2012’de Yazılanlar, Çizilenler

2012 içinde her sene olduğu gibi bolca yazıldı, çizildi. Bunlardan benim için önemli olanları, gözüme takılanları ve bu camia içerisinde olan bazı mühim olayları hatırladığım kadarıyla listeleyeceğim. Mutlaka unuttuklarım ya da sizin önemli gördüğünüz ama bu listede olmayan şeyler de olacaktır. Onlar için de yorumlar kısmı açık, beklerim.

Çizgi Romanlar

Çizgi roman dünyasında geçtiğimiz sene çok fazla gözüme çarpan iş olmadı. Yeni çıkanlar arasında Matt Fraction’un Hawkeye’ı, Grant Morrison’un Happy’si ve Sean Murphy’nin Punk Rock Jesus’ı tavsiye edilebilecekler arasında bana göre. Ayrıca Alan Moore’un devam etmekte olan The League of Extraordinary Gentleman serisinin 2009 bölümü de geçen sene içerisinde çıkan önemli eserler arasında.

Bu sene türkçe olarak listeme girenlerin hemen hepsi çeviri. Logicomix, Grafik Kanon, Erteleyiş ve Cash gibi nadide işlerin Türkçe olarak basılması beni en çok memnun edenlerdi. Özellikle Flaneur Comics’in yayın hayatına Erteleyiş ve Cash ile başlaması beni oldukça umutlandırdı. Oldukça önemli gördüğüm işlerden birisi de yılın sonlarına doğru karşımıza çıkan Tuncer Erdem’in Gece Kitabı.

Bilimkurgu/Fantazya

Türkçe’de yine çevirilerden fazlasını bulamadığım bir yıl oldu bk/f edebiyatı adına. Ancak özellikle Versus’un Cory Doctorow ve Paolo Bacigalupi çevirmiş olması, İthaki’nin bizlere bolca Neil Gaiman vermesi güzel haberler içerisinde. Umarım böyle sağlıklı bilimkurgu (ve genel olarak edebiyat) çevirisi yapma alışkanlığı birkaç yayınevinin özelliği olmaktan çıkar bu sene.

Genel olarak bilimkurgu dünyasına bakacak olursak verimli sayılabilecek bir yıl geçirdiğimizi söyleyebilirim. Sürekli takip ettiğim yazarlardan Terry Pratchett, Cory Doctorow, Charlie Stross ve John Scalzi 2012’de çıkarttıklarıyla beni mutlu eden yazarlardı. Ayrıca 2012’de çıkarttıkları kitaplarıyla kendilerini tanıdığım Ramez Naam ve A.J. Colluci de yılın güzellikleri arasındaydı bana göre.

Bunların Dışında

2012 içerisinde yukarıda bahsettiklerim dışında çıkan birçok kitap oldu. Okuduğum ve sevdiğim, okumaya başladığım ya da okumayı düşündüğüm kitaplardan bazıları aşağıda. Kimisi yazarlarından dolayı, kimisi de tavsiyelerine güvendiğim insanlar aracılığıyla önüme geldi. Kesinlikle bir “en iyiler” listesi olarak düşünmeyin o yüzden. Önceki kitaplarıyla kendini sevdiren ama sonraki kitabıyla beni hayal kırıklığına uğratan yazarlar oldu zamanında, sorumlulukları üzerime kalsın istemem.

  • Distrust That Particular Flavor – William Gibson
  • The Year of Dreaming Dangerously – Slavoj Zizek
  • Çıplak Deniz Çıplak Ada – Yaşar Kemal
  • Yedinci Gün – İhsan Oktay Anar
  • Some Remarks – Neal Stephenson
  • Cypherpunks – Julian Assange
  • Öteki Tarih 2 – Ayşe Hür
  • Discordia – Laurie Penny & Molly Crabapple
  • Şiir ve Cinayet – Salah Birsel
  • Against Security – Harvey Molotch
  • Makers – Chris Anderson

Olaylar

2012 içerisinde Türkiye’de edebiyat ve yayıncılık adına en büyük mesele uğraşmaktan bıktığımız sansür ve sansür çabaları oldu. Hakkında dava açılan, soruşturulan ya da sansürlenmesi istenen bolca kitap gördük. Öncesindeki senelerde ve bu senenin daha ilk günlerinde de gördüğümüz üzere bu derdi başımızdan atmak için daha çok çaba göstermemiz gerekiyor.

Bunun dışında dünya çapında olaylar listesinin başında Newsweek’in basılı yayınına son vermesini sayabiliriz. Yıllardır yayınlanan bir derginin yoluna sadece sanal yayın olarak devam etme kararı alması oldukça ilginçti. Umudum bunun güzel bir yönde ilerlemesi.

Ayrıca Humble ebook Bundle da yeni nesil kitap yayıncılığı açısından ilginç bir deney oldu. Humble Bundle ekibinin e-kitaplarla yaptığı bu çalışma yayıncıların detaylı bir şekilde inceleyip ders çıkartması gereken olaylardan.

Yine bunun gibi yayıncıların kendilerine ders çıkartması gereken olaylardan birisi de dünyanın en büyük yayınevlerinden olan Tor-Forge’un e-kitaplarının hepsini DRM-Free yani özgürce paylaşılabilir olarak satmaya karar vermesiydi. Kitapları işe yaramayan bir kilit altında tutmanın ne kadar mantıksız olduğunu gören ilk yayınevi olarak tebriği de hakediyorlar.

Pulitzer Ödülleri’nin kurgu dalında geçen sene kimseye ödül çıkmaması ise yorum bile yapamadığım olaylardan.

Random House – Penguin devlerinin birleşmesi ise yılın en tedirgin edici olaylarındandı sanırım. Yine de çok karamsar olmadan olacakları bekleme taraftarıyım.

“Fifty Shades” konusunda sessizliğimi korumaya devam edeceğim.

2012 Müziği

Herkes Aralık ayının son günlerinde yılın en iyileri listelerini çıkartır. Ben bu konuda işimi sağlama almayı tercih edip yılın bitmesini bekliyorum genellikle. Son anda gelecek bir sürprizi kaçırmak istemem.

Başlangıcı müzikle yapıyorum. 2012’de dinlediğim albümlerden en sevdiklerimi karşıma aldım, her birinden birer şarkı seçtim. Gözünüzden kaçanlar varsa bu liste sayesinde fazla zaman kaybetmeden yakalamış olursunuz.

[8tracks width=”400″ height=”400″ playops=”” url=”http://8tracks.com/mixes/1265477″]

Bir sonraki listemiz büyük ihtimalle kitaplarla ve yayın dünyasıyla ilgili olacak. O da bu hafta içerisinde gelir sanırım.

20. ve 21. Yüzyılın En İyi BK/F Romanları

Tabii ki ben seçmedim. Locus dergisinin yaptığı oylamayla seçildiler. Bilimkurgu ve fantastik edebiyatın en iyi beşlerini görelim bakalım.

20th Century SF Novel:
Rank Author : Title (Year) Points Votes
1 Herbert, Frank : Dune (1965) 3930 256
2 Card, Orson Scott : Ender’s Game (1985) 2235 154
3 Asimov, Isaac : The Foundation Trilogy (1953) 2054 143
4 Simmons, Dan : Hyperion (1989) 1836 131
5 Le Guin, Ursula K. : The Left Hand of Darkness (1969) 1750 120
20th Century Fantasy Novel:
Rank Author : Title (Year) Points Votes
1 Tolkien, J. R. R. : The Lord of the Rings (1955) 5675 340
2 Martin, George R. R. : A Game of Thrones (1996) 2182 149
3 Tolkien, J. R. R. : The Hobbit (1937) 2040 138
4 Le Guin, Ursula K. : A Wizard of Earthsea (1968) 1613 113
5 Zelazny, Roger : Nine Princes in Amber (1970) 971 70
21st Century SF Novel:
Rank Author : Title (Year) Points Votes
1 Scalzi, John : Old Man’s War (2005) 674 101
2 Stephenson, Neal : Anathem (2008) 432 63
3 Bacigalupi, Paolo : The Windup Girl (2009) 367 58
4 Wilson, Robert Charles : Spin (2005) 305 49
5 Watts, Peter : Blindsight (2006) 251 37
21st Century Fantasy Novel:
Rank Author : Title (Year) Points Votes
1 Gaiman, Neil : American Gods (2001) 721 109
2 Clarke, Susanna : Jonathan Strange & Mr Norrell (2004) 609 94
3 Rothfuss, Patrick : The Name of the Wind (2007) 422 64
4 Mieville, China : The Scar (2002) 221 33
5 Martin, George R. R. : A Feast for Crows (2005) 213 34

Haber ve özet liste hâline buradan, detaylı listelere buradan bakabilirsiniz.

Listeler oldukça iyi görünüyor. Sıralamalarda çok fazla şikayet edilebilecek ya da “Bu kitabın bu sırada ne işi var?” diyebileceğim bir durum göremedim. Çok güzel ve sağlıklı bir oylama olmuş ve önümüze şahane bir liste çıkartmışlar.

Ancak bir anda karşımda bu kadar çok kitabın olduğu bir liste görmek ve okumadığım daha ne kadar çok kitabın olduğunun bir kez daha farkına varmak açıkcası sinir bozucu oldu. Elbette dünyadaki tüm kitapları okuyacağım şeklinde bir iddiam yok ama yine de daha okunacak çok kitap var demekten de kendimi alamıyorum.

Bu listeyi incelerken farkettiğim ve not düşmek istediğim şeylerden birisi de listedekilerin dilimizde ulaşılabilirliği. Zirvede olanların büyük kısmı elbette bilinirliklerinden dolayı mevcut ama biraz aşağılara indiğimizde aynı şansı göremiyoruz. Tabii bir de listede hiç Türkiyeli yazar görememe durumumuz var ki o konuya hiç girmek istemiyorum. (Gözümden kaçan olduğunu sanmıyorum ama varsa haber verin.)

Özetle 20. ve 21. yüzyıl bilimkurgu ve fantastik edebiyat dünyasının durumu budur. Bu tarzlarda okuyacak bir şeyler arıyorsanız listeleri inceleyerek başlayabilirsiniz.

Ayrıca önümüzdeki günlerde 2012’nin özeti tarzında listeler yapmak gibi bir planım var. Sene sonu raporu çıkartmak keyifli olacak.

Cuma Postası [21.12.2012]

*Guns in the Sun | VICE

Newtown katliamı üzerine herkes konuştu. Silah kontrolü ve silahların serbestçe ulaşımının nasıl büyük bir tehlike olduğuna dair çok konuşuldu ama bazı silah severler buna karşı çıkıp işi inançsızlığa bağlamaya kalktı. Bu olaydan kısa bir süre önce Vice’da yayınlanan bir makale kimin haklı olduğunu görmek için güzel bir örnek. Herkesin rahatça silah sahibi olabildiği bir ülkede yaşadığımızı düşünürsek, bizim de üzerine düşünmemiz gereken bir konu bu.

*Dangerous Minds | ‘Future Now’: A brilliant portrait of novelist J. G. Ballard, from 1986

Ballard severler bu belgeseli de büyük bir zevkle izleyecektir.

*Understanding Reader Reviews – Charlie’s Diary

Charlie Stross, uzun zamandır yazan ve yazdıklarına hemen herkesten eleştiriler alan birisi. Elbette bu eleştirilerin büyük kısmını da okurların -yani profesyonel eleştirmen olmayanların- yazdıkları oluşturuyor. Bu eleştirilere nasıl yaklaşılacağını ve bunların ne kadarının ciddiye alınması gerektiğini anlattı blogunda. Oldukça önemli noktalara değinmiş.

*Lamps: a design research collaboration with Google Creative Labs, 2011 – Blog – BERG

BERG ekibi geçen sene Google Creative Labs ekibiyle beraber bir proje geliştirdi. Şimdi bloglarında bu projenin geliştirilme sürecini ve ortaya çıkanları paylaşmışlar. İlginç ve eğlenceli bir okuma, ayrıca oldukça da güzel bir proje.

*Alan Moore: why I turned my back on Hollywood | Books | The Observer

Bu postanın iki röportajından birisi Alan Moore’dan geliyor. Başlıkta yazandan çok daha fazlasını bulabileceğiniz bir röportaj var elimizde.

*Class of 2013 | The Public Domain Review

Karşınızda bu sene copyright sınırlamasından mezun olan yazarlarımız. 1 Ocak’ta hepsi özgürlüklerine kavuşmuş olacak.

*The Web We Lost – Anil Dash

Bir zamanlar bunlar vardı, bugünlere nasıl geldik temalı internet nostaljisi yapmak için değil, biraz ders çıkartıp ileriye bakmak için okunmasını tavsiye ettiğim bir yazı.

*Cory Doctorow | I WANNA KNOW WHAT I WANNA KNOW

Günün diğer röportajı Doctorow’dan. Röportajın en can alıcı bölümü bence L. Ron Hubbard ile ilgili olan kısmı.

*A Decade of Computer Games | VICE

Oyun endüstrisinin gelişimi ve oyun kültürünün geldiği nokta ve olabilecekler üzerine bir yazı. Özellikle 9. madde daima doğru kalacak.

*Alt Text: How to End an Argument on the Internet | Underwire

İnternetin en büyük sorunu tartışmaların asla bitmemesi. Bunun bana göre en büyük sebebi ise tartışma dediğimiz iletişim şeklinin atmosfer yüzünden çok çabuk vahşi bir savaşa dönüşüyor olması. Belki düzgün tartışmayı herkese öğretmemiz zor ama bu yazı kazara içine düştüğümüz tartışmalardan nasıl kurtulabileceğimize dair fikirler veriyor.

*Museum of Mathematics at Madison Square Park – NYTimes.com

Böyle güzel şeyleri gezegenin her yerinde ve daha sık görmek istiyorum.

*Stop Saying ‘If You’re Not Paying, You’re The Product’ | Techdirt

Bu cümleden bıkan tek insan olmadığımı görmek güzel. Siz de bir bakın ve mümkünse artık kullanmayın şunu.

*Being More Human | Next | Output | Oregon Humanities

Steampunk ve ondan geleceğe dair almamız gereken notlar üzerine yazmış Brian David Johnson. Okuyup not almalı.

*Crowds Are Not People, My Friend – NYTimes.com

Boing Boing’ten tanıdığımız Maggie Koerth-Baker toplulukların/kalabalıkların psikolojisi ve onlara nasıl yaklaşmamız gerektiği üzerine el altında tutulması şart bir yazı yazmış.

Önceki Postalar
Cuma Postası [14.12.2012]
Cuma Postası [07.12.2012]
Cuma Postası [30.11.2012]

AİHM’den 5651’e Karşı Karar

Bu haberi mutlaka bloga da eklemem lazımdı.

5651’i az çok hepimiz biliyoruz, ne kadar lanet bir yasa olduğunu anlatmama gerek yok. Bu yasaya dayanarak kapatılan websitesi sayısı binleri geçeli çok olmuştu. Bunun üzerine sites.google.com’un kapatılması üzerinden açılan davalar son olarak AİHM’ye gitmişti ve bugün karar geldi. Karar Türkiye’deki (ve hatta Avrupa’daki) netdaşlar için oldukça güzel bir haber oldu. Detaylarını Alternatif Bilişim Derneği’nin basın açıklamasından öğrenelim;

Basına ve Kamuoyuna

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine taşıdığımız sites.google.com davasında karar açıklandı. Kamuoyunun yakından bildiği gibi sites.google.com sitesi 24 Haziran 2009 tarihinde barındırdığı bir içerik sebebiyle 5651 nolu yasaya dayanılarak erişime engellenmiş, bu engelleme sonucunda da içerik sahipleri ve bu içeriklere erişemeyen İnternet kullanıcıları mağdur olmuştu. Derneğimize başvuran ve kişisel sayfaları bu yasak sebebiyle Türkiye’den erişilemeyen Ahmet Yıldırım’ın davasından aldığımız bu sonuç, 5651 nolu yasa ve sansür uygulamalarını yeniden gündeme getirdi.

AİHM bu erişim engelleme kararının ifade özgürlüğüne açıkça aykırı olduğuna karar verdi. Ayrıca 5651 nolu yasanın da ifade özgürlüğünü zedeleyen bir kanun olduğunu ve bu yasanın uygulanmasının başka insan haklarını da ihlal ettiğini belirtti.

Bu karar AİHM’in erişim engellemeleri konusunda aldığı ilk karardır. Sadece Türkiye’de değil Avrupa’da da web 2.0 uygulamaları açısından ifade özgürlüğü kapsamındaki ilk davadır ve örnek niteliğindedir. Türkiye ve Avrupa Konseyi’ne üye tüm ülkeler için önmemli bir emsal değeri taşımaktadır. AİHM’de Türkiye aleyhine bekleyen başka bir çok davanın olduğunu hatırlatalım.

İnternet kullanıcılarının, sivil toplum kuruluşlarının, konuyla yakından ilgilenen uzmanların, hukukçuların şiddetle eleştirdiği 5651 nolu kanun hala yerinde durmakta. Hükümet ve BTK bu eleştirileri dikkate almamakta ısrarını sürdürüyor. Aksine bu ifade özgürlüğü düşmanı kanunun işletilmesini kolaylaştırmak için şikayet hatları kuruyor, erişim engellemesi istatistiklerini kamuoyundan saklıyor. Güvenli İnternet denilen “devletin merkezi filtre sistemi” için de bu şikayetlerin dayanak olarak gösterildiğini yeri gelmişken hatırlatmak isteriz.

Türkiyeli İnternet kullanıcıları 5651 nolu kanunu istemiyor ve haketmiyor. Bu yasa derhal iptal edilmelidir. İfade özgürlüğünü önceleyen/garantileyen, erişim engellemesi gibi gerçek bir yaptırımı olmayan, İnternet’in dağıtık yapısına ve ruhuna uymayan metodları kesinlikle içermeyen, İnterneti tüm yurrtaşlar için temel bir hak olarak gören bir düzenlemeye acilen ihtiyacımız vardır.

Tüm İnternet kullanıcılarını devlet sansürüne karşı çıkmaya, İnternetlerine sahip çıkmaya çağırıyoruz.

Alternatif Bilişim Derneği

18 Aralık 2012

Kararın ingilizce hâline buradan, fransızca hâline ise buradan ulaşabilirsiniz. Bu kararın çıkmasını sağlayan herkese teşekkürler. Umarım bu kararla birlikte açılan yolda ifade özgürlüğünü gerçekten sağlamak adına daha fazla aşama kaydedebiliriz.

Cuma Postası [14.12.2012]

*A Eulogy for #Occupy | Wired Opinion

Bu haftanın mutlaka ama mutlaka okunması gereken makalesi. Quinn Norton zevkle takip ettiğim ve gazeteciliği gerçekten hakkıyla yaptığını söyleyebileceğim birisi. Occupy üzerine yazdığı bu makalesi ise bunun en büyük kanıtlarından birisi. Şu ana kadar Occupy hareketi hakkında okuduğum en detaylı, en gerçekçi ve en güzel ele alınmış makale diyebilirim bunun için. Ayrıca makalenin Occupy hareketinin medyası üzerine olan bölümü özellikle gazeteciliğin ve muhalif medyanın sorunlarını anlamanıza yardımcı olabilir. Çünkü Occupy bunların hepsini yaşadı ve Quinn bunları çok güzel anlatmış.

*Indie Pop Musician Nightlands: How Sci-Fi Helps Me Make Music | Underwire

Bilimkurgunun müzik ve müzisyenler üzerindeki etkisi genellikle güzel şeyler çıkartıyor. Bu linkte adı geçen Nightlands ise bunun yeni ve güzel örneklerinden birisi. Farklı şeyler denemek isteyenler bir şans verebilir.

*Open the Future: I’m Just a Love Machine

Jamais Cascio’dan robot love, sexbots ve bunlarla alakalı aklınıza gelebilecek şeyler üzerine ilginç bir makale.

*Always Look on the Bright Side of… SF – Charlie’s Diary

Charlie Stross’un blogunun bir süredir konuğu olan Stina Leicht oldukça güzel yazılar yazıyor. Ancak bunlar arasında mutlaka paylaşmak istediğim bilimkurgu hakkında dönen optimistlik/pesimistlik tartışmaları hakkındaki bu makalesi. Okuyup üzerine düşünmeye değer.

*What philosophers know » 3:AM Magazine

İlgi çekici bir kitap ve onun yazarıyla yine ilgi çekici bir söyleşi.

*Play Minesweeper in Minecraft – Boing Boing

Minecraft son zamanların en keyifli ve yaratıcı oyunlarından birisi (diğeri tabii ki Portal serisi). Ancak Minecraft’in özgürlüğü ve kendisini geliştirip değişik şeyler yapabilme şansı tanıması onu Portal’la yarışında farklı bir noktaya koyuyor. Bu linkte yapılan ise o noktadan da alıp bambaşka bir yere götürüyor artık.

*Şeytanın devlet nezdinde bayağılaşması | [Futuristika!]

Şeytanlar, şeytanların kültürlerdeki yeri ve siyasetin şeytanlarla ilişkisi üzerine Barış Yarsel döktürmüş.

*Josh Begley Tweets Entire History of U.S. Drone Attacks – The Daily Beast

Dronelar hakkında çok az şey biliyoruz ama dronelarla ilgili çok fazla şey oluyor. Bu sadece onlardan birisi. Bunu seçmemin sebebi ise dronelar hakkında bir şeyler öğrenme konusunda en çok kışkırtma potansiyeli olanlardan birisi olması.

Önceki Postalar
Cuma Postası [07.12.2012]
Cuma Postası [30.11.2012]
Cuma Postası [16.11.2012]

Bu Sitenin Hâli Ne Böyle?

Sabah kalkınca wordpress’in neredeyse her sene sonuna doğru yaptığı büyük güncellemesinin geldiğini gördüm. Vaktim de olunca hem güncellemeyi yapayım hem de biraz kurcalayayım dedim. İyi de yapmışım. Oldukça şahane bir güncelleme ile gelmişler bu sene sonunda. WordPress kullanan herkese en kısa zamanda yeni sürüme geçmelerini tavsiye ediyorum.

Tasarımın genelinde yaptıkları değişimler fazlasıyla hoşuma gitti. Okunurluk artmış, daha sade ama daha güzel görünen bir hâle gelmiş. Ayrıca yeni gelen tema Twenty Twelve tam istediğim gibi bir tema olmuş. (Şu anda görüyor olmanız yüksek ihtimal.) WordPress’in bu klasik ve sade temalarını hep sevmişimdir. Ancak elbette ufak tefek düzenlemeler ve eklemeler yapmam lazım bu hâlinde. Yan menüye dair bi takım planlarım var mesela, bir de banner konusunda kararsızım. Gerekli mi değil mi diye düşünüyorum. Buraya her geldiğinizde biraz değişmiş görürseniz telaş yapmayın. Elime geçen yeni oyuncağı kurcaladığımın işaretidir.

Bunların dışında yine her zamanki gibi şimdilik gizli saklı birçok şeyle uğraşıp duruyorum ama özellikle beni meşgul edenlerden birisi New Aesthetic mevzusu. James Bridle‘ın ortaya attığı bu kavramla ve James Bridle ile tanışmama ve bununla ilgili okumalara gömülmemin suçlusu ise Warren Ellis’ten başkası değil (bu yüzden “Sebebimsin” başlıklı uzun bir mail atmayı düşünüyorum kendisine). Bu mevzuyla ilgili kendimi hazır hissettiğimde en azından ne anladığıma ya da bir şey anlayıp anlayamadığıma dair bir yazı yazmayı düşünüyorum. Bu konuda başınızı fazlasıyla ağrıtmayı düşündüğümden şimdiden hazırlıklı olmanızı istedim.

Şimdilik haberler böyle. Son olarak yıllardır keyifle dinlediğim bir ska-punk grubunu paylaşayım sizlerle. Gündemimiz bugün saçmalama açısından bayağı bereketli -tıpkı her zaman olduğu gibi, eminim iyi gelecektir.

Cuma Postası [07.12.2012]

*Kid manifesto – Boing Boing

Dünyanın tüm çocukları birleşin! Dünyanın tüm anne-babaları ve adayları, siz de bunu iyice bir okuyun.

*MoMA | Video Games: 14 in the Collection, for Starters

MoMA, Mart 2013’te yeni bir sergiyle çıkıyor. Bu sergiyle birlikte bilgisayar oyunlarının sanat eseri olarak kabul edilip edilmeyeceği tartışması tekrar alevlenecek gibi. Benim oyum (ve seçtiklerine bakacak olursak MoMA’nın da oyu) sanat eseri saymamız gerektiği yönünde.

*Warren Ellis Travelled to 2022 and Wrote Us This Report | VICE

Bu kalıbı kullanmaktan nefret ediyorum ama başlık gerçekten de her şeyi söylüyor. Diyecek bir şey bulamıyorum.

*Physics Says No to Warp Drives, but NASA Says Maybe | Motherboard

Kalbimiz seninle NASA, yaparsın sen bu işi!

*The Leader of the Real KKK DM’d Me on Twitter | VICE

Bu röportajı, milliyetçinin ve ırkçının kafasının çalışma şeklinin tüm dünyada aynı olduğu tezime büyük bir kanıt olarak görüyorum. Önemli bir parça.

*Congress Demands United Nations Keep Hands Off the Internet | Threat Level

ABD’nin elbette buna karşı çıkmasının başlıca sebebi biz netdaşları düşünüyor olması değil ama yine de önemli.

*Alan Moore’s Essay for the Activist Occupy Comics Anthology | Underwire

Oldukça önemli ve dikkatle okunması gereken bir metin. Üstten okumak gibi bir hata yapmayın sakın.

*The Coolest Vertigo Comics, From Sandman to Swamp Thing | Underwire

Karen Berger’in emekli olması yakındı ancak yine de onun gitmesiyle birlikte Vertigo’nun o sevdiğimiz Vertigo olarak kalamayacağını düşünmekten alamıyorum kendimi. Eski Vertigo dediğimin nasıl bir şey olduğunu merak ediyorsanız bu linke bir bakın.

*Internet Governance Map: Countries with most Google take-down requests. – Slate Magazine

Yeterince paylaşıldı biliyorum ama bu linkin de burada olması lazımdı. Sonuçta ne kadar güzel bir ülke olduğumuzu, ne kadar önemli meseleler yüzünden ifade özgürlüğüne ve internete müdahale ettiğimizi bilmek lazım. İnternet üzerinde yüce devletimizin yaptığı her çalışmanın altında yatan mantığın da güzel bir özeti olmuş ayrıca.

*index

Kelimelerin kifayetsiz kaldığı sitelerden birisiyle Cuma Postası’nı kapatıyorum.

Önceki Postalar
Cuma Postası [30.11.2012]
Cuma Postası [16.11.2012]
Cuma Postası [02.11.2012]

Yaptığımız her şey remixtir

Futuristika için bu kez remix konusunu ele aldım. Remix kavramına ve üretim şeklimize farklı bir bakış için oldukça faydalı bir başlangıç metni olduğunu umuyorum. Ayrıca yazıda remix yapabilmek için kullanabileceğiniz oldukça güzel iki aracı da tanıttım.

Yani daha önce karşılaştığımız ya da bulduğumuz bazı materyalleri kendimiz için kopyalıyoruz (dikkat edin çalmıyoruz), onları kullanabileceğimiz şekilde dönüştürüyoruz ve sonrasında elimizdeki diğer materyallerle birleştiriyoruz. Remix yapmanın tarifi bu. Peki bu tarifi sadece remix yaparken mi kullanıyoruz?

Bir roman yazarken o romanda kullanacağımız fikirler bir anda zihnimizde mi parlar yoksa bir yerlerden mi ediniriz? Bir şey icat ederken ne icat edeceğimizi bir aydınlanma ile mi buluruz? Bir felsefe kuramını vahiy ile mi ortaya koyarız?

Yazıya buradan ulaşmanız mümkün: Remix 101

Bu yazıda bana fazlasıyla ilham verenlerden birisi Kirby Ferguson’du. Yazının sonunda bu ilhamı sağlayan projesinin linki mevcut. Bu projesiyle ilgili yaptığı TED konuşması da aşağıda.

Cuma Postası [30.11.2012]

*I Have Your Heart – Boing Boing

Kim Boekbinder, Molly Crabapple ve Jim Batt bir araya gelerek şahane bir iş çıkartmışlar. Boing Boing’ten hem videoyu izleyebilir hem de yaptıkları röportajı okuyabilirsiniz.

*Why privacy matters | Privacy International

Uzun uzun üzerine konuşmadan sadece sitedeki açıklamayı vereyim: “Privacy International asked lawyers, activists, researchers and hackers at Defcon 2012 about some of the debates that thrive at the intersection between law, technology and privacy. We also wanted to know why privacy matters to them, and what they thought the future of privacy looked like. This video is a result of those conversations.”

*Best and Worst Movies Based on Sci-Fi/Fantasy Books (Sez You) | Underwire | Wired.com

Wired’ın en sık takip ettiğim bölümlerinden birisi olan Underwire yine güzel bir liste çıkartmış. Okuyucuların yorumlarına göre belirlendiğini unutmadan okuyun.

*Locus Online Perspectives » Cory Doctorow: The Internet of the Dead

Üzerine kafa yorduğum konulardan birisiyle ilgili Doctorow oldukça sağlam bir makale yayınlanmış. Burada durmasında fayda var.

*“Glad I Didn’t Have Facebook In High School!” » Cyborgology

Facebook, nesil ayrımı, faydalar ve zararlar üzerine oldukça dolu bir makale. Eğer yukarıdakine benzer cümleler kuruyorsanız bir bakmanız şart.

*An Idiot’s Guide to Time | VICE

Warren Ellis’ten yeni bilimsel gelişmeler ışığında aklınızı uçurması ve kafanızı karıştırması muhtemel bir makale. Özetle klasik bir Warren Ellis yazısı.

*Özgür Uçkan » İnterneti zapt etme hayali: Filtreli internet, BTK, Phorm ve WCIT…

Özgür hocadan oldukça sert ama her satırında sonuna kadar doğru söylediği bir makale. Son zamanlarda internet üzerine birilerinin yaptığı planları görebilmenize fazlasıyla yardımcı olacaktır.

*Yoksulun çirkinliği | [Futuristika!]

Barış Yarsel Türkiye’de zillet ve yoksulluğa oldukça güzel bir bakış atmış. Barış’la birlikte bir bakmalı.

*Jimmy’s End

Belki gözünden kaçan ya da izlememiş olan vardır diye.

*The Fixer’s Manifesto – the future needs fixing – sugru

“Bozuksa tamir et. Bozuk değilse geliştir.” diyerek başlayan şahane bir manifesto.

*If You’re Greek, Someone Probably Just Stole Your Identity – Lowering the Bar

Kişisel bilgilerin gizliliğinin ve korunmasının ne kadar önemli olduğunu anlamak için sanırım bizim de böyle bir tecrübeden geçmemiz gerekiyor.

*Open the Future: Interview at Singularity 1 on 1

Jamais Cascio’yu uzun bir süredir olmasa da ismini ve yaptıklarını ilk duyduğumdan bu yana takip ediyorum. Singularity 1 on 1 da takip ettiğim podcastler arasında. Şimdi ikisi bir araya geldiler ve benim için izlenmesi/dinlenmesi şart bir bölüm oldu. Sizlerin de ilgisini çeker diye umuyorum.

Önceki Postalar
Cuma Postası [16.11.2012]
Cuma Postası [02.11.2012]
Cuma Postası [26.10.2012]