Bu konuda neler yapabilirim?” diye düşünüyorsanız size birkaç tavsiye:

  • Sitedeki banner ile imza kampanyasına katılın, her imza hem sesimizi duyurmaya hem de tüm dünyaya ne kadar fazla olduğumuzu göstermemize yarıyor.
  • Bu yazıyı kullandığınız ağlardan paylaşabilir ve daha fazla insanın haberdar olmasını sağlayabilirsiniz. (İlla bu yazıyı değil, insanların konudan haberdar olmasını sağlayabilecek herhangi bir şeyi dahi paylaşabilirsiniz.)
  • Sesinizi duyurabileceğiniz her alanda bu konudan bahsedin, insanların gözetime karşı bilinçlenmesine yardım edin. Eğer siz daha fazla bilgiye ihtiyaç duyuyorsanız aşağıda hazırladığım okuma listesine bir göz atın. Her şeyi toplayamasam da farklı açıları ve vurguları bir araya getirmeye çalıştım.
  • Kendinizi gözetime karşı korumanın yollarını öğrenin, mümkün olan her şeyinizi şifrelemeye bakın. Kem gözlere şiş sokmanın kolay yollarını buradan öğrenebilirsiniz.

Bunlar en başta aklıma gelenler ama başlangıç için yeterli olacağını düşünüyorum. Böyle şeyler söylemeyi pek sevmem ama maalesef durumu başka türlü açıklamam mümkün değil; bizim özel hayatımıza, sırlarımıza, gizliliğimize, özgürlüklerimize ve internete karşı bir savaş çoktan başlatıldı ve artık kendimizi savunmak zorundayız.

OKUMA LİSTESİ

Türkçe

English

Farewell to Internet

internet in turkey from now on

Yesterday night, the censorship and surveillance bill has passed from Turkish parliament. At the same time, I wrote a letter to internet to say goodbye. Because after this bill, there won’t be a world wide web for Turkey anymore.

Dear Internet,

We, as people from Turkey, had a great time with you. You teach us so many things that we couldn’t learn from anywhere else. We had lots of great memories with you. You were always there whenever we needed you. But we have to say goodbye.

Turkish parliament passed the bill which is going to kill you. Maybe it’ll not kill you directly but you’ll be crippled and we can’t do everything we want together. There’s a little chance for you -presidential veto- but like I said, it’s a little chance.

Saying Goodbye to Internet in Turkey — Medium

UPDATE (08/02/2014): I want to thank everyone who shared my article and spread the word out. I wasn’t expecting that kind of response. Also I want to thank everyone who featured my article on their places. Here’s the links (AFAIK):

Boing Boing

Today’s Zaman

Al-Jazeera English

Gigaom

Biamag (They translated the article in Turkish)

Deustchlandfunk (DE)