Bana Ordan Bol Acılı İleri Demokrasi Yap Usta!..

İleri demokrasimizin gün geçtikçe güzel işler yaptığını görmekten herkes gibi bende çok mutlu oluyorum. Ülkenin bölünmemesi, kutsal iktidarın sarsılmaması için gösterilen inanılmaz çaba, herkesin gece gündüz buna çalışıyor olması elbette herkes gibi beni de mutlu ediyor. Ancak tüm bu çabaların yetersiz kaldığını düşünüyorum. Bu yüzden demokrasinin daha da ileri gitmesi ve tüm dünyaya parmak ısırtacak bir ülke olmak için kendimce bazı öneri listeleri hazırladım ve sizlerle de paylaşmak istiyorum bunları. Belki kutsal iktidarımızın hoşuna gider de uzun yıllar boyunca yararlanırlar bunlardan.

  • En başta iktidarı yıkmaya çalışan, onun altından kuyu kazan kitaplar ve yazarlar son zamanlarda ortalıkta çok görünmeye başladı. Bunun önünü kesmemiz lazım. Bu yüzden de kültür bakanlığı ek bir ekip kurup, tüm yayınevlerine en az ikişer çalışan yollamalı. Bu görevliler yayına hazırlanan, incelemede olan hatta yayınevine tavsiye için yollanan tüm taslakları yayınevlerinden önce gözden geçirmeli ve ondan sonra yayınevindeki editör ve çalışanlara ulaştırmalı. Bu sayede kazara bile olsa tehlikeli bir kitabın basılmasının önüne rahatlıkla geçilmiş olacaktır diye umuyorum.
  • Gazeteler ve dergiler için de benzer bir çalışma gerektiğini düşünüyorum. Bunun için her gazete ve dergi editörünün yanına devletin yetiştirdiği kalifiye bir eleman verilmeli ve onunla birlikte tüm dergi, gazeteyi kontrol etmeli. Gerekirse bu incelemeler alınacak reklamlara, ilanlara kadar genişletilmeli. Bu sayede halkın bilinçaltına en ufak bir mesajın bile sızmasının önüne geçilmiş olur. Ayrıca bu elemanların hepsinde üstün yetkiler bulunmalı ve gerektiği durumda kendilerine maksimum yetki tanınmalı. Bu sayede mahkemelerden her seferinde özel izinler için uğraşılmamış olur ve yargıyı boşa meşgul etmemiş oluruz.
  • Tabii sadece iş basım aşamasında bitmiyor, yılanın başını küçükken ezmemiz lazım. bu yüzden tüm yazar, araştırmacı arkadaşlara özel bilgisayarlar hediye etmeliyiz. Bu bilgisayarlara ekleyeceğimiz ufak bir programla hem yazdıkları tüm kelimelerden haberimiz olur, hem de belli başlı yasaklı kelimeleri yazmalarını baştan engelleyebiliriz. Belirli harf kombinasyonlarının bir araya gelmesi durumunda bilgisayarın kendini kilitlemesi sağlanabilir mesela. Bu bilgisayarları da bir şekilde her yazarın almasını sağlamalıyız ki gözümüzden hiçbirşey kaçmasın.
  • Bilgisayarla arası olmayan yazarlar için henüz aklıma birşey gelmedi ancak onun için de önceki maddelerdeki çözümlerimizin yeterli olacağını düşünüyorum. Yine de bununla ayrıca ilgilenmemiz gerekebilir ileride.
  • Fahrenheit 451 kitabının verdiği fikirle, itfaiyelerden özel bir ekip kurup şu ana kadar ortalığa salınan tehlikeli kitapları da temizlemek iyi bir çözüm olabilir. Sonunda hepimiz Goebbels’in, Kenan Evren’in torunlarıyız. Bize yakışan da budur tabii ki.
  • Durumun normalleştirilmesi için de yazarlara ve yayıncılara bazı teşvikler sağlanabilir. Mesela her ay duruma en güzel uyum sağlayan yayınevleri ve yazarlara özel teşvikler ve ödüller verilebilir. Bu sayede hem sorun çıkarmamış olurlar hem de yazarlıktan yayıncılıktan para kazanılmaş klişesini yıkarak daha fazla insanın yazmasını sağlayabiliriz. Bu da entellektüel bir ülke imajı çizmemize çok büyük bir yardım sağlar.

Şimdilik başlıca aklıma gelenler bunlar oldu. Bu konular üzerinde daha sıkı çalışmalar yaparak gerçekten de gelişmiş bir faşiz– pardon demokrasi kurmamız mümkün. Ve eminim ki bunları başarıyla tamamlarsak dünya bize hayranlıkla bakacak ve birçok lider tavsiyelerimi aynen uygulamak isteyecektir. Bu da benim sadece vatanıma değil, tüm insanlığa büyük bir hizmetim olarak tarihteki yerini alacaktır. Bittabi adımın Goebbels’le eş tutulacak olmasını da düşündükçe içim içime sığmıyor.

God Save The King! and His Ultra Democratic(!) Regime!

Leave a Reply