The Day We Fight Back

The Day We Fight Back
Today is the day we fight back!

Bugün siteyi ziyaret ettiyseniz altta bir bannerın sizi karşıladığını göreceksiniz. Çünkü bugün gözetim düzenine karşı her anlamıyla karşı durduğumuz gün.

Artık gözetim tüm dünyanın problemi, bunu net bir şekilde kabul etmemiz lazım. ABD başta olmak üzere tüm devletler (ki son yasayla Türkiye’de bunlara dahil olma peşinde), tüm büyük şirketler size ait özel ne varsa toplamak için uğraşıyorlar. Sizin hiçbir suçunuz olmayabilir, hatta “saklayacak hiçbir şeyiniz olmayabilir” bile ama bu onların umrunda değil. Sizin her bilginizi her an hazırda tutmak istiyorlar, çünkü onların gözünde bu datalardan fazlası değiliz.

Buna sadece bizler son verebiliriz, kendi hayatlarımızı ve sırlarımızı sadece biz koruyabiliriz ve daha fazla boşa harcayacak vaktimiz yok. Her geçen gün bizi daha fazla gözetleyebilmek için yeni yollar üretenlere karşı durmak ve hayatlarımızı kendi elimize almak zorundayız.

Bu yüzden bugün sesimizi mümkün olduğunca gür çıkartmamız gerekiyor. Tüm devletlere ve şirketlere; dünyanın buna razı olmadığını, onların hepimizi gözetleyebildikleri dünya hayallerinin bir parçası olmayı reddettiğimizi söylememiz gerekiyor.

Bugün direnmemiz gerekiyor.

“Bu konuda neler yapabilirim?” diye düşünüyorsanız size birkaç tavsiye:

  • Sitedeki banner ile imza kampanyasına katılın, her imza hem sesimizi duyurmaya hem de tüm dünyaya ne kadar fazla olduğumuzu göstermemize yarıyor.
  • Bu yazıyı kullandığınız ağlardan paylaşabilir ve daha fazla insanın haberdar olmasını sağlayabilirsiniz. (İlla bu yazıyı değil, insanların konudan haberdar olmasını sağlayabilecek herhangi bir şeyi dahi paylaşabilirsiniz.)
  • Sesinizi duyurabileceğiniz her alanda bu konudan bahsedin, insanların gözetime karşı bilinçlenmesine yardım edin. Eğer siz daha fazla bilgiye ihtiyaç duyuyorsanız aşağıda hazırladığım okuma listesine bir göz atın. Her şeyi toplayamasam da farklı açıları ve vurguları bir araya getirmeye çalıştım.
  • Kendinizi gözetime karşı korumanın yollarını öğrenin, mümkün olan her şeyinizi şifrelemeye bakın. Kem gözlere şiş sokmanın kolay yollarını buradan öğrenebilirsiniz.

Bunlar en başta aklıma gelenler ama başlangıç için yeterli olacağını düşünüyorum. Böyle şeyler söylemeyi pek sevmem ama maalesef durumu başka türlü açıklamam mümkün değil; bizim özel hayatımıza, sırlarımıza, gizliliğimize, özgürlüklerimize ve internete karşı bir savaş çoktan başlatıldı ve artık kendimizi savunmak zorundayız.

OKUMA LİSTESİ

Türkçe

English

Farewell to Internet

internet in turkey from now on

Yesterday night, the censorship and surveillance bill has passed from Turkish parliament. At the same time, I wrote a letter to internet to say goodbye. Because after this bill, there won’t be a world wide web for Turkey anymore.

Dear Internet,

We, as people from Turkey, had a great time with you. You teach us so many things that we couldn’t learn from anywhere else. We had lots of great memories with you. You were always there whenever we needed you. But we have to say goodbye.

Turkish parliament passed the bill which is going to kill you. Maybe it’ll not kill you directly but you’ll be crippled and we can’t do everything we want together. There’s a little chance for you -presidential veto- but like I said, it’s a little chance.

Saying Goodbye to Internet in Turkey — Medium

UPDATE (08/02/2014): I want to thank everyone who shared my article and spread the word out. I wasn’t expecting that kind of response. Also I want to thank everyone who featured my article on their places. Here’s the links (AFAIK):

Boing Boing

Today’s Zaman

Al-Jazeera English

Gigaom

Biamag (They translated the article in Turkish)

Deustchlandfunk (DE)

5651 Üzerine Röportajlar

İnternette sansür ve gözetimin yolunu daha da açacak olan yeni 5651 düzenlemesi son zamanlarda gündemimi en çok meşgul eden konulardan birisiydi. Bu konuyla ilgili insanları bilinçlendirmek ve yasanın geçmesinin nelere yol açabileceğini anlatmak için birçok şey yapmak gerekiyordu. Şu ana kadar yapılanlardan benim dahil olduklarımı burada derledim. Yarın da bu konuya dair önemli bulduğum diğer yazıları, bildirileri ve röportajları derlediğim bir blog gireceğim.

Erdogan pushing Internet censorship forward | Europe | DW.DE | 10.01.2014

DW English’e yasa değişikliğinin neden tehlikeli olduğuna ve nelere yol açabileceğine dair bir röportaj verdim.

Çapul TV’de Dijital Gözetim ve Sansür Yasasını Konuştuk

Alternatif Bilişim Derneği’nden 5 kişi oldukça keyifli ve önemli bir yayındaydık. Konuya dair birçok detayı buradan öğrenebilirsiniz.

“İnternet Sansürü En Çok LGBT’leri Etkiliyor” | Kaos GL Gey Lezbiyen Biseksüel Trans Eşcinsel Haber Portalı:

Bugün yayınlanan bu röportaj da oldukça önemli. Özellikle LGBT’leri (ve bir anlamda toplum ve iktidar tarafından öteki, zararlı görülen herkesi) nasıl etkileyebileceğine dair bilgilendirici bir röportaj oldu.

Çapul TV’de Dijital Gözetim ve Sansür Yasasını Konuştuk

manset-alt-bilisimder

Dün Alternatif Bilişim Derneği olarak Çapul TV’nin Çapulcu Bülteni programına konuk olduk. Ben, Ali Rıza Keleş, Işık Mater, Barış Büyükakyol ve Orkut Murat Yılmaz; meclisten geçen yeni 5651 düzenlemesini ve bunun nelere yol açabileceğini konuştuk.

1 saatlik güzel bir sohbet oldu, konuya birçok farklı açıdan bakabildik ve oldukça eğlendik. Programı izlemek isterseniz buraya tıklayın (maalesef embed kodu olmadığı için direkt ekleyemedim).

Sendika.org da programın bir özetini çıkartmış. Eğer şu an izlemeye vakitm yok diyorsanız burada bir özet mevcut.

The New Censorship Bill in Turkey

2014 started with a new bill proposal against free speech and internet freedom in Turkey. Down below, you can see what this new regulations brings if it passes. This list copied from Pirate Party Turkey’s blog post, which you can read here.

  • New methods of blocking “harmful” content will be implemented. Rather than censoring the entire website, these methods will target the direct URL of infringing sites.
  • Content that “denigrates particular sections of the society on account of social status, race, religion, sect, gender, region of origin” will be treated as a crime that warrants censorship.
  • The Internet Service Providers will be required to keep track of personal data and conduct sweeping surveillance on behalf of the government.
  • The new blocking methods will make it impossible to access the censored content by merely changing DNS settings.
  • The changes bear the possibility to outlaw any blogs in Turkey other than food, fashion, and travel blogs. Those that include political commentary in particular will be suspect.
  • New regulations will harm the Internet Service Providers who will, then, likely move their operations outside of Turkey.
  • Social media sites that our Prime Minister has characterized as “Menace called Twitter” and “Ugly technology Facebook” will be censored much easier.
  • Citizen journalism and independent media will be hit hardest.

If you’re a journalist interested about this topic and detailed Turkish material works for you, you can see the Alternative Informatics Association’s declaration about this. Our friends translating this to English right now and I’ll link the translation here too.

UPDATE 1: Alternative Informatics Association’s declaration about this bill is translated. You can read and share it from here.

UPDATE 2: There’s another English article published about this topic on DW. I gave opinions to this article and you can read it here.

Also activists planning an march against censorship on Jan. 18th. There isn’t so much detail on this topic but I’ll write here if anything happens.

Also yesterday night, Vimeo.com has blocked in Turkey with court order. We don’t know main reason but some rumors says this is about an video of PM Erdoğan’s family. I’ll update this topic too.

UPDATE 3: Another English article published at Wall Street Journal’s Europe Blogs, which you can read it here. Also Pirate Party Germany published a declaration about this bill, you can see it here (English and German).

I’ll update this post whenever some breaking news happens or new English material arrives. Latest Update: 14.01.2014 – 13:12

Neden Artık Bimeks’ten Hiçbir Şey Almayacağız

Teknik olarak bir mağazanın amacı müşterilerine mümkün olan en iyi hizmeti vermek ve müşteri herhangi bir sorun yaşarsa bunu olabilecek en hızlı şekilde çözmektir. Yani yaptığı işi hakkıyla gerçekleştirmektir. Ancak bazen öyle şeyler başımıza geliyor ki, mağazaların asıl amaçlarının müşterilerin acı çekmesini ve kendilerinden asla alışveriş yapmamalarını sağlamak olduğunu düşünmeye başlıyorum. Mesela Bimeks’in asıl amacının artık bu olduğundan neredeyse eminim.

* * *

Bimeks, uzun zamandır alışveriş yaptığımız bir mağazaydı. Fiyat olsun, aldıklarımızın sağlamlığı olsun hiçbir sorun yaşamamıştık ve bu yüzden de iyi bir hizmet verdiklerini düşünüyorduk. Ancak ne zaman bir sorun yaşadık, bir anda her şey tersine döndü.

Bimeks; her alışverişinizde, o alışverişin bir miktarını hediye çeki olarak size iade ediyor. Biz de iki ay önce Metrocity’deki şubelerine giderek, bu çeklerden birisini kullanarak bir kahve makinası aldık kendilerinden. Ancak makinada bir üretim hatası olduğu için iade etmek zorunda kaldık. İadeyi sorunsuz olarak aldılar ve bize bedelini hediye çeki olarak verdiklerini söylediler. İşte her şey burada tersine dönmeye başladı.

Önce telefona gelmesi gereken mesajların hiç birisi gelmedi. İki ayrı hediye çekine bölünmüş olarak iadeyi gerçekleştirecekleri için iki mesaj, yani iki kod, gelmesi gerekiyordu. Ancak bunlardan bize ulaşan olmadı, ki yaz başında yaptığımız telefon alışverişinde çekler biz ödemeyi yapar yapmaz gelmişti. Bunun üzerine müşteri hizmetleriyle telefon görüşmeleri yaptık ama tahmin edeceğiniz üzere her biri ayrı bir azaptı. Telefondakiler sorunumun ne olduğunu anlamakta zorlanıyorlardı, anladığım kadarıyla senkronize bir şikayet kayıt sistemleri olmadığı için her telefonda sıkıntımı tekrar anlatmak zorunda kalıyordum. Tüm bu çabalarım ve en azından 5 telefon görüşmemin sonunda (tam sayı muhtemelen daha fazla ama unuttum) kodlardan sadece düşük meblağda olanı edinebildik. Telefondakiler başka bir hediye çekimizin olmadığını iddia ediyorlardı. Ancak benim elimdeki iade faturası bunun tam tersini söylüyordu.

Bunun üzerine Metrocity’deki şubeye gittim. Orada Müşteri Hizmetleri’ndeki arkadaş, iadeyi alandan farklı birisiydi, iadeyi alan kişinin benim telefon numaramı sisteme girmediğini ve bu yüzden mesajların gelmediğini söyledi. (Bana net bir şekilde bunun diğer arkadaşın hatası olduğunu söyledi.) Telefon numaramı verdim ve kısa bir süre içerisinde mesajların geleceğini söyledi. Bir süre orada bekledim, en azından sorun çözülürse teşekkür ederim diye ancak gelen herhangi bir mesaj olmadı. Bunun üzerine kendisine bilgi verdim ve ayrıldım. Bana muhtemelen gün içinde geleceğini söyledi. Herhangi bir mesaj o gün gelmedi ama akşama doğru Bimeks Müşteri Hizmetleri beni arayıp zaten bana verdikleri düşük meblağdaki hediye kodunu tekrar verdi. Neden aynı kodu tekrar verdiklerini sorduğumdaysa iki çekin birleştirildiği gibi bir şey söylediler. Ben de herhalde yalan değildir diyerek güvendim.

Bugün bari çekimizi kullanalım diyerek gittik tekrar Metrocity şubesine. Öncesinde işimizi sağlama alıp gerçekten çeklerimizin durumu söylendiği gibi mi diye soralım istedik. Tekrar Müşteri Hizmetlerine gittik ve yine aynı çalışanla konuştuk. Ancak sorduğumuzda, durumun en baştaki hâlimizden farksız olduğunu ve hâlâ çekin asıl kısmının pasif hâlde olduğunu söyledi. Bunun üzerine merkeze bir mail attı ve tahminen 10-15 dakika içerisinde cevap alıp sorunu çözebileceğini söyledi. Biz yine insaflı davranıp 25 dakika sonra yanına gittik ama hâlâ merkez kendisine cevap yazmamıştı. Bunun üzerine tekrar bir mail attı. Biz de biraz daha oyalandık ve tekrar yanına uğradık. Ancak bu sefer kendisinden bir de azar işittik. Biz durumla ilgili ve bize daha önce söyledikleriyle ilgili bir şeyler sorunca ters bir şekilde “Bu ilk defa olan bir şey”, “Sistemden kaynaklı bir hata, bizimle hiçbir alakası yok” gibi cevaplar verdi. Dikkatinizi çekerim, aynı arkadaş daha önce diğer çalışanın hatası olduğunu net bir şekilde söylemişti. Biz durumla ilgili kendisine soru sormak isterken bize agresif bir tavırla cevap vermeye kalkışınca, daha kötü şeyler meydana gelmeden oradan ayrılmayı tercih ettik.

Ayrıca sonrasında Twitter’dan yazdığımız hiçbir şeye de cevap vermeye tenezzül etmediler.

* * *

Sonuç olarak Bimeks’ten aldığımız bir hatalı kahve makinası bize biz saatten fazla telefon konuşması, iki kez Kadıköy-Levent arası yolculuk, bol miktarda gerginlik ve alınamamış bir iade çekine/ücretine mâl oldu. İademizi gerçekleştireli iki ay oldu ve biz hâlâ o iadeyi alabilmeye uğraşıyoruz.

Bunu yazmamın sebebiyse Bimeks konusunda en azından çevremdeki insanları uyarmak. Daha önce içimiz rahat bir şekilde alışveriş yapıyorduk oradan ve birçok şey de aldık; ancak ne zaman bir sıkıntı oldu, o zaman aslında Bimeks’in müşteri ilişkilerinin nasıl olduğunu öğrendik. Bu yüzden size tavsiyem Bimeks’ten alışveriş yapmadan önce iki kez düşünün.

Mağazalara ve özellikle Bimeks’e; müşteriye sadece size para verene kadar iyi davranmak sizin için kârlı görünüyor olabilir ama böyle şeyler yaptıkça birçok insanı bir daha kapınızdan içeri adım atmamaya yemin ettiriyorsunuz.

Notlar [25.11.2013]

Sunuma Başlamadan Hemen Önce

*
Dün Ankara’da yaptığım “Sosyal Medya, Farkındalık, Etkin Olma” atölyesi çok güzel geçti. Oldukça verimli ve keyifli bir gün olduğunu düşünüyorum. Her ne kadar fazlasıyla yorucu olsa ve şu an her yanımdan yorgunluk fışkırıyor olsa da kesinlikle değdi buna.

Fotoğrafta gördüğünüz sunumu ve atölyenin video kaydını da hazır oldukları an buradan paylaşacağım. Ayrıca atölye boyunca bahsettiğim programlar ve araçlarla ilgili de ufak bir broşür hazırlayıp internetten dağıtacağım. Bu sayede atölyede yaptıklarımızdan herkes faydalanabilecek.

*Blogda hazırlamayı çok sevdiğim ancak vakit darlığı vb. sebeplerden dolayı son zamanlarda hiç fırsat bulamadığım Cuma Postası serisiyle ilgili sonunda işe yarayacağını düşündüğüm bir çözüm buldum. RSS takip etmek için kullandığım Newsblur, üyelerine blurblog adında bir bölüm sağlıyor. Blurblog, feedlerde okuyup beğendiğim linkleri anlık olarak paylaşabildiğim bir blog. Orayı bundan sonra Cuma Postası olarak kullanacağım ve bu sayede asla aksaması gibi bir durum olmayacak. Blogun kendisine (yani Cuma Postası’na) direkt olarak bu linkten ulaşabileceğiniz gibi, sitenin sağ tarafındaki widget sayesinde en yeni postaları da görebilirsiniz.

*TeknoDonanım, benimle kullandığım teknolojik aletler ve uygulamalar üzerine yaptıkları röportajı geçtiğimiz günlerde yayınladı. Ancak röportaj Temmuz başı gibi yapıldığı için biraz eskidi ve orada yazanların bir kısmı değişti. Temmuz başındaki Ahmet’in nasıl çalıştığını merak ediyorsanız röportaja bakabilirsiniz. Güncel durumu merak edenler için röportajın daha güncel hâli sayılabilecek bir blog postunu yakında hazırlayıp yayınlayacağım.

Son Zamanlarda Olup Bitenler

*Blogu biraz yalnız bıraktığımın farkındayım. Ancak emin olun burayı biraz boşlamama değecek şeylerle uğraşıyorum. Zaten bunlardan bir tanesini geçtiğimiz günlerde yayına aldık. Eğer haberiniz yoksa buradan da bir kez daha duyurayım: Gökçen Öçalan’la (blogda başka yerlerde bahsederken andığım adıyla Gökim) Mesnetsiz isimli bir web sitesi açtık. Mesnetsiz, tamamen bizim yazdığımız kurgu metinler için açılmış bir yer ve o şekilde kalmasını istiyoruz. Siteyi herhangi bir tarzla ya da konseptle sınırlamadık, klavyemizden/kalemimizden ne çıkarsa koyuyoruz. Sitenin kendisi burada, Twitter hesabı burada, Facebook sayfası burada, Tumblr’ı da burada.

*Bunun dışında uğraştığım bir çok şey daha var. Bunlardan birisi daha uzun ömürlü olan bitirme tezim. Estetik üzerine bir tez olacak ancak hâlâ iskeletin tam olarak oturduğunu söyleyemem. Yakın zamanda biraz şekillendirip tezimi yazmaya başlayacağım. Eğer burayı okuyanların (kaç kişisiniz bilmiyorum ama) ilgisini çekeceğini düşünürsem tezle ilgili de bir kategori açıp burada notlar alıp tartışmalar açabiliriz.

*Ayrıca yakında sizlere sunacağım bir başka projem daha var. Uzun zamandır istediğim şeylerden birisini gerçekleştireceğim ve bunu farklı bir yolla yapacağım. Şu an çok fazla detay vermiyorum ama yakın zamanda haberleri sızdırmaya başlayacağım.

*Fareler Oyunda, katkıda bulunmaktan büyük bir zevk aldığım e-dergilerden birisi. Şimdi derginin yanı sıra geekyapar.com’da bir kanalı da var. Faux Play isimli bu bölüm, dergiye kıyasla biraz daha sık güncellenen bir alan olacak gibi görünüyor. Ben de ilk oluşturdukları dosyaya mitoloji ve oyun konusunda bir yazımla katkıda bulundum. Yazıyı buradan okuyabilirsiniz.

*Şu an aklıma gelen son duyuru da önümüzdeki aylarda vereceğim bir dersle ilgili. Pangea Kültür, Yeni Medya Dersliği ve Atölyesi başlığıyla 5 Kasımda dersler vermeye başladı. İki dönem hâlinde yapacakları bu derslerin Şubat 2014’te başlayacak olan ikinci döneminde “Hacktivizm ve Hacker Kültürü” dersini ben vereceğim. Şu an kesin tarihi belli değil ancak kesinleştikten sonra yine burada duyuracağım. Facebook’ta açtıkları etkinlik sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.

İsteğim birçok şey olup biterken blogu da aktif tutabilmek ama çoğu zaman olmuyor maalesef. Yine de burası daima canlı ve güncel olacak, bundan emin olabilirsiniz.

Şimdilik bu kadar.

Yazılım Özgürlüğü Günü 2013

yog_afis1

Özgür yazılımı ve Linux’u ne kadar sevdiğimi ve yayılması için ne kadar çaba gösterdiğimi (kimi zaman adeta bir misyonere dönüştüğümü) blogu takip eden herkes az çok biliyordur. Bu sevgim, Yazılım Özgülüğü Günü’nde daha da artıyor. Yazılım Özgürlüğü Günü (Software Freedom Day), dünyanın hemen her yerinde her yıl Eylül ayının üçüncü cumartesinde, özgür yazılımı daha çok insana tanıtmak için kutlanmakta. Bu yıl Türkiye’de de bir çok yerde kutlanıyor.

İstanbul için bu yılki adresimiz Hackerspace (ayrıca İTÜ’de de bir kutlama olacak tabi). Oldukça güzel geçeceğini düşündüğüm bu günde, ben de ülkemizdeki Windows baskısı ve benim bu baskı konusunda yapmaya çalıştıklarım üzerine (Windows işletim sistemi iadesi) katılanlara bilgi vereceğim. Bu konuda meraklı olanları ve özgür yazılım konusunda daha fazla bilgi edinmek isteyenleri özellikle bekliyoruz.

YÖG 2013 İstanbul etkinliğinin duyurusu ve adres bilgileri

Başka şehirlerdeki YÖG 2013 kutlamaları