Barış Mı Diyorduk?

(1. Güncelleme: 23.10.2011 – 17:30 — Van Depremi sebebiyle ortaya dökülen şerefsizler)

(2. Güncelleme: 24.10.2011 – 01:17— Van Depremi (devam) + Bir Dipnot)

Yine “Türklüğün” kabardığı, tavan yaptığı, her yerde insanların ağzından kanlar saçmaya başladığı bir dönemdeyiz. Buna rağmen hala barıştan bahsetmeye çalışılıyor olması ise gerçekten takdire şayan. Ama benim kafamda o kadar çok soru işareti var ki.

Cumhuriyet tarihi boyunca katliam tarihi var, kanla dolu bir tarih var ve nedense barıştan bahsedenler hala kanı dökülenler. Ve buna rağmen vahşilikte zerre azalma görülmüyor. Artık yazmaya bile gücüm, midem kalmadı bunlar hakkında. Sadece bir soru soracağım şimdi sizlere;

Aşağıya yaptığım alıntılara, screenshotlara, fotolara bir bakın ve bana cevap verin; Bunlarla mı barış? (Sadece ufak bir derleme yaptım, daha falzası için Facebook/Twitter listenize, haber sitelerine oradaki yorumlara ya da sokaklara bakabilirsiniz.)

 

 

 “Olayın büyüklüğü ve yarattığı yankı nedeniyle bütün gazeteler manşetlerini söz konusu olaya ayırdı. Hürriyet, Milliyet ve Radikal gazeteleri olayı bir birinden farklı manşetlerle duyurmayı tercih etti. Hürriyet gazetesi Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün “intikam” sözlerini “İntikamımız büyük olacak” sözleriyle verirken, Milliyet gazetesi olayın detaylarını, “9 ayrı noktadan saldırdılar” başlığı ile verdi. Bir süre önce attığı manşet nedeniyle yazarlarını bile “Ortadoğu’dan farkımız kalmadı” sözleriyle eleştirilen Radikal gazetesi ise, olayı daha nötr bir manşetle, “Bu acı hepimizin” diye verdi. Daha önce KCK operasyonun bin 400 kişilik liste yayınlayan ve Kürt hareketine karşı son derece provokatif yazılar yazan Fatih Altaylı’nın Haber Türk gazetesi ise, saldırıyı “alçaklık” diye isimlendirirken, “Yıkılmadık” manşetiyle olayı verdi.

Yaklaşık bir haftadır, “Çukurca’da “PKK’nin efsane kampı yerle bir oldu, PKK sersemledi, bir daha toparlamaz, PKK şokta” başlıklarıyla ortamı provoke eden bazı basın yayın organları ise, yine Kürt hareketine hakaret etmeyi tercih etti. “Alçaklığın zirvesi” manşeti ile çıkan Star gazetesinin köşe yazarları da, Kürt sorununun ağırlığını ve yarattığı tahribatları bir tarafa bırakarak, yeniden olayda “derin izler, taşeronluk” gibi çökmüş tezler üretmeye başladı.

Kürt hareketine yönelik en provokatif haberlere imza atan Yeni Akit gazetesi ise, olayı yeni anayasa ile bağlantılandırarak, “Şeytanlar kudurdu” manşeti ile verdi. Gazete, olayı da “PKK’nin Ergenekon kanadı yaptı” sözleriyle hemen aydınlattı! Olayı, “Sınırsız acı” manşeti ile veren Yeni Şafak gazetesinin, bir süre önce “Karayılan yakalanıp serbest bırakıldı” haberini yazan Abdulkadir Selvi isimli yazarı olaydan 85 gündür avukatlarıyla görüştürülmeyen PKK Abdullah Öcalan’ı sorumlu tutan bir yazı kaleme aldı. Selvi, uzun süredir kimseyle görüştürülmeyen Öcalan’ı, “Kardeşiyle yaptığı görüşmede, ‘Kandil gereğini yerine getirsin’ sözleriyle talimat verdi” sözleriyle yeniden hedef gösterdi.

Şok gazetesi, “Ölmek var bitirmeden dönmek yok” manşetini tercih ederken, Ortadoğu, Aydınlık gibi milliyetçi gazeteler de “Türk milletinin kara günü, AKP Türkiye’mizi savunmasız bıraktı” manşetlerini attı. Cumhuriyet gazetesi, “Acı, Öfke, İsyan” başlığını kullandı.” (http://www.yuksekovahaber.com/haber/gazeteler-olayi-nasil-gordu-60123.htm)

https://twitter.com/#!/search/%23operasyondegilkatliam

https://twitter.com/#!/search/%22Bordo%20Bereliler%22

https://twitter.com/#!/search/%23PazarGunuKadikoySimsiyah

http://imgur.com/a/wzCDc#

http://videonuz.ensonhaber.com/izle/duygu-canbas-tan-deprem-gafi

http://twitpic.com/74todj

http://ge.tt/#!/9wLG289

http://www.facebook.com/event.php?eid=278097375564272

http://cukkaaa.blogspot.com/2011/10/94-oy-ile-bdpyi-secen-vann-6-lk-ksmna.html

http://www.youtube.com/watch?v=9Z1voAyIhto

Daha fazlasını artık benim midem kaldırmadı, yoksa koyacağım arşivlik çok malzeme vardı elimde. Ayrıca politikacıların artık klişeleşen laflarını da boşa yer kaplamamaları için almadım, zaten ezberledik hepsini. Tekrar bir sorayım bari; Barış diyorduk di mi?

2. EDITLE NOT: Normalde bu derlemeyi deprem öncesinde hazırlamıştım ve daha kısıtlı bir noktada duruyordu durum. Ancak şu anki durumda artık sadece barış durumundan şüphelenmekle kalmadım, insanlığa olan inancıma dair de son kalıntıları kaybettim. Böylesine kan bürümüş, böylesine hastalıklı, böylesine insanı yaşadığı topraklarda korkuya sürükleyen bir histeri halinin nasıl ortaya çıkabileceğine akıl erdiremiyorum. Şu an gerçekten dilim tutulmuş, yazacak hiçbir şeyim kalmamış durumdayım. Ne desem boş, gerçekten.

One thought on “Barış Mı Diyorduk?

Leave a Reply